KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1154 - 2024/853
- Dosya no
- 2022/1154
- Karar no
- 2024/853
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/12/2021
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... ...
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekili
- Av..
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 02/04/2024
Karar Metni
1.041 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı kuruma ... ile sigortalı bulunan ve sürücü ... ... idaresindeki ... plakalı aracın 13/09/2006 günü %100 kusurlu olarak davacının desteği olan ... ...'ın ölümüne sebebiyet verdiğini, ... ...'ın vefat etmeden önce davacı ile evli olduğunu, ancak resmi nikahlarının bulunmadığını, daha evveli Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyası ile kısmi dava açıldığını ve dosyanın Yargıtay denetiminden geçip bozulduğu için ıslah ile miktar artırımı imkanı bulunmadığını, yeni hesap bilirkişisi raporuna göre davacının tazminat alacağının yüksek çıktığından aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan dosyanın Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası ile birleştirilmesini, ... ... için 8.142,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 13/09/2013 veya davalıya başvurma tarihi olan 09/10/2006 tarihinden itibaren reeskont faiziyle ve dava masraflarıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının belirsiz alacak olarak dava açmada hukuki yararı bulunmadığını, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, itiraza konu başvuru süresinde açılmadığını, bu nedenle zamanaşımı defini ileri sürdüklerini, usulüne uygun müracaatın bulunmadığını, müteveffanın kusurlu olması halinde destekten yoksun kalma tazminatının teminat dışı olduğundan davanın reddi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren işletilebileceğini ve yasal faiz işletilebileceğini, müvekkilinin kaza tarihinde geçerli poliçe teminatı kapsamında sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davanın kabulü ile, 8.142,00 TL'nin 03.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili; İstinafa konu ek davanın süresinde açılmadığını, bu nedenle zamanaşımı def'ini ileri sürdüklerini, süresinde ıslah yapılmamış olması ve ek davanın süresinde açılmamış olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müteveffanın kusurlu olması halinde destekten yoksun kalma tazminatının teminat dışı olup davanın reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün yani işletenin kusur halinde sigorta şirketi destek tazminatından sorumlu olmadığını, dosya kapsamında kusura ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, kusura ilişkin hiçbir bilirkişi raporu da alınmadığını, müvekkili şirketin ancak ve ancak poliçe limitleri dahilinde sınırlı olarak sorumlu olacağını belirterek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, müteveffa ... ...'ın davalı şirkete sigortalı araçta meydana gelen kaza neticesinde vefatı sonrası destekten yoksun kalan davacının Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde ıslah edemediği tazminat miktarı yönünden açılan ek dava talebidir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı tarafça her ne kadar ek davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüş ise de; 2918 sayılı yasanın 109/2. maddesi gereğince davacılar murisinin trafik kazası neticesinde vefat etmiş olduğu anlaşılmakla olayda ceza zamanaşımı dikkate alınacaktır. Bu durumda 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 85 ve 66. maddeleri nazara alındığında 15 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınmalıdır.
Bu açıklamalara göre, kazanın 13/09/2006 tarihinde meydana geldiği, 2918 sayılı yasanın 109/2. maddesi ve 5237 sayılı sayılı yasanın 85 ve 66. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde 15 yıllık zamanaşımı süresinin 13/09/2021 tarihinde dolacağı, ek davanın ise 25/04/2016 tarihinde zamanaşımı süresi dolmadan açılmış olduğunun anlaşılmakla davalı vekilinin zamanaşımı yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafça her ne kadar müteveffanın kusurlu olduğu ileri sürülerek kusur raporu alınması gerektiği belirtilmiş ise de; daha önce davacı ... ... ve çocukları tarafından davalı sigorta şirketine karşı açılan ve iş bu ek davanın asıl konusu olan Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ....
K sayılı destekten yoksun kalma davasında kusur raporunun ve hesap raporunun alındığı, hesap raporunda davacı ... ...'ın talep edebileceği tazminat miktarının 37.622,16TL olduğunun tespit edildiği,
davacı ... ...'ın açtığı davanın kabulüne karar verilerek 29.480,00TL'nin davalıdan tahsiline ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verildiği ve kararın temyiz edilmesi sonucu kesinleştiği anlaşılmakla kesinleşen ilam hükmüne istinaden ek dava olarak açılan eldeki davada daha önce kusur ve hesap incelemesinin yapıldığı ve alınan raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafça ancak poliçe limiti ile sorumlu oldukları belirtilmiş ise de; Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. .... K sayılı dosyasında düzenlenen ve hükme esas alınan raporda Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen kaza tarihi itibariyle ölüm halinde kişi başına düşen teminat limiti olan 57.500,00TL limitin esas alındığı ve bu limit dahilinde daha önce müteveffanın çocuklarına ibraname ile ödenen miktarlar ile pay sahibi müteveffanın dava dışı annesine düşen miktarlar dikkate alınarak garameten yapılan hesaplama sonucunda hüküm kurulduğu bu itibarla poliçe limitinin aşılmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/1154, K. 2024/853, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama