KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2025
- T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1165 - 2025/963
- Dosya no
- 2025/1165
- Karar no
- 2025/963
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/04/2025
- Numarası
- ... Esas - ... Karar
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ... Mühendislik Makina San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/03/2025
- İstinaf talep tarihi
- 17/04/2025
- İstinaf karar tarihi
- 18/07/2025
- Kararın yazım tarihi
- 18/07/2025
Karar Metni
1.482 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/04/2025 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede:
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE
Davacının, davalı şirket ile karşılıklı imzalanmış 29.05.2023 tarihli sözleşme gereğince yapılan işi tamamladıktan sonra, 30.007.992 TL tutarındaki alacağını davalı şirketten peyder pey gecikmeli de olsa tahsil ettiğini, ancak davalı şirketin, mali sıkıntı içine düştüğünü belirterek bakiye 4.192.293,00 TL tutarındaki borcunu ödemediğini, davacının da tüm iş karşılığı tutar olan 30.007.992,00 TL tutarında 02.12.2024 tarih ve ... nolu E-faturayı tanzim ettiğini ve dijital vergi sistemine gönderdiğini, davalı şirketin bu faturaya sistemde itiraz etmemiş ve kendi E-defter sistemine de geçirmiş olduğunu,
bu fatura bedelinden bakiye kalan 4.192.293,00 TL tutarın aylarca ödenmesi için davalı şirket ile karşıklı görüşmeler yapılmış ise de, ödemenin yapılmaması üzerine 20.02.2025 tarihinde bu faturadan ödenmeyen bakiye 4.192.293,00 TL'nin tahsili için borçlu aleyhine Adana. 2. Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, davalı tarafın itirazı ile takibin durdurulduğunu,
Takip dayanağı faturanın konusu olan sözleşme gereğince davacı tarafından yapılması gereken işlerin tamamlanıp, davalı/ borçlu firmaya teslim edildiğini, dava dilekçesi ekinde sunmuş oldukları 02.12.2024 tarihli iş teslim tutanağının her iki tarafça imzalandığını, bu iş teslim tutanağında; "işin özünün ... Tarım Teknoloji San ve Tic. A.Ş. firmasına ait yüklenici ... Mühendislik Makine San ve Tic. Ltd. Şti. firmasını ... ili ...
OSB bölgesindeki, gübre fabrikası işi iklimlendirme sisteminin kurulmasıyla ilgili Alt Yüklenici ... İklimlendirme – ... tarafından taahhüdü yapılan işin teslim tutanağı olduğu, projede ve sözleşmede belirtilen maddelere göre yerinde imalatları yapılarak ... Mühendislik San ve Tic. Ltd.
Şti. firmasına çalışır durumda eksiksiz tesliminin yapıldığının," yazıldığını, iş bu belge ile davacı müvekkili ...’ün sözleşme konusu tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğu, ancak davalı borçlu- şirketin ödeme yükümlüklerini tamamlamadığı ve bakiye 4.192.293,00.-TL borcu kaldığının açık olduğunu belirterek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile borçlu/davalının takibe konu alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE
Kurulumdan itibaren yaklaşık 6 ay sonra gizli ayıpların çoğaldığını, davacıya şifahen uyarılarda da bulunulduğunu, havalandırma sisteminin tamir edilmediğini, fatura tutarının % 90'ının ödenmiş olup dava konusu faturanın dayanağı olan havalandırma ve iklimlendirme tesisinin sağlıklı çalışmamasından ötürü ayıp itirazı uyarınca muhtemel ayıp oranında bedel indirimi yapılması gerektiğinden ötürü söz konusu ödemenin yapılmadığını, kalan miktarın gizli ayıp oranında mahsup edildiğini belirterek, davanın reddine karar vermesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 28/04/2025 TARİHLİ KARARI İLE
" Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmede; ayıplı imalat nedeniyle çıkacak ihtilaflar için ... mahkemelerinin yetkili olduğu düzenlenmiştir. Davacı taraf bakiye bedelin ödenmediği iddiasıyla itirazın iptali isteminde bulunmuş, davalı taraf ise eserdeki ayıp nedeniyle bakiye kısmın ödenmediğini savunmuştur. Somut uyuşmazlığın çözümü için; sözleşme konusu eserin ayıplı olup olmadığı, ayıbın niteliği, işsahibinin TBK 477 vd. maddelerindeki ihbar yükümlüğünü yerine getirip getirmediği, ayıp nedeniyle yapılması gereken bedel indirimi hususlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmede bu ihtilaflar için ... mahkemelerinin yetkili olacağı düzenlendiğinden ... mahkemeleri münhasır yetkilidir." gerekçesiyle,
"Davalı tarafın yetki itirazının kabulüne, açılan dava konusunda mahkememizin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde HMK 20. maddesinde belirtilen sürede başvuru yapılması halinde dosyanın münhasır yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili 26/05/2025 tarihli istinaf dilekçesinde:
Sözleşmenin 9 maddesinin ( d ) bendinde temerrüte düşülmesi halinde T.C Ticaret kanunlarının geçerli ve Adana mahkemelerinin yetkili olduğunun belirtildiğini, davalı tarafın bir ayıp iddiası ile ödeme ile ilgili yetkili mahkemenin değişmesine karar verilmesinin kabul edilemez olduğunu, dava açılana kadar, davalı şirketin hiç bir şekilde sözleşme konusu iş ile ilgili, bir ayıp ve hata olduğuna dair bir iddiada, davacıya yönelik bir itiraz ve ihtarda bulunmadığını, davalı şirketin, davacının düzenlediği e- faturayı kabul edip, kendi vergi sistemine ve defterine kaydedip,
ayrıca bu fatura karşılığında davacıdan kur farkı faturası da düzenlettirdikten sonra şimdi yapılan işte gizli ayıp var iddiasının hiç bir şekilde dikkate alınamayacağını, davalı şirket bakiye tutarı ödememesi gerektiğini düşünüyor ise, icra takip konusu edilen faturayı davacıya iade etmesi gerektiğini, davalı şirketin yapılan işin ayıplı olduğuna dair dava dosyasına en küçük bir teknik belge, tutanak vb. bir evrakı dava dosyasına sunmadan, davalı tarafın soyut ve ciddiye alınamayacak gizli ayıp olduğu iddiasına dayanmış olup, yerel mahkemenin dayanaksız bu iddiayı esas alarak dava,
sanki davalı tarafından açılmış bir borçtan kurtulma davası gibi kabul ederek uyuşmazlığın çözüm yoluna gitmesinin hukuka aykırı bir yorum olduğunu,
Davanın konusunun, dava dosyasına sunulan ve yine ekte sundukları ve davalı şirketin yetkilileri tarafından imzalanmış iş teslim tutanağı ve sözleşme gereğince muaccel olmuş bir sözleşme ve fatura alacağının tahsiline yönelik olduğunu,
Mahkemenin, davanın konusunun icra takibine konu edilmiş bir fatura alacağının ödenmediğini de davaya cevap dilekçesinde ikrar etmiş olan davalının iddiasına göre davayı yönlendirmek değil, davacının iddiasına göre davayı yürütmesi gerektiğini, davalı taraf istiyorsa ... ilinde, sözleşme konusu işin ayıplı olduğu iddiasına dayalı bir dava açabileceğini ve ispat yükünün de davalı şirkette olacağını, ancak davalı tarafından açılmış bir menfi tespit davası ortada yok iken, davalının borcunu ödeyip ödemediği tarafların ticari defter ve banka kayıtları ile incelenmesi gerekirken yerel mahkemenin davalı tarafça açılmış bir menfi tespit davası açılmış gibi bir yorumlama yaparak davanın özünü eserde ayıp olup olmadığına yönlendirmesinin hukuksal dayanaktan da yoksun olduğunu,
belirterek,
Sonuç olarak: İlk derece mahkemesinin yetkisizlik kararının kaldırılarak, davaya bakmakla yetkili mahkemenin Adana Mahkemeleri olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
İstinaf incelemesine esas: Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf, davalı tarafla imzalanmış olan 29.05.2023 tarihli eser sözleşmesi kapsamında işin tamamlanarak davalıya teslim edildiğini, işin eksiksiz teslim edildiğine dair her iki tarafın imzasını taşıyan 02/12/2024 tarihli iş teslim tutanağının düzenlendiğini, yapılan işin bedeline ilişkin olarak fatura düzenlenerek davalı tarafa gönderildiğini, davalı tarafça faturaya itiraz edilmediğini ve ticari defterlerine kaydedildiğini, fatura bedelinin 4.192.293,00 TL bakiyesinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı taraf ise gizli ayıp nedeniyle ödeme yapmadığını ileri sürmüş, dava tarihinden önce ayıp ihbarına ilişkin herhangi bir belgeyi cevap dilekçesi ekinde sunmamış, işin ayıplı olduğuna dair somut bir veriyi de dosya içerisine koymamıştır.
Taraflar arasında imzalanan 29/05/2023 tarihli sözleşmenin;
9. maddesinde; yüklenicinin, iş sahibinin sorumluluk ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, ödemelerde temerrüde düşülmesi yahut tahsilat yapılamadığı hallerde, bakiye alacağın tahsilinin talebi halinde Adana Mahkemelerinin yetkili olacağı,
10. maddesinde; iş sahibinin, yüklenicinin sözleşme ve eklerine uymaması, teslimde gecikmesi, hatalı imalat ve malzeme kullanımı halinde zararların belirlenmesinde Sivas Mahkemelerinin yetkili olacağı düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 17. maddesi: "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmünü içermektedir.
Tarafların tacir olması nedeniyle HMK'nın 17. maddesi uyarınca yapılmış yetki sözleşmesi geçerlidir.
Davanın dayanağı, davacı yüklenici tarafından teslimi yapılan iş nedeniyle düzenlenen faturadan dolayı, ödenmeyen ve temerrüde düşüldüğü iddia edilen bakiye alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 9. maddesinde belirtilen, iş sahibinin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği ve ödemede temerrüde düştüğü iddiasına dayalı olarak yüklenici tarafından açılmış itirazın iptali davasıdır. İş sahibi tarafından, sözleşmenin 10. maddesi kapsamında ayıplı iş nedeniyle açılmış bir dava söz konusu değildir. Tarafların adresleri de (genel yetki kuralları çerçevesinde) Adana'dır.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 9. maddesi uyarınca, ödenmeyen bakiye alacağın tahsili amacıyla yüklenici tarafından yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali amacıyla açılmış işbu davaya bakmakla yetkili mahkeme Adana Mahkemeleri olup, ilk derece mahkemesinin yetkisizlik kararı usul ve yasaya aykırıdır.
Davacı vekilinin istinaf sebepleri yerindedir.
Sonuç olarak: 6100 sayılı HMK. 353/1-a.3 maddesi gereğince davacı vekili istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1165, K. 2025/963, 18 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama