KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/2871 - 2025/740
- Dosya no
- 2024/2871
- Karar no
- 2025/740
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/12/2019
- Numarası
- 2017/... Esas, 2019/... Karar
- Davacılar
- 1- ... -
Karar Metni
2.239 kelime·11 dk okuma·12 bölüm
2- ... - VEKİLİ : Av. ...-
DAVALI : ... SİGORTA A.Ş. -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/03/2025
Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2019 tarih ve 2017/... Esas, 2019/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 24/08/2016 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalanan ...'na ait ... plakalı aracın, ... sevk ve idaresinde iken Antalya istikametinden Korkuteli istikametine seyri esnasında, direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sebebiyle karşı şeride geçmesi ve ... plakalı kamyona çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazısı neticesinde yolcu ...'un hayatını kaybettiğini, şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazmitanın davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacılar anne ve babaya verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacılar vekili ıslah dilekçesinde özetle; Tazminat ve hesap raporları neticesinde davalı ... Sigorta A.Ş. nin ZMMS poliçesi gereğince sorumlu olduğu dğer üzerinden ... için 187.000,00 artırarak toplam 187.500,00 TL, ... için 122.000,00 TL arttırarak toplam 122.500,00 TL olmak üzere bilirkişi raporu doğrultusunda ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı toplamı olarak 309.00,00 TL artırarak toplam 310.000,00 TL olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya bakmaya sigorta şirketinin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul Anadoluu Mahkemeleri yetkili olduğunu, bu sebeple davanın yetkisizlikten reddi gerektiğini, davacı tarafın kusuru ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğu 310.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, tazminat hesabında vefat edenin bu araçta hatır için taşınması nedeni ile tazminat hesabından asgari %25 oranında hatır ve müterafik kusur indirim yapılması gerektiğini, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacı ... için 75.616,52 TL tazminattan %20 hatır taşıması indirimi uygulanmak suretiyle bakiye 60.493,21 TL tazminatın, davacı ... için 49.468,61 TL tazminattan %20 hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle bakiye 39.574,88 TL tazminatın, 19/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacılar vekili; mahkemece 28.05.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, ancak zarar hesabında güncel ve bilinen son gelirin dikkate alınarak hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücret esas alınarak zararın belirlendiğini, bilirkişi raporunda vefat eden ...'un inşaat teknikeri olması esasına göre belirlenen gelire ve tazminat miktarı yerine asgari ücreti esas alan tazminata hükmedildiğini, alınan aktüerya raporuna karşı davalı tarafın süresi içerisinde herhangi bir itiraz ve beyanda bulunmamış olmasına karşın asgari ücretle belirlenen düşük tazminata hükmedildiğini,
kazaya neden olan sürücü ...''in vefat eden ...'un erkek arkadaşı olması, beraber planladıkları geziye giderken kazanın meydana geldiğini, hatır taşımasının ancak tamamen taşınan kişi yararına olması halinde uygulanabileceğini, işbu davada davacıların ihtiyari dava arkadaşı olmasına göre dava sonunda hükmedilecek vekalet ücretinin ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği halde toplam tazminat tutarı üzerinden tek bir vekalet ücreti belirlenmiş olduğunu, karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalı vekili; davacıların murisinin kaza yapması kaçınılmaz derecede aşırı alkollü sürücünün kullandığı araca binerek kendinin zarar görmesinde aracın sürücüsü kadar kusurunun bulunduğunu, bu sebeple müterafik kusur indiriminin uygulanmasının gerektiğini, kaza yapan aracın sürücüsünün kazadan sonra yapılan ölçüme göre 170 promil alkollü olması ve davacıların desteğinin de bu derece alkollü bir sürücünün aracına binmiş olması sebebi ile vefatında müterafik kusurunun bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DAİREMİZCE VERİLEN 16.11.2021 TARİHLİ KARARI: İlk derece davacının inşaat teknikeri iken vefat ettiği, asgari ücretten daha fazla gelir elde ettiğine dair dosyada delil olmadığından davacının bu yöndeki istinaf talebinin reddine, mahkemece her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacının bu yöndeki istinaf talebinin kabulü ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.
YARGITAY 4.HUKUK DAİRESİNİN 2022/... ESAS, 2024/... KARAR SAYILI İLAMI: Destekten yoksun kalma tazminatının belirlenebilmesi için ölenin son gelir durumunun net olarak belirlenmesi gerektiği, aktüerya uzmanı bilirkişinin raporunda asgari ücret tutarını esas olarak hesaplama yapmış ise de ölenin gelirinin net olarak belirlenmediğini, yeniden hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek Dairemiz kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, meydana gelen ölümlü trafik kazası neticesinde açılmış olan destekten yoksun kalma tazminatı talebine yöneliktir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacılar vekili tarafından ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacılar vekilinin süresinde temyiz başvuru dilekçesi üzerine dosyanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesine gönderildiği, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2022/... Esas, 2024/... Karar sayılı bozma kararında davacılar vekilinin temyiz taleplerinin kabulüne, Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiş, Dairemizin 24.12.2024 tarihli duruşmasında verilen ara kararı ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay ilamında; destekten yoksun kalma tazminatının belirlenebilmesi için ölenin son gelir durumunun net olarak belirlenmesi gerekir. Davacılar desteğin inşaat teknikeri olduğunu belirtmişler buna göre ilgili meslek kuruluşlarından gelir durumu sorulmuş, aktüerya uzmanı bilirkişi raporunda asgari ücret tutarını esas alarak hesaplama yapmış ise de ölenin geliri net olarak belirlenmediği, Mersin Ticaret ve Sanayi Odasının;
"iş becerisi ve bir çok etkene bağlı olarak gelir durumunun farklılık gösterebileceği, çalıştığı dönemde uygulanan asgari ücret ile asgari ücretin %20 fazlası arasında maaş alabileceğine" şeklindeki yazısı ve desteğin inşaat teknikeri olması hep birlikte dikkate alındığında, desteğin asgari ücretten bir miktar fazla alacağının kabulü ile hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması doğru görülmediğinden Dairemizce verilen kararın bozulmasına karar verildiği görülmüştür.
Dairemizce aktüerya bilirkişisinden bozma ilamı doğrultusunda yeniden alınan 30.01.2025 tarihli raporda, desteğin gelirinin asgari ücretin %20'i üzerinde kabul edilerek 2025 katsayılı ücret verilerine, TRH 2020 yaşam tablosu ve prograsive rant yöntemine göre davacı anne ... için 1.691.750,38 TL, baba ... için 657.251,82 TL ; garame yapıldığında anne için 223.261,87 TL; baba ... için 86.738,13 TL destek zararlarının olduğu yönünden hesaplama yapıldığı görülmüştür.
Davalı taraf, davacıların murisinin hatır için taşınması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini beyan etmiştir. Ceza dosyasının incelenmesinde davacıların murisi ile sigortalı araç sürücüsünün arkadaş oldukları ve olay günü müteveffanın hatır için taşındığı anlaşılmakla hesaplanan miktardan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekir. Ancak sürücünün alkol oranı yasal sınırın çok altında kaldığından müterafik kusur indirimi yapılmaması da yerinde olmakla bu yöndeki davalı istinafı yerinde değildir. Ancak belirlenen tazminat miktarları limitin çok üstünde olduğundan sonucu değiştirmemiştir.
Dairemizce alınan bilirkişi raporundan ve davacıların gerçek zararı belirlenmesinden sonra davacılar vekili Dairemize sunmuş olduğu 22.02.2025 günlü dilekçe ile davasını ıslah yoluna gidilmiş ve buna göre davacı ... için 122.500,00 TL olarak belirlenen dava değerini 100.761,87 TL olarak artırarak 223.261,87 TL olarak ıslah ettiğini belirtmiş ise de ;
HMK 357. Maddesinde Bölge Adliye Mahkemesinde hangi işlemlerin yapılamayacağı hususu düzenlenmiştir. Buna göre, 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemelerinde davanın ıslahı istenemez. Anılan emredici nitelikteki yasal hüküm karşısında dairemizde tahkikat işlemi yapılmış ise de, alınan rapor kapsamında davacının davasını yasal olarak ıslah etme imkanı bulunmamaktadır. Davacı vekili tarafından sunulan söz konusu ıslah dilekçesi davacının yasal olarak ıslah olanağı bulunmadığından yok hükmündedir. Bu nedenle ıslah edilen miktar yönünden karar verilmemiş, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
Benzer şekilde Dairemizin 2019/1432 Esas-2020/1135 Karar sayılı dosyasında Dairemizce alınan bir bilirkişi raporundan sonra davacının TMK 1007 maddesinden kaynaklı zararının daha yüksek olması nedeni ile davacı tarafından verilen ıslah dilekçesine itibar edilmemiş ve bu ıslah dilekçesi de yok hükmünde kabul edilerek ilk derece mahkemesince verilen miktar itibari ile karar aynen tekrar edilmiş ancak davacının zararı tespit edilerek fazlaya dair hakları saklı tutulmuştur.
Buna ilişkin verilen karar temyiz edilmiş ve Dairemiz kararı Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı ile onanmak sureti ile kesinleşmiştir.
Bu itibarla davacı vekili tarafından yasal olarak ıslah imkanı olmadığı halde verilen 22.02.2025 günlü ıslah dilekçesi yok hükmünde kabul edilmiş ancak Dairemizce alınan bilirkişi raporuna göre davacı ...'un zararlarının daha yüksek olduğu belirlenmiş olduğundan bu davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacılar vekili tarafından ilk derece mahkemesine verilen 07.02.2019 tarihli ıslah dilekçesi incelendiğinde, dava değerini davacı ... için 187.000,00 TL artırarak 187.500,00 TL , ... için 122.000,00 TL artırarak 122.500,00 TL olmak üzere toplam 310.000,00 TL olarak belirledikleri görülmüştür.
Dairemizin 20.03.2025 tarihli oturumunda davacılar vekilinin beyanı incelendiğinde, ilk derece mahkemesine sunulmuş olan 07.02.2019 tarihli ıslah dilekçesinde maddi hata sonucu ... için belirlenen tazminat miktarının ... için talep edildiği, ... için belirlenen tazminat miktarının ise ... için talep edildiği, bu talep artırım dilekçesindeki maddi hatayı düzelterek Dairemize sunmuş oldukları 22.02.2025 günlü ıslah dilekçesindeki sonuç kısmında talep etmiş oldukları tazminat miktarlarına uygun şekilde davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Gerçekten alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında maddi hata yapıldığı açık olduğundan düzeltme beyanı dikkate alınmıştır.
Bu itibarla davacılar vekili tarafından 20.03.2025 tarihli duruşmada alınan beyanı, Dairemizce alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak davacı ...'un poliçe limiti gereğince garame sonucu talep edebileceği zararın 223.261,87 TL, ...'un talep edebileceği zararın 86.738,13 TL olduğu, talep arttırım dilekçesi ile duruşma beyanı gereğince ... için 187.500,00 TL istendiğinden bu miktar dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne ve davacı ... yönünden fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, davacı ...'un talep edebileceği zararın 86.738,13 TL olduğu anlaşıldığından bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Her bir davacı tarafından talep edilen tazminat talebi için HMK 57 ve 58. maddeleri gereğince davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı vardır. İhtiyari dava arkadaşlığında davalar birbirinden bağımsızdır. Buna bağlı olarak, iş bu uyuşmazlıkta her bir davacı yönünden talep edilen maddi tazminat ayrı bir davadır. Mahkemesince yapılması gereken her bir davacı yönünden belirlenen ve kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden davacılar yararına ayrı ayrı AAÜT 10. ve 13. maddeleri birlikte değerlendirilerek vekalet ücretine hükmedilmesidir. Bu nedenle dava sayısınca vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2022/... Esas, 2024/...
Karar sayılı bozma ilamına uyulmakla, yapılan yargılama neticesinde açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, desteğin gelirinin asgari ücretin bir miktar üzerinde kabul edilmesi gerektiğinden davanın davacılar vekilinin beyanı ve talep arttırım dilekçesi doğrultusunda karar verilmesi gerektiğinden, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,
HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2871, K. 2025/740, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama