KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Mart 2024
- T.c. adana bam 3. hukuk dairesi esas-karar no
- 2022/1130 - 2024/741
- Dosya no
- 2022/1130
- Karar no
- 2024/741
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/12/2021
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... ... -
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekili
- Av...
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 19/03/2024
Karar Metni
836 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/01/2016 tarihinde çift taraflı kaza meydana geldiğini, ... plaka sayılı araçta yolcu olan müvekkilinin kazada yaralandığını, meydana gelen kazada ... plaka sayılı aracın sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini arz ve talep etmiştir. Davacı vekili 21.10.2019 tarihli dilekçesi ile netice-i talebini 100,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı olarak açıklamıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davaya konu aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, kusur oranının tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davanın reddine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili.
Meydana gelen kazada yolcu konumunda olan davacının ağır bir şekilde yaralandığını, belirlenen maluliyet oranı ve iyileşme sürecinin hayatın olağan akışına aykırı olup hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmadığından işbu raporu kabul etmediklerini, müvekkilinin dava konusu trafik kazası nedeniyle bir çok yerinden sakatlanmış olup kaza sonrası bir kısım muayene ve tedavi işlemleri geçirdiğini, itiraza konu olan raporda dava konusu kaza nedeniyle müvekkilin sol tibia kırık olduğu, opera edildiği,
açık redüksiyon ve plak- vida ile internal tespit edildiği belirtildiğini, müvekkilinin dava konusu kaza nedeniyle ciddi şekilde sakatlığının meydana geldiğini, mühim aksamalara neden olabilecek düzeyde rahatsızlığı olan müvekkilin maluliyetinin bulunmadığını kabul etmenin mümkün olmadığını, belirlenen maluliyet oranının, tedavi, muayene evrakı ve iyileşme süreci de göz önüne alındığında hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve bu nedenle denetime açık olmayan, gerçeği yansıtmayan itiraza konu olan raporu kabul etmediklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50 ve 54. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.
Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi 31/01/2016 olup mahkemesince hükme esas alınan 28/06/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 31/01/2016 tarihinde yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film ve grafileri incelenmek sureti ile raporun hazırlandığı, davacı vekilince rapora itiraz edilirken davacıya ait farklı bir heyet raporu, sağlık tedavi evrakı... vb belge sunulmadığı, kemik kırığının tek başına maluliyete sebep olmayabileceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/1130, K. 2024/741, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama