KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2023
- Dosya no
- 2020/1256
- Karar no
- 2023/137
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/12/2019
- Numarası
- 2018/... Esas, 2019/... Karar
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av. ...,
- Davalı
- ... - TCK NO:...,
- Vekilleri
- Av. ...,
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Av. ...
DAVANIN KONUSU
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 10/04/2023
YAZIM TARİHİ
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/12/2019 tarih ve 2018/... Esas, 2019/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 28/02/2018 tarihinde 36.775,85.TL bedelli, 07/03/2018 tarihinde 5.343,16.TL bedelli akaryakıt ve madeni yağ satın alarak müvekkiline borçlandığını, buna ilişkin faturaları ekte sunduklarını, davalı borçlunun işbu borcunun 5.349,85.TL'sini 21/05/2018 tarihinde müvekkiline ödemiş ise de, geriye kalan 36.769,16.TL'sini halen ödemediğini, başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına neden olduğunu,
davalının haksız ve yersiz itirazının iptalini ve faturalarda belirtilen akaryakıt ve madeni yağ alışverişini göstenen ürünlerin bedellerinin müvekkiline ödenmesini 36.769,16.TL alacağı yönünden davalının haksız ve dayanaksız itirazın iptalini borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından başlatılan takibin tamamen usulsüz olduğunu, davacının icraya konu yaptığı ancak mahkeme aşamasında vazgeçtiği 5.349,85.TL tutarındaki bedeli bizzat kendisinin ödediğini, buna ilişkin ödeme belgesinin icra doyasında mevcut olduğunu, davacı tarafından davaya konu yapılan 36.779,16.TL tutarlı faturanın hiçbir şekilde tarafına ulaştırılmadığını, bu faturanın kendisi tarafından kullanılmadığını ve ticari defterlerine işlenmediğini, ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde borçlu olmadığının anlaşılacağını, davacının davasının yasal dayanaktan yoksun ve soyut iddialar olduğunu, davacının davasını ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında; benimsenen bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi'nce gerekli araştırmaların yapılmadığını, müvekkili ile dava dışı ... Şirket arasında olan iş ilişkisi gereği davacı taraftan alışveriş gerçekleştirildiğini, daha sonrasında müvekkilinin üzerine düşen payı ödediğini, buna ilişkin 24.000,00.TL'lik dekontun dosya içerisinde bulunduğunu, ancak mahkemece bunu dikkate alınmadığını, davacının ... Şirket'inden alacağını tahsil edemeyeceğini anlayınca müvekkiline yöneldiğini, dosyada müvekkilinin imzasını taşıyan herhangi bir faturaların mevcut olmadığını, faturaların müvekkili bilgisi dışında kesildiğini ve müvekkiline yüklenmiş faturalar olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Tarafların beyan ve dilekçeleri, davaya konu takip dosyası, faturalar, mal teslimine ilişkin sunulan "senettir" isimli belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Faturaya dayalı itirazın iptali davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı, alacağa konu mal ve hizmeti davalıya teslim ettiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Faturada yazılı mal ve hizmetin teslim edildiğinin ispatı halinde, borcun ödendiğini ispat yükü ise davalıdır.
Somut olayda davacı tarafça, davalıya takibe konu faturalarda belirtilen malların teslim edildiği ancak, davalı tarafça fatura bedelinin ödenmediği iddiası ile işbu davanın açıldığı, davalı asil tarafından İlk Derece Mahkemesi'nin 31/01/2019 tarihli duruşmasında "cevap dilekçemi tekrar ederim, ayrıca ben inşaat işleri ile uğraşırım, Manisa Büyükşehir Belediyesi'nin alt yapı işlerini yaptım, bu işlerden yaparken ... Yapı adına iş yaptığımızdan ...
Yapı adına davacı şirketten akaryakıt aldık, biz üzerimize düşen borcu ödedik ancak ...
Yapı ödemedi, ben davanın reddini talep ediyorum" şeklinde beyanda bulunulmuş olup, gerek davalı asilin beyanları, gerekse davacı tarafça dosyaya sunulan ve davalı tarafça imzasına itiraz edilmeyen "Senettir" isimli teslim belgelerinden, davacı tarafça davalıya faturaya konu akaryakıtların teslim edildiği ve yine buna ilişkin takibe konu faturanın davacı tarafından davalı adına düzenlendiği, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre de davacının davalıdan 36.769,16.TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davalı asil tarafından faturaya konu akaryakıtın dava dışı ... Şirket'i ile birlikte yapılan iş için alındığı ve kendilerine ait payın ödendiği ileri sürülmüş ise de, faturaların davalı hakkında düzenlendiği, yine teslime ilişkin sunulan belgelerde ... İnşaat'a teslimin yapıldığının belirtildiği, dosya arasında bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre davalının şahıs şirketi olduğu ve unvanın ... ...
İnşaat olduğu, bu durumun aksinin, yani akaryakıtların dava dışı ... Şirketi'ne verildiği ve bedelinden adı geçen şirketin sorumlu olduğunun davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, ancak buna ilişkin davalı tarafça herhangi bir yazılı delil sunulmadığı ve yine mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının ödediğini belirttiği 24.000,00.TL'nin toplam borçtan düşüldüğü anlaşıldığından davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/1256, K. 2023/137, 10 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama