İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2266 K.2025/2719

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.10.2022 tarih 2019/88 Esas 2022/775 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2023/2266Karar2025/2719Tarih8 Aralık 2025Okuma15 dk · 2.992 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Aralık 2025
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/2266 - 2025/2719
Dosya no
2023/2266
Karar no
2025/2719
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
19/10/2022
Numarası
2019/88 Esas, 2022/775 Karar
Davacılar
1- .
Vekilleri
Av.
Davalılar
1- ...
Vekilleri
Av.
Davalı
1- ...
Vekilleri
Av.
Davalı
2- ...
Vekili
Av.
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
08/12/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.992 kelime·15 dk okuma·4 bölüm

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.10.2022 tarih 2019/88 Esas 2022/775 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı

...’ün eşi, ... ile ...’in babası, ... ile ...’nin oğlu,

..., ... ve ...’nin kardeşi olan ...’ın kendisine ait Tır ile nakliye işi

yaptığını, 12.09.2018 tarihinde davalı ...’ye ait “... Yapı Enerji” isimli

işyerine kullandığı tır ile sandviç panel malzemesi getirdiğini, malzemelerin tırdan

indirilmesi için davalı ...’a ait olup davalı ... tarafından sevk ve idare

edilen ... plakalı forklift aracının kullanılması sırasında meydana gelen iş kazası

sonucu ...’ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde işyeri sahibi ile forklift

sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davacı eş ve çocukların maddi destekten yoksun

kaldıklarını, kazaya neden olan aracın kaza tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortasının

bulunmadığını bu nedenle davalı Güvence Hesabına husumet yönelttiklerini, davalı

...’in ise araç malik olarak zarardan kusursuz olarak sorumlu olduğunu bu nedenle

maddi zararın tazmininden tüm davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu,

ayrıca tüm davacıların büyük bir ıstırap ve manevi üzüntü duyduklarını, manevi zararın

tazmininden ise davalı ..., ... ve ...’in sorumlu olduğunu ileri sürerek ve

FİHS tutularak davacı eş ... için 1.000,00 TL, davacı evlat ... için

1.000,00 TL, davacı evlat ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL

destekten yoksun kalma maddi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi

ie birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesi; davacı

eş ... için 50.000,00 TL, davacı evlat ... için 40.000,00 TL, davacı evlat

... için 40.000,00 TL, davacı baba ... için 15.000,00 TL, davacı anne ...

için 15.000,00 TL, davacı kardeş ... için 10.000,00 TL, davacı kardeş ... için

10.000,00 TL, davacı kardeş ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplamda 190.000,00 TL

manevi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar

..., ... ve ...’dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların

murisinin sandviç panel yüklü tırı oldukça eğimli bir yere park ettiğini, müvekkilinin ise foklitf

ile tırın sağ tarafından çalışarak yükü boşalttığını, müteveffanın ise tırın sol tarafında

bulunduğunu, müteveffanın çalışma alanı içerisinde bulunmaması gerektiğini, tecrübeli biri

olarak bunu bilmesi gerektiğini, müvekkilinin tırdan aldığı sandviç paneli işyeri önünde yere

bırakıp geriye döndüğü esnada tırda bulunan sandviç panellerin müteveffanın üzerine

düştüğünü, dolayısı ile müvekkilinin tıra ve panellere bir temasının söz konusu olmadığını,

tır üzerindeki panellerin kendiliğinden yola devrildiğini, panelleri tıra müvekkilinin

istiflemediğini, yükün boşalma işlemine hazır hale getirilmesinin müteveffanın

sorumluluğunda olduğunu, kazanın ve ölüm ile neticelenen olayın meydana gelmesinden

müteveffanın ve tırın üzerine istifleme yapan kişilerin kusurlu olduğunu, ayrıca işveren

...’nin işyerinde gerekli olan iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tedbirleri

almadığını, müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak

davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların müracaatı üzerine davacılara ödeme yapılarak zararın giderildiğini bu nedenle davanın usulden reddi

gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını savunarak davanın reddine karar

verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ 19.10.2022 TARİHLİ KARARI: Davanın Islah talebi doğrultusunda KABULÜ ile. Davacılar eş ... için 317.204,87, (Davalı ... 220.834,82 TL'lik poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere), Çocuklardan ... için 49.078,01 TL (Davalı ... 34.167,61 TL'lik poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere) Çocuklardan ... için 55.948,32 (Davalı ...

38.950,65 TL'lik poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere) TL'nin davalılar ..., ... ve ... yönünden olay tarihi olan 12/09/2018, diğer davalı ... yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılardan alınarak davacılara verilmesine,

Manevi tazminat yönünden ise, davacılardan eş ... için 50.000 TL, çocuk ... için 40.000 TL, çocuk ... için 40.000 TL, baba ... için 15.000 TL, anne ... için 15.000 TL, kardeş ... için 10.000 TL, kardeş ... için 10.000 TL, kardeş ... için 10.000 TL tazminatın davalı ... hariç diğer davalılardan olay tarihi olan 12/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar vermiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ

Karara karşı Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle. Müvekkilinin ...

Yapı Enerji isimli işyerinde yaşanan, müteveffanın ölümü ile neticelenen iş kazasının meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun ihmalinin olmadığını, mesleğinin gerektirdiği bilgi ve beceri ile kanunların öngördüğü yeterlilik belgelerine sahip olan müteveffanın söz konusu iş kazasına dikkatsizlik ve tedbirsizlikle kendisinin sebebiyet verdiğini, müteveffanın girmemesi gerektiğini bildiği halde iş makinasının çalışma sahasına girdiğini, çalışma sahasına girmemesi gerektiğini bilebilecek tecrübe ve donanımda olduğunu, olayda kusurlu davranışları ile uygun illiyet bağının kesilmiş olduğunu,

tazminat miktarının mağdurlar veya davacılar yönünden zenginleşme aracı olacak tutarda olmaması gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.

Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Sandviç panellerin taşınması için turun uygun bir şekilde parkı yapılmamış olduğunu, yüklü halde bulunan tırın oldukça meyilli bir alana park edildiğini, ...'ın kimseye haber vermeden girmemesi gereken iş makinesi çalışma sahasına girdiğini ve kendisi ile etrafındakileri tehlikeye attığını, ...'ın kendinden hareketli iş ekipmanının çalışma alanına girmemesi gerektiğini, mesleğinin bir gereği olarak bilmesi gerektiğini, müvekkilinin taşıma işlemi gerçekleştirilirken tırın sağ tarafında çalışmakta olduğunu ve kaza tırın sol tarafında gerçekleştiğini, müvekkilinin kaza esnasında panellerle veya tırla bir temasının olmadığını,

panelin kendiliğinden yola devrildiğini, müteveffanın ayrıca tırın uygun bir biçimde parkını yapmadığını, yüklü halde parkı yapılan tırın oldukça meyilli bir alana park edildiğini, tırın içerisinde bulunan panellerin olması gerektiği gibi istiflenmediğini, müvekkiline isnat edilmeyecek fiiller oluşmuş olup müvekkil aleyhine çıkarılan %5 kusur oranının esas ve yasaya aykırı olduğunu, zira müvekkil ...'ın istiflemenin hatalı olmasından tırın eğimli park edilmesinden, müteveffanın iş makinesi çalışma alanına girmesinden ve bağlı olan ipin çözülmesinden sorumlu olmadığını, işveren ...'nin asli kusurlu olduğunu, sahanın güvenliğini sağlamadığını,

bilirkişilerin de bu doğrultuda görüş belirttiğini, müvekkiline %5 kusur atfedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.

Davalılar ... vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Mezkur kazaya karışan ve kusuru oranında müvekkil kurumun sorumluluğunun bulunduğu iddia edilen iş makinasını forklift olduğunu, iş makinasının tescilinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığına dair araştırma yapılmadığını, amacı sadece yük taşımak olan bu araçların toprak alanda kullanılmasının zor ve trafiğe çıkmasının yasak olduğunu, kazanın trafik iş kazası olarak tespit edildiği varsayımında söz konusu davanın öncelikle SGK'ya ihbarının gerektiğini, ancak edilmediğini, destekten yoksun kalan hak sahiplerine rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını,

komisyona yapılan başvurularda genel şartlardaki bu düzenlemelerin dikkate alınması ve uygulanması gerektiğini, kusur oranlarının çelişkili olup söz konusu çelişkinin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınacak yeni bir rapor ile giderilmesi gerektiğini, müteveffanın eşinin yeniden evlenme ihtimalinin %5 olmasından dolayı hesaplamada %5 indirim yapılması gerektiğini,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalan davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... ve ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı ... ve ... vekilinin zorunlu arabuluculuk başvurusuna ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davalılar vekili davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olup, müvekkilleri yönünden zorunlu arabuluculuk başvurusunun yapılmamış olması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Açılan davada destekten yoksun kalan davacıların, araç sürücüsü, araç işleteni, (aracı kiralayan) iş yeri sahibi ve Güvence Hesabına karşı maddi ve manevi tazminat talebinde bulundukları anlaşılmakla; aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin,

diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden biri yönünden verilecek karar diğerinin doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyor ise söz konusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında yargılama usulüne ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yapılarak, uyuşmazlığın çözülmesi gerekir.

Bu husus, hukukun öngörülebilir olmasının, usul ekonomisinin ve davaların makul süre içerisinde bitirilmesi yükümlülüğünün bir gereğidir.

Ne var ki somut olayda, davalı ... ile birlikte haksız fiil sorumlusu olduğu ileri sürülen davalı gerçek kişilere yönelik olarak birlikte açılan böyle bir davanın asliye ticaret mahkemesinde görülebilir olması, davacı ile davalı gerçek kişiler arasındaki davayı kendiliğinden ticari bir dava haline getirmeyeceğinden "dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasını" dava şartı halinde getiren ve 19.12.2018 günlü Resmi Gazete de yayımlanarak 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 06.12.2018 tarih 7155 sayılı Kanunun 20. maddesiyle Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesindeki düzenlemenin davalı gerçek kişiler bakımından uygulanma zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı ... ve ... vekilinin bu yönlü istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.

Davalılar vekillerinin kusur oranlarına ilişkin istinaf başvurularının incelenmesinde;

SGK Müfettişi tarafından düzenlenen 05/02/2019 tarihli İnceleme Raporunda; dava konusu olayın bir iş kazası olduğu, kazanın oluşumunda forklift operatörü ...'ın % 55 oranında, (forklifti kiralayan) iş yeri sahibi ...'nin % 25 oranında, maktul ...'ın ise % 20 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.

... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/12718 soruşturma sayılı dosyasında iş güvenliği uzmanından alınan 25/09/2018 tarihli kusur raporunda; kazanın oluşumunda forklift operatörü ...'ın % 50 oranında, (forklifti kiralayan) iş yeri sahibi ...'nin % 20 oranında, maktul ...'ın ise % 30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.

....Asliye Ceza Mahkemesi'nin2018/655 Esas sayılı dosyasında keşif yapılmak suretiyle 3 kişilik iş güvenliği uzmanlarından alınan 20/11/2019 tarihli kusur raporunda; kazanın oluşumunda forklift kullanıcısı ...'ın asli oranında, iş yeri sahibi ...'nin tali oranında, maktul ...'ın ise tali oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.

İlk derece mahkemesince iş güvenliği uzmanlarından oluşturulan 3'lü bilirkişi heyetinden oy çokluğu ile alınan 14/08/2020 tarihli kusur raporunda; dava dışı işveren ... Gayrimenkul İnş.ve Tic.Ltd.Şti. % 50 nispetinde kusurlu olup bu kusurun % 10'luk kısmının davalı ...'ye ait olduğu, müteveffa tır sürücüsü ...'ın % 45 nispetinde kusurlu olduğu, forklift operatörü davalı ... ...'ın ise % 5 nispetinde kusurlu bulunduğu, bu kusur dağılımına katılmayan bilirkişi ... ise davalı ...'nin % 25 oranında, müteveffa tır sürücüsü ...'ın % 20 nispetinde kusurlu olduğu, forklift operatörü davalı ... ...'ın ise % 55 nispetinde kusurlu bulunduğu belirtilmiştir.

İlk derece mahkemesince ...

Teknik Üniversitesi'nde görevli 5 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 12/01/2021 tarihli kusur raporunda; müteveffa sürücü ... tecrübeli bir tır sürücüsü olmasına rağmen dorsedeki sandviç panellerin forklift marifeti ile boşaltılması esnasında tırın dorsesi yakınında durarak tedbirsiz ve dikkatsiz davranmış olup kazanın meydana gelmesinde % 45 nispetinde kusurlu olduğu, forklift operatörü davalı ... ... ise dorsenin sağ tarafında bulunan İki adet sandviç paneli yere indirdikten sonra tırın yine sağ tarafından dorsenin sol tarafındaki sandviç panellere forkliftin boom uzunluğu yeterli olmadığı için yetişememiş ve malzemeyi tutamamış olduğu,

forklift operatörü tırın diğer tarafına geçerek panelleri kısa mesafeden almadığı ve tır İle dorsenin etrafında herhangi biri olup olmadığını kontrol etmediği için kazada % 5 nispetinde kusurlu olduğu, dava dışı işveren ... Gayrimenkul İnş. Ve Tic. Ltd.

Şti ve davalı ... tır dorsesi üzerinde bulunan sandviç panellerin forklift tarafından boşaltılması esnasında tır ve dorse etrafında İnsanların dolaşmaları ve durmalarını engellemediği ve boşaltma sırasında işe uygun ebatta bir forklift temin etmemiş olup, İşveren olarak gözetim ve denetim görevlerini yerine getirmediği anlaşılmak ile 6331 sayılı İş sağlığı ve İşgüvenliği kanununun 4. Maddesinde belirtilen kurallara aykırı davranmış olup kazanın meydana gelmesinde % 50 nispetinde kusurlu olduğu belirtilmiş, alınan rapor dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun ve 14/08/2020 tarihli 3 kişilik bilirkişi raporuyla da uyumlu olduğu,

diğer raporlar arasındaki çelişkinin bu raporla giderilmiş olduğu anlaşılmakla davalılar vekillerinin bu yönlü istinaf başvurularının reddi gerekmiştir.

Davalılar vekillerinin hesap raporuna ilişkin istinaf başvurularının incelenmesinde;

Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir.

Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile asgari ücret baz alınarak, bakiye yaşam sürelerinin, pay oranlarının ve dava dışı anne ile babaya pay ayrılmasının içtihatlara göre yerinde belirlendiği anlaşılmıştır.

Diğer yandan davalı ... vekili, SGK'dan rücuya tabi gelir olup olmadığının sorulmadığını ve davacı eşin yeniden evlenme ihtimalinin bilirkişi tarafından % 5 olarak belirlenmesine rağmen indirim uygulanmamış olmasının hatalı olduğunu savunmuş ise de; mahkemesince SGK İL Müdürlüğünden dava konusu kaza nedeniyle davacılara yapılan rücuya tabi gelir olup olmadığı sorulmuş, bağlanan gelir ve yapılan ödemeler bildirilmekle hesaplanan tazminat miktarından bu ödemelerin mahsubunun yapılmış olduğu anlaşılmıştır.

Ayrıca davacı eşin rapor tarihi itibarıyla (39,25) yaşında olmakla AYİM'in kadınlar için yeniden evlenme ihtimali tablosuna göre (36-40) yaş arası kadınlar için öngörülen % 9 oranında yeniden evlenme ihtimali bulunduğu, ancak rapor tarihi itibarıyla davacı eşin 18 yaş altı 2 çocuğu bulunduğu ve evlenme ihtimalinden her bir çocuk için % 5 indirim yapılması gerektiğinden neticede davacı eşin rapor tarihi itibarıyla yeniden evlenme ihtimali bulunmadığı hesaplanmakla, raporun bu yönüyle de hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalılar vekillerinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davalı ... vekilinin olay yerinin vasfına ve sorumluluklarının bulunmadığına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davalı vekili, olay yerinin karayolu olarak nitelendirilemeyeceğini, bu nedenle de forkliftin zorunlu trafik poliçesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüştür.

Mahkemece kaza mahallinde yapılan keşif neticesinde alınan 19/12/2019 Tarihli Trafik Bilirkişi Raporunda.

13/09/2018 tarihinde Cumhuriyet Savcılığındaki sorgu tutanağında iş kazasının meydana geldiği tarih ve saatte Maktulün tırında bulunan sandeviç panelleri indirmek için olay yerine gediğini tırın sağ tarafından yükleri indirmeye başladığını Maktule tırı biraz geri almasını istediği maktulünde tırı yaklaşık 2 metre kadar geri aldığını üçüncü paneli aldığı esnada tırın üzerindeki paket halindeki bir sandeviç panelinin karşı tarafa yani (yol tarafına ) düştüğü şeklinde beyanı mevcut olduğu.

25/09/2018 tarihinde iş güvenliği uzmanının olay mahalinde yaptığı tespitte ... plakalı çekici ile ... plakalı yarı römorkun Atatürk caddesi asfalt zeminine 170cm mesafede park halinde olduğu tespitinin yapılmış olduğu, dosya kapsamına göre 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun tanımlar başlığı adı altında Madde 1-2-3 ile Yönetmenliğin 112. maddesi gereğince kazanın meydana geldiği yerin KARAYOLU SINIRLARI İÇERİSİNDE olduğu belirtilmiştir.

Yargıtay 10.Hukuk Dairesi'nin 2011/123 Esas, 2012/11463 Karar sayılı ilamında; "...davada, çözülmesi gereken ilk husus, kazayı yapan iş makinesinin (forkliftin) Karayolu Trafik Kanununa göre zorunlu mali mesuliyet sorumluluk sigortası kapsamında bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla sigorta yaptırma mecburiyetine uymayan işletenin sorumluluğunu üstlenmiş olan güvence hesabının kaza nedeniyle sorumlu olup olmadığı noktasındadır...

Kanunun 3. maddesinde, iş makinesi; yol inşaa makineleri ile benzeri tarım, sanayi, bayındırlık işlerinde kullanılan insan, hayvan ve yük taşımasında kullanılamayan motorlu araçlar olarak tanımlanmış olup, aynı yasanın 22/c maddesi gereği tarım kesiminde kullanılanların ziraat odaları, sanayi, bayındırlık ve diğer kesimde kullanılanlar için üyesi oldukları ticaret veya sanayi odalarınca tescilinin yapılacağı öngörülmüş, 85/1. maddesi ile, bir motorlu aracın işletilmesi sonucu bir kimsenin ölümü, yaralanması veya zarara sebebiyet vermesi halinde işletenlerin sorumlu olacağı düzenlenmiştir.

91. maddesinde ise, işletenlerin bu sorumluluklarının karşılanması bakımından zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırmaları mecburiyeti getirilmiş, 92. maddesinde ise, bu sigortanın kapsamı dışında tutulanların içinde iş makineleri sayılmamıştır...

Bu açıklamalar sonucunda, karayoluna çıkarılan forklift ile yapılan trafik kazası nedeniyle, işletenin sorumlu olması halinde, zorunlu mali mesuliyet sigortasını yaptırmayan, işletenin sorumluluğunu üstlenen güvence hesabının da sorumlu olacağının kabulü gerekir.." şeklinde belirtilmiştir.

Buna göre kazanın yaşandığı yerin karayolu sınırları içerisinde olduğu ve forklift diye tabir edilen iş makinelerinin zorunlu mali mesuliyet kapsamında oldukları kabul edilmekle davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

Davalı ... vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;

6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)

Somut olayda 12/09/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın operatörü olduğu ... plakalı forkliftle, ... plakalı çekici, ... plakalı yarı römorkun sürücüsü olan davacıların desteği ...'ın davalının iş yerine sandviç panel malzemesi getirmiş olup malzemelerin tırdan indirilmesi esnasında üzerine malzeme düşen murisin vefat ettiği, mahkemece alınan kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı forklift sürücüsünün % 5 oranında, (forklifti kiralayan) davalı işyerinin/ sahibinin % 50 oranında kusurlu olduğu, davacıların desteğinin %45 oranda kusurlu olduğu,

buna göre eldeki dosyaya baktığımızda davacılardan anne ... ve kardeş ...'nin ev hanımı olduğu, eş ...'ün dul ve yetim maaşıyla geçimini sağladığı, çocuklardan ...'nin kaza tarihinde 1 yaşında olup diğer çocuk ...'in müteveffanın vefatından 1 ay sonra doğmuş olduğu, baba ...'in Bağkur emeklisi olduğu, kardeş ...'in tır şoförü olup diğer kardeş ...'ın ise öğretmen olduğu,

buna göre tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların ve müteveffanın yaşı, davacıların ölene yakınlığı, paranın satın alma gücü ve olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın fazla olmadığı anlaşılmış, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... ve ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı ... ve ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 41.821,51 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 25.721,97 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 16.099,54 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3-Davalılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 08/12/2025

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2266, K. 2025/2719, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. İleri Sürülen İstinaf Nedenleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2266
Karar No
2025/2719
Tarih
8 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2278 K.2025/2516
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2280 K.2025/2575
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2282 K.2025/2432
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2283 K.2025/2433
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2284 K.2025/2543
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2285 K.2025/2544

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.