KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Esas no
- 2024/2993
- Karar no
- 2025/710
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/02/2024
- Numarası
- 2022/1043 E - 2024/111 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.610 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı (borçlu) ... Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan elektrik kullanımına ve ilgili sözleşme kapsamında cayma bedeline ilişkin olmak üzere toplamda 5 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, T.C. Merkezi Takip Sistemi'nin ...
E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, MTS icra dosyası kapsamında tebliğe çıkarılan ödeme emrinin, PTT sorgulamalarında borçluya tebliğ edildiği bilgisi görülmesi üzerine MTS dosyası, borcun ödenmemesi sebebiyle kapatılarak esas dosya olan İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... numaralı dosya ile borç takip edilmeye devam ettiğini, İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... dosyasında davalı-borçlunun banka hesaplarına taraflarının talebine istinaden haciz konulması üzerine,
davalı-borçlu, ödeme emrinin kendilerine tebliğ edilmediği sebebiyle 04/01/2022 tarihinde borca, faize, fer'ilerine, yetkiye itiraz etmiş, yapılan itiraz sonucu icra dairesi tarafından da PTT sorgulamalarında hata yaşandığı aslında ödeme emrinin tebliğinin iade döndüğü sebebiyle borçlunun itiraz talebi kabul edildiğini ve icra takibinin durduğunu, her ne kadar davalının yetkiye karşı yapmış olduğu itirazın taraflarınca kabul edilse de borca, faize, fer'ilerine yapılan itirazlar ve iddialar hukuki mesnetten yoksun olup, haksız bir menfaat sağlama gayesi ile yapılmış olup reddinin gerektiğini,
ayrıca yetki itirazına kabul iradeleri olduğundan İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... sayılı dosyasının, yetkili icra dairesi olan Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesine gönderilmesi talebi taraflarınca icra dairesine iletildiğini ve ödenmemiş faturalar sebebiyle doğan alacaklarının halihazırda Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ...
Esas sayılı dosya kapsamında takip edildiğini, müvekkili şirketin davalı borçlu şirketten olan alacağı, elektrik borcunun ödenmemesinden ve ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklandığını, borca ve icra takibine konu faturaların, elektrik kullanımına ve sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiğini, söz konusu fatura bedellerinin davalı tarafından halen ödenmediğini, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yerel dağıtım firması olan ...
A.Ş. tarafından davalının da abonelik adresinin bulunduğu İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi sayaçları ...
A.Ş. tarafından okunduğunu, bu okumalara dair verilerin ...'a bildirilmekte ve ...'tan müvekkili şirket tarafından alınan veriler abonelik sözleşmesi ile belirlenen tarifeler uyarınca faturalandırıldığını, neticede davanın kabulü ile, davalı-borçlunun takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesi ekinde, davalı şirketinin kullanacağı elektrik enerjisini ... Elektrik dağıtım şirketi yerine davacı ... Enerji Şirketinden temin etmeye yönelik bir elektrik enerjisi temin sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme ile. davacı ...
Şirketi yalnızca enerji piyasasının içinde bulunan profesyonellerin anlayabileceği fiyatlandırma formülü olan (PTF+Yekdem+%10 brüt kar) formülü ile fiyatlandırarak sözleşme süresince eletrik temin edeceğinin sözünü verdiğini, müvekkili davalı şirkete ve yetkilisi ...'e iş bu sözleşmede adı bulunmayan fakat yalnızca davacı şirkette tek nüshası bulunan sözleşme teslim evrakında adı geçen ... adlı ... şirket yetkilisi ile davalı ...
Şirket yetkilisi ... sözleşmenin yapıldığı 02.11.2020 tarihinde davalı şirket adresinde görüştüklerini, bu görüşme ... enerji Şirket yetkilisi ... adlı şahısın talebi üzerine gerçekleştiğini, 02.11.2020 tarihli görüşmede "... enerji Şirket yetkilisi ... adlı şahsın Genel elektrik dağıtım şirketi aboneliğinden şirket olarak çıkarsanız elektriği benim pazarlamasını yaptığım ... Enerji şirketinden satın alırsanız..
Yılda.. %20 veya %25 daha az elektrik ücreti ödersiniz" şeklinde sözlü taahhüdünde bulunduğunu, ... enerji şirket yetkilisi ... adlı şahısın %25 daha az elektrik ücreti ödeyeceksiniz beyanı üzerine kendisine ikna olup güvenen davalı şirket yetkilisi ..., ... adlı pazarlamacının temsil ettiği güçlü ve adını iyi duyduğu ...
Enerji şirketinin %25 indirimli elektrik tedarik sözleşmesine imza koyduğunu zannederek sadece elektrik piyasası profesyonellerinin anlayabileceği (PTF+Yekdem+%10 brüt kar) formülü içeren sözleşmeye imza koyduğunu, bunun aldatılma olduğunu, neticede davanın reddine, davanın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davacı taraf aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Mahkeme,"Davacı tarafça tahakkuk ettirilen 02.04.2021 tarihli ve 10.160,84 TL bedelli, 03.05.2021 tarihli ve 12.401,85 TL bedelli, 01.06.2021 tarihli ve 8.203,18 TL bedelli, 02.07.201 tarihli ve 13.339,48 TL bedelli faturalar,
elektrik abonelik sözleşmesi kapsamında davalı adına tahakkuk ettirilen normal fatura tahakkuku olduğu; bu faturalardaki tahakkuklar, taraflar arasında akdedilen sözleşme eki olan "Aboneye Özel Sözleşme Koşulları" madde 2' de yer alan "Abone, tedarikçiye karşı işbu sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülüklerini faturada belirlenmiş olan son ödeme tarihinde tedarikçinin belirlemiş ve faturalarda belirttiği ödeme yöntemlerinden birini kullanarak yatırmakla yükümlüdür." hükmü gereği, davalı şirketin fatura dönemlerinde bilfiil tüketmiş olduğu elektrik miktarına karşılık gelen normal tahakkuklar olup,
davalının bu faturalardan kaynaklı sorumluluğu bulunduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşme eki olan "Aboneye Özel Sözleşme Koşulları" madde 3' de yer alan "Abonenin ilgili dönem enerji birim fiyatı, tedarik süresi boyunca (PTF+YEKDEM) x (1+Brüt Kar Marjı) formülasyonu ile hesap edilir." hükmü gereği, piyasa takas fiyatları (PTF) ile YEKDEM bedelleri dikkate alınarak, %10 kar marjı ile birim fiyatlarının belirlendiği ve bu kapsamda fatura tutarlarının sözleşme hükümlerine uygun oldukları, davacı tarafça tahakkuk ettirilen 27.07.2021 tarih ve 18.695,96 TL bedelli faturanın cayma bedeli faturası olduğu;
zamanında ödenmeyen faturalar nedeniyle sözleşmenin 6.2. maddesi gereğince, davacı tarafça sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği; taraflar arasında akdedilen sözleşme eki olan "Aboneye Özel Sözleşme Koşulları" madde 1 hükmünün "Sözleşme başlangıç ve bitiş tarihleri arasında TEDARİKÇİ tarafından düzenlenmiş faturaların ortalama tutarının 2 (iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak tedarikçiye derhal ödemeyi kabul eder." şeklinde olduğu,
bu hüküm kapsamında sözleşme başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki faturaların ortalama tutarının 2 katının KDV dahil 18.695,96 TL' ye denk geldiği ve bu kapsamda fatura tutarının sözleşme hükümlerine uygun olduğu, davacının, davalıdan tahakkuklar ve faizleri olmak üzere toplam 72.073,56.-TL alacaklı olduğu,alacağın likit olduğu,ancak takibin kötüniyetle yapıldığının ispatlanamadığı " gerekçesi ile.
"Davacının davasının KABULÜ İLE, Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen DEVAMINA, Alacağın %20 si olan 14.414,71-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davalının yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE" karar vermiştir.
Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davalı şirket yetkilisinin Ümit isimli kişi tarafından %25 daha düşük enerji bedeli ile enerji kullanımının gerçekleşeceği yolunda ikna edildiğini,dava konusu sözleşmenin davalı temsilcisinin iradesi fesada uğratılarak akdedildiğini, cevap dilekçesindeki beyanları ile birlikte davanın reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde; davalı istinafının reddini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre Dava,ödenmeyen fatura alacağı ile cezai şart bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takip dosyasında ,davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 62.801,31 TL fatura alacağı , 9.272,25 TL işlemiş faiz olmak üzere Alınan bilirkişi raporunda. "Taraflar arasında davalı şirket kullanımında bulunan abonelik için elektrik satışına ilişkin abonelik sözleşmesi imza edilmiştir.
Zamanında ödenmeyen faturalar nedeniyle davacı tedarikçi şirket ile davalı şirket arasında imza edilen aboneliğin 01.06.2021 fatura dönemi itibariyle 12 aylık taahhüdün 7. ayında davacı tedarikçi şirket tarafından tek taraflı olarak sonlandırılmıştır.
Sözleşmenin davacı tedarikçi şirketçe fesh edilmesi akabinde düzenlenen çizelge 1 de 1-4 sıra nolu normal fatura tahakkukları ile çizelge 1 de 5 sıra nolu cayma bedel faturasının teknik bakımdan sözleşme hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş oldukları, bu bakımdan davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı, icra inkar tazminatı talep etme şartlarının da oluştuğu" belirtilmiştir.
Taraflar arasında yazılı elektrik abonelik sözleşmesi olduğu ,davacının ticari defter ve kayıtlarına göre,davacı tarafından davalı hakkında 02.04.2021 tarihli ve 10.160,84 TL bedelli, 03.05.2021 tarihli ve 12.401,85 TL bedelli, 01.06.2021 tarihli ve 8.203,18 TL bedelli, 02.07.201 tarihli ve 13.339,48 TL bedelli ve 27.07.2021 tarih ve 18.695,96 TL bedelli KDV dahil toplam 62.801,31 TL olmak üzere 5 adet fatura düzenlendiği açıktır.Taraflar arasındaki sözleşmenin 2.maddesinde.
"Abone, tedarikçiye karşı işbu sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülüklerini faturada belirlenmiş olan son ödeme tarihinde tedarikçinin belirlemiş ve faturalarda belirttiği ödeme yöntemlerinden birini kullanarak yatırmakla yükümlüdür." hükmü bulunduğu,buna göre davalının kullandığı elektrik karşılığı bedeli ödemediği,karşılığı ödenmeyen kullanım bedeli faturaların ise tahakkuk birim fiyatlarının EPDK onaylı ... ulusal tarife birim fiyatlarının altında olduğu belirlenmiştir.
Yine sözleşmenin 3.maddesinde. "Abonenin ilgili dönem enerji birim fiyatı, tedarik süresi boyunca (PTF+YEKDEM) x (1+Brüt Kar Marjı) formülasyonu ile hesap edilir." hükmü gözetildiğinde; piyasa takas fiyatları (PTF) ile YEKDEM bedelleri gereği %10 kar marjı ile birim fiyatlarının belirlendiği ,buna ilişkin fatura tutarlarının sözleşme hükümlerine uygun olduğu da tespit edilmiştir.
Davalı hakkında tahakkuk ettirilen 27.07.2021 tarih ve 18.695,96 TL bedelli faturanın ise cayma bedeli faturası görülmekle, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.2. maddesi gereğince,"Aboneye Özel Sözleşme Koşulları" madde 1 hükmünün "Sözleşme başlangıç ve bitiş tarihleri arasında tedarikçi tarafından düzenlenmiş faturaların ortalama tutarının 2 (iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak tedarikçiye derhal ödemeyi kabul eder." hükmü kapsamında sözleşme başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki faturaların ortalama tutarının 2 katının KDV dahil 18.695,96 TL olduğu,davalı tarafça süresinde ödenmeyen kullanım faturaları nedeniyle sözleşme tarihleri
arasındaki ortalama olarak tespit edilen tutar olan 18.695,96 TLlık cezai şart faturasının düzenlenmesi ile sözleşmenin ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sebebiyle davacı tarafça tek taraflı feshinde de aykırılık bulunmadığı belirlenmiştir. Davalı tacir olduğundan,basiretli bir tacir gibi davranmak zorundadır.Bu nedenle davalının hile ile sözleşmenin imzalatıldığı iddiasının ispat edilemediği görülmüştür.
Bilirkişi raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bulunmuştur. Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun olduğundan ,esasa ilişkin davalı istinafı yerinde görülmemiştir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2993, K. 2025/710, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama