KÜNYE
T.C. Adana Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2025
- Dosya no
- 2025/429
- Karar no
- 2025/569
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/11/2024
- Numarası
- ... Esas- ... Karar
- Davacı
- ... -...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Araç Onarımına Dayalı Tazminat
- İstinaf talep tarihi
- 23/12/2024
- İstinaf karar tarihi
- 25/04/2025
- Karar yazım tarihi
- 25/04/2025
Karar Metni
1.877 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2024 tarihi ... Esas-... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE
Müvekkilinin ... plaka sayılı aracın maliki, zilyedi ve işleteni, davalı firmanın ise yetkili servis olduğunu, müvekkilinin aracı ilk olarak 22/11/2021 tarihinde servise götürdüğünü, 14.000,00-TL ödeme yaptığını, tamirden 2 ay sonra aracın aynı şekilde yeniden arızalandığını, 05/02/2022 tarihli fatura gereği 5.999,99-TL ödendiğini, aracın 09/03/2022 tarihinde yeniden arızalandığını, dilekçe ekinde sunulan tutanağın düzenlendiğini, araçtaki yağ pompası ve yağ soğutucusunun davalı şirket tarafından değiştirilmediğini, bu nedenle motor zararının oluştuğunu, davalı şirketin hatası nedeniyle müvekkilinin 19.688,84-TL ek masraf yaptığını,
taşıma işi yapan müvekkilinin tamir dönemi olan yaklaşık 30 gün çalışmadığını, ayıplı iş ve işlemler nedeniyle zarara uğradığını, arabuluculuktan sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 39.688,83-TL maddi tazminat ile 1.000,00-TL kazanç kaybının arabuluculuk başvuru tarihi olan 25/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE
Davacı tarafça ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının tacir olduğunu, tamir edilen aracın hususi otomobil olmadığını, ticari araç olduğunu, davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğini müvekkilinin Karaman ilinde faaliyet gösterdiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, aracın ilk kez 16/11/2021 tarihinde servise giriş yaptığını, aracın onarılarak 22/11/2021 tarihinde teslim edildiğini, motorun tamamen indirilmediğini, motor aracın üzerindeyken motor kapağı ve diğer yardımcı parçaların değiştirildiğini, aracın 29/01/2022 tarihinde su eksiltme şikayetiyle yeniden servise girdiğini,
motor blok yüzeyinin taşlandığını, aracın motorunun tamamen açılmadığını, 05/02/2022 tarihinde onarılmış olarak davacıya teslim edildiğini, tüm onarım işleminin motorun üst kısmında yapıldığını, bu işlemlerin turbo ve motor yağ pompasına zarar vermediğini, turbo ve yağ pompası kaynaklı arızaların pek çok sebebi olduğunu, müvekkili şirketin yaptığı işlemlerle ilgisinin olmadığını, yapılan işlemler ile arıza arasında illiyet bağı bulunmadığını, arızanın müvekkili tarafından gerçekleşen işlemlerden kaynaklanması halinde aracın müvekkili şirketten çıktığı an arızalanacağını, aracın 1 ay kullanılamayacağını, Karaman'dan ...'a gidilemeyeceğini,
davacının su kaçağı ve hararet şikayetine ilişkin iş yapıldığını, dava konusu arızanın yağ nedenine dayandığını, bu şikayetle aracın getirilmediğini, yapılan onarımın bu kapsamda olmadığını, yapılan işlemlerin araca yapılıp yapılmadığının, miktarın uygun olup olmadığının bilinmediğini, talebin hakkaniyete bağlaşılmadığını, iddia edilen yağ arızasının birkaç gün içerisinde tamir edilebileceğini, 30 günlük tamir süresi iddiasının doğru olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı vekili 22/09/2022 tarihli dilekçesinde delil ve tanık isimlerini bildirmiş, ikinci cevaplarını sunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
Mahkemece, dava konusu ... plaka sayılı aracın davacının eşi olan dava dışı ... adına kayıtlı bulunduğu, uyuşmazlık konusu hizmet döneminde araç kaydının davacı adına olmadığı, davada davacının aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili 23/12/2024 tarihli istinaf dilekçesinde; dosyada bulunan fatura içeriklerinden aracın tamiri ile davalı şirket ile anlaşan kişinin müvekkili olduğunu, davalının bu konuda itirazda bulunmadığını, aracın kayıt malikinin müvekkilinin eşi olduğunu, fatura içeriklerinde ...
Ambalaj isminin gösterildiğini, aracın arıza ve tamiri esnasında müvekkilinin ne surette elinde olduğunun araştırılması gerektiğini, kararın yerinde olmadığını, ticari nitelikteki haksız fiilden müvekkilinin zarar gördüğünü, iş emrinin müvekkili tarafından imzalandığını, ödemenin müvekkili hesabından yapıldığını, aracın ticari araç olduğunu, müvekkilinin iş yerinde kullanıldığını, haksız fiil mağdurunun müvekkili olduğunu, aksinin kabulünün hakkaniyete aykırı olacağını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili 03/02/2025 tarihli istinafa cevap dilekçesinde; kararın isabetli ve hukuka uygun olduğunu, motorda ortaya çıkan arızaların müvekkili şirketin yaptığı işlemlerle ilgisinin olmadığını, yapılan işlemlerin motorun üst kısmı ile ilgili olduğunu, turbo veya yağ pompasına zarar vermesinin mümkün olmadığını, davanın usulden reddi yanında esastan reddinin de gerektiğini beyan ederek istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
DELİLLER
İstinaf incelemesine esas; Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin ... sayılı cevabi yazısı ve eklerinin dosya içerisine alındığı,
... Esnaf ve Sanatkarlar Odasının 05/08/2022 tarihli cevabi yazısında; davacı ...'ün oda kaydının 05/04/2017 tarihinden bu yana ambalaj malzeme satıcısı olarak devam ettiğinin bildirildiği,
... Mal Müdürlüğü'nün 27/03/2023 tarihli yazısında; davacı ...'ün 01/01/2020 tarihinden itibaren 1.sınıf tacir sayıldığının tespit edildiğinin bildirildiği, yazı ekinde 2021-2022 yıllarına ilişkin BA-BS formlarının sunulduğu,
Davalının 08/09/2022 tarihli cevabi yazı ekinde; ... plaka sayılı araca serviste yapılan tamiratlara ilişkin evrakların sunulduğu,
Araç Tescil Özet Raporunda; ... plaka sayılı ... marka kamyonet cinsi aracın sahibinin ... olduğunun bildirildiği, rapordan aynı plakalı ... marka aracın 22/06/2021 tarihinde ... adına tescil edildiği, 17/08/2022 tarihli noter satışı ile ...'e temlik edildiği,
17/08/2022 tarihli Noter satış senedinden; ... plaka nolu ... marka 2011 model kapalı kasa kamyonetin 154.831,00-TL bedelle ... vekili ... tarafından ...'e satıldığı,
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 04/10/2022 tarihli ... Esasa-... Karar sayılı kararında; davanın ticari dava niteliği taşıdığı, yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi olmaması nedeniyle davaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakıldığı, HSK'nun 07/07/2021 tarihli, 608 sayılı kararıyla Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetki çevresinin Mersin ili mülki sınırları olarak belirlendiği, görevin dava şartı olduğu, resen gözetilmesi gerektiği, görevli mahkemenin Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle dava şartı yoklu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın 07/10/2022 tarihinde kesinleştiği,
Yargılamaya .... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunduğu,
Araç üzerinde keşif yapılmadığı, dosyanın bilirkişiye verildiği,
Muhasebe bilirkişisi ..., teknik bilirkişiler ... ve ... tarafından sunulan 12/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda; incelemenin dosya üzerinden yapıldığı, dosyada mevcut belgelerden ... plaka sayılı aracın davalı tarafından tamir edildiği, faturaların ... adına düzenlendiği, 22/11/2021 tarihli faturanın 14.000,00-TL, 05/02/2022 tarihli faturanın 5.999,99-TL, 08/03/2022 tarihli faturanın 12.788,84-TL olmak üzere toplam harcamanın 32.784,84-TL olduğu, dava dışı kişiler tarafından araca yapılan tamirat sonucu 18/02/2022 tarihli 4.900,00-TL, 08/03/2022 tarihli 2.000,00-TL bedelli fatura bulunduğu, harcama toplamının 39.688,83-TL olduğu,
... plaka sayılı, 2014 model ... marka aracın ... adına kayıtlı olduğu, dosyada farklı tamirhanelerden alınan bilgilerin bulunduğu, araçta bulunan motor silindirinde fazladan boşluk verildiği, yağ yakmasının asıl nedeninin bu olduğu, bu nedenle yataklarda deforme görüldüğü, sentenin yanlış ayarlanmasından dolayı supapların eğildiği, dosyada 3 farklı tamirhaneden alınmış görüş bulunduğu, aracın motor arızasının geçmiş tarihten bu yana süre geldiği, davalının yaptığı işte ayıp olmayabileceği, bu nedenle bedel tespiti yapılmadığı, davacının olayla ilgili zararının bulunmadığı, aynı nedenle kar kaybının hesaplanmadığının bildirildiği,
Davacı vekilinin 03/01/2023 tarihli dilekçesinde; raporun dosya üzerinden yapılan inceleme ile hazırlandığı, istenilmesi halinde aracın hazır edilebileceği, bilirkişi raporunun kesin kanaat bildirmediği beyan edilerek bilirkişi raporuna itiraz edildiği,
Araç üzerinde keşif yapılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 19/04/2024 tarihli dilekçesiyle araca ulaşılamadığının bildirildiği,
Davacı vekilinin 12/11/2024 tarihli dilekçesinde; araca ulaşılamadığı gerekçesiyle dosya kapsamında rapor düzenlenmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
"...Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,davacıya ait olduğu iddia edilen ... plakalı araç için alınan motorinin alım saatinde davacının araca malik olmadığı, aracın malikinin ... Otomotiv Ltd. Şti olduğu dolayısıyla davacının aktif husumet ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davanın davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından usulden reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında akaryakıt satış ilişkisinin bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Her ne kadar akaryakıt satışının yapıldığı saatte davaya konu araç mülkiyeti davacıya ait değil ise de taraflar arasındaki satım ilişkisinden dolayı alındığı iddia edilen yanlış yakıt nedeniyle araçta meydana gelen zarardan davacının dava dışı araç malikine karşı da hukuken sorumlu olduğu gözetilerek davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu ve dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin bulunduğu gözetilerek işin esasına girilerek yapılacak yargılama sonucunda bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir (Yargıtay 19. HD'nin 24/10/2017 tarihli, 2016/12586 Esas, 2017/7229 Karar sayılı kararı)."
"...Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır. Tazminat davasında davacı olma ehliyeti kural olarak mal varlığında doğrudan doğruya zarar gören kişiye aittir. Ancak bir şeyi sözleşmeyle (kira, ariyet vs) elinde bulunduran kişi onu aldığı gibi malikine aynen iade etmek zorunda olduğundan ödemek zorunda olduğu onarım giderlerini isteyebilecektir.Dosyada mevcut kaza tespit tutanağına göre davacı ... ...'in sürücü olduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda sürücü zilyedin araç sahibine karşı aynen iade ile yükümlü olduğu ve dava açmakta hukuki yararının bulunduğu düşünülmeden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir (Yargıtay 17. HD'nin 12.10.2010 tarihli, 2010/5165 Esas, 2010/8107 Karar sayılı kararı)."
Dava, araç tamirinden kaynaklanan tazminat ve kazanç kaybı istemine ilişkindir.
Davacı, ... plakalı aracın maliki, zilyedi ve işleteni olduğunu, aracın yetkili servis olan davalıya götürüldüğünü, bedelinin ödendiğini, ancak kısa süre içerisinde arızanın tekrar ettiğini, meydana çıkan arızanın davalının hatalı işlemlerinden dolayı meydana geldiğini, bu hususun daha sonra yapılan incelemeler ile anlaşıldığını, hatalı onarım nedeniyle ek masraf yapıldığını, aracın bu süreçte yaklaşık 30 gün çalışamadığını, kazanç kaybı oluştuğunu ileri sürerek 39.688,83-TL maddi tazminat ile 1.000,00-TL kazanç kaybının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, meydana gelen durumun kendi işlemlerinden kaynaklanmadığını, illiyet bağının kesildiğini, iddiaların ispatlanması gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının uyuşmazlık döneminde araç maliki olmadığı, bu dönemde aracın davacının eşi olduğu beyan edilen ... adına kayıtlı bulunduğu, davacının davada aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dosya içerisindeki belgelerden; davacının ... plaka sayılı araca hatalı işlem uygulandığı iddiasına dayalı olarak açtığı belirsiz alacak davasında maddi tazminat ve kazanç kaybının tahsilini talep ettiği, davacının tacir, davalının ticari şirket olduğu, aracın davacı adına kayıtlı bulunmadığı, ancak davalı tarafından düzenlenen faturaların davacı adına olduğu, dosya üzerinden inceleme yapılarak bilirkişi raporu alındığı, davacı vekilinin araç üzerinde inceleme yapılması gerektiği gerekçesiyle bilirkişi raporuna itiraz ettiği, aracın hazır edilmesini istenildiği, ancak hazır edilemediği, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının araç maliki olmadığı sabit ise de yukarıda belirtilen emsal Yargıtay kararları doğrultusunda aktif husumet ehliyetinin bulunduğu açıktır. Bu nedenle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi doğru olmamıştır.
Ancak dosya kapsamında davacının iddialarını ispatladığından söz edilemez. Araç üzerinde yapılacak inceleme ile davalının sorumlu olup olmayacağı belirlenecek ise de davacı aracı hazır edemeyeceğini bildirdiğinden araç üzerinde keşif yapılma olanağı da yoktur.
Açıklanan nedenle davanın usulden değil esastan reddi gerekmektedir.
Sonuç olarak: HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı istinaf başvurusunun, yukarıda belirtilen nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından düzeltilmek suretiyle aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/429, K. 2025/569, 25 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama