KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2026
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1773 - 2026/1335
- Dosya no
- 2024/1773
- Karar no
- 2026/1335
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- .... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 18/04/2024
- Numarası
- 2023/821 Esas, 2024/319 Karar
- Davacı
- ... - T.C.NO
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ... ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- Av.
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 28/04/2026
Karar Metni
1.286 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/04/2024 tarih ve 2023/821 Esas, 2024/319 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/83686 Esas sayılı dosyası ile davalıya borçlu olduğunu, ... alacaklı-davalı şirket ile protokol yaptığını ve borcunun yapılan protokol gereği taahhüt ettiği tarihte ve miktarda tamamen ödediğini, müvekkilin icra borcuna mahsuben ... arşiv nolu 24/11/2023 tarihli ... sayılı protokol gereği ...
İcra Dairesi'nin 2023/83686 Esas sayılı dosyasına borcu sonlandırma amaçlı ödeme yaptığını, davalının protokol aksine işlemler yaptığını, müvekkilinin gayrimenkullerine ve çalışmakta olduğu iş yerindeki maaşına dava konusu icra takip dosyasından hacizler konulduğunu, müvekkilinin 28/11/2023 tarihinde ödemelerini yaptığına, yapılan hacizlerin kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin çalışığı iş yerine gelen maaş haciz müzekkere nedeni ile mağdur ve rencide olduğunu, maaşına gelen haciz nedeniyle müvekkilinin iş yeriyle sorunlar yaşamasına neden olduğunu, itibar kaybı yaşadığını, aile huzurunun bozulduğunu, davanın kabulüne,
icra dosyasına konulan haksız maaş, gayrimenkul haciz işlemleri nedeni ile 100.000,00 TL manevi tazminatın arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, davamızın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunduklarını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkil şirket tarafından yapılmış herhangi bir kötü niyet bulunmadığını, müvekkil kurumun İstanbul ilinde faaliyet gösterdiğini, davacı ile anlaşmaya vardıklarını, anlaşma gereğince davacı tarafın 28/11/2023 tarihinde anlaşma meblağını kurum hesabına yatırdığını, tarafınca anlaşma ve anlaşma bedelinin yatırıldığından bilgilerinin olmadığından icra dosyalarında yıl sonu olması nedeniyle rutin haciz işlemlerini yapıldığından 01/12/2023 tarihinde dava konusu dosyaya talep açıldığını,
sonrasında taraflarına anlaşma sağlandığı bilgisi verildikten sonra 12/12/2023 günü icra dosyasına haricen tahsil bildiriminde bulunularak harçlar borçlulardan alınarak dosyanın infazen kapatılması talebinde bulunulduğunu, kurumun İstanbul ilinde olduğunu, iç yazışmaların tamamlanması, taraflarına bildirilmesinin makul süre içerisinde icra dosyasına haricen tahsil bildiriminde bulunduklarını, gerekli özenin gösterildiğini, davacının davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; mahkemece verilen kararın hukuka ,yasalara, usul kurallarına aykırı olduğunu, mahkemece delillerin tam olarak toplanmadığını, araştırılmadığını, incelemediğini ve tanık vs. delillerini sunma dinletme haklarının ellerinden alındığını, davayı-icra dosyasını sonlandıran protokole ve ödemeye rağmen ,bu protokol ve ödeme tarihlerinden sonra davalı şirketin avukatları tarafından konulan hacizler mazur görmesini anlayamadıklarını, müvekkilinin kefalet nedeni ile borçlandığını 15 yıl önce attığını bile hatırlamadığı imzalar nedeni ile başkasının borcundan sorumlu tutulduğunu,
müvekkilinin hayatının hiçbir döneminde başkaca bir icra takip borcu bulunmadığını, mahkemece verilen haksız haczi kabullenmeye yönelik kararının doğru olmadığını belirterek davanın ve tazminat taleplerinin yeni bir karar ile kabulüne karar verilmesini, bu mümkün değilse hatalı mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verilerek dosyanın yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; haksız haciz sebebiyle manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin istinafının incelenmesinde:
Davacı tarafından icra dosyasındaki borcun ödenmesine rağmen davalı-alacaklı tarafından maaş haczi talebiyle davacının iş yerine yazı gönderildiğini, bu talep nedeniyle manevi anlamda mağduriyet yaşadığını ileri sürerek eldeki dava açılmıştır.
Mahkemece maaş haciz işlemi gerçekleşmeden maaş haciz yazısının iptal edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Haciz işleminin, borçlu olmadığını bildiği kişi veya borçluya ait olmadığını bildiği eşyaya yönelik yapılması durumunda haksız haciz söz konusu olur.
Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. Uyuşmazlığa, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 50. maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen hükümler gereğince; Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir (Yargıtay 4 HD'nin 2021/17980 E. - 2022/9874 K. Sayılı ilamı).
Haksız icra takibi veya hacze dayalı manevi tazminat istemi 818 sayılı BK.'nun 49. maddesinden (6098 sayılı TBK'nun 58. maddesi) kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu sebeple de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz.
Somut olayda davacının alacaklı vekiline 28/11/2023 tarihinde haricen ödeme yaptığı ancak haricen yapılan ödemenin icra dosyasına alacaklı vekilince bildirilmediği, 04/12/2013 tarihinde davacının çalıştığı iş yerine maaş haciz talep yazısı gönderildiği, davalı vekilince 12/12/2023 tarihinde icra dosyasına haricen tahsil bilgisinin bildirilerek davacı hakkındaki hacizlerin kaldırılmasının talep edildiği, sonuç olarak davacının ödeme yaptığı halde maaşına haciz işlemi tatbik edilmesi için çalıştığı kuruma yazı gönderilmesinin davacının rencide olmasına neden olduğu, davalının ağır kusurlu veya kötüniyetli olarak davacının ağır mağduriyetine yol açtığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinafı haklı bulunmuştur.
Bu durumda tarafların ekonomik ve sosyal durumları, haksız eylemin niteliği, haksız eylem tarihi ve paranın satın alma gücü göz önüne alınarak aşağıda yazılı olan miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1773, K. 2026/1335, 28 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama