KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Dosya no
- 2022/493
- Karar no
- 2024/464
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/11/2021
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacılar
- 1- ... - ... ... ,
Karar Metni
1.185 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
2- ... - ... ...
VEKİLİ
Av. ... - [... ] UETS DAVALI : ... - ...
VEKİLİ
Av. ... - [... ] UETS
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 27/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/11/2021 tarih ... E., ... K. sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/02/2006 tarihinde davacıların murisi ...'ın, eşi ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu konumundayken aracın şarampole devrilmesi sonucu ağır yaralandığını ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek, her bir müvekkili için 50,00'şer TL'den toplam 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı şirkete başvuru tarihini takip eden 15.iş günü bitimi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... şirketinin dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı, mahkemece istenen hususlara ilişkin verdikleri cevabi yazıda hasar dosyasına ilişkin evrakların arşivden tespit edilemediğini, sigortalı araca ait sigorta poliçesini dosyaya sunduklarını, ... numaralı hasar dosyası kapsamında 16/03/2006 tarihinde 4.721,00TL, ... numaralı hasar dosyası kapsamında 16/03/2006 tarihinde 3.730,00TL, ... numaralı hasar dosyası kapsamında 24/04/2006 tarihinde 684,00TL tutarında ödeme yapıldığını, buna ilişkin ekran görüntüsü çıktılarını ibraz ettiklerini belirttiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacılar vekili; dosyaya sunulan aktüerya raporunun eksik incelemeyle düzenlenmiş olup hüküm kurmaya elverişli olmadığını, zira davalı ... şirketinin dava öncesinde kime ne kadar ödediğinin tam ve net anlaşılamadığını, ön ödemeleri kabul etmediklerini, ödeme varsa dahi kime ne kadar ödendiğinin kesin olarak tespit edilmesi ve davacılara ödeme yapılmışsa hesaplama yapılarak mahsup edildikten sonra kalan bakiye vazgeçilmeyecek oranda ise güncel tarihe göre tekrar hesaplama yapılıp bakiye alacağın olup olmadığının tespiti gerektiğini, hak sahipleri ayrı ayrı belirlenip paylarına ne kadar isabet ettiği,
hasar dosyasında resmiyette kime ne kadar ödeme yapıldığı sonra da ön ödeme tarihine göre hesaplama yapılıp bakiye alacak olması halinde bu kez güncel tarihli asgari ücrete göre hesaplama yapılarak ön ödeme varsa güncellenerek mahsup edildikten sonra bakiye alacağın olup olmadığının tespiti gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı TBK'nun 49, 50, 53/3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasına ilişkin maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Dava dilekçesi ile davalı kurum tarafından sağlıklı bilgi verilmediğinden ödeme olup olmadığı varsa dahi miktarının bilinmediği belirtilmiştir.
Kaza tarihinin 2006 yılı, dava tarihinin 2020 yılı olması nedeniyle hasar dosyasının sigorta şirketinin arşivinde tespit edilemediğinin bildirilmesinden dolayı, dosya arasında bulunan ve davalı tarafça sunulmuş olan 17.05.2021 tarihli müzekkere ekinde bulunan tablo ekran görüntüsüne göre; ... varislerine 16.03.2006 tarihinde ödendiği anlaşılan 4.721,00TL ve 3.730,00TL'lik ödemelerin yapıldığı görülmektedir. Bunun haricinde 681,00TL'lik ödemenin Bağkur ...
İl Müdürlüğü'ne yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla davadan önce davalı ... şirketi tarafından müteveffa ... mirasçılarına yapıldığı belirtilen 4721,00TL'lik ödemenin daha küçük çocuk olan 1994 doğumlu ..., 3.730,00TL'lik ödemenin daha büyük çocuk olan 1989 doğumlu ... adına yapıldığı değerlendirilerek yargılamaya devam olunması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yerel Mahkeme tarafından hükme esas alınan hesap raporuna karşı davacı tarafça itiraz edidiği ve istinaf konusu yapıldığı anlaşılmakla, hükme esas alınan hesap raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmektedir. Zira raporda davadan önce yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle zararı karşılayıp karşılamadığının irdelenmediği ve anlaşılamayan bir hesaplama yapıldığı görülmektedir.
Bu itibarla Dairemizce; TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant tekniği kullanılarak davalı ... şirketinin ödemesinin, davacılar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılarak, ödeme tarihi itibarı ile davacıların zararını karşılayıp karşılamadığı hususun irdelenerek rapor düzenlenmesi, ödemenin zararı karşılamaması halinde yeni düzenlenecek rapor tarihindeki veriler esas alınarak rapor düzenlenmesi amacıyla dosya hesap bilirkişisine tevdii edilerek 12.01.2024 tarihli bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır.
Dairemizce alınan 12.01.2024 tarihli hesap bilirkişi raporunda; desteğin sağ olan anne ve babası yönünden pay ayrıldığı ve pay ayrılmadığı şeklinde iki ihtimalli değerlendirme yapıldığı görülmektedir.
Her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından düzenlenen hesap raporunda desteğin anne ve babasına pay ayrılmadığı anlaşılmakta ise de tazminatın hesaplanmasında payların doğru şekilde dağılımının kamu düzenine ilişkin olduğundan hareketle, desteğin sağ olan anne ve babasına pay ayrılarak yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir.
Ancak hesap raporunda her ne kadar ... için davadan önce yapılan ödeme miktarı 4.152,00TL, ... için davadan önce yapılan ödeme miktarı ise 4.982,72 TL olarak gösterilerek, hesaplanan tazminattan indirilmiş ise de yukarıda belirtildiği üzere ... için davadan önce yapılan ödeme miktarının 3.730,00TL, ... için davadan önce yapılan ödeme miktarının ise 4.721,00TL olduğunun değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle bilirkişi raporunun bu kısmına itibar edilmeksizin Dairemizce resen hesaplama yapılmıştır.
Buna göre 2006 ödeme tarihi itibariyle davacı ... yönünden bilirkişi tarafından hesaplanan 733,86TL tazminattan Dairemizce kabul edilen 3.730,00TL ödemenin düşülmesi neticesinde ödeme tarihi itibariyle bu davacı yönünden talep edilebilecek bir tazminatın bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre 2006 ödeme tarihi itibariyle davacı ... ... yönünden bilirkişi tarafından hesaplanan 3.894,98 TL tazminattan Dairemizce kabul edilen 4.721,00TL ödemenin düşülmesi neticesinde ödeme tarihi itibariyle bu davacı yönünden talep edilebilecek bir tazminatın bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekili tarafından 12.01.2024 tarihli hesap bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de itirazlar yukarıda açıklanan sebeplerle yerinde görülmeyerek, alınan hesap raporunun davadan önce yapılan ödeme miktarlarının Dairemizce düzeltilmesi haricinde denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla davadan önce yapılan ödemelerin ödeme tarihi itibariyle davacıların zararlarını karşıladığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmesi usul, yasa ve dosya kapsamına uygun görülmekle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/493, K. 2024/464, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama