KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Mart 2025
- Dosya no
- 2025/341
- Karar no
- 2025/532
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/06/2024
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalılar
- 2- ... - ... ...
Karar Metni
1.854 kelime·9 dk okuma·11 bölüm
3- ... - ... ...
DAVA
Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2025
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/06/2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 12/08/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin karşıdan karşıya geçmekte olduğu sırada, davalı ... ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin çarpması sonucu yaralandığını, davalı ... ...'un .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...
E sayılı dosyası ile taksirle yaralamaya sebep olma suçundan yargılandığını, müvekkilinin yürüyemez durumda olduğunu, kaza nedeniyle maddi ve kayıplarının ve manevi zararlarının olduğunu, müvekkilinin Adana Barosuna bağlı olarak serbest avukatlık yaptığını, aynı zamanda serbest voleybol hakemi olduğunu, kazadan dolayı müvekkilinin çalışmamasından kaynaklı büyük gelir kaybına uğradığını, müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza nedeniyle davalı ... şirketine maddi tazminat talebiyle başvuruda bulunduğunu, talebinin 20/06/2016 tarihinde tebliğ edildiğini,
ancak müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla davalı ...
Sigorta AŞ Genel Müdürlüğü'nden 20/06/2016 tebliğ tarihi itibariyle, diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte işten uzak kalma karşılığında uğradığı zararın temini için 2.000TL, iş gücündeki daimi azalma nedeniyle 2.000TL, bakıcı giderleri için 100,00TL tedavi giderleri için 100,00TL, süren tedavi esnasındaki yol masrafları için 100,00TL olmak üzere toplam 4.300,00TL maddi tazminatın tüm davalılardan müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini,
olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 20.000TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç diğer davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, masraf ve vekalet ücreti sorumluluğunun da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limitinin maktuen ödenecek rakamın olmadığını, zorunlu trafik sigortasının, sorumluluk sigortası olduğunu, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; maddi tazminat yönünden 2.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.000 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL tedavi gideri, 100,00 TL bakıcı gideri, 100,00 TL yol gideri olmak üzere toplam 4.300,00 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat alacağına davalı gerçek kişiler yönünden kaza tarihinden (12/08/2015) itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ise 24/06/2016 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat yönünden 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; davalı vekilinin cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmadığını, bu nedenle ıslah dilekçesine verdiği cevap dilekçesiyle zamanaşımı itirazında bulunmasının mahkemenin bu zamanaşımı itirazını dikkate almasının hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak istemden bulunulmuş, bilirkişi raporundan sonra ise ıslah dilekçesi verilmek suretiyle talep sonucunun artırıldığını, davacının ıslah dilekçesinde ileri sürdüğü istemin yeni bir dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesindeki istek sonucunun artırılması biçiminde olduğunu, davalı vekilinin sadece cevap dilekçesi ile beraber sunulabilecek zamanaşımı itirazının ıslah dilekçesi ile sunulamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve tedavi giderine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Islah edilen kısmın zamanaşamına uğradığına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
2918 sayılı ...nin 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." denilmektedir.
Aynı kanunun 109/2. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı gibi 2918 sayılı yasanın 109/2. maddesi gereğince davacının trafik kazası neticesinde yaralanmış olduğu anlaşılmakla olayda ceza zamanaşımı dikkate alınacaktır. Bu durumda 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 89 ve 66. maddeleri nazara alındığında 8 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınmalıdır.
Dava dilekçesinin incelenmesinde; davacı vekilinin " müvekkilim kaza tarihinde 44 yaşında olup müvekkilin iş gücünün tamamını kaybedip kaybetmeyeceği, kaybetti ise iş gücünde ne kadar azalma olduğu henüz belli olmadığından mahkemenin aldıracağı raporla sabit olacağı" ifadelerini kullandığı, bu beyanlardan davanın HMK 107. maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak açıldığının kabulü gerekmiştir.
Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür.
HMK 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi, bu artırım nedeniyle zamanaşımı da söz konusu değildir.
Bu açıklamalara göre, kazanın 12.08.2015 tarihinde meydana geldiği, 2918 sayılı sayanın 109/2. maddesi ve 5237 sayılı sayanın 89 ve 66. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde 8 yıllık zamanaşımı süresinin 15.02.2024 tarihinde dolacağı, davanın ise 18.10.2016 tarihinde zamanaşımı süresi dolmadan açılmış olduğu ve davacı HMK 107. maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak kazaya bağlı olarak yaralanması nedeni ile maddi tazminat talep edildiği,
davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırmasının mümkün olduğu, bu sebeple bedel arttırım dilekçesi ile talep edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.
Buna göre, hesap bilirkişisi raporunda; davacı tarafın davalı sürücü, işleten ve trafik sigorta şirketinden müteselsilen talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 19.886,55 TL, sürekli sakatlık tazminatı 12.474,36 TL, bakıcı gideri tazminatı 2.703,37 TL, tedavi gideri tazminatı 390,00 TL, tedavi yol gideri 120,00 TL olduğunu belirtmiştir.
Davacı vekilinin bilirkişi raporunda hesaplamaya yaptığı itirazın kabul edilmesi üzerine dosya tekrardan hesap bilirkişisi ...'a tevdi edildiği, bilirkişi tarafından ibraz edilen 14/09/2021 tarihli ek raporunda; davacı tarafın davalı sürücü, işleten ve trafik sigorta şirketinden kusur oranına göre müteselsilen talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 19.886,55 TL, sürekli sakatlık tazminatı 52.164,83 TL, bakıcı gideri tazminatı 2.703,37 TL, tedavi gideri tazminatı 390,00 TL, tedavi yol gideri 120,00 TL olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekilinin 08/03/2024 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile işten uzak kalma karşılığında uğradığı zararın temini için geçici iş göremezlik nedeniyle 2.000 TL olan tazminatı talebini 17.886,55 TL artırarak 19.886,55 TL, iş gücündeki daima azalma, sürekli sakatlık tazminatı nedeniyle 2.000 TL olan talebini 190.882,62 TL artırarak dava sürekli sakatlık tazminatının 192.882,62 TL, bakıcı gideri için 100 TL olan talebini 2.603,37 TL artırarak 2.703,37 TL, tedavi gideri için 100 TL olan talebini, 290 TL artırarak 390 TL, süren tedavi esnasındaki yol masrafları için 100 TL olan talebini,
20 TL artırarak 120 TL olmak üzere 4.300 TL olan maddi tazminatın 211.682,54 TL artırarak 215.982,54 TL maddi tazminatın Davalı ...Ş. Genel Müdürlüğü'nden 20/06/2016 tebliğ tarihi itibariyle, diğer davalıların ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 4.300,00 TL maddi tazminatın 211.682,54 TL artırarak 215.982,54 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Buna göre hükme esas alınan aktüerya raporunda belirlenen tazminat miktarından davacının hakem olup emsal kümülatif ücret üzerinden belinlenen miktarlar ile bedel arttırım dilekçesi dikkate alınarak, bedelin 290.000,00 TL teminat limiti içinde kaldığı da anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Kabule göre yapılan incelemede;
Davalılardan sadece sigorta şirketinin ıslah dilekçesine karşı zaman aşımı definde bulunulduğu, diğer davalıların zaman aşımı definde bulunmamasına rağmen tüm davalılar yönünden arttırılan kısım için davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece talepten fazlaya karar verildiği ve kabul edilen tüm tutara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/341, K. 2025/532, 4 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama