KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1049 - 2025/1379
- Dosya no
- 2023/1049
- Karar no
- 2025/1379
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/12/2022
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av.
- Davalı
- **** **** **** ****
- Vekili
- Av.
- Dava
- Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 29/05/2025
Karar Metni
1.215 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.12.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 17.03.2021 tarihinde müvekkilline ait ... plakalı, 2016 model ...
1.2 TSI 90 ... marka araca davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan aracın çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkiline ait aracın tamamen hasar gördüğünü, aracın hareket kabiliyetinin tamamen ortadan kalktığını, trafik kaza tutanakları incelendiğinde müvekkilin işleteni olduğu ...plakalı aracın sürücüsünün gerçekleşen çift taraflı kazada kusurunun bulunmadığı,
tüm kusurun dava dışı karşı araç sürücüsüne atfedildiğini, aracın tamirat süresince serviste kaldığını, bu süre boyunca kullanılamadığını, müvekkilinin hasara uğrayan aracını19.07.2017 tarihinde, "0" km iken almış olup kaza tarihine kadar aracın tüm bakımlarını zamanında yaptırıldığını, kaza tarihine kadar aracın değişen her hangi bir parçası bulunmadığı gibi kaportasında da en ufak bir çizik bile söz konusu olmadığını, bu durumda mahkemece aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları,
davalı tarafın savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki günümüzdeki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine 1.11.20211 tarihinde başvurarak işbu kaza sonucu aracının uğradığı maddi hasarın tazminatını talep ettiğini, bu başvuru sonucunda ... numaralı hasar dosyası açıldığını ve 583,50 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını,
sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme yeterli olmayıp müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının daha fazla olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile. 100,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 02.12.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini 12.842,00 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin; kendisine yapılan başvuru neticesinde (Hasar dosya no: ...) araç hasarı için ...
Sigorta A.Ş'ye 20.000 TL, değer kaybı içinde 583,50 TL tutarında ödeme yaptığını ve sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkili sigorta şirketi uhdesinde tutulan nolu ... hasar dosyası içerisinde bulunan poliçe limitli ve tek poliçe olması nedeni ile (limitinin tümünün ödenmesi anlamına gelmemekle beraber sigortalısının kusuru oranında) araç hasarı için yapmış olduğu ödemeninde güncellenmesinin de gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin dava dosyasında temerrüde düşmediğini, müvekkili sigorta şirketine açılmış bulunan davanın kabulü anlamına gelmemekle beraber değer kaybı yönünden davacı yan gerçek zararı ispatlamak zorunda olduğunu,
istenilecek faiz türünün de yasal faiz olup dava tarihinden geçerli olduğunu, açılan dava dosyasında kısmi dava kabul edilemeyeceğini, sonradan artırım adı altında yapılacak ıslaha da şimdiden itiraz ettiklerini belirterek haksız ve mesnetsiz olarak açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın kabulüyle; 12.842,00 TL değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte 23/11/2021 tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; karara esas alınan bilirkişi raporunda aracın iki airbaginin kaza neticesinde patladığının göz önüne dahi alınmadığını ve bu nedenle raporun hükme esas alınamayacağını ve yeniden rapor aldırılmasının gerektiğini, ilk derece mahkemesinin hükmettiği yasal faiz kararının hatalı olduğunu, hükmolunan tazminatlara ticari faiz uygulanması gerektiğini, iki airbagi patlamış ve piyasa değeri 50.000,00 TL civarına düşmüş araca ilk derece mahkemesince mevcut somut durum göz ardı edilerek 12.842,00 TL değer kaybı biçilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle araçtaki değer kaybının tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin hesaplanan değer kaybının az olduğuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra araç değer kaybının belirlenmesinde ZMSS genel şartların uygulanamayacağına göre davacının aracında 17/03/2021 tarihinde meydana gelen kazadan kaynaklı olarak aracın kazadan önceki ikince el piyasa değeri ile onarıldıktan sonra kazalı hali ile ikinci el piyasa değeri arasındaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Zira 01/06/2015 tarihinden önceki düzenlenen poliçeler için Yargıtay 17. Hukuk dairesinin değer kaybının tespitine ilişkin uygulaması bu yöndedir.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda davacının gerçek zararının kazaya karışan aracın kazadan önceki hasarsız hali ile kazadan sonraki hasarlı halinin piyasa fiyatları arasındaki fark kadar olabileceği, hükme esas alınan 29.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının aracının kaza tarihi itibariyle kasko değerinin 122.851,00 TL, hasar bedelinin 40.000,00 TL olduğu, davacının aracının davaya konu kazadan önce iki adet daha kazasının bulunduğu, sonuç olarak kaza tarihi itibariyle davacının aracında (davalı sigorta şirketi tarafından daha önce ödenen kısım mahsup edildiğinde) 12.842,00 TL olarak hesaplandığı,
değerlemenin kaza tarihi itibariyle yapıldığı ve buna göre kasko değeri, hasar bedeli ve davacının aracının daha önceden de iki adet kazaya karıştığı göz önüne alındığında davacının talep ettiği miktarın fahiş olduğu, bilirkişi raporu ile belirlenen ve mahkemece itibar edilen değer kaybının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinafı bu nedenle haksız bulunmuştur.
Davacı vekilinin hükmedilen faiz türüne yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Davaya konu 17.03.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketinin trafik sigortacısı olduğu aracın ticari taksi plakalı araç olduğu, buna bağlı olarak haksız fiilden kaynaklanan iş bu tazminat davasından kaynaklanan sorumluluğunun da ticari nitelikte bir iş olduğu dikkate alındığında, hükmedilmesi gereken faiz türünün avans faiz olması gerekirken yazılı şekilde hükmedilmiş olması hatalı görülmekle, davacı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1049, K. 2025/1379, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama