KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/989 - 2025/1276
- Dosya no
- 2023/989
- Karar no
- 2025/1276
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 20/01/2023
- Numarası
- 2020/872 Esas, 2023/45 Karar
- Davacılar
- Ölen ... mirasçıları;
Karar Metni
1.622 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
1- ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2025
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.01.2023 tarih ve 2020/872 Esas, 2023/45 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. 09/02/2020 tarihinde sürücü ...'un idaresindeki ... plakalı minibüs ile seyir halinde iken sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin desteği ... 'ın vefat ettiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihinde ZMMS poliçesinin bulunmadığını, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını,
müvekkillerinin desteği ...'ın seyis olarak çalıştığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir müvekkili için 1.000,00'er TL olmak üzere toplam 4.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 09/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacılar vekili 17.05.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini davacı anne ... yönünden 244.027,85 TL'ye, davacı baba ... yönünden ise 165.972,15 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde sigortasız araç sürücüsü desteğin tam kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin sorumluğunun kazanın gerçekleştiği tarihte geçerli olan sigorta teminat limiti ile sınırlı olduğunu, trafik kazasının davacıların desteğinin tam kusurundan ileri gelmesi nedeni ile müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı yanın kaza tarihinden itibaren faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacı ... yönünden maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı ... yönünden maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile; 35.950,08 TL destekten yoksun kalma tazminatının 05/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile; 24.450,97 TL destekten yoksun kalma tazminatının 05/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için Karayolları Fen Heyetinden 11.02.2022 tarihli raporu aldırmış olduğunu ve artık çelişkili olduğu değerlendirilen raporlardan birine göre hesap yapılmasının mümkün olmadığını, bu hususun teknik bir konu olduğu için hakimin takdir yetkisinin de dışında olduğunu, buna rağmen ilk derece mahkemesi tarafından kesinleşen kusur oranına itibar edilmeyerek yetersiz gerekçe ile sigortasız araç sürücüsünü %10 oranında kusurlu kabul ederek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,
davacıların desteğinin ölüm nedenine ilişkin bir araştırma yapılmadığını, bu hali ile kabul anlamına gelmemekle birlikte müterafik kusur durumunun tespiti ve buna göre gerekli indirimlerin yapılmasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte hükmedilen tazminata işletilen temerrüt faizinin tarihinin de hatalı olarak belirlenmiş olduğunu, kabule göre hüküm kısmında davacılardan ... ve ... hakkında ret gerekçesi farklı olduğundan bu iki davacı hakkında ayrıca vekalet ücreti hükmedilmesinin gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekilinin hükme esas alınan kusur oranına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Somut olayda, 09.02.2020 günü saat 23.45 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile 47110 sokak istikametinden 47062 sokak istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalli kavşağına geldiğinde, minibüsünün sol yan kısımlarına, istikametine göre sol tarafından gelip kavşağa giren maktul sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzere hazırlanan Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 09.10.2020 tarihli raporunda; sürücü ...'un alt düzeyde tali kusurlu olduğu, sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzere hazırlanan ... imzalı bilirkişi raporunda; sürücü ...'un kusursuz olduğu, sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosya içinde mevcut, 18.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü ...'un % 25 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın % 75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosya içinde mevcut, Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 02.09.2021 tarihli raporunda; sürücü ...'un alt düzeyde %10 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın %90 oranınra kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosya içinde mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi için, Karayolları Emekli Fen Heyetince hazırlanan 11.02.2022 tarihli raporunda; sürücü ...'un kusursuz olduğu, sürücü ...'ın %100 oranınra kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları, birlikte değerlendirildiğinde destek sürücü ..., yönetimindeki motosiklet ile 47053 nolu sokak üzerinde gece vakti seyir halinde iken, aracının hızını hava, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurması, olay mahalli kontrolsüz kavşağa yaklaştığında hızını azaltması ve kavşak başına yaklaştığında sağ tarafındaki kavşak kolunu kontrol etmesi ve sağ tarafındaki kavşak kolundan gelen minibüs cinsi aracı görerek kavşak başında durması, ilk geçiş hakkını kendisinden önce kavşağa girmiş bulunan minibüs cinsi araca vermesi gerekirken, aksine bu kurallara uymayarak,
kendisinden önce kavşağa girmiş bulunan ... plakalı minibüs cinsi aracın sol arka yan kısmına çarpması sonucu kazaya sebebiyet verdiği buna göre davacıların desteğinin kavşaklarda geçiş önceliği kuralına uymama kuralını ihlal etmiş olduğu anlaşılmakla sürücü ... olayda %100 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Öte yandan ... plakalı sigortasız aracın sürücüsünün 47110 sokağı takiben 47062 sokak yönünde seyir halinde iken, ilk geçiş hakkını kullanarak 47053 sokak kavşak ortak alanına giriş yaptığı ve kavşak ortak alanını geçmekte iken, sol tarafındaki kavşak kolundan gelen motosiklet cinsi araç tarafından sol arak yan tarafından çarpıldığı olayda trafik kurallarına aykırı bir hareketi görülmediğinden olayda kusursuz olduğu belirlenmiştir.
Bu tespite göre kazanın oluşumunda davalı güvence hesabının sorumluluğunda bulunan sigortasız araç sürücüsünün bir kusurunun olmadığı belirlenmiş olmakla davacıların tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görülmüştür.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/989, K. 2025/1276, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama