KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/2890
- Karar no
- 2024/2756
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- .... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... - ... -
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ... -
- İhbar olunan
- ....
- Vekili
- Av. ...
- İhbar olunan
- ... - ...
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 21.11.2024
Karar Metni
1.974 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
20/02/2017 tarihinde dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile seyir halinde iken müvekkilinin idaresindeki ... plakalı araç ile park halindeyken çarpıştığını, bu trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve zarara uğradığını, ...'in hatalı manevrası ile sağ ön kısım ile çarpışma sonucu meydana gelen trafik kazası nedeni ile kusurlu olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı nedeni ile sorumluluğu bulunan davalı ... şirketine yönelik davayı açtıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kazada yaralanan müvekkilinin yaşı,
kazaya sebebiyet veren araç sürücüsünün kusuru oranında sosyal ve ekonomik koşulları doğrultusunda geçici iş göremezlik ve meslekte kazanma gücü kaybının tazmini konusunda maddi tazminat talep ettiklerini, davalı şirket tarafından taleplerinin red edildiğini, işbu nedenlere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20,00 TL geçici işgöremezlik ve 20,00 TL meslekte kazanma gücü kaybı, 20,00 TL hastane masrafları olmak üzere toplamda 60,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 10.02.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini 243.042,00 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava öncesinde müvekkili kuruma yapılan başvuru üzerine açılan ... hasar sayılı dosyası kapsamında inceleme yapıldığını, davacının... tarihli kazada %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ... plakalı araç sürücüsüne ise herhangi bir kusur atfedilmediğini, bu nedenle davacının müvvekkili kurumdan tazminat talep etme hakkı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ayrıca kazaya karışan... plakalı aracın, kaza tarihini kapsar şekilde, geçerli trafik poliçesi bulunduğunu,
kazaya sebebiyet veren ve sigortasız olduğu iddia edilen araç sürücüsü ve işleteni ile aracın kaza saatinde geçerli trafik poliçesini düzenleyen ....'ye davanın ihbarını talep ettiğini, müvekkilinin ödeme yapabilmek için kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihini kapsar şekilde geçerli trafik sigorta poliçesinin olup olmadığının tespitinin gerektiğini, davaya konu kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespiti adli tıp vasıtasıyla yapılması gerektiğini, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına adli tıp kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmış sağlık raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik nedeni ile doğan zararlara ilişkin maddi tazminat taleplerin teminat dışında olduğunu, davacının müvekkili kurumdan talep etmiş olduğu tedavi giderlerine bağlı maddi tazminat isteklerinin reddinin gerektiğini, tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarının tespit edilerek müvekkili kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, ...’nın sorumluluğu poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu,
davacı tarafın kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi talebinin haksız olup, müvekkili aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz oranlarına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 243.042,00-TL nin ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kaza tarihi... olduğundan, ... tarihinde yürürlüğe giren trafik sigortası genel şartlarının işbu davada uygulanmasının gerektiğini, davaya konu kazada davacının %100 kusurlu olduğundan, işbu davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmış sağlık raporu alınmasının gerektiğini, tazminat hesabında kullanılan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, yerel mahkemenin,
hesaplanan haksız tazminat için hatalı bir şekilde 30.06.2018 tarihinden itibaren faize hükmetmiş olduğunu, müvekkilinin sigorta şirketi olmayıp, hazine müsteşarlığına bağlı bir kurum olduğunu, dolayısıyla, müvekkilinin yaptığı işin ticari iş niteliğinde olmadığını ayrıca müvekkili kurumun haksız fiilin gerçekleşmesinde taraf olmadığını, sorumluluğunun kanundan kaynaklandığını, bu nedenlerle müvekkili aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz oranlarına hükmedilmesinin gerektiğini, kazaya karışan... plakalı aracın,
kaza tarihini kapsar şekilde geçerli trafik poliçesi bulunmakta olduğunu bu nedenle husumet itirazları olduğunu, davanın öncesinde başvuru şartının usulüne uygun yerine getirilmemiş olduğunu, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini ayrıca müvekkili kurumun tazminat için gerekli belgeleri elde edemediğinden temerrüde düşmüş sayılamayacağını beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekilinin dava açılmadan evvel, davalı şirketi 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacıların dava dilekçesinin dilekçesi ekinde 19.08.2018 gününde kaza tespit tutanağı, davacılara ait TC kimlik Numarası ve Kimlik fotokopisi, kaza yapan araca ait ekspertiz raporu, araca ait ruhsat bilgisi, nüfus kayıt, muayene tutunakları ve başvuran davacının vekiline ait vekaletname ile gününde başvuru yapmış olduğu, bu başvuruya rağmen davalı ... şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüştür.
Buna göre başvuran davacıların, dava açmadan evvel önce gerekli evraklar ile zararın karşılanması için 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun şekilde başvuru yaptığı bu başvurunun davalı ... şirketi tarafında kabul edildiği hatta davalı ... şirketi tarafından başvurulan evraklar üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmakla, davacı başvuran tarafından usulüne uygun bir şekilde başvuru yapılmadığına ilişkin istinaf başvurusu kabul edilmemiştir.
Davalı vekilinin, kendilerine yönelitilen husumetin hatalı olduğuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
...’nın sorumluluğu kapsamında bulunan, zorunlu sigortaların sağladığı teminatlara ilişkin olarak; sigortalının belirlenememesi, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli sigortanın bulunmaması veya çalınmış veya gasp edilmiş araçlarla kazaya sebebiyet verilmesi durumlarında, kazalarda zarar gören kişilerin, sigorta güvencesinden yoksun kalmaları nedeniyle uğrayacakları bedeni zararların karşılanmasından ibarettir.
Her ne kadar davalı vekili rizikonun meydan geldiği tarihte, ... plakalı araç, dava dışı .... nezdinde sigortalı bulunduğunu iddia etmiş ise de; tramer poliçe kaydında, poliçenin düzenlendiği sistem saati...: olarak görünmektedir. Kaza ise 11:30 sıralarında meydana gelmiştir. Başka bir anlatımla kaza tarihi itibariyle kazaya karışan araç adına düzenlenmiş bir ... poliçesi bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davalı vekilinin hükme esas alınan kusur oranına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Somut olayda, davacı sürücü ..., ... günü saat...:00 sıralarında, ... Caddesi, No: 151 önlerinde, yolun sağında park halinde bulunan ... plakalı otomobiline binip, sol ön kapısını kapatacağı sırada, arkadan, ...Polis Merkezi istikametinden gelen sürücü ...’in kullandığı... plakalı kamyonetin kasasının sağ ön kesimi aracın sol ön kapısına çarpması, davacının sol elinden yaralanmasıyla sonuçlanan tazminat davasına konu kaza meydana gelmiştir.
Olay sonrası tanzim edilen Trafik Kazası Tespit Tutanağında, sürücü ...’nın K.T.K.’nun 58. Maddesini ihlal ettiği, sürücü ...’in kusurunun bulunmadığı,
Dosyada mevcut 16.07.2019 tarihli Bilirkişi Raporunda, sürücü ...’nın K.T.K.’nun 58. Maddesini ihlal ettiğinden % 100 oranında asli kusurlu olduğu, sürücü ...’in kusurunun olmadığı belirtilmiştir.
Dosyada mevcut 04.03.2020 tarihli ATK tarfik bilirkişi raporunda, davacı sürücü ...’nın % 25 oranında, ürücü ...’in ise %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosyada mevcut 01.09.2020 tarihli Karayolları Emekli Fen Heyeti tarfından tarfik bilirkişi raporunda, davacı sürücü ...’nın % 25 oranında, sürücü ...’in ise %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosya kapsamındaki ifadeler, tanzim edilen kaza tespit tutanağı, çizilen Kroki, hasarlanan otomobil kapısına ait fotoğraflar ve tespit edilen diğer tüm veriler incelenip durum değerlendirmesi yapıldığında; davacı sürücü ..., gündüz vakti, olay mahallinde, yolun sağ kenarında park halinde bulunan aracına binip, bir an önce kapısını kapatmaya özen göstermeyerek, arkadan gelip, yakın ve tehlikeli geçmekte olan sürücü ...’in yarı açık olan sol ön kapısına çarpması sonucu meydana gelen olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketi ile %25 oranında kusurlu olduğu,
sürücü ..., sevk ve idaresindeki kamyonet ile gündüz vakti, meskun mahalde, çift yönlü yolu takiben seyredip, olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermemiş, yolun sağında park halinde ve sürücüsü bindikten sonra sol ön kapısı yarı açık vaziyette bulunan aracın uzağından geçmeye özen göstermemiş, dikkatsizce seyrine devam ederek, yakın ve tehlikeli geçişi sırasında, yarı açık vaziyette bulunan davacının aracının sol ön kapısına çarpması sonucu meydana gelen olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketi ile %75 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davalı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlenrdilmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.
Mahkemesinde hükme esas alınan 25.10.2021 tarihli ATK ilgili ihtisas dairesi tarafından hazırlanan maluliyet raporunun, kaza tarihi olan... tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %19 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davalı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde ... mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı)
İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 23.12.2022 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “… ... mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin...” tespitlerile davacının kalıcı maluliyet zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde ... mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin istinaf haklı görülmemiştir. Davalı vekilinin hükmedilen faiz türüne yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Kazaya karışan... plakalı aracın ruhsat kaydına göre ticari kullanımda olduğu anlaşıldığından mahkemesince hükmolunan tazminatlara ticari faiz uygulanması yerinde bulunmuştur. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi haksız görülmüştür. (Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6752 E, 2023/1960 K; 2022/9596 E - 2022/16018 K; 2021/16589 E - 2022/13345 sayılı kararları)
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2890, K. 2024/2756, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama