KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1202 - 2024/487
- Dosya no
- 2022/1202
- Karar no
- 2024/487
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/12/2021
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... ... ...
- Vekili
- Av...
- İstinaf eden davalı
- 1-... ...
- Vekili
- Av...
- İstinaf eden davalı
- 2- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- AV...
- Davalı
- 3- ... ...
- Dava
- Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 27/02/2024
Karar Metni
2.196 kelime·11 dk okuma·7 bölüm
Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 08.04.2016 tarihinde Sürücü-... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yaya müvekkili-... ... ...’ya çarpması sonucunda müvekkilinin vücudunda basit tıbbi müdahale ile giderilemeyek şekilde kırıklar meydana geldiği ve müvekkilinin neticeten sakat kaldığı, davalı sigorta şirketine sigortalı ...
Plakalı aracın sürücüsü ... ...'nın tamamen kusurlu olduğu, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı-... ... adına kayıtlı olduğu, Karayolları Trafik Kanunu gereğince, malikin kusursuz sorumlu olarak maddi zararı karşılamakla yükümlü tutulduğunu, bu nedenlerle öncelikle davanın kabulü ile 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL tedavi giderleri/ bakıcı gideri olmak üzere toplam 3.000,00 TL maddi.
50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere şimdilik toplam 53.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP
Davalı ... ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile; bu dava ile ilgili olarak, müvekkilinin kazaya karışan araç sahibi sıfatıyla dava edildiğini, müvekkilinin bu dava ilgili herhangi bir taraf sıfatının bulunmadığını, kazayı gerçekleştiren aracın sürücüsü ... ...'nın müvekkilinin araç kiralama sözleşmesi imzaladığı ... Belediyesinin sigortalı işçisi olduğunu, kazaya karışan aracın kiralayan ...
Belediyesinin işçisi tarafından Belediyenin işleri yapıldığı esnada kullanıldığını, davanın adı geçen 3. şahıs ... Belediyesi'ne ihbar edilmesine karar verilmesini ve davalı taraf sıfatı olarak eklenilmesini, tüm bunlarla birlikte aracın bir yıllık süre ile kiralanmış olmasından dolayı ...
Belediyesi'nin davaya fer'i müdahil olarak katılımını teminen, kendisine davanın ihbar edilmesinde kendileri açısından hukuki yarar bulunduğu, müvekkilinin araç kiralama işi ile uğraştığı, müvekkilinin aracı kiraladıktan sonra ...
Belediyesi personeli olan ... ...'nın 08.04.2016 tarihinde müvekkiline ait olan araç ile bu davanın konusunu oluşturan kazaya karıştığı, bu olayda müvekkil açısından sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenlerle müvekkili yönünden davanın taraf sıfatı yokluğundan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı ... ... tarafından verilen cevap dilekçesi ile; davacının her ne kadar müvekkilinin kaza sonrasında sakat kaldığını, sağlıklı yaşam hakkının elinden alındığını, 3. Kişilerin bakınma muhtaç olduğunu beyan etmişse de söz konusu iddiaları kabul etmesinin mümkün olmadığı, zira davacı tarafın kaza nedeniyle sakat kalmadığı gibi davacıda herhangi bir basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek kırıklar, kalıcı bir sakatlık, mesleğini icra edemeyecek bir durum vs söz konusu olmadığı, kazada asıl kusurlu kişinin davacı tarafın olduğu, aleyhine herhangi bir karar da verilmediği, davaya konu kazada davacı yanın iddia ettiği hiçbir suçlama ve kusuru kabul etmediği, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile; dava dışı ... ...'in maliki olduğu ... plakalı vasıta için müvekkili Kooperatif tarafından "14.08.2015 başlangıç - 14.08.2016 bitiş tarihli, ...
No’lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi" düzenlendiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik Sigortası) ile bir motorlu aracın işletilmesi sırasında, 3. şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet verilmesi halinde işletene düşen hukuki sorumluluğun teminat altına alındığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe özel ve genel şartları çerçevesinde poliçe metni üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, ölüm/sakatlık halleri için kişi başına teminat limiti 2016 yılı için 310.000,00 TL olduğu,
manevi tazminatın teminat kapsamında olmadığı gibi gelir kaybı, kâr kaybı gibi dolaylı zararların da teminat kapsamında olmadığını, davacı ... ... ...'nun maluliyet tazminatı talebinin, aktüerler kanalıyla değerlendirildiği ve karşı tarafın zararının mutabık olunan miktar üzerinden ödendiğini, 25.200,31 TL tutarındaki maluliyet miktarının banka hesabına yatırılması halinde S.S. ...
Sigorta Kooperatifi’nin ibra edildiğinin açıkça belirtildiğini, söz konusu ödemenin 14.10.2016 tarihinde eksiksiz yapıldığından, ekte sunulan ibranamenin geçerli ve bağlayıcı olduğunu, iş bu ibraname ile davacının mutabık kalınan miktarın ödenmesi ile başkaca bir hak ve alacağı kalmadığını kabul ettiği, ödeme miktarı ibranamede açıkça gösterilmiş ve başvuru sahibinin zararının karşılanmış olduğundan davacının, ibraname ile bağlı olduğu, ek ödeme talebinde bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğu bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, açılan davanın kısmen kabulü ile, 2.175,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının; 23.176,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının; 3.293,00 TL bakıcı giderinin 16/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının tedavi gideri talebinin feragat nedeniyle reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın 08/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ... ...'ten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı ... ... vekili; müvekkili ile ... Belediyesi arasında araç kiralama sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin bu sözleşmeye istinaden aracını verdiğini, kazada aracı kullanan ... ...'nın ... Belediyesinin sigortalı işçisi olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında sürekli sakatlık ödemesinin yeterli olup olmadığı konusunda çelişki bulunduğunu, müvekkil işletenin geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakım gideri ve tedavi giderine ilişkin taleplerden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, kazanın oluşumunda hiçbir kusuru olmayan müvekkili aleyhine tazminata karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili; dava açılmadan önce davacıların zararının karşılandığını, hesaplamada %1,8 teknik faizin dikkate alınması gerektiğini, reddedilen tedavi gideri bakımından lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatının poliçe kapsamında olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik, kalıcı maluliyet tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı ... ... ve davalı sigorta şirketi vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Husumete yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur.
Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hâkimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hâkimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir.
Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece; kaza tarihinde taraflar arasında uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, aracın fiilen teslim edilip edilmediği, ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, kira sözleşmesi ve kira bedelinin Maliye ve Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, işleten ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle, kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalının işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususlarının belirlenmesi gerekmektedir.
Tüm bu açıklamalara göre eldeki dosya incelendiğinde, davaya konu trafik kazasına sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kayıt malikinin dosyamız davalısı ... ... olduğu hususu sabittir. Ne var ki, kazaya karışan söz konusu aracın 01.03.2016 ile 31.12.2016 tarihleri arası için ... Belediyesine kiralandığı, belediyenin ihalesini alan ... Tem. Bilg. ... Ltd. Şirketi ile 20.02.2016 tarihinde kira sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin dosyaya sunulduğu, davanın işleten Belediye Başkanlığına ihbar edildiği, belediye başkanlığını aracın malikten değil ama ... Tem. Bilg. ... Ltd. Şirketinden kiralandığını kabul ettiği, kira süresi dikkate alındığında uzun süreli kiranın var olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmaktadır.
Dolasıyla davalı kayıt maliki olan ... ... uzun süreli kira sözleşmesi ile birlikte kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracı dava dışı ... Tem. Bilg. ... Ltd. Şirketine ve bu şirketin de ihbar olunan ... Belediyesine kiraladığı ve aracın teslim ettiği, bu şekilde, davalı ... ...'in kiralama süresi içinde işletenlik sıfatının son bulduğu anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın husumet yokluğu sebebi ile reddine karar verilmesi gerektiği halde kabulü hatalı olmuştur. Bu yönü ile davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bu nedenle sair istinaf sebepleri incelenmemiştir.
Davalı sigorta şirketinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde:
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ödeme tarihi itibariyle davacının zararının tam karşılanmadığının belirlendiği, hükme esas alınan bu raporda prograsif rant uygulamasının yerinde olduğu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının teminat içinde olduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Davalı ... ... kayıt maliki olup aracın uzun süreli kiraya verildiğine dair trafik kayıtlarında bilgi bulunmadığından kayıt malikine dava açılmış olmasında davacının kusuru bulunmadığından bu davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Ancak reddedilen tedavi giderine yönelik maddi tazminat yönünden davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti verilmemesi hatalı olmakla bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan sebeplerle, dosya kapsamına göre davalı ... ...'in husumet itirazının yerinde olduğu ve davalı sigorta şirketine reddedilen kısım yönünden vekalet ücreti verilmesi gerektiğinden, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/1202, K. 2024/487, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama