KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1842 - 2024/1282
- Dosya no
- 2022/1842
- Karar no
- 2024/1282
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/12/2021
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekilleri
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali (Kaskonun Rücuundan Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 21/05/2024
Karar Metni
1.756 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.12.2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ın maliki olduğu, olay günü dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı ... marka 2005 model minübüs 24.12.2019 tarihinde ... /... ...
Mah. ... parkı önünde aralıksız yağan sağanak yağmur sebebiyle su seviyesinin yükselmesi sonucu yağmur suları altında kaldığını, yağan yağmur sebebiyle aracın uğradığı hasar tutarı, 27.01.2020 tarihli ve 1 numaralı eksper raporuna göre bahse konu araç meydana gelen olay sonucu (sel/su baskını) ağır hasara maruz kaldığını aracın trafikten çekildiğini, araçta meydana gelen hasar tutarının 33.875,06 TL olduğunu, ...'ın maliki olduğu ... plakalı araç.
04.11.2019 düzenleme tarihli, 06.11.2019-06.11.2020 tarihlerini kapsar şekilde ve ... numaralı poliçe ile ...
Sigorta A.Ş. nezdinde kasko sigortası teminatı kapsamında olduğunu, araç ruhsat kayıtlarında kullanım amacı personel servisi /ticari olarak göründüğünü, müvekkili sigorta şirketinin TTK hükümleri uyarınca sigorta konusu aracın uğradığı hasar nedeniyle mutabık kalınan 36.000,00 TL araç rayiç bedeli üzerinden 15.111,00 TL sovtaj bedeli düştükten sonra kalan 21.889,00 TL'yi 24.01.2020 tarihinde sigortalısına ödediğini, 24.01.2020 tarihli ibranamenin ekte sunulduğunu,
müvekkili sigorta şirketinin TTK 1472. madde halefiyet ilkesi gereğince zarardan sorumlu olanlara rücu etme hakkı kapsamında davalılara ödeme ihtarında bulunmuş olduğunu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu sebeple davacı ... Sigorta A.Ş.'nin 29.09.2020 tarihinde .... İcra Dairesi ... dosya numarası ile davalılar aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak borçlulardan ...
Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı'nın 21.10.2020 tarihinde; ...'nin ise 01.10.2020 tarihinde haksız olarak itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ...
E sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin takip talebindeki şartlarla devamına karar verilmesini, davalı tarafından haksız olarak yapılan itiraz sebebiyle davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın öncelikle müvekkili kurum açısından husumet yokluğu sebebiyle reddine, haksız olan ve hukuki dayanağı bulunmayan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, açılan davanın kısmen kabulü ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 20.889,00 TL asıl alacak, 1.128,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.017,00 TL miktar üzerinden takip şartlarında devamına, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili. 5393 sayılı Belediye Kanununun 15/e maddesinde müktesep haklar saklı kalmak üzere; içme, kullanma ve endüstri suyu sağlamak; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmenin belediyenin yetkileri ve imtiyazları arasında olduğunun belirlendiğini, Belediye Kanununun ilgili maddeleri mahkemece incelendiğinde söz konusu hasarda ...
Genel Müdürlüğünün tarafının bulunmadığının görüleceğini, yağmur suyundan kaynaklanan hasarlardan ...
Büyükşehir Belediyesinin sorumlu olduğunu, bu hususta davanın müvekkili kurum açısından husumet yokluğu sebebiyle usulden reddinin gerektiğini, müvekkili kurumun üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, Meteroloji Genel Müdürlüğünün ilgili yazısında söz konusu yağışın afet boyutunda olduğunun tespit edilmesine rağmen mahkemece verilen kararın hatalı ve eksik inceleme içerdiğini, bilirkişi raporlarına karşı dava dosyasına sunulan itiraz ve beyanların mahkeme tarafından değerlendirilmeden eksik inceleme sonucunda denetime elverişsiz bilirkişi raporlarına göre karar verildiğini,
alınan bilirkişi raporlarında kusur oranı tespitinin yapılmadığını, ... Genel Müdürlüğüne kusurun tamamının yüklenilmesini kabul etmediklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline yöneliktir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Husumete yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
10.07.2004 tarih, 25531 sayı ile Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunun bünyesinde yer alan ilçe belediyelerini kapsayan yönetimin hukuki statüsünü düzenlemek, hizmetlerin programlı, etkin, verimli ve uyum içinde yürütülmesini sağlamayı amaçlamaktadır. Bu kanun kapsamında davaya konu olan kısıma yönelik olarak.
"7r) Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak." bendinde belirtildiği üzere bu durum alt kurum olan ... Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından yürütülmektedir. Atık suların kanalizasyon şebekesine aktarımı konusunda ilgili kurum konumunda olan ve 2560 sayılı ...
Kuruluş Kanununa 3009 sayılı kanunla eklenen Ek- 4 madde uyarınca Bakanlar Kurulunun 11.3.1987 ve 87/11594 sayılı kararının 1.maddesi ile kurulan ...
Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğünün 02.12.2005 tarih, ... nolu karar esasına göre yönetmeliğinde yer alan amaç ve kapsamı "...atık suların kanalizasyon şebekesine bağlanmalarına, vidanjör veya benzeri bir araç ile taşınarak kanalizasyon şebekelerine boşaltılmalarına, kanalizasyon şebekesi bulunmayan yerlerde çevre kirlenmesine yol açmayacak bir düzeyde arıtılarak uzaklaştırılması ve kanalizasyon şebekesinin kullanım ve korunmasına ilişkin esas, yöntem ve kısıtlamaları belirler." şeklindedir.
Bu kapsamda bölgede yapılan alt yapı çalışmaları şehrin fiziksel yapısı, nüfus yoğunluğu, konut birim yoğunluğu ve aylık/ yıllık yağış miktarları esasına dayanarak gerekli atık su toplama ve aktarım için kanalizasyon ve yağmur suyu şebekesi hatlarını belirlemek ve inşa etmek ve kontrollerini sağlamak amacıyla yürütme görev ve yetkisi ilgili Büyükşehir Belediyesine bağlı su ve kanalizasyon idaresine ait olup bu kurumun ... Su ve Kanalizasyon İdaresi olduğu, bu sebeple davalının işbu davada husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Kusur raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
Mahkemece alınan 21.06.2021 tarihli 3 kişilik bilirkişi heyeti raporunda; Akdeniz iklimine sahip ... ilinin özellikle dağların denize paralel uzanması bölgede yağış miktarını önemli ölçüde etkilemektedir. Bilirkişi raporundaki tabloda da görüldüğü üzere yıllık ortalama yağış miktarı ortalama 668,10 mm olan ... Bölgesinde aralık ayı ortalama yağız miktarı 126,20 mm olarak hesaplanmaktadır.
Bölgede yapılan tespitler ve çalışmalar ile dava dosyasına eklenen kurum beyanları incelendiğinde Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 01.04.2020 tarih, ... sayılı Rasat Bilgilerinde belirtildiği üzere 23-24-25/12/2019 tarihinde ... bölgesinde oluşan yağış sonuçlarının aylık ortalama 328,60 mm olduğu ve normal ortalamanın 2,7 katını ifade ettiği, bu hususta konunun meteorolojik açıdan meteorolojik karakterli doğal afet kapsamında değerlendirilebileceği;
Arazinin formu, arazi tesviye durumu ve asfaltlı sokaklar ile boş araziler arasında 1.derece derin göllenme olarak adlandırılan kısımlarda 35 cm ile 100 cm'ye kadar yer yer göllenmelerin olduğu, 2.derece göllenme bölgesinde ise 15-35 cm derinlik aralığında göllenmeler olduğunun belirlendiği, 23-24-25.12.2019 tarihlerinde yaşanan aşırı yağış nedeniyle bölgede mevcut kollektör ve bacaların bölge genelinde toplanan atık suyun tasfiyesi aşamasında yetersiz kaldığının görüldüğü, bölgede söz konusu tarihlerde yaşanan aşırı sağanak esnasında ...
Caddesinde biriken su ve trafik yoğunluğundan kaçınmak üzere ara sokaklara giren araçların olduğu ve bu bölgede araçların sular içinde kaldığı bölgede yapılan görüşmelerde tespit edildiği, sonuç olarak dava dosyası içeriği bakımından ele alınan ... mahallesi, ... ve yakın çevresinde 23-24-25.12.2019 tarihlerinde yaşanan aşırı yağışın doğal afet olarak değerlendirildiği, mevcut alt yapının söz konusu afet karşısında bölgede yetersiz kaldığı, olayın davalının sorumluluklarını yerine getirmemesinden kaynaklandığı belirtilmiştir.
Bilirkişilerce olayın doğal afet kapsamında olduğu ve davalının önlemlerinin yetersiz olduğu belirtilmiş ise de davalının kusur oranı hususunda değerlendirme yapılmamıştır. Bölgede yağan yağışın çokluğu ve davalının önlemleri yeterince almamış olması dikkate alındığında kusur oranı eşit bölüştürülerek, bu oran üzerinden ve bilirkişilerce hesaplanan 20.889,00 TL hasar bedelinin yarısı oranında olan 10.444,50 TL ile bu tutarın ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 571,73 TL faizi üzerinden itirazın iptaline dair davanın kısmen kabulü gerekmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince kusur oranı da dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/1842, K. 2024/1282, 21 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama