KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Dosya no
- 2022/993
- Karar no
- 2024/469
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/12/2021
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... - T.C:... - ...
- Vekili
- Av. ... - [... ] UETS-...
- Davalı
- 1- ... - ...
- Vekili
- Av. ...- [... ] UETS- ...
- Davalı
- 2- ... - T.C:... - ...
- Dava
- Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 27/02/2024
Karar Metni
1.542 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.12.2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/08/2018 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile çarpışması neticesinde müvekkilinin yaralandığını belirterek 100,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden, 20.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sig.A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, meydana gelen kazada müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olabileceğini, müterafik kusur indirimi talebinde bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile; Sürekli iş göremezlikten kaynaklanan 193.433,20 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından 18/01/2019 tarihinden ve davalı ... bakımından kaza tarihi olan 19/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine , karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı ... Sig. A.Ş. vekili.
Davacının müvekkili şirkete başvuru yaparken eksik evrak( kaza tespit tutanağı olmadan) ile başvuru yaptığını, gereken belgeler sunulmadığından davanın başvuru şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, başvuranın koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığı hususunun araştırılması gerektiğini ve davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup ehliyetinin mevcut olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, somut olayda müterafik kusur incelenerek tazminattan indirime karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda hatalı hesaplama yöntemi kullanıldığını, her ne kadar TRH-2010 tablosuna göre hesaplama yapılmışsa da,
hesaplamada teknik faiz kullanılmaması, prograsif rant yöntemi kullanılmasının sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılan maddi-manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, karar verilmiş, karar davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin başvuru şartına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Dava dilekçesine ekli evrakların ve hasar dosyası arasında bulunan bir kısım evrakların incelenmesinde; davacı vekili tarafından tedavi evrakları, olay ve ifade tutanakları, kusur bilirkişi raporu ve maluliyet raporu ile birlikte usulüne uygun olarak başvuru yapıldığı görülmekle davalı vekilinin başvurunun eksik evraklarla yapıldığına yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelemesinde:
Davalı vekili hükme esas alınan hesap raporunda prograsif rant yöntemi kullanılmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, hükme esas alınan 02.10.2021 tarihli aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/5413 sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin müterafik kusura yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Davacının sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklet ile seyri sırasında meydana gelen kazada yaralandığı, davacının ehliyetsiz olmasının müterafik kusur değil ancak şartlerın oluşması halinde trafik kusuru sayılabileceği, ancak davacının yaralanmasının omuz-kol kemik kırığı, beyin kanaması, kafatası kırığı şeklinde oluştuğu, davacının baş bölgesinden yaralanmasının kaza sırasında kaskının takılı olmamasından kaynaklandığı, kask takmamasının zararın meydana gelmesinde etkili olduğu,
davacının bu eyleminin müterafik kusur oluşturacağı kabul edilerek ve Yargıtay'ın istikrarlı uygulamalarına göre BK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiği halde müterafik kusur indirimi yapılmamış olması hatalı görülmekle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin ıslah edilen kısım yönünden faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden/sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Bu nedenle ıslah edilen kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmemiş olması yerinde görülmekle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı, davalı ...
Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile hesaplanan tazminat miktarından müterafik kusur nedeniyle %20 oranında indirim yapılarak karar verilmek üzere HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
davalı sigorta şirketinin istinaf başvurusu nedeniyle hükmolunan bedel yönünden istinaf karar tarihi itibariyle davacı lehine daha yüksek miktarda vekalet ücreti hesaplanmış ise de istinafa başvuran tarafın sıfatı dikkate alındığında davalı sigorta şirketi aleyhine daha fazla vekalet ücretine hükmolunamayacağından önceki kararda davacı lehine belirlenen vekalet ücretinin korunmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/993, K. 2024/469, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama