İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2103 K.2025/1671

İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.05.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2023/2103Karar2025/1671Tarih2 Temmuz 2025Okuma13 dk · 2.619 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Temmuz 2025
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/2103 - 2025/1671
Dosya no
2023/2103
Karar no
2025/1671
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12/05/2022
Numarası
... Esas, ... Karar
Davacılar
1-
Vekili
Av.
Davalı
1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
Vekilleri
Av.
Davalı
2- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
Vekili
Av.
Davalılar
3-
Vekili
Av.
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
02/07/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.619 kelime·13 dk okuma·7 bölüm

İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.05.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta A.Ş.’nin ZMMS, ...

Sigorta A.Ş.’nin İMMS sigortacısı, davalı ...’ın maliki olduğu ve davalı ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 09.04.2021 tarihinde yaya geçidinden karşıya geçmekte olan davacıların murisi ... ...’a çarpması sonucu, ... ...’ın olay yerinde vefat ettiğini, davalı sürücünün aşırı süratli araç kullanması ve yaya geçidinde hızını azaltmaması şeklindeki asli ve tam kusurlu davranışı ile kazaya neden olduğunu, müteveffanın ise kusursuz olduğunu, olayla ilgili olarak İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ...

E sayılı dosya ile ceza davasının halen derdest olduğunu, müteveffa ... ...’ın bekar olarak davacı ebeveynleri ile birlikte yaşadığını ve davacıların en büyük destekçisi olduğunu, destekliğin yalnızca parasal değil yardım ve hizmet ederek de olabileceğini, davacı anne ve babanın müteveffa oğulları ...’ın maddi desteğinden yoksun kaldığını, ayrıca cenaze ve def’in gideri sarf edildiğini, davalıların zararın tazmininden sorumlu olduklarını, zararın tazmini için davalı ...

Sigorta A.Ş.’ne müracaat ettiklerini ve davalı sigortanın ... için 59.549,00 TL, ... için 53.327,00 TL tazminat ödediğini, ancak makbuz hükmünde olacak şekilde ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak bu ödemenin alındığını, ayrıca davacı anne ve baba ile birlikte

davacı kardeşlerin de, ...’ın vefatı nedeniyle manevi olarak büyük acı ve üzüntü yaşadıklarını, arabuluculuk sürecinden olumlu netice alınamadığını ileri sürerek şimdilik davacı anne ... için 400,00 TL ve davacı baba ... için 400,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı ile 200,00 TL cenaze ve def’in gideri olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı araç işleteni ve sürücüsü yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile,

davacı anne ... için 100.000,00 TL, davacı baba ... için 100.000,00 TL ve her bir davacı kardeş için ayrı ayrı 30.000,00 TL’şer olmak üzere toplamda 320.000,00 TL manevi tazminatın davalı araç işleteni ve sürücüsü yönünden kaza tarihinden, davalı kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesi talep ve dava olunmuştur.

ISLAH

Davacılar vekili 04.04.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini maddi tazminat yönünden toplamda 275.562,15 TL'ye ıslah etmiştir.

CEVAP

Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya aniden koşarak karşıya geçmeye çalışan müteveffanın neden olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müteveffanın özürlü olduğunu bu nedenle kendi hareketlerini kontrol edecek, çevre ve yol kontrolünü yapabilecek durumda olmadığını, bu nedenle velayet veya vesayeti altında olduğu kişilerin de sorumluluklarının bulunduğunu, müteveffanın özürlü olması nedeniyle herhangi bir işte çalışabilecek durumda olmadığını, müteveffanın ailesinin müteveffa ... nedeniyle devletten yardım aldığını, ailenin ömür boyu bakım masraflarından kurtulduğunu, bu durumun ilgili

Kaymakamlıktan sorulması gerektiğini, davacıların zararının sigorta şirketi tarafından karşılandığını, talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş derecede yüksek olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...

Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılara 14.07.2021 tarihinde 112.876,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını ve davacının sulh protokolü kapsamında müvekkilini ibra ettiğini, bu şekilde davacının zararının karşılandığını ve müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, tazminatın ZMMS poliçesi genel şartlarında belirlenen usul ve esaslara göre hesaplanmasını, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı sorumlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, zorunlu olmayan cenaze giderlerinin reddi gerektiğini,

zorunlu defin giderlerinin ise belediyeler tarafından ücretsiz olarak yerine getirildiğini bu taleplerin reddi gerektiğini, ticari faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, maddi tazminat yönünden; davacılar ... ve ...’ın davalılar ... Sigorta A.Ş, ... ve ... aleyhine açtığı davanın kabulü ile, davacı ... yönünden 172.984,81 TL, davacı ... yönünden 102.377,34 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 200,00 TL defin ve cenaze gideri olmak üzere toplam 275.562,15 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...

Sigorta A.Ş yönünden temerrüt tarihi olan 14.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak şartı ile (miktar poliçe limiti dahilinde) diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 09.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, maddi Tazminat yönünden; davacılar ... ve ...’ın davalı ...

Sigorta A.Ş aleyhine açtığı davanın reddine, manevi tazminat yönünden ;davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... ...’ın davalılar ..., ... ve magdeburder sigorta a.ş aleyhine açtığı davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı ... için 80.000 TL,(davalı sigorta açısından poliçe limiti dahilinde garamaten yapılan paylaştırma sonucu 6.660,00 TL ile sınırlı olmak üzere), davacı ... için 80.000 TL, (davalı sigorta açısından poliçe limiti dahilinde garamaten yapılan paylaştırma sonucu 6.660,00 TL ile sınırlı olmak üzere), davacı ... için 20.000 TL,

(davalı sigorta açısından poliçe limiti dahilinde garamaten yapılan paylaştırma sonucu 1.660,00 TL ile sınırlı olmak üzere), davacı ... için 20.000 TL, (davalı sigorta açısından poliçe limiti dahilinde garamaten yapılan paylaştırma sonucu 1.660,00 TL ile sınırlı olmak üzere), davacı ... için 20.000 TL, (davalı sigorta açısından poliçe limiti dahilinde garamaten yapılan paylaştırma sonucu 1.660,00 TL ile sınırlı olmak üzere), davacı ... ... için 20.000 TL, (davalı sigorta açısından poliçe limiti dahilinde garamaten yapılan paylaştırma sonucu 1.660,00 TL ile sınırlı olmak üzere) olmak üzere toplam 240.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...

Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 06.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti olan toplamda 20.000,00 TL ile sınırlı olmak şartı ile (miktar poliçe limiti dahilinde ) diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 09.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği görüldü.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ

Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacıların zararının müvekkili sigorta şirketince layığı ile giderildiğinden haksız davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, itirazları ve talepleri doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken, itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulmuş olduğunu, başvuran tarafın cenaze ve defin giderlerine ilişkin taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, her halükarda ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren ve yasal faiz istenilebileceğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

Karara karşı davalılar ... ve ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu somut olayda trafik kazası neticesinde hayatını kaybeden ... ...'ın, destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacılara sürekli ve düzenli olarak destek vermiş olduğunun kanıtlanabilmiş olmadığını, müteveffanın orta derecede mental retardasyon hastası olduğunu, bu hususun dosya kapsamındaki raporlar ile de sabit olduğunu yine İskenderun 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...

Esas sayılı dosyası kapsamında müteveffa ... ...'ın ağır hasta ve akıl yönünden malul olduğunun sabit olup iş bu dosya ile ... ...'a vasi atanmasına karar verilmiş olduğunu, yine İskenderun Kaymakamlığı tarafından yazılan cevabi yazıda müteveffa ... ... adına annesinin evde bakım yardımı aldığının bildirilmiş olduğunu, tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde müteveffanın destekten yoksun kalma tazminatı isteyen davacılara destek olduğundan bahsedilemeyeceği gibi aksine dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılacağı üzere müteveffanın anne ve babasının bakım ve desteğine muhtaç olduğunu,

yargılamaya konu trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur oranlarının doğru şekilde tespit edilememiş olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının somut olay dahilinde oldukça fazla olduğunu, davalıların ihtiyati dava arkadaşı olup her bir davalı lehine ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin hükmünün gerekçesinin yetersiz olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, ölümlü trafik kazasına dayalı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince, davanın maddi tazminat yönünden kabulüne, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalılar ... ve ... vekili ve davalı ... Sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Kusura yönelik istinafın incelenmesinde:

09/04/2021 günü saat 18:30 sıralarında davalı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobili ile İskenderun yönünden ... yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan yaya geçidine geldiği esnada aracının yaya geçidinden karşıdan karşıya geçiş yapan maktul yaya ... ...'a çarpması neticesi davaya konu trafik kazası meydana gelmiştir.

Olay tarihli kaza tespit tutanağında kaza yerindeki azami hız limitinin 110 km/s olduğu, davalı sürücü ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/1-a (Aracın hızını yaya geçitlerine yaklaşırken azaltmamak) maddesini ihlal ettiği belirtilmiştir.

21/04/2020 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'nın asli kusurlu olduğu, maktul yaya ... ...'ın kusursuz olduğu belirtilmiştir.

Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 23.12.2021 tarih ve ... sayılı kusur bilirkişi raporunda; Davalı sürücü ...’nın %100 oranında kusurlu olduğu, maktul yaya ... ...’ın kusursuz olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.

Olayla ilgili İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 27.10.2021 tarihli raporunda davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu, yaya ölenin kusursuz olduğu bildirilmiş, mahkemece kazanın yaya geçidinde meydana geldiği ve davalının asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek davalı sürücünün taksirle ölüme neden olmak suçundan cezalandırıldığı, kararın istinafı üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 09/05/2023 tarih, 2022/554 esas ve 2023/839 karar sayılı ilamı ile başvurunun esastan reddine karar verildiği,

bu durumda kazanın yaya geçidi üzerinde gerçekleştiğinin ceza yargılaması ile de sabit olduğu, dolayısıyla davalı sürücünün kazada asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılmış olup davalı vekilinin kusur raporuna yönelik istinafı kabul edilmemiştir.

Davalı vekillerinin hesap raporuna ve ölenin destek durumunun olmadığına yönelik istinaf başvurularının incelenmesinde;

Davalı vekilleri hükme esas alınan hesap raporunda prograsif rant yöntemi kullanılmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, hükme esas alınan aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/5413 sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı ve hükme esas alındığı anlaşılmakla davalı vekillerinin istinafı bu yönden yerinde değildir.

Ancak Davalı vekilleri gerek yargılama sırasında gerekse de istinaf dilekçesinde ölenin sürekli bakıma muhtaç bir engelli olduğunu ve bu nedenle davacılara destek olamayacağını iddia etmiş olup mahkemece ölenin engellilik nedeniyle bakım aylığı aldığı, desteğin ölümü ile davacıların bakım aylığından mahrum kaldığını, bu durumun destek niteliğinde olduğu kabul edilerek davalı vekillerinin bu savunması kabul edilmemişse de engelli bakım aylığı ölenin şahsına verilen bir yardım olup engellinin ölümü nedeniyle kesilen engelli maaşı destek niteliğinde sayılamaz.

Yargıtay 17. HD'nin 22.1.2015 tarih, 2013/14041 Esas ve 2015/781 Karar sayılı ilamında;

"Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Bilindiği gibi 'destekten yoksun kalma' kavramı, ölümle sonuçlanan ve haksız eylemden doğan 'zarar'ın bir türünü ifade eder. Genel anlamda zarar ise, bir kimsenin isteği dışında mal varlığında meydana gelen azalmadır.

Bu azalma, mevcudun azalması tarzında olabildiği gibi, onun çoğalmasına engel olma şeklinde de olabilir ve derhal gerçekleşeceği gibi, haksız eylemin gerçekleşmesinden kısa ya da uzun bir süre sonra da meydana gelebilir. BK.nun 45. maddesi anlamında 'destek' kavramı, hukuki bir ilişkiyi (yasa veya sözleşme) değil, fiili durumu amaçlar.

Yasadan veya sözleşmeden doğan bir 'bakma yükümlülüğü' bulunmasa dahi, fiilen ve düzenli biçimde yardım eden ve olayların normal akışına göre eğer ölüm vuku bulmasa idi az çok yakın gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse, destek sayılır. Bunlardan ilkine 'gerçek destek' ikincisine 'farazi destek' denir.

Bakım ihtiyacı ise, davacının zaruret ve safalet haline düşmesini değil, sosyal seviyesine uygun olan hayat tarzını devam ettirmek için gerekli imkanlardan yoksun kalmasına ifade eder (Tekinay, Destekten Yoksun Kalma Tazminatı, İst. 1963, S.49).

Ölüm meydana gelmese idi, yakın veya uzak bir süre içinde ölenin yardımından faydalanması kuvvetle muhtemel bulunan kimselerin de maddi tazminat isteyebileceğini kabul etmek gerekir.

Destek zararın kapsamını belirlemede etken olan unsurlardan birisi de, ölenin 'bakma gücüne' sahip olmasıdır. Gerçek desteğin, sahip bulunduğu veya sahip olacağı mali imkanlarıyla, destekten yoksun kalana sağlığında temin ettiği veya edeceği; farazi desteğin ise gelecekte sağlayabileceği yardımlar gözönünde bulundurulmalıdır.

Zararı oluşturan bu yardımların tesbitinde, belli zamanlarda verilen veya ilerde verilmesi muhakkak olan mutat hediyeleri ve 'hizmet' şeklinde yapılan yardımları da dikkate almak lazımdır. Desteğin yardımının yalnız parasal nitelikte bulunmasında zorunluk yoktur. Çünkü, ölenin hizmet edebilme güç ve kabiliyeti de para ile ifadesi mümkün olan bir mali imkan teşkil eder. MK.nun 6. maddesi hükmünce, bu davalarda isbat yükü kural olarak davacıya düşer.

Ne var ki genel yaşam deneyimlerine ve yaşamın olağan akışına dayanan kişi, artık iddiasını isbatla yükümlü değildir.

O halde, destek tazminatı istemine ilişkin bir uyuşmazlığın sağlıklı biçimde çözümlenebilmesi için, ölenin bakım yükümlülüğünün hukuki kaynağının, ölümden önce sahip olduğu veya gelecekte sahip olabileceği bakım gücünün, yapmakta olduğu veya yapabileceği yardımın mahiyet ve derecesinin, desteğini yitirenin de halen içinde bulunduğu ihtiyaç durumu ile gelecekte düşebileceği ihtiyaç durumunun titizlikle araştırılması ve saptanması gerekmektedir.

Eldeki davada davacıların desteği olan küçüğün zihinsel engelli olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, bu husus üzerinde durulmadan, murisin mirasçılarına destek olabilecek durumda olup olmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulmuştur.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay açısından mahkemece yapılacak iş; SGK'ya yazı yazılmak sureti ile murise bağlanan maaşlar ve nedenleri sorularak ilgili belgeler istenip murisin özürlü raporu, tüm tıbbi ve tedavi belgeleri temin edilip HMK 275, 276. Maddesi anlamında Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulundan murisin özürlülük derecesi, bu rahatsızlığı nedeni ile sürekli bakıma muhtaç olup olmadığı, 18 yaşından sonra hastalığına rağmen anne ve babaya destek olabilecek yetiye sahip olup olmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır." denilmiştir.

Görüldüğü gibi destek tazminatı istemine ilişkin bir uyuşmazlığın sağlıklı biçimde çözümlenebilmesi için, ölenin bakım yükümlülüğünün hukuki kaynağının, ölümden önce sahip olduğu veya gelecekte sahip olabileceği bakım gücünün, yapmakta olduğu veya yapabileceği yardımın mahiyet ve derecesinin, desteğini yitirenin de halen içinde bulunduğu ihtiyaç durumu ile gelecekte düşebileceği ihtiyaç durumunun titizlikle araştırılması ve saptanması gerekmektedir.

Bu durumda mahkemece yapılması gereken SGK ve ölenin tedavi gördüğü tüm sağlık kuruluşlarından ölenin sağlık raporları, teşhis ve tedavi belgeleri, araştırma ve inceleme raporları, reçeteleri vs tüm sağlık bilgileri dosya halinde istenerek Adli Tıp Kurumundan davacıların desteğinin rahatsızlığının derecesi, ortalama yaşam süresi, yaşasaydı ailesine destek olup olamayacağı (sadece maddi anlamda değil hizmet etmek gibi manevi kıymeti olacak iş ve eylemler yönünden de), olabilirse ne oranda (oransal olarak belirtilerek) destek olabileceği hususlarında rapor tanzim ettirilerek,

ardından aktüerya bilirkişisinden yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda, bakım gideri de düşülerek ek rapor almak ve -mahkemenin ilk kararını yalnızca davalılar ... ve ... vekili ve davalı ... Sigorta şirketi vekili istinaf ettiğinden- davalıların usuli kazanılmış hakları da gözetilerek buna uygun bir karar vermektir.

Ortadan kaldırma gerekçesine göre davalıların yukarıda belirtilenler dışında kalan diğer istinaf sebepleri incelenmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, davalı ... Sigorta A.Ş vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı ... Sigorta A.Ş vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KABULÜ İLE,

İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.05.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksik bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,

4-Davalılar ... ve ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,

5-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,

6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-HMK'nın 359/3. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

8-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İ.İ.K'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İ.İ.K'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.02.07.2025

Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2103, K. 2025/1671, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Islah
  6. Cevap
  7. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  8. İleri Sürülen İstinaf Nedenleri
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2103
Karar No
2025/1671
Tarih
2 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2023/2177 K.2025/1127
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/2183 K.2025/1148
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/2184 K.2025/1196
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2282 K.2025/1363
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2758 K.2025/1929
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi E.2023/2946 K.2025/1721

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.