KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2759 - 2024/3121
- Dosya no
- 2022/2759
- Karar no
- 2024/3121
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/10/2020
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacılar
- 1-
- Vekilleri
- Av.
- Davalı
- 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekilleri
- Av.
- Davalı
- 2- ... -
- Dahili davalı
- —
- Dava
- Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25/12/2024
Karar Metni
2.828 kelime·14 dk okuma·7 bölüm
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/10/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
31.03.2010 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, motosiklette 2.659,50 TL zarar meydana geldiğini, ayrıca kaza sırasında yanında taşıdığı ... marka dizüstü bilgisayarının hasarlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.500,00 TL'nin davalılardan, ... ...'in ise kaza nedeniyle uğramış olduğu tüm tedavi gideri, dişlerinin yapım gideri, estetik ameliyat gideri, burun için yapılacak olan operasyon,
vücudunun maluliyet oranına göre mahrum kaldığı ve kalacağı zararlar, bilgisayarın uğradığı zararların karşılığı 1.500,00 TL'nin davalılardan, ... ...'in tüm yaşananlar nedeniyle uğramış olduğu ve devam eden elem ızdırabı için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH
Davacılar vekili 02.07.2020 tarihli dilekçesi ile taleplerini motosikletinin tamir, parça, işçilik Ücreti ve uğradığı değer kaybı da dikkate alınarak uğramış olduğu zarar için 3.234,00TL'ye, ... ...'in iş bu kaza nedeni ile yapmış olduğu ve yapacağı tüm tedavi gideri, dişlerinin yapım gideri, estetik ameliyat gideri, burnu için yapılacak olan ameliyat gideri, raporlu olduğu süre boyunca çalışamamasından kaynaklı zararı, vücudunun maluliyet oranına göre mahrum kaldığı ve kalacağı zararları, bilgisayarın uğradığı zararın karşılığı olarak ve iş bu kaza nedeniyle uğradığı ve uğrayacağı zararların karşılığı için 36.766,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı ... sigorta vekili cevap diekçesinde özetle; 25.02.2011 tarihli 27857 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren yasa gereğince trafik kazası sonucu oluşan yaralanmalara ilişkin tedavi taleplerinin Sosyal Güvenlik kurumundan istenebileceği, müvekkili şirketin taraf sıfatı olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Sulh Ceza Mahkemesinde müvekkilinin yargılamasının devam ettiğini, bu nedenle bekletici mesele yapılmasını, motosikleti zarar talebi açısından davacının kötü niyetli olduğunu, davacının diş kırılmaları ve yüzde sabit eser olduğu sebebiyle tazminat taleplerinin de yersiz ve mesnetsiz olduğunu, trafikte kasksız, kontrolsüz ve boynunda bilgisayarla seyir halinde olduğunu, davacının kusurlu olup davalı müvekkilinin kusurunun olmadığını, bilgisayarın faturasının fahiş olduğunu, müvekkilinin acemi olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; davacı ... ...'in davalılar ... Sigorta A.Ş ve ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının (motorsiklet hasar tazminatı ve değer kaybı) kabulü ile 3.234,00 TL tazminatın davalı ...
Sigorta yönünden dava tarihi olan 29.12.2010 tarihinden itibaren diğer davalı ... yönünden kaza tarihi olan 31.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla her iki davalıdan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ... ...’e verilmesine, Davacı ... ...’in davalılar ...
Sigorta A.Ş ve ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, Bilgisayar hasar bedeli olan 520,00 TL ve geçici işgöremezlik tazminatı olan 322,40 TL olmak üzere toplam 842,40 TL’nin davalı ...
Sigorta yönünden dava tarihi olan 29.12.2010 tarihinden itibaren diğer davalı ... yönünden kaza tarihi olan 31.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla her iki davalıdan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ... ...’e verilmesine, Davacı ... ...’in davalılar ... Sigorta A.Ş ve ... aleyhine açtığı estetik tedavi gideri tazminatı talebinin reddine, Davacı ... ...’in davalılar ...
Sigorta A.Ş ve ... aleyhine açtığı sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin reddine, Davacı ... ...’in dahili davalı SGK aleyhine açtığı diş tedavi gideri tazminatı talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, 605,60 TL diş tedavi tazminatının dahili davalı SGK yönünden temerrüt tarihi olan 03.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte dahili davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının dahili davalı aleyhine fazlaya ilişkin isteminin reddine, Davacı ... ...’in davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile,
500,00 TL manevi tazminatın davalı ...’den kaza tarihi olan 31.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’den alınarak davacı ... ...’e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle.
Müvekkili ...'in kaza sırasında hasarlanan dizüstü bilgisayarı için düşük bedele hükmedildiğini, müvekkili ...'in yaralanması nedeniyle hükmedilen tazminat miktarının da düşük olduğunu, müvekkilin alt 6 dişini de yaptırması gerektiğini, hüküm verilirken bu hususun da göz önünde bulundurulmadığını, müvekkilinin yüzündeki sabit iz yönünden alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, hükmedilen manevi tazminatının da çok düşük olduğunu,
müvekkilinin kask kullanmamasının maluliyetinde bir miktar etkisi olduğundan bahisle hükmedilen maddi tazminatlardan %20 müterafik kusur indirimi yapılmış ise de iş bu indirimin hangi nedenle ve ne oranda yapılacağı hususunda taraf delillerinin tartışılıp değerlendirilmediğini belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cismani zarar nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminat ile haksız eylem nedeniyle araçtaki hasar bedeli ve değer kaybının tazmini talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili istinaf etmiştir.
Davacılar vekilinin tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğuna ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir.
Dosya kapsamından, davacı ...'in sunulan maluliyet ölçüsünü belirtir raporunun incelenmesinde, rahatsızlığının çehrede sabit iz ve çene yaralanması sonucu çoklu diş kaybı nedenine dayandığından kask takılmamasının zararın artmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması yerinde görülmüş, bu nedenle davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar vekilinin hükmolunan manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Somut olayda, 31.03.2010 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'in sürücüsü olduğu, davacının kullandığı motosiklet ile davalının kullandığı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, kalıcı maluliyetinin bulunmadığı ancak geçici iş göremezlik süresinin 3 hafta olduğu, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu, talebin 10.000,00 TL üzerinden tam kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacılar vekilinin motosikletin hesaplanan hasar ve değer kaybının az olduğu, bilgisayarın tamir bedelinin de az hükmedildiğine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Makine mühendisi bilirkişi tarafından tanzim olunan 19/02/2020 tarihli raporda, dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; aracın ... plakalı, ... marka, ... tipinde, 2007 model motosiklet olduğu, aracın şase numarası ... ve motor numarasının ... olduğu, aracın 31.03.2010 tarihinde karışmış olduğu kaza sebebi ile önden hasar aldığı ve bilirkişi raporuna göre 2.834,00 TL hasarlı parça ve tamirat masrafı tuttuğu, aracın kaza tarihi olan 31.03.2010 tarihinde kazasız hali ile serbest piyasa koşullarında yapılan araştırmalar sonucu 2. el fiyatının 2.500,00 TL olduğu,
aracın 31.03.2010 tarihinde karışmış olduğu kaza sebebi ile tamir edilmesinden sonra almış olduğu hasar, yaşı, değişen parçalar ve serbest piyasa koşullarında yapılan araştırmalar sonucu 2. el fiyatının 2.100,00 TL olduğu, ... plakalı motosikletin dosya kapsamına konu olan kazada almış olduğu hasarının onarımı yapıldıktan sonra serbest piyasada 400,00 TL değer azalması olacağı kanaati belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra araç değer kaybının belirlenmesinde ZMSS genel şartların uygulanamayacağına göre davacının aracında 31/03/2010 tarihinde meydana gelen kazadan kaynaklı olarak aracın kazadan önceki ikince el piyasa değeri ile onarıldıktan sonra kazalı hali ile ikinci el piyasa değeri arasındaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Zira 01/06/2015 tarihinden önceki düzenlenen poliçeler için Yargıtay 17. Hukuk dairesinin değer kaybının tespitine ilişkin uygulaması bu yöndedir.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda davacının gerçek zararının kazaya karışan aracın kazadan önceki hasarsız hali ile kazadan sonraki hasarlı halinin piyasa fiyatları arasındaki fark kadar olabileceği, söz konusu farkın yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan 19/02/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre 400,00 TL tutarında olduğu ve mahkemenin bu miktar üzerinden karar vermiş olduğu anlaşılmış, laptop bilgisayarın tamir bedelinin de dosyaya sunulan fatura ve sair deliller ile müterafik kusur indirimi sonrasında yapılan hesaplamaya göre 520,00 TL üzerinden kurulan hükmün yerinde olduğu değerlendirilmiş,
davacılar vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar vekilinin çehrede sabit iz olduğuna yönelik alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğuna ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacılar vekili davacının kaza neticesinde yüzünde sabit iz oluştuğunu, buna ilişkin alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmemiş olduğunu, estetik operasyon ve burun ameliyatı için tedavi giderlerinin araştırılarak kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
... Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'ndan alınan 26/05/2014 tarih ve ... sayılı raporda; davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 3 hafta olduğu ve yüzde sabit izin mevcut olduğu belirtilmiştir.
Estetik ve Çene Cerrahlarından oluşturulan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 28/12/2017 tarihli raporda; davacıda mevcut yara izinin ameliyatla azaltılabileceği, çehrede sabit izin bulunmadığı belirtilmiştir.
Raporlar arasında çelişki bulunuyor olması nedeniyle ... Tıp Fakültesinden bir bilirkişi kurulu oluşturulmak suretiyle alınan 03/08/2018 tarihli raporda, davacının yüzünde kaza sonrasında oluşan izin, aradan 3 yıl civarında zaman geçtiğinden çok iyi iyileşmiş olduğu, yara izinin ameliyatla iyice kaybolmasının mümkün olduğu, bunun hastanın iznine bağlı olduğu, burun ameliyatının da gerekli olmadığı ve tıbben gerekli olmadıklarını belirttiği, buna göre alınan rapor çelişkiyi gidermiş, dosya kapsamına ve oluşa uygun olmakla hükme esas alınması ve estetik operasyon ücretinin ve burun ameliyatının tedavi gideri talebinin reddine dair verilen hüküm yerinde olmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar vekilinin diş tedavisi için takdir edilen miktarın ödenen fatura tutarının çok altında olduğuna ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacılar vekili davacının diş tedavisi neticesinde uygulanan tedavi gideri olarak 4.000,00 TL'lik faturanın mahkemeye ibraz edildiğini, ancak buna rağmen diş tedavisi için mahkemece 605,60 TL'ye hükmedildiğini, bu meblağın gerçekte ödenen fatura tutarının çok altında olduğunu, bu nedenle diş hekimi ...'in serbest meslek makbuzunda belirtilen 4.000.00TL'nin kendilerine ödenmesi gerektiğini savunmuştur.
Diş Hekimi uzmanı bilirkişinin tanzim ettiği, 12/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ...'e ait diş tedavisinin yapıldığı 23/03/2011 tarihinde SUT'ta porselen zirkonyum ödemesi olmaması nedeniyle şahsa tedavi işlemleri için SGK tarafından karşılanacak tutarın 757,00 TL olarak hesaplandığı, ancak şahsın tedavisini özel bir diş hekimine yaptırmış olup, tedaviler için Dt. ... tarafından alınan ücretin TDB asgari ücret tarifesine göre hazırlanan döküm ile karşılaştırıldığında şahıstan istenen bedelin uygun olduğu belirtilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin amacı, sağlık yardımları Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanan ve kapsam maddesinde tanımlanan kişilerin, Kurumca finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri, yol, gündelik ve refakatçi giderlerinden yararlanma esas ve usulleri ile hizmetlere ilişkin Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca belirlenen Kurumca ödenecek bedellerin bildirilmesidir.
Her ne kadar SUT'ta uygulanacak tedavilere ilişkin giderler belirlenmiş ise de, bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davacıya uygulanan porselen zirkonyum ödemesine ilişkin bir bildirimin listede bulunmadığı, davacı tarafça dosyaya sunulan makbuzdaki 4.000,00 TL'lik bedelin TDB asgari ücret tarifesine göre hazırlanan döküm ile karşılaştırıldığında ücretlendirmenin uygun olduğunun uzman bilirkişi tarafından belirtilmiş olduğu, buna göre dahili davalı tarafça davacıya uygulanan bu tedavi gideri olan 4.000,00 TL'nin % 20 müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle 3.200,00 TL'sinin davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine varılmış, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun manevi tazminat miktarının arttırılması talebi yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2759, K. 2024/3121, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama