KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Ocak 2026
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/132 - 2026/24
- Dosya no
- 2024/132
- Karar no
- 2026/24
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/10/2023
- Numarası
- 2022/... Esas, 2023/... Karar
- Davacı
- ... ... TC.
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
- Vekilleri
- Av.
- Dava
- Değer Kaybından Kaynaklı Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 05/01/2026
Karar Metni
960 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.10.2023 tarih 2022/... Esas 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/07/2022 tarihinde müvekkiline ait ... plaka sayılı araç ile ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı dava dışı ... San. Tic. A.Ş.'ye ait ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, müvekkiline ait ... plakalı araçta oluşan hasar bedelinin davalı sigorta şirketi tarafından eksik olarak karşılandığı, araçta oluşan değer kaybının eksper raporunda X-TL olarak belirtildiği, müvekkiline yalnızca 3.700,00 TL ödeme yapıldığı, bu bedelin araçta oluşan değer kaybını karşılamadığı, bu nedenlerle öncelikle davanın kabulü ile şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında meydana gelen değer kaybınını müvekkili sigorta şirketi tarafından ödendiği ve müvekkilinin bir sorumluluğunun kalmadığı, ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere davacının aracında herhangi bir değer kaybının oluşmadığının belirtildiği, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
17/01/2022 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalıya sigortalı aracın çarpıştığı, davacıya ait aracın 30.03.2018 tarihinde ve 14.11.2018, 15.06.2018, 22.10.2018 tarihlerinde hasarlandığı ve 17.01.2022 tarihinde meydana gelen kazada sol ön çamurluk ve sol ön kapısında hasar aldığı ve onarıldığı, davaya konu meydana gelen kazada, hasar yerlerinin önceki kaza ile benzer yerlerde olduğu, daha önceden kaporta boya onarımından geçmiş olması nedeniyle, metal aksama ilişkin herhangi bir işlem görmediğinden iş bu kaza nedeniyle araçta değer kaybı meydana gelmediği anlaşılmakla, davanın reddine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili. Müvekkilinin kusur oranının %0 olduğunu, dava dışı ...'in ise tam kusurlu bulunduğunu, kaza sonucu meydana gelen değer kaybı bedelinin ...
Sigorta tarafından eksik yatırıldığını, dava içerisine alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmayacak mahiyette olduğunu, hukuka ve kanuna aykırılıklar arz ettiğini, raporda belirtilen daha öncede değer kaybına uğramış olduğu öne sürülerek araçta hiçbir suretle yeni bir değer kaybının oluşmadığının ileri sürülmesi Yargıtay içtihatlarıyla çeliştiğini ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurduğunu, bilirkişi raporlarının kaza sonrası fotoğrafların incelemesi ile hazırlandığını, araçta fiziki bir incelemenin olmadığını, Anayasa Mahkemesinin 2019/...
K. Sayılı 17.07.2023 tarihli ve Resmi Gazetenin 09.10.2020 tarih ve 31269 sayılı nishasında yayımlanan ilamının gereğinin yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararın göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiğini, 2. El araç alım satımında herhangi bir hasar kaydı olmayan ya da en az hasar kaydı olan ve en düşük km'deki araçların tercih edildiğini, onarım yapılsa dahi fabrikasyon kalitesi yakalanamadığı,
tramerde hasar kaydının açılmış olmasının aracın daha düşük fiyata satılmasına neden olduğunu, bilirkişi raporunun kural olarak hakimi bağlamayacağını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle araçta oluşan değer kaybı istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Mahkemesince 27.10.2023 gününde verilen kararda davacının aracında değer kaybı oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de;
Mahkemesince hükme esas alınan 20.02.2023 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporunda aracın bu kazadan önce 22.10.2018 tarihinde ön panjur kısmından ve 20.03.2020 tarihli kazada sol arka çamurluk ve arka tampon kısımlarından hasar gördüğünün tespit edildiği, davaya konu 17.01.2022 tarihli kaza nedeniyle davaya konu aracın sol ön çamurluk ve sol ön kapısının onarım ve boya işçiliğe tabi tutulduğunu, ancak aracın bu kısımların daha önceden işlemli olduğunu, bu sebeple araçta herhangi bir değer kaybının olmayacağının bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilince kazaya karışan aracın sadece fotoğraflarından inceleme yapıldığını, aracın fiziken muayene edilmediğini, aracın sol ön kapı ve çamurluk kısmının daha önceden kazada hasarlanmadığını, bu sebeple değer kaybının oluştuğunun açık olmasına rağmen raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece alınan raporun yeterli görülerek hükme esas alınmış ise de, raporun davacının itirazlarında belirtilen hasarlı kısımların daha önceden hasara uğramadığına yönelik itirazları değerlendirilmeden karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece gerekirse araç üzerinde keşif yapılarak aracın hasarlı kısımlarının belirlenmesi, önceki hasarla arada fark olup olmadığının değerlendirilmesi ve buna göre 17.01.2022 tarihli kaza sebebiyle araçta değer kaybı oluşup oluşmadığının (aracın bu kazadan önceki değeri ile kazadan sonraki değeri arasındaki farka göre) belirlenmesi hususunda yeniden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince gerekirse araç üzerinde keşif yapılarak yukarıda belirtilen hususlarda yeniden rapor alınması gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-a-6 maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/132, K. 2026/24, 5 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama