KÜNYE
T.C. Adana Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1903
- Karar no
- 2024/1733
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/07/2024
- Numarası
- ... Esas ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- İTİRAZIN İPTALİ
- Başvuran davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Talep konusu
- Mahkeme Kararının Kaldırılması
- İstinaf karar tarihi
- 12/12/2024
- Karar yazım tarihi
- 12/12/2024
Karar Metni
1.338 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
.... Asliye Ticaret Hukuk Mahkemesi'nin 11/07/2024 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE
Borçlu hakkında ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından icra takibinin başlatıldığı, borçlunun 30/05/2017 tarihinde takip konusu borca, dayanağı belgelere ve faiz miktarı ile tüm ferilerine itiraz ettiği ve alacaklı kuruma borcunun olmadığını beyan ettiği, borçlunun itirazı üzerine icra müdürlüğü tarafından icra takibinin durdurulduğu, borçlunun sözleşme sahibi olduğu için kendisine yapılan icra takibinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, borçlunun davacı kuruma 3 dönemlik borcunun bulunduğu, bu nedenlerle öncelikle davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE
Takibe konu borcun hiçbir yasal dayanağının bulunmadığı, müvekkilinin geri dönüşüm çalışmaları için kuyu suyu kullandığı, ihtiyacını kuyu suyundan temin ettiği, Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2015/2075 esas, 2016/1685 Karar sayılı kararında "Hukuk Genel Kurulunun ve Yargıtay 3.H.D.'sinin istikrar kazanmış uygulamasına göre; kendi taşınmazındaki kuyudan su çıkararak su kullanan kişi ve kuruluşlardan su bedeli alınamaz".
Çıkarılan suyun lavabo wc, mutfak, araç yıkama gibi yerlerde kullanılarak atık su üretilmesi ve üretilen bu atık suyunda belediyelerin bakım ve gözetiminde olan kanalizasyon tesislerine verilmesi halinde atıksu bedelinin alındığı, şebeke suyunun; bağ, bahçe, çim ve ağaç sulanmasında kullanılması halinde atık su bedeli alınamayacağı, bu nedenlerle öncelikle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
"1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE, A-.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibine, davalı tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ İLE, 69.159,87.-TL asıl alacak üzerinden TAKİBİN DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-İcra İnkar tazminatına ilişkin istemin alacağın likit olmaması nedeniyle REDDİNE, 3-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, " şeklinde karar verildiği görülmüştür.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davaya konu olayda hükme esas alınan raporun bilirkişi tarafından yapılan hesaplama hukuka aykırı şekilde yapıldığını, müvekkile ait işletmenin sanayi işletmesi olduğunu belirtikleri halde hesaplamayı işletme tarifesi üzerinden yaptığını müvekkilinin iş yerinde suyu tam olarak arıtarak kullandığını, bilirkişi tarafından suların uzaklaştırılması (KSUB) tarifesi olarak 1,8161 TL/m3 olarak olarak düzenleyip belirlendiğini, ancak tarifeye bakıldığında sanayi işletmesinde sanayi tam arıtma 0,6053 TL olarak belirlendiğini, bu anlamda yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini bu hususta inceleme yapılmamış olup,
eksik inceleme neticesinde rapor hazırlandığını, sarfiyat miktarları arasında ki çelişki olduğunu, bu konu da daha önceki rapora itiraz dilekçelerinde belirtmiş olmalarına rağmen bilirkişi tarafından hiçbir şekilde bu konuda inceleme yapılmadığını, dönemler arasındaki farka bakıldığında bu kadar fark olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 23/01/2017 ile 22/02/2017 tarihleri arasındaki sarfiyat, 31/12/2015 ile 30/01/2016 tarihleri arasında ki sarfiyatın 46 katı olduğunu, bu durumun taraflarınca kabulü de kesinlikle mümkün olmayıp, buna itiraz ettiklerini, bilirkişi tarafından yapılan tespitte,
müvekkile ait işyerinde ki sayacın endeksi 1.097 m3 bu durum dahi iddialarını desteklemekte olup, bu sarfiyatları kabul etmediklerini bilirkişi tarafından bu husus hiçbir şekilde değerlendirme konusu yapılmadığını, bilirkişi tarafından itirazlarının değerlendirilmeksizin ek rapor düzenlenmiş olup, bu anlamda bu ek rapora itiraz edilmişse de yerel mahkemece bu hususun da değerlendirilmediğini, müvekkili tarafından ...
Belediyesi Başkanlığı Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'ne sayacın arızalı olduğu hususunda başvuru dahi yapıldığını, davacı kurum tarafından 28/03/2017 tarih, ...
Sayı ve Fatura Hk konulu cevabi yazı ile bu itirazlarının da haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini, tüm bu hususlar 23/01/2017 ile 22/02/2017 tarihleri arasında ki 21.482 m3'lük sarfiyatın gerçeğe aykırı olduğunun açık göstergesi olduğunu, bu anlamda bu sarfiyatı kabul etmediklerini, bu konuda yeni bir heyetten yeniden rapor aldırılması gerektiğini, yerel mahkemece bu taleplerinin haksız olarak reddedildiğini, bilirkişi tarafından yapılan tespitte, davacı kurumun 1 m3 suyun 3.09.-TL'den hesaplandığı belirtildiğini, bu anlamda da davacı kurumun hesabının haksız ve hukuka aykırı olduğunun açık olduğunu,
bilirkişi tarafından bu itirazlarının da dikkate alınmadığını, bu itirazlarının karşılar nitelikte rapor aldırılması gerektiğini, davacı kurumun, her bir dönem için müvekkili temerrüde düşürmediğinin de sabit olduğunu, müvekkilin temerrüde düşürülmemesine rağmen bilirkişi tarafından gecikme zammının hesaplanmış olması da haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu anlamda yapılan faiz hesabına da itiraz etmişsek de bilirkişi bu hususu da dikkate almadığının ve bu hususta değerlendirme yapmadığı sabit olduğunu, mahkemece keşif yapılmaksızın ve atık suyun deşarj edildiği yer tespit edilmeksizin rapor hazırlandığını,
yalnızca gelen kayıtlar üzerinden rapor aldırılmak suretiyle hazırlanan iş bu rapora itiraz edildiğini ancak itirazlarının haksız ve hukuka aykırı olarak reddedilerek karar verildiğini, bu nedenlerle öncelikle tehir-i icra taleplerinin istinaf dilekçelerinin kabulüne, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Yazılı beyanlar ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, İcra İflas Kanunu 67. Maddesi gereğince itirazın iptali ile inkar tazminatı isteminden ibarettir. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesi sonucunda, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 17.05.2022 tarih ve 2020/732 Esas ve 2022/1354 Karar sayılı ilamı ile; "...Açıklanan mevzuat hükümleri dikkate alındığında, kanalizasyon hizmetlerinden yararlanmamasına rağmen, su kullanan ve atıksularını doğrudan veya dolaylı olarak kanala,
alıcı ortamlara deşarj eden tesis ve işletmelerin özellikleri dikkate alınarak varsa sayaçla ölçülen sarfiyat üzerinden veya çalışan kişi sayısına bağlı olarak hesaplanan su tüketimi üzerinden kullanılmış suları uzaklaştırma bedeli alınacağı hükmünün tatbik edilebilmesi için, davalı tarafından sağlanan kanalizasyon hizmetlerinden yararlanma şartının gerçekleşmiş olması gerekir.
Bilirkişi raporunda davalı tarafça kuyudan temin edilen ve kullanılan atıksuyun deşarj edildiği yere ilişkin bir açıklama bulunulmadığı, davalı tarafın davacı kurumun kanalizasyon hizmetlerinden faydalandığına ilişkin dosya içerisinde resmî kayıt ve belge bulunmadığı, bu hususun resmî bilgi ve belgelerle doğrulandığı takdirde davacının davalıya atıksu hizmeti verdiği kabul edilerek, atıksu bedeli talep edebileceği, aksi takdirde; (davalının davacının kanalizasyon hizmetinden yararlanmadığı tespit edildiğinde) davacı kurumun atık su bedeli talep edemeyeceği dikkate alınarak,
davalı şirketin kuyudan temin ettiği suya yönelik kanalizasyon hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı hususunda davacı kurumda bulunan bilgi ve belgeler getirtilerek bilirkişiden ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur." gerekçesi ile kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
İlk derece mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda yapılan araştırmalar ve alınan ek bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiş bu karara karşı davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Mahkemece yapılan araştırmalar ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun kaldırma kararında belirtilen hususlara uygun düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili davalının kendisini temerrüde düşürmediğini ileri sürmüşse de; yayımlanan tarifede ödeme tarihlerinin belirli olduğu, hesaplamanın da bu belirlenen ilkelere göre yapıldığı bu haliyle evsel katı atık ücretine ilişin alacağın vadesinin belirli vade olduğu, belirli vadeye ilişkin borçlarda TBK'nun 117. Maddesi uyarınca ayrıca bir temerrüt ihtarına gerek bulunmadığı gözetildiğinde davacının temerrüde ilişkin istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı yan olmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemenin dosyada toplanan delillere göre, vermiş olduğu kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf talebinde bulunanın istinaf başvurusunun HMK.'nun 353/1-b-1 maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir
... ... ... ... · Başkan-... Üye-... Üye-... Katip-... · e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/1903, K. 2024/1733, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama