KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2024
- Dosya no
- 2022/1125
- Karar no
- 2024/509
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/12/2021
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacılar
- 1- ... - ...
Karar Metni
1.975 kelime·10 dk okuma·11 bölüm
2- ... - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR
1- ... - ... VEKİLİ : Av. ... : 2- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 28/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 30.08.2018 tarihinde davalılardan ...'ın idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ... Köprüsü istikametinden gelip ... Kavşağı istikametine seyrederken ...
Köprüsü üzerine yaklaştığı esnada aracı ile yolun sağından soluna geçmek isteyen ...'e çarparak ölümüne neden olduğunu, müvekkillerinin muris'i ...' in anne ve babası olduğunu, müvekkillerinin murisinin vefat etmesine neden olan kazada; savcılık aşamasında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından verilen raporda davalı ...' ın tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ceza yargılaması sonucunda davalı ...'un cezalandırılmasına karar verilerek kararın kesinleştiğini, kazaya neden olan ... plaka sayılı araç ...
Sigorta A.Ş.
Poliçelisi olduğunu, kaza sonrasında davalı ... şirketine başvuru yapılarak tazminat ödemesi yapmasının istenildiğini, ancak sigorta şirketi ile anlaşma sağlanamadığını, müvekkillerinin murisinin 34 yaşında ve bekar olarak vefat ettiğini, yaşanan kaza olayından önce çalıştığını ve ailesinin geçimini sağladığını, müvekkillerinin murisin vefatı nedeni ile destekten yoksun kaldığını, murisin vefatı sonrasında hem anne ve hem de babanın tarifsiz acılar içerisinde kaldığını,
genç yaşta henüz düğününü dahi göremedikleri evlatlarını toprağa vermek anne ve babayı derinden sarstığını belirterek müvekkilleri ... için 5.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek resskont avans faizi ile birlikte davalılardan (Sigorta şirketi maddi tazminattan sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline;
davacılardan ... için 5.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın (Sigorta şirketi maddi tazminattan sorumlu olmak üzere) kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 22/12/2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat değerini müvekkili ... için 22.260,52 TL, ... için 14.669,44 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalılardan ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazada kusurunun bulunmadığını, kaza esnasında tüm tedbirleri aldığını, müteveffanın kaza esnasında alkollü olduğunu ve bu durumun yargılama esnasında göz önünde bulundurulması gerektiğini, kaza yerindeki ışıkların yetersiz olduğunu, bu nedenlerle davanın esastan reddini, yargılama harç ve giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece maddi tazminat yönünden; davacı ... için 22.260,52 TL, davacı ... için 14.669,44TL maddi tazminatın davalı ... şirketi için 01/05/2020 tarihinden, davalı ... için kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine, manevi tazminat yönünden; davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dava kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi' nin raporunda; kusur oranlaması yapılarak müvekkillerinin murisi ...'in yüzde 85, davalı araç sürücüsü ... ... ' un ise yüzde 15 kusurlu olduğunun belirtildiğini, kusur raporunu kabul etmediklerini, oysaki savcılık ve ceza dosyasında alınan kusur raporları ve tanık beyanlarında davalı sürücünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini, savcılık ve ceza mahkemesinde aldırılan raporlar ile işbu dosyada aldırılan ATK raporu arasında da çelişki olduğunu,
ATK raporuna göre takdir edilen tazminatın oldukça düşük olduğunu, ATK kusur raporuna yaptıkları itirazın dikkate alınmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarını kabul etmediklerini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacılar vekili manevi tazminata yönelik olarak istinaf etmiştir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, hasar dosyası ve .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası UYAP'tan celp edilmiş, ATK Trafik İhtisas Dairesinden 01/02/2021 tarihli, 1204 sayılı kusur raporu alınmış, dosya aktüer bilirkişiye tevzi edilerek maddi tazminat kapsamı belirlenmiş, giderek maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
.... Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/2019 tarihli, ... Esas ... Karar kararı ile işbu dosyanın davalılarından sanık ...'un taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan hakkında açılan kamu davası nedeniyle idaresindeki otomobilin hızını ve sürüşünün mahal şartlarına göre ayarlamayıp yola gereken dikkati vermemesi nedeniyle kusurlu bulunarak netice ceza olarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, söz konusu hükmün itirazın reddi ile 11/02/2020 tarihinde kesinleştiği, işbu dosyanın davalısı hakkında güçlü delil mahiyetinde olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, 6098 sayılı TBK 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Aynı Kanunun 56. maddesi ise " Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmünü amirdir.
Aynı Kanunun 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yargılamada ceza dosyasından alınan kusur raporları ile yetinilmemiş, ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmıştır. Hükme esas alınan 01/02/2021 tarihli, 1204 sayılı kusur raporuna göre maktul yaya %85, işbu dosyanın davalısı sürücü ... %15 oranında kusurlu bulunmuşlardır. Hükme esas alınan rapor ceza dosyası kapsamı ile uyumlu olup hükme esas alınmasında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekir.
Ancak gerek ceza dosyasında gerekse de işbu dosyada alınan kusur raporlarıyla davalı ... hakkında %15 oranında kusur tayin edildiği, buna göre olay tarihi, olayların gelişim şekli, davacılar ... ve ... 'in oğulları yaya ...'in 30/08/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda vefat etmesi, davacıların ölene yakınlıkları, davalı sürücü ...'ın %15 oranında kusurlu olması, tarafların sosyal ekonomik durumları, paranın satın alma gücü ve TMK'nın 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında mahkemesince takdir olunan manevi tazminatların yetersiz ve az olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyada bir eksiklik bulunmamakla esas hakkında yeniden infaza elverişli olacak şekilde usulü müktesep haklar korunarak hüküm kurulmasına, giderek; maddi tazminat talebinin kabulüne, davacı ... için 22.260,52TL maddi tazminatın davalı ... şirketi için 01/05/2020 tarihinden , davalı ... için kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı ...'e verilmesine,
davacı ... için 14.669,44TL maddi tazminatın davalı ... şirketi için 01/05/2020 tarihinden , davalı ... için kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı ...'ye verilmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ... için 30.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'e verilmesine, davacı ... için 30.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'ye verilmesine,
fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/1125, K. 2024/509, 28 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama