KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- T.c. adana bam 3. hukuk dairesi esas-karar no
- 2025/943 - 2025/1295
- Dosya no
- 2025/943
- Karar no
- 2025/1295
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/03/2025
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... - TC:...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
- Vasi
- ... - TC:...
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 22/05/2025
Karar Metni
1.261 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.03.2025 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin satın aldığı araç olan ... plakalı araç ve sonradan plakası ... olarak değişen 2012 gri renkli ... marka model aracın çalıntı çıkması nedeniyle uğradığı maddi zarar, kazanç kaybı zararı ve manevi tazminat taleplerinin olduğunu, davalıların motor ve şase numaralarının değiştirilerek aracı davacı müvekkiline satarak menfaat elde ederek müvekkilini dolandırarak mağdur ettiklerini, davalılar hakkında ....
Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. ...
Karar sayılı ilamı ile mahkumiyet kararı tesis edilerek dolandırıcılık ve belgede sahtecilik suçlarından hapis cezası verildiğini, davacı müvekkilinin davalılar tarafından dolandırılmak suretiyle haksız eyleme maruz kaldığını, davalı taraflarınca üzerinde bulunan taşınır, taşınmaz ve tüm mal varlıklarını gösterir belgenin alınması için ilgili kurumlara müzekkere yazılmasını talep ettiğini, borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşın, alacaklarının sürüncemede kalmaması ve icra takibinin sonuçsuz kalmaması açısından davalıların menkul,
gayrimenkul ve 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK'da ihtiyati haciz için aranan koşullar bulunduğundan gerekli kurumlara müzekkere yazılmasını talep ettiğini, mal varlığı tespitinin yapılmasını, tespit edilecek mal varlıkları üzerine dava nedeniyle ihtiyati haciz şerhi tesis edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemelerin Tarsus Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin satımı yapılan araç ile ilgili tasarrufunun bulunmadığı gibi bu hususa ilişkin sanık olarak yargılandığı dosyada söz konusu aracın edinme süreci ile devir sürecini samimi bir şekilde anlattığını, müvekkilinin bu araç üzerine alındıktan hemen sonra başka bir suçtan cezaevine girdiğini, söz konusu aracın ne tamir zamanına ne de satımına kendisinin şahit olamadığını, söz konusu aracı bir gün dahi uhdesinde bulundurmayan,
aynı zamanda söz konusu aracı satışa çıkarmadığı gibi ine tamir ne de devir esnasında bulunmayan müvekkilinin yaşananlarda dahilinin bulunmadığının daha açık bir ifade ile kastının ve kusurunun bulunmadığının ortada olduğunu, müvekkili aleyhine ikame edilen davanın haksız fiilden kaynaklı tazminat davası olup işbu dava içerisinde ileri sürülen tazminat taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak talep edilemeyeceğini, davacının manevi zarara uğradığını ispat etmesi gerektiğini,
davacının dava dilekçesinde bu hususa ilişkin herhangi bir açıklama yapmadığını, TBK'ya göre ticari gelir kaybı tazminatı taleplerinde genel zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, bu sürenin zarar gören tarafın zarar ve tazminat yükümlüsü olan kişiyi öğrendiği tarihten itibaren başladığını, davacının dava dilekçesinde söz konusu olay sebebiyle mahrum kaldığı kazanca ilişkin olarak ortaya somut herhangi bir delil sunmadığından bahisle müvekkili aleyhinde açılan bu davaya karşı öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, haksız ve kötü niyetle açılan ve davacı tarafın zamanaşımına uğramış taleplerini barındıran işbu davanın reddine,
yargılama harç masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince görevsizlik kararı verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca mazeret dilekçelerinin ekinde mahkemeye sundukları mazeretlerini belgelendirir nitelikteki duruşma zaptının yok sayılarak mazeretlerini belgelendirmedikleri gerekçesiyle mahkemece mazeretlerinin reddine karar verilerek ön inceleme duruşmasının yokluklarında yapılarak karar verilmesinin açık bir şekilde adil yargılanma hakkının ihlaline yol açmış olduğunu, mahkemeye sundukları mazeret dilekçesinin ekinde yer alan belgenin duruşma çakışmasını net bir şekilde kanıtlamakta olduğunu, bu belgenin göz ardı edilerek verilen kararın,
adalet ilkesine ve savunma hakkının ihlaline yol açmış olduğunu, ön inceleme duruşmasına katılma haklarını engelleyen ve yokluklarında işlem yapılmasına yol açan bu usul hatasının, yargılamanın tümünü sakatlayan ve savunma hakkını doğrudan ihlal eden bir eksiklik olduğunu, bu sebeple, kararın salt bu gerekçeyle dahi kaldırılması ve hukuka uygun yargılama yapılmasının gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fiile dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı ... vekilinin istinafının incelenmesinde: Davacı tarafından davalılar aleyhine 19/07/2017 tarihinde davalı ... tarafından davacıya satılan ... plakalı (sonradan ... plakalı olarak değişen) araca ilişkin satım nedeniyle davacının maddi zarara uğradığına ve kazanç kaybına ilişkin maddi tazminat davası açılmıştır.
Mahkemece; "davacının dava dilekçesinde aracı davalı ...'den satın aldığını diğer davalıların davalı ... ile iş birliği içerisinde olduklarından bahisle davanın aracı almasını sağlamaları sebebiyle zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının iddia edildiği, davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1 maddesinde tanımlanan ticari davalardan olmadığı, alım- satım işleminin taraflarının davacı ve davalı ... olması sebebiyle tarafların tacir olup olmadığına ilişkin mahkememizce vergi dairelerine yazılan müzekkere yazıldığı, ...
Vergi Dairesinin cevabında davacının bilanço usulüne göre defter tuttuğu belirtilmekle tacir olduğu, ... Defterdarlığının yazı cevabında davalı ...'nun mükellefiyet kaydının bulunmadığının anlaşıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmakla.
TTK nun 4/1 maddesindeki nisbi ticari dava koşulları oluşmadığı, işbu davanın aynı maddede düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinin de bulunmadığı, genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerinin davaya bakmakla görevli olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
İlk derece mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalıların tacir olmamasına ve uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde olmamasına göre görev dava şartı yokluğu nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, bunun yanında;
görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında itiraz üzerine ya da resen göz önüne alınarak mahkemece bu hususta karar verilebileceği, bu sebeple davalı vekilinin mazeretinin kabul edilmeyerek anılan şekilde karar verilmesinde davalının hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/943, K. 2025/1295, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama