KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2023
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/721 - 2023/2376
- Dosya no
- 2022/721
- Karar no
- 2023/2376
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- xx/xx/2021
- Numarası
- 2018/... Esas, 2021/... Karar
- Davacılar
- 1-...
Karar Metni
1.150 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
2-... VEKİLİ : Av. ...
İSTİNAF EDEN DAVALI
... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
KARAR TARİHİ : 12/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2023
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin xx/xx/2021 tarih ve 2018/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin oğulları olan ... 'un 28/09/2005 günü ... idaresindeki davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracıyla seyir halinde iken müteveffa idaresindeki ... plakalı bisiklete çarpması neticesinde müvekkillerinin murisinin vefat ettiğini belirterek her bir müvekkili için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 4.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını ayrıca müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olabileceğini, hatır taşıması indirimi talebinde bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kabulüne, ... için 16.718,06 TL, ... için 19.749,41 TL destekten yoksun kalma tazminatının 10/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili; davacılara 30.11.2005 tarihinde ödeme yapıldığını, davacının zararını ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarih olan 30.11.2005 tarihinden itibaren 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra işbu davanın ikame edildiğini, bu nedenle davanın hak düşürücü süre sebebiyle reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacıya daha önce ödeme yapılmış olup bakiye tazminat bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle bakiye tazminat tespit edilmesinin sebebinin asgari ücretteki artış olduğunu,
kabul anlamına gelmemekle sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini, davaya konu talep bakımından davacı ... 'un müvekkili şirketi ibra ederek dava konusu haklarından feragat ettiğini, ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanma yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, meydana gelen ölümlü trafik kazası sonucu açılan destekten yoksun kalma tazminatına yöneliktir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı ... yönünden yapılan istinaf incelemesinde:
Kusur raporuna yönelik yapılan incelemede; kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece alınan 15.08.2019 tarihli trafik polisi bilirkişisinden alınan kusur raporunda davacı ve ... 'nin eşit kusurlu olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu, aradaki farkın davalı lehine olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Hesap raporuna yönelik yapılan incelemede; mahkemece alınan 09.12.2019 tarihli aktüerya raporunda davacı ... yönünden ödeme tarihindeki verilere göre hesap yapıldığı, davacının karşılanmayan bakiye zararının bulunduğu, bu davacıdan alınan ibranamenin de olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi de yerinde görülmemiştir.
Davacı ... yönünden yapılan istinaf incelemesinde:
2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece re'sen dikkate alınmalıdır. 30.11.2005 tarihli ibranamenin bulunduğu, ödemenin davacı ... 'a 23.12.2005 tarihinde yapılmış ve ibraname alınmış olup dava bu tarihten itibaren 13 yıl geçtikten sonra 30.10.2018 tarihinde açılmıştır.
Somut olayda; olay nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından davacıya poliçe hükümleri gereğince 23.12.2005 tarihinde ödeme yapılmış ve davalı sigorta şirketince ibraname sunulmuştur. Davalı sigorta şirketince sunulan ibranameye itibar edilerek davacı ... yönünden davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece davacı ... yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/721, K. 2023/2376, 12 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama