İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/2278 K.2024/1920

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.04.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2022/2278Karar2024/1920Tarih12 Eylül 2024Okuma11 dk · 2.231 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Eylül 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/2278 - 2024/1920
Dosya no
2022/2278
Karar no
2024/1920
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen dosyanın mahkemesi
.... Asliye Ticaret Mahkemesi
Numarası
... Esas, ... Karar
Davacı
... - -
Vekili
Av.
Davalı
...
Vekili
Av.
İhbar olunanlar
1-
Dava
Tazminat
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
12.09.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.231 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.04.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 06/01/2019 tarihinde müvekkilinin, eşi ile birlikte ... ... Mahallesi'nde motosiklet üzerinde seyir halinde iken sürücü ... ' in sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka aracın motosikletlerine çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklette yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu kazada kusurunun bulunmadığını, ... plakalı aracın sürücüsü ...' in asli ve tam kusurlu olduğunu,

... plakalı aracın kazanın meydana geldiği 06/01/2019 tarihinde geçerli bir trafik sigortasının bulunmaması nedeniyle müvekkilleri adına 10/07/2019 tarihinde ...'na başvuruda bulunduklarını ancak taleplerinin reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla geçici iş göremezlikten dolayı 50,00 TL, kalıcı iş göremezlikten dolayı ise 50,00 TL ve 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH

Davacı vekili 23.03.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 88.361,09 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden ise 18.187,20 TL'ye ıslah etmiş, bakıcı gideri olan 50,00 TL'lik kısmı ıslah etmemiş ve toplamda dava değeri 106.598,29 TL'ye ıslah edilmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan dolayı reddine karar verilmesi gerektiğini, ...'nın poliçe teminat limiti ile sorumlu olduğunu, SGK'dan yapılan ödemelerin araştırılmasını istediklerini, tazminat hesabının TRH-2010 ve 1.8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiğini, ...'nın geçici iş gücü kaybından sorumlu olmadığını,

davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin sürücüsünün ehliyetinin bulunmadığını ve hatır için taşındığını, müterafik kusur ve hatır taşımasından dolayı tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 85.238,63 TL maddi tazminatın 25/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verildiği görüldü.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ

Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kazaya sebep olan karşı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olması karşısında, müvekkilinin yolcu olduğu ehliyetsiz araç sürücüsü yönünden, müvekkili lehine takdir edilen tazminattan müterafık kusur indirimi yapılmış olmasının hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkiline başvururken eksik evrak sunmuş olması nedeniyle dava açmış olduğundan davasının usulden reddinin gerektiğini, hesap raporunun Anayasa mahkemesinin iptal kararına göre yapılması gerekirken, bu şekilde yapılmamış olduğunu, Güvence Hesabının sorumlu tutulduğu ... plakalı aracın zorunlu sigorta kapsamında olmadığını, Güvence Hesabının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığını,

davacının dava öncesi müvekkiline yaptığı başvurunun usulüne uygun olmaması sebebiyle 25.07.2019 tarihinin faizin başlangıç tarihi olarak belirlenmiş olmasının yerinde olmadığını, kabule göre müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olmasından dolayı yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.

İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.

Davalı vekilinin kendilerine husumet yönlendirilemeyeceğine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde:

2918 sayılı KTK'nın 91 inci maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ...’na başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nın 3 üncü maddesinde de silindir hacmi 50 cm küpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km'den az olan bisiklet olduğu, 2918 sayılı Yasa'nın 103 üncü maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür.

...'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle ...'na husumet yöneltilebilmesi için, bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir.

Davalı ...'na aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, öncelikle davacıya çarpan aracın, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir.

Zira, ZMSS Genel Şartları'nın A.6-1 maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı hallerden olup, yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3 üncü maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır.

Anılan düzenlemeler gereği, davacıya çarpan aracın, KTK'nın 3 üncü maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ...'nın bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir.

Somut olayda, dosya içinde mevcut ... Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen 28.04.2020 tarihli belgeye ve UYAP kayıtlarına göre dava konusu ... plakalı 1981 model ... marka aracın silindir hacminin(cm3) 49 olduğu belirtilmiş ise de; kazaya karışan aracın iki tekerlikli motobisiklet olmadığı, 4 tekerlikli stayşın vagon binek otomobil olduğunun kamera kayıtlarından ve gerçekleşen keşif zaptı tutanağından anlaşıldığı, iş bu araca kaza esnasında ... sayılı plakanın takılı olduğu ve bu plakalı aracın da ZMMS sigortasının bulunmadığı, öte yandan kazaya karışan aracın plakasının tespit edilemediği durumda da (... plakalı araç olmadığı halde) gerçekleşen zarardan Güvence Hesabının sorumlu olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

Davalı vekilinin, 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığı, buna bağlı olarak faiz başlangıç tarihi, yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; ;

Davacı dava dilekçesinin dilekçesi ekinde 11.07.2019 gününde kaza tespit tutanağı, davacıya ait TC kimlik Numarası ve Kimlik fotokopisi, araca ait ruhsat bilgisi, kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ZMMS poliçe örneği, nüfus kayıt örnekleri hastane tutunakları ve başvuran davacının vekiline ait vekaletname ile gününde başvuru yapmış olduğu, bu başvuruya rağmen davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüştür.

Buna göre başvuran davacıların, dava açmadan evvel önce gerekli evraklar ile zararın karşılanması için 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun şekilde başvuru yaptığı bu başvurunun davalı sigorta şirketi tarafında kabul edildiği hatta davalı sigorta şirketi tarafından başvurulan evraklar üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmakla, davacıların başvuran tarafından usulüne uygun bir şekilde başvuru yapıldığı anlaşılmakla, buna bağlı olarak faiz başlangıç tarihi ve vekalet ücretleri yerinde hesaplanmıştır. Bu yönüyle davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

Davalı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı)

İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 21.03.2022 havale tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “... TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin...” tespitlerile davacının kalıcı maluliyet zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin istinaf haklı görülmemiştir.

Davalı vekilinin geçici işgöremezlik tazminatına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Diğer yandan, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği geçici işgöremezlik zararının, sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır.

KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır.

Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesinin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, davacı için hesap edilen geçici işgöremezlik tazminatının karar altına alınması yerinde görüldüğünden davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

Davacı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılmasına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Somut olayda; davacı, dava dışı eşi olan sürücünün meydana gelen kazada dosya kapsamında alınan kusur raporunda kazanın oluşuna etken bir kural ihlali bulunmadığından kusur atfedilememiş olup, dolayısıyla davacı, dava dışı eşi olan sürücünün trafik akışına ilişkin olarak kusursuzdur. Dolayısıyla davacının, dava dışı eşi olan sürücünün belgesinin olmaması kazanın meydana gelmesinde etken olmayıp ve zararın artmasına sebep olan bir unsur bulunmadığından, müterafik kusur indirimi yapılması yerinde değildir. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/4492 esas 2021/6169 karar)

HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, davalı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİ ile;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.04.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;

2-Davanın KABULÜNE;

-106.598,29 TL sürekli ve geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın 25/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE,

Harç yönünden:

3-a-)Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 7.281,72 TL karar harcından, peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplamda 419,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.861,82 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

b-)İlk derece mahkemesince 26.04.2022 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine,

c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,

4-T.C. Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen, 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,

Yargılama giderleri yönünden:

5-Davacı tarafından yapılan toplamda 473,80 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

6-Davacının gider avansından sarf edilen ATK, keşif, bilirkişi, tebligat ve müzekkere gönderim ücretleri toplamı 3.808,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davalının delil avansından sarf edilen tebligat ve müzekkere gönderim ücretleri toplamı 40,00 TL'nin davalının üzerinde bırakılmasına,

8-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,

Vekalet ücreti yönünden:

9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

İstinaf giderleri açısından;

10-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

11-Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 5.822,65 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından peşin yatırılan 1.455,66 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.366,99 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

12-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

13-Davalı tarafından yapılan 105,50 TL istinafa dosya gönderme ücretinin, davalının üzerinde bırakılmasına,

14-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,

15-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy çokluğu ile karar verildi. 12.09.2024

Başkan Üye Üye Katip (Karşı oy)

KARŞI OY ŞERHİ

Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. TBK'nın 52.maddesinde; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği belirtilmiştir.

Davacı, ehliyetsiz sürücü olan eşinin kullandığı araca bilerek binmiş olup, müterafik kusurundan dolayı tazminat tutarından taktiren %20 oranında indirim yapılması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmayarak muhalefet ediyorum. (Yargıtay 4. HD 2021/2477 E. 2021/2949 K., 17 HD 2018/4184 E. 2020/820 K.)

Karşı Oy Başkan

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2278, K. 2024/1920, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Islah
  6. Cevap
  7. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  8. İleri Sürülen İstinaf Nedenleri
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Karşı Oy Şerhi
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2278
Karar No
2024/1920
Tarih
12 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/2292 K.2024/1921
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/2307 K.2024/1443
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/2310 K.2024/1280
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/2341 K.2024/1978
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2346 K.2024/1009
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/2370 K.2024/1344

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.