KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2024
- Dosya no
- 2021/1039
- Karar no
- 2024/1066
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/03/2021
- Numarası
- 2020/... ESAS 2021/... KARAR
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... -...
Karar Metni
951 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
... VEKİLİ : Av. ...
FERİ MÜDAHİL : ... -... ... VEKİLİ : Av. ...
FERİ MÜDAHİL VASİ : ... -... ...
DAVANIN KONUSU
İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
YAZIM TARİHİ :...
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/03/2021 tarih, 2020/... Esas 2021/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile borçlu ... arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi ile kredi açılıp kullandırıldığını, davalı ...'in sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalayarak tüm borcun sorumluluğunu üstlendiğini, kullandırılan kredinin, kredi sözleşmesi hükümlerine aykırı davranılarak zamanında geri ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının 25/04/2019 tarihi itibariyle kat edilerek borcun ödenmesi için davalı ... ile borçlu ...'a ihtar edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı ... aleyhine ... ...
İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk anlaşmasınında olumsuz sonuçlandığını, davalının takibi durdurmak için itiraz ettiğini, takibi durdurmak ve borcun tahsilini geciktirmek amaçlı bu itirazın dayanaksız, haksız ve kötü niyetli olduğunun açık olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili beyan dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in kefalet sözleşmesinden kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili ...'in eşi ...'in bu kefalet sözleşmesine rızasının olması gerektiğini, kefalet sözleşme tarihinde ... kısıtlı olduğundan hukuken geçerli bir rızadan söz etmenin mümkün olmadığını, ...'in vasisinin dahi böyle bir rıza verme yetkisi olmadığını, ancak vesayet makamından izin alınmak suretiyle bu iznin gerçekleştirilebileceğini, kısıtlının üstün yararının her zaman korunması gereken bir durum olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
Feri Müdahil ... vekili 11/02/2021 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkili ...'in ... ... Sulh Hukuk Mahkemesi .../...
Es. sayılı kararı ile vesayet altına alındığını, fiil Ehliyetinin bulunmadığını, her türlü rıza ve borçlandırıcı işlemler için vesayet makamından izin alınması gerektiğini, bundan kaynaklı olarak imzasının kesin olarak yok hükmünde olduğunu, davanın konusunun kısıtlı olan ...'in eşi olan ...'in müteselsil kefaletinden kaynaklandığını, TBK: "Madde 584- "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rizasıyla kefil olabilir;
bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır." şeklinde olduğunu, bu maddede kefil olarak borç altına giren kişinin eşinin de zarar görme ihtimalinden dolayı eşin rızasının arandığını, vesayet altında olan ...'in kefalet sözleşmesindeki rıza gösterdiğine dair beyanı ve imzasının kesin olarak hükümsüz olduğunu, ...'in kefalet sözleşmesiyle kefil olmasının kısıtlı ...'e zarar verecek bir durum olduğunu, bu sebeple HMK 66 ve devamı maddelerince kısıtlı ...'in davaya müdahalesinde hukuki yararının açık ve net bir şekilde bulunduğunu,
dosyada kesin hükümsüz olan kısıtlının rıza beyanına dayalı olarak ortada ...'i borç altına sokacak geçerli bir kefalet sözleşmesinin bulunmadığını belirterek, kısıtlı ...'in davaya müdahalesinin hukuki yararının olduğu nedeniyle kabulüne ve haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/03/2021 tarih, 2020/... Esas 2021/... Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; davacı alacaklı banka vekili tarafından davalı borçlu aleyhine ... ... İcra Müdürlüğü'nün .../...
E sayılı dosyası ile yapılan icra takibinde 464.753,90.TL asıl alacak, 11.066,89.TL, işlemiş faiz, 692,41.TL % 5 BSMV olmak üzere toplam 476.513,20.TL nakdi alacağın tahsilde tekerrüre esas olmamak üzere 464.753,90.TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek yıllık %31,85 temerrüt faizi, faizin %5 BSMV, icra masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili, 7.250,00.TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi,
takipten sonra nakde dönüşecek gayri nakdi alacağa nakde dönme tarihinden itibaren nakdi alacak için uygulanan sözleşme faizi ile birlikte tahsiline yönelik icra takibine davalı borçlu ...'in itirazının iptali ile takibin devamına, 464.753,90.TL asıl alacağın % 20'si olan 92.950,78.TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, istinaf aşamasında iken davacı vekilinin 23/05/2024, davalı vekilinin 22/05/2024 tarihinde dairemize sunduğu dilekçe ile; istinaf kanun yoluna başvurusundan feragat ettiklerini beyan etmişler, gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmişlerdir.
Bu durumda 6100 sayılı HMK'nın .../2 maddesi gereğince davacı ve davalının istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine, istinaf yoluna başvuran feri müdahil açısından; davalı tarafın yanında feri müdahale talebinde bulunulduğundan davalı tarafın istinaf hakkından feragat etmesi sebebiyle 6100 sayılı HMK'nın 66.maddesi gereği feri müdahil tek başına istinaf kanun yoluna başvuramayacağından istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/1039, K. 2024/1066, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama