KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1038 - 2024/246
- Dosya no
- 2022/1038
- Karar no
- 2024/246
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... ... -
- Vekilleri
- Av...
- Davalı
- ... Sigorta A.Ş.
- Vekili
- Av...
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 01.02.2024
Karar Metni
936 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/02/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.01.2012 tarihinde dava dışı ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı askeri araç ile müvekkili davacı ... ...'in idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığı ve bedensel zarara uğradığını, yapılan müracaatı sonucu 2014 tarihli %5 maluliyet oranı üzerinden müvekkiline ödeme yapıldığını ancak müvekkilinin maluliyetinin arttığını, işbu nedenlere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 2.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 05.01.2021 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesindeki maddi tazminat talebini geçici tazminat talebi yönünden 1.900,00 TL, kalıcı iş göremezlik talebi yönünden 100,00 TL olarak açıklamış ve 1.900,00 TL olarak açıklamış olduğu geçici iş göremezlik tazminatını 2.037,84 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya karşı her türlü yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğunu ve bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, kabul kararı verilecek olması halinde yasal faize hükmedilmesinin gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacı tarafından kalıcı maluliyete yönelik açılan ve değeri ön inceleme duruşmasında 1.500,00 TL olarak açıklanan tazminat talebinin 1.400,00 TL'sinin talep daraltılması diger kısmının esastan olmak üzere reddine, davacı tarafından davalıya yönelik geçici iş göremezlik süresi nedeni ile açılan tazminat davasının kabulü ile; 2.037,84 TL'nin temerrüt tarihi olan 03/06/2016 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin fiziksel durumunun ara dönemde daha da kötüye gitmiş ve maluliyetinin gittikçe artmış olduğunu, yerel mahkeme tarafından maluliyet ve sair hususlara ilişkin tespitlerin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve bu oranlar üzerinden hüküm kurulmasının müvekkilinin telafisi imkansız maddi ve manevi kaybına sebep olacağını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.
Toplanan delillere göre davacının kalıcı iş göremezliğe ilişkin uyuşmazlığın artan maluliyete ilişkin olduğu anlaşılmış olup, davacı iddiasında 15/01/2012 tarihinde meydana gelen kazası nedeni ile yaralandığı davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve bu başvuruya istinaden ödeme yapıldığı ancak; maluliyetinin daha sonradan arttığı ve artma nedeni ile tazminat talebi hakkının bulunduğunu öne sürmüştür.
İlk derece mahkemesince celp edilmekle incelenen hasar dosyasında, davacının kaza nedeni ile ve hasar dosyasındaki rapora göre %6 oranında malul kaldığına dair rapor üzerinden yapılan hesaplama sonucu davacı tarafa ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Akabinde ilk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumundan, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslek Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %5,1 ve geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olarak belirleyen rapor temin ettiği ve buna göre;
davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılan tarihinden sonra davacının maluliyetin arttığına ilişkin iddiaların ispat edilemediği anlaşılmakla, artan malulileyete dair açılan tazminat davasının kalıcı maluliyet kısmına yönelik talebin reddine karar verilmesi yerinde görülmekle davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/1038, K. 2024/246, 1 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama