KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2026/390 - 2026/608
- Dosya no
- 2026/390
- Karar no
- 2026/608
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas, ...Karar
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İtirazın İptali
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 24/02/2026
Karar Metni
1.171 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
... Asliye Ticaret Mahkemesinin... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde kasko poliçesiyle sigortalı bulunan ... plakalı araca ... tarihinde davalı işletmeye ait trenin çarpması sonucu sigortalı aracın hasara uğradığını, hasar tespitine göre meydana gelen kaza sebebiyle hasarlanan sigortalı aracın zararı ile ilgili olarak tespit edilen toplam 29.000 TL hasar tazminatının sigortalıya ... tarihinde ödendiğini, müvekkili şirketin, sigorta ettirenin kanuni halefi olduğunu, davalının %50 kusurlu olması nedeni ile işbu hasarın kusur oranına isabet eden miktarının rücuen tazmin edilmesi ihtarname ile talep edilmiş ise de ödeme yapılmadığından ...
İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek neticede, davalının ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazının iptaline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine, haksız itirazdan dolayı davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesindeki iddialarının haksız olduğunu, öncelikle, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte, davacının iş bu taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın öncelikle iş bu itirazlar dikkate alınarak zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinde, müvekkil şirkete ait trenin çarpması sonucunda sigortalısına ait aracın hasar gördüğünü iddia edilmiş ise de, müvekkili şirketin ...' nin 2007 yılından beri ...
Limanı'nı işlettiğini, limancılıkla ilgili hizmetleri ... bölgesinde vermekte ve gelinen günde Türkiye'nin işlem hacmi en büyük limanı haline gelen ...
Limanı'nda iş bu hizmetlerini sürdürdüklerini, davacının dava dilekçesinde iddia ettiğinin aksine, müvekkili şirkete ait veya işletmekte olduğu herhangi bir tren bulunmadığını demiryolu ile ilgili hizmetler halihazırda ... tarafından verilmekte olup, davacının bu taleplerinin müvekkil şirkete yöneltilmesinin haksız ve dayanaksız olduğunu, bu nedenle de husumet yönünden de davanın reddini gerektiğini, davaya konu kaza, davacının sigortalısı ... firmasına ait ... yönetimindeki ... plakalı aracın, ...'ye ait ... yönetimindeki ... plakalı lokomotif 16 adet vagona çarpması neticesinde meydana geldiğini, iş bu kazada,
müvekkili ile bağlantılı herhangi durum söz konusu olmadığını, iş bu kaza davacının sigortalısına ait aracın kontrolsüz geçit olarak ifade edilen trenyolu geçidinde bulunan tüm uyarı levhaları, ikaz ışıkları ve güvenlik önlemlerine rağmen dikkatsiz ve kontrolsüz bir biçimde bu geçitten geçmesi ve vagonlara çarpması neticesinde meydana geldiğini belirterek neticede, haksız davanın reddine, kötüniyetle yapılan takip nedeni ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; mahkemece dava dilekçesinde rücu sebebinin sehven davalı işletmeye ait trenin çarpması sonucu yazıldığı için ilk duruşmada bu konuda açıklama yapmalarına imkan vermeden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu durumun müvekkili şirketin hak kaybına neden olduğunu belirterek eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kasko sigortacısının sigortalısına yaptığı ödeme için zarar verene kusuru oranında rücu istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.
İlk Derece Mahkemesi tarafından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacı; ... tarihinde davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan ... plakalı çekicinin, ... Limanı içerisinde seyir halinde iken hemzemin geçitte seyir halinde olan ... nolu lokomotifin çarpması neticesinde hasar meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından meydana gelen riziko nedeni ile poliçe kapsamında dava dışı sigortalısına hasar tazminatı ödendiği, akabinde halefiyet ilkesi uyarınca ödenen hasar bedelinin zarara sebep olduğu ileri sürülen davalı liman işletmesinden rücuen tahsili için eldeki davayı açmıştır.
İlk derece mahkemesince; "sigortalı araca çarpan ... nolu lokomotifin davalı liman işletmesine ait olmayıp ... ye ait olduğu, dava dilekçesinde de söz konusu trenin davalıya ait olduğundan bahisle eldeki davanın açıldığı, liman işletmesinin gerekli önlemleri almaması ile ilgili herhangi bir talebin bulunmadığı, neticede davalının trenin işleteni olmaması sebebi ile pasif husumetinin bulunmadığı" gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Eldeki dava itirazın iptali davası olup icra takibinde borcun sebebi "müvekkil şirkete kasko sigortalı bulunan ... plakalı araca ... tarihinde ... mevkiinde tren kazası sonucunda müvekkil şirket ... tarihinde 29.000 TL hasar ödemesi yapmıştır. TTK 1472 ve diğer ilgili kanun maddeleri uyarınca %50 kusurunuza isabet eden 14.500,00 TL fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile rücu alacağımız" olarak belirtilmiştir. İtirazın iptali davası icra takibinin devamı niteliğinde bir dava olup icra takibindeki borcun sebebi ile bağlıdır.
Davacı vekilinin istinaf dilekçesi ve dosya kapsamından davacının talebinin; "dava konusu kazanın meydana geldiği alanın kontrolünün sorumluluğunun davalı şirkette olması, tren rayının kenarında görüşü engelleyecek şekilde konteynerlerin olması ve tutanaklarda belirtilen sebeplerle, davalı şirketin %50 oranında kusurlu olduğu" gerekçesiyle davalı aleyhine başlatmış oldukları icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Olayları izah taraflara, hukuki vasıflandırma hakime aittir. Bu durumda mahkemece HMK 31 maddesi uyarınca davayı açıklama şansı verilerek davaya devam edilmesi gerekirken davalının kazaya neden olan lokomotifin işleteni olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması hatalı bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken, davacı vekilinin yukarıda özetlenen iddia ve talebi doğrultusunda mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılarak davalının kusuru bulunup bulunmadığının ve varsa ödenen tazminatın ne kadarından sorumlu olduğunun tespitine yönelik rapor almaktır. Davacı vekilinin istinafı yerindedir.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Tüm bu anlatılanlar ışığında mahkemece öncelikle yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacı vekilinin istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KABULÜYLE, kararın kaldırılarak, sair istinaf nedenleri incelenmeksizin dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/390, K. 2026/608, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama