KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1084 - 2025/1559
- Dosya no
- 2025/1084
- Karar no
- 2025/1559
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/07/2024
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av.
- Dava
- Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 24/06/2025
Karar Metni
3.025 kelime·15 dk okuma·10 bölüm
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.07.2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
14/05/2016 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken yaya ...'e çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını, ... plakalı aracın olay tarihi itabariyle geçerli bir poliçesinin bulunmadığını, müvekkilinin ticaret ile uğraştığını, günlük yaşamını sürdürmede zorluklar yaşadığını, müvekkilinin iyileşme süresi içinde başkasının yardımına muhtaç olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100 TL kalıcı, 50 TL geçici iş gücü kaybından,
100 TL de bakıcı gideri olmak üzere toplam 250 TL maddi tazminatın temerrüd tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 16/07/2020 tarihli dilekçesi ile, 100 TL olan kalıcı iş göremezlik tazminat taleplerini 39.282,54 TL'ye, 50 TL olan geçici iş göremezlik tazminat taleplerini 5.587,89 TL 'ye, 100 TL olan bakıcı gideri taleplerini 5.587,89 TL 'ye (toplam 50.458,32 TL) yükseltmiştir. Daha sonra davacı vekili kalıcı iş göremezlik talebinin 27/05/2024 tarihinde 1.842.519,02 TL'ye olarak ıslah etmiştir. Dava belirsiz alacak davası olup bir kez bedel arttırım, bir kez de ıslah yapılabileceğinden ıslah talebi dikkate alınmıştır.
CEVAP
Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli bir poliçesi olmadığı takdirde müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranlarının ve davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarının müvekkili kurumun sorumluluğunda olmadığını, davacı yanın faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kaza günü bir yayaya çarpmış olduğunu sonradan fark ettiğini, müvekkilinin gençliğinin vermiş olduğu heyecan, korku ve panikle olay yerinde durmayarak yoluna devam ettiğini, olay yerinde durmamasında herhangi bir kötü niyetinin olmadığını, davacının talep ettiği manevi tazminat talebinin kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAİREMİZCE VERİLEN 24.05.2022 TARİHLİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen karar verilmiş ise de, tarafların maluliyet ve kusur raporlarına yönelik istinaf sebeplerinin reddine, ancak, davacının kaza tarihindeki gerçek gelirinin belirlenmesi, davacının emeğinin karşılığı olan geliri üzerinden davacının talep edebileceği tazminat miktarının TRH 2010 yaşam tablosu, % 10 arttırım, % 10 iskonto üzerinden belirlenmesi için rapor alınması, mahkemece yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere denetlenebilir gerekçeli karar yazılması gerektiği halde eksik inceleme ve araştırma yapıldığı,
açıklanan nedenlere dayalı taraf vekillerinin istinaf taleplerinin, sair sebepler incelenmeksizin Anayasanın 141., HMK'nın 297., 353/1-a/4, maddesi uyarınca kabulüyle kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, geçici iş göremezlik nedeniyle 5.587,89 TL, bakıcı giderinden dolayı 5.587,89 TL ve kalıcı iş göremezlikten dolayı 364.293,30 TL olmak üzere toplam 375.469,08 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... tamamından, Güvence Hesabı ise 321.178,75 TL'sinden diğer davalılar ile birlikte müteselsilen sorumlu olacak şekilde davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine.
Davalı Güvence Hesabı yönünden dava tarihi olan 01/07/2016 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kazanın gerçekleştiği 14/05/2016 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 7.500,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan 14/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; her ne kadar bilirkişi tarafından yapılan gelir tespit hesabında müvekkilinin gelirinin 17.570,30 TL olarak hesaplanmış olsa da davanın üzerinden neredeyse 7 yıl geçmiş olması ve müvekkilinin alacağına ulaşmak için daha fazla beklemesinin hak kaybına uğramasına neden olacağı düşünülerek bu hususa itiraz edilmediğini, davacının gelirinin 10.000 TL olarak kabul edildiğine yönelik mahkeme gerekçesinin fahiş hatalı olduğunu, kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, uğranılan manevi zararla orantılı,
duyulan üzüntüyü hafifletici nitelikte olmasının göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı davalı Güvence Hesabı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal ücret araştırması ile tespit edilen gelirin dikkate alınmış olmasının hatalı olduğunu, tazminat hesabının genel şartlar ekinde kabul edilen ilkelere uygun olarak yapılması gerektiğini, bakıcı giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafın ilk karar öncesinde davasını ıslah ettiğini, yargılamada bir kez ıslah talebinde bulunulabileceğini, davacı tarafın 2.kez ıslah talebinde bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle 2.ıslah talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini,
müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkili kurumun sorumluluğunun kaza tarihi itibari ile geçerli poliçe limiti olan 310.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, hesaplamanın progresif rant yöntemi ile yapılamayacağını, davacı tarafça 18.11.2019 tarihli bilirkişi raporuna hesaplama yöntemi nedeni ile itiraz edilmediğin söz konusu raporun müvekkili davalı kurum yönünden usule ilişkin kazanılmış hak niteliğinde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacı ve davalı Güvence Hesabı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Davacının gelirine ve hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
Mahkemece alınan 27.12.2022 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda; net kazanç üzerinden esas alınırsa yıllık ortalama 11.768,45 TL aylık ortalamanın 980,00 TL olduğu, kaza tarihinde (2016) yıllık 10.573,61 TL, aylık 881,13 TL bu durumda kazancının asgari ücretin de çok altında kaldığı ve dosya kapsamına sunulan yapılmış olan kredi kartı harcamaları ile de uyuşmadığının görüldüğü, dava dosyasına celp edilen banka kredi kartı harcamalarında satış hasılatıyla örtüştüğünün görüldüğü, davacı ...'ün ticari kazancından elde ettiği gelirin tüm satış hasılatı üzerinden tacir sıfatı ile dikkate alınarak 9 yılda toplam 1.897.592,35 TL gelir elde ettiği, yıllık gelirinin 210.843,59 TL, aylık gelirinin ise 17.570,30 TL olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece istinafın kaldırma kararı gereğince; davacının yaptığı işin ve gelirinin araştırılması için vergi dairesine, SGK ... İl Müdürlüğü'ne, ... Ticaret Odası Başkanlığı'na, ... Emniyet Müdürlüğüne, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığına müzekkereler yazılmış ve ayrıca davacının ticari defterleri incelenmiştir. ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği kendilerinde bu hususta bir bilgi bulunmadığını bildirmiştir. ...
Ticaret Odası Başkanlığı; bir işyerinde satış temsilcisi olarak çalışan kişinin alacağı ücretin genel olarak asgari ücretin %15 fazlası olabileceğini bildirmiştir. Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen araştırma tutanağında; davacının kaza tarihinden önce otel ve restorant ekipmanları temin işi yaptığı aylık ortalama 30.000,00-TL kazancının bulunduğu belirtilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi ...
27/12/2022 tarihli raporunda; davacı ... 'ün 27/07/2005 tarihinden itibaren reklam araç ve eşentiyonlarını dağıtım ve teslim faaliyetleri, temizlik malzemeleri toptan ticareti ile tekstil malzemeleri toptan ticaretinden dolayı bilanço esansına tabi 1.sınıf gelir mükellefi olduğu,
2008 ila 2016 yılları arasındaki yıllık ortalama net karının 11.768,45-TL, aylık ortalama net karının ise 980,70-TL olduğunu, net kar tutarının vergisel boyutta olması nedeniyle dikkate alınmaması kanısını taşıdığını, keza aylık ortalama 980,00-TL kazancın asgari ücretin çok altında kaldığını, dosya kapsamına ibraz edilen kredi kartı harcamalarıyla da uyuşmadığını, bu nedenle davacının 2008 ila 2016 yılları arasındaki brüt satışlarının ortalaması üzerinden hesaplanan aylık ortalama 17.570,30-TL 'nin dikkate alınması gerektiğini beyan etmiştir. ...
Vergi Dairesi tarafından davacının 27/07/2005 tarihinden itibaren reklam araç ve eşentiyonlarını dağıtım ve teslim faaliyetleri, temizlik malzemeleri toptan ticareti ile tekstil malzemeleri toptan ticaretinden dolayı kayıtlı mükellef olduğu belirtilerek, gelir beyannameleri gönderilmiştir. SGK İl Müdürlüğü davacıya ait hizmet cetvelini göndermiş ve 1479 sayılı kanuna göre gelir vergisi mükellefi statüsünde SGK'ya kayıtlı olduğu görülmüştür
Mahkemece yapılan yargılamada, davacı vekilinin gerek bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde gerekse istinaf dilekçesinde, müvekkilinin 10.000,00- 15.000,00-TL aralığında gelirinin bulunduğunu beyan ettiği, dolayısıyla davacının kaza tarihinde 17.000,00-TL 'nin altında bir gelirinin olduğunu davacının da ikrar ettiğini, mali müşavir bilirkişinin raporunda belirttiği gibi, davacının gelirinin brüt satışlar üzerinden belirlenmesinin doğru olmadığını, davacının defterlerindeki brüt satışlar üzerinden maliyetler düşüldüğünde net karın yine davacının defterlerinde gösterilmiş olup bu tutarın aylık 800,00-TL civarına tekabül ettiğini, ...
Ticaret Odası başkanlığınca emsal aylık gelirinin asgari ücretin %15 fazlası olabileceğini bildirildiğini, davacının bu tutar ve orandan daha fazla miktarda gelir sağladığı konusunda herhangi bir delil ve belge bulunmadığını, emniyet tarafından düzenlenen ekonomik sosyal durum araştırmasına ait tutanaktaki gelir beyanının ise hesaplanmaya esas alınmasının mümkün olmadığını, bu nedenlerle mahkemece ...
Ticaret Odası'nın bildirdiği miktarın ( asgari ücretin %15 fazlası) esas alınması gerektiği kabul edilmiştir.
Davacının bir iş yerinde, bir işverene bağlı olarak çalışmadığının dosya kapsamı ile sabit olduğu, mali müşavir bilirkişi raporunda davacının yıllık satış miktarı, yıllık yaptığı harcamalar ile kredi kartı harcamaları tutarı, emniyet araştırması dikkate alındığından davacının gelirinin asgari ücret altında olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığından harcamalar ile satış tutarı dikkate alınarak aylık gelirin 17.570,30-TL 'nin dikkate alınması gerektiğini beyan etmiştir.
Davacının tacir olarak kayıtlı olduğu, tek başına ticaret yaptığı, yaptırılan zabıta araştırmasında aylık gelirin asgari ücretin çok üzerinde olduğunun tespit edildiği, ülkemizde çoğunluk vergiden kaçınmak için gelirin düşük gösterilmesi uygulamasının yaygın olduğu, davacının yaptığı satış ve harcamalara ilişkin belgeler dikkate alındığında asgari ücretin % 15 üstü üzerinden gelir hesaplanmasının dosya kapsamı ile uyuşmadığı, bilirkişice tespit edilen gelirin dikkate alınmasının dosya kapsamına uygun olacağı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerekmiştir.
Mahkemece hesap bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 09/07/2023 tarihli raporunda özetle. TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yaparak, davacının gelirini ...
Ticaret Odası tarafından bildirilen şekilde asgari ücretin %15 fazlası almak suretiyle kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan tazminat tutarını 269.616,19-TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat tutarını 6.054,58-TL, geçici iş gücü kaybı yaşanan 4 aylık süredeki bakıcı giderini de 5.587,89-TL olarak hesaplamıştır. Rapora itiraz edilmesi üzerine alınan 08/01/2024 havale tarihli ek raporda.
TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant formülü esas alınmış, asgari ücretin %15 fazlasına ve ayrıca asgari ücretin 10.67 katını esas alarak(davacının defterlerini inceleyen mali müşavir tarafından brüt satış gelirleri üzerinden tespit edilen 17.570,30-TL'nin o dönemki asgari ücretin 10.67 katı olduğu) ayrı ayrı hesaplama yapılmış, asgari ücretin %15 fazlasının esas alınması halinde 364.293,30-TL kalıcı, 5.587,89-TL geçici iş göremezlik zararı, 5.587,89-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 375.469,08-TL maddi tazminat alacağı bulunduğu,
asgari ücretin 10.67 katının esas alınarak hesaplama yapılması halinde 1.842.519,02-TL kalıcı, 5.587,89-TL geçici iş göremezlik zararı, 5.587,89-TL bakıcı gideri tazminatı hesaplandığı beyan edilmiştir. Bu ek rapora da itiraz edilmiş ve 13/05/2024 tarihli 2. Ek raporda 08/01/2024 tarihli rapordaki görüşler tekrarlanmıştır.
Alınan ek rapor yerinde görülmekle ek raporla hesaplanan 1.842.519,02-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir. Hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf incelemesinde;
TBK 49. maddesi uyarınca kusurlu davranışı nedeniyle başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. TBK'nın 56/1.maddesine göre bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda hakim olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır.
(HGK 23/06/2004, 13/291-370). TMK'nun 4 üncü maddesine göre kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.
Somut olayda; dava konusu kaza nedeniyle davacının yaralandığı, maluliyet raporuna göre davacının maluliyetinin %6 olduğu, 4 aylık iyileşme süresinin bulunduğu, alınan kusur raporuna göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, olayın oluş şekli, tarafların kusur oranı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, yaralanmasının niteliği, olay tarihi ve TMK'nın 4. Maddesi birlikte değerlendirildiğinde; davacı lehine hükmedilen manevi tazminat düşük olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmüştür.
Bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışında olduğuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği geçici işgöremezlik zararının, sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır.
KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır.
Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesinin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, davacı için hesap edilen geçici işgöremezlik ile bakıcı gideri tazminatının karar altına alınması yerinde görülmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Limitin aşıldığına yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
Güvence Hesabı zararın; kaza tarihindeki poliçe limiti sakatlık nedeniyle 310.000,00 TL, tedavi nedeniyle de 310.000,00 TL ile sorumlu olup, geçici iş gücü ve bakıcı gideri tazminatları tedavi gideri klozundan, kalıcı iş gücü kaybı tazminatı ise sakatlık klozundan ödenmesi gerektiği için, sakatlık nedeniyle 310.000,00 TL+ geçici iş göremezlik nedeniyle 5.587,89 TL + bakıcı giderinden dolayı 5.587,89 TL olmak üzere toplam 321.178,75 TL'den sorumludur. (Yargıtay 4. HD 2021/6924 esas 2022/1134 karar) Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece davacının asgari ücretin çok daha üzerinde gelir elde ettiği varsayımı üzerinden yapılan hesaplama üzerinden belirlenen tutar üzerinden maddi ve daha yüksek manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi dosya kapsamına aykırı olduğundan, davalı Güvence Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
(KARŞI OY)
KARŞI OY YAZISI
Her ne kadar sayın çoğunluk tarafından davacının gelirinin asgari ücretin çok daha üzerinden hesaplanması gerektiği ve bu sebeple ıslah doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, İlk derece mahkemesince, davacının ...
Ticaret Odası tarafından asgari ücretin % 15 fazlası ücret alabileceğinin belirtildiği, bu miktardan daha fazla gelir sağladığının ispatlanamadığı, davacı vekilinin beyanları, gelen yazı cevapları ve hesap bilirkişi raporu doğrultusunda davacının asgari ücretin %15 fazlası üzerinden belirlenen gelire göre hesaplanan tazminat tutarlarının hükme esas alınması gerektiği, Mahkemece de bu yönlü karar verildiği,
bu nedenle mahkemece yapılan tespitlerin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğundan maddi tazminat yönünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden dairemiz kararına bu yönüyle katılmıyorum.
BAŞKAN
¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1084, K. 2025/1559, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama