KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2024
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1108 - 2024/561
- Dosya no
- 2021/1108
- Karar no
- 2024/561
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/02/2021
- Numarası
- 2020/... Esas, 2021/... Karar
- Davacı
- ... YAPI İNŞAAT TAAHHÜT HAFRİYAT NAKLİYAT MADENCİLİK İTHALAT İHRACAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...BANKASI A.Ş. -
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.775 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
Av. ... DAVANIN KONUSU : Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 02/04/2024
YAZIM TARİHİ : ...
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... esas ve 2021/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankadan 26/03/2019 tarihinde taksitli ticari kredi kullandığını, müvekkilinin söz konusu kredi borcunu 27/12/2019 tarihinde hesabında bulunan paradan ödenerek erken kapatılmasını talep ettiğini, müvekkilinin talebi üzerine kredinin kapatıldığını, ancak davalı bankanın erken kapama ceza tazminatı, masraf ve komisyon ücreti adı altında fazladan haksız tahsilat yaptığını beyan ederek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00.TL'nin 27/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 11/11/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava değerini 33.273,15.TL arttırarak toplam 53.273,15.TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının genel kredi sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak kredisini vadesinden önce kapatmak istemesi üzerine erken kapama maliyeti hususunda varılan mutabakat ile kredinin kapatıldığını, davacı ile imzalanan sözleşmenin 11. maddesinde her iki tarafın da menfaatinin korunduğunu, erken kapama maliyeti hesaplanırken bankanın mahrum kaldığı faiz ve davacının menfaatinin dikkate alındığını, erken kapama maliyetinin talep edilmesinin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; bankaların mevzuat hükümleri uyarınca reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların niteliklerini ve sınırlarını serbestçe belirlemesinin mümkün olduğu,
mevzuat hükümleri ve Yargıtay içtihatları, taraflar arasındaki sözleşmedeki hüküm ve özellikle TMK’nin 2. maddesi dikkate alındığında kredinin erken kapatılması halinde davalı bankanın fahiş olmamak ve emsal banka uygulamalarını da dikkate almak suretiyle erken kapama ücreti alabileceği, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin 11. maddesinde bankanın komisyon ve erken ödeme ücreti alabileceğinin belirtildiği ancak ücretlerin oranına ya da hesaplama yöntemine sözleşmede yer verilmediği, yapılan yazışmalar üzerine ... tarafından %10, ... .A.Ş. tarafından %10, ... tarafından %2, ...
Bankası tarafından %2 erken kapama komisyon oranının bildirildiği, bu oranlar gözetilerek %10 erken kapama oranın emsal kabul edilemeyecek kadar fahiş olduğu bu nedenle ortalamaya baz alınamayacağı; bilirkişi raporuna, Yargıtay içtihatlarına ve Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücrete İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında 2020/4 sayılı Tebliğin 11. maddesine göre %2 oranı esas alınması gerektiği, davalı bankanın erken ödeme komisyonu talep hakkı olup bu miktar üzerinden %2 erken kapama komisyonu oranı dikkate alındığında davacının ödemesi gereken erken ödeme komisyonunun 16.972,90.TL olduğu,
davacı şirket tarafından kredinin kapatılması için 27.12.2019 tarihinde 70.246,05.TL erken kapama komisyonuna ilişkin ödeme yapılmış olup davacı şirketin 53.273,15.TL'lik kısım yönünden alacaklı olduğu gerekçesi ile davacının istirdat talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, diğer banka uygulamalarını tespit etmek adına mahkemece yazılan müzekkerelerin ilgili banka şubeleri tarafından yanlış değerlendirilerek hatalı yanıtlar verildiğini, davacının genel kredi sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak kredisini vadesinden önce kapatmak istemesi üzerine erken kapama maliyeti hususunda varılan mutabakat ile kredinin kapatıldığını, BK'nin 96. maddesine uygun olarak düzenlenen sözleşmenin haksız şart kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını,
davacı ile imzalanan genel kredi sözleşmesinin 11. maddesinde her iki tarafın menfaatinin korunduğunu, erken kapama maliyeti talep edilmesinin taraflar arasındaki sözleşme, yasal düzenlemeler ve ticari teamüllere uygun olduğunu, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine göre erken kapama maliyetinin ödendiğini, ilgili düzenlemenin BK'nin 96. maddesine uygun olduğunu, ilgili düzenlemenin her iki tarafın menfaatine olduğunu, Yargıtay ilgili düzenlemenin genel işlem şartı olmadığına karar verdiğini, müvekkili bankanın yasal düzenlemeler gereğince tablodan da anlaşılabileceği üzere ölçülü bir maliyetin talep edildiğini,
erken kapama maliyeti hesaplanırken davacı yararına hareket edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kullandırılan kredinin erken kapatılması sebebi ile tahsil edilen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalı banka tarafından, kredinin erken kapatılması sırasında fahiş bir oran üzerinden erken kapama ücreti tahsil edildiği iddia edilerek, fazla ödenen miktarın iadesi talep edilmiş, davalı ise, davacının, erken kapama komisyonunu sözleşmede kabul ettiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan 26/03/2019 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nin 11. maddesinde erken ödemeye ilişkin düzenlemeler olduğu, buna göre, kredinin erken ödenmesi halinde bankanın o gün itibarıyla katlanmak zorunda kalacağı maliyetler çerçevesinde belirleyeceği miktarda bir erken kapama ücreti ile erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, ... gibi mali yükümlülüklerin nakden ve defaten ödeneceğinin belirtildiği, ancak, davalı banka tarafından 70.246,05.TL erken ödeme komisyonu tahsil edilerek kredinin kapatıldığı,
ilk derece mahkemesince, diğer bankalarca bildirilen komisyon oranlarının celp edildiği ve bilirkişi tarafından %2 üzerinden yapılan hesaplama sonucu, davalı bankanın alması gereken komisyon oranının 16.164,67.TL olması gerekirken, 70.246,05.TL olarak yapılan kesintinin fahiş olup, fazladan tahsil edilen 53.273,15.TL'nin davacıya iadesi gerektiği tespit edildiği, davacı tarafından, davanın, bu miktar üzerinden ıslah edildiği ve mahkemece davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Tarafların tacir, kullanılan kredinin ticari kredi olması hasebiyle somut olaya mülga 4077 veya 6502 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. 6098 Sayılı TBK'nın 96. maddesinde (mülga BK'nın 80. maddesi) "Sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlu, edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebilir.
Ancak, kanun veya sözleşme ya da âdet gereği olmadıkça borçlu, erken ifada bulunması sebebiyle indirim yapamaz." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca kural olarak borcun erken ifasına engel bir durum bulunmamakla birlikte borcun erken ifası nedeniyle aksi sözleşme, kanun veya adet gereği olmadıkça indirim talep edilemeyecektir.
TBK'nın 20-25. maddelerinde de genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olup sözleşmelerde; taraflardan birinin üstün veya avantajlı konumunu kullanarak, karşı tarafa dayattığı, karşı taraf aleyhine düzenlemeler içeren ve iyi niyet kurullarına aykırı olan bölümlerin genel işlem koşulu olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bankaların gelir kaynaklarından birisi de müşterilerine sunduğu krediler nedeniyle elde ettiği faizlerdir. Kredinin erken ödenmesi halinde bankanın faiz gelirinden mahrum olacağı, erken ifanın bankanın mali tablolarını olumsuz etkileyeceği de tartışmasızdır. Bunun yanında ticari krediler bakımından erken ifa halinde indirim talep edilmesini gerekli kılan bir düzenleme veya adet bulunmadığından esasında erken ifa hali kredi borçlusunun lehine bir durumdur.
Zira borçlu ödemek zorunda olduğu faizden kurtulacak veya daha düşük faizli veya daha uygun vadeli krediyle borcunu yeniden yapılandırabilecektir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesi erken ifa halinde her iki tarafın menfaatlerini korumaya yönelik bir düzenleme olduğundan bu haliyle genel işlem sartı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. (Yargıtay 11. HD.'nin 25/01/2016 tarih ve 2015/9945 Esas, 2016/691 Karar)
Somut olayda, davalı banka tacir olup dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Davalı tarafından kullandırılan krediler ve kredili mevduat hesabından kullandırılan krediler nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de hangi işlemler nedeniyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin tespiti gerekir.
Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde erken ödeme komisyon oranı açıkça belirtilmediğine göre, mahkemece, sözleşme tarihi itibariyle bu tür kredilerin erken kapatılması halinde alınan komisyon ücretinin oranları konusunda emsal banka uygulamaları araştırılıp, buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken(bkz Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/10117 Esas, 2018/2567 Karar sayılı kararı),
mahkemece sözleşme tarihi itibariyle bu tür kredilerin erken kapatılması halinde uygulanacak komisyon oranlarına ilişkin emsal banka uygulamaları araştırılmış, ... Bankası ve ... tarafından bilgi verilmemiş, ...bank ve ... %10 oranında komisyon aldıklarını bildirmiş, ... Bankası ve ... ise %2 oranında komisyon aldıklarını iletmişlerdir.
Alınan ek bilirkişi raporunda, %2 oranı ve bankaların aldıkları oranların ortalaması olan %6 oranı üzerinden seçenekli bir hesaplama yapılmış ise de, sözleşmeye göre, erken kapama komisyonu alınabileceği ancak oranı kararlaştırılmadığına göre, alınan komisyon ücretinin oranlarının emsal banka uygulamalarına göre tespit edilip ortalaması(%2+%10/4=%6) nazara alınması gerekirken, kesinti tarihinde yürürlükte olmayan .../... sayılı Tebliğ ve yalnızca 2 banka tarafından uygulanan %2 oranı nazara alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğu,
davalı vekilinin bu sebeple istinafında haklı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına, yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ek bilirkişi raporundaki emsal banka uygulamalarının ortalaması olan %6 oran üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilerek davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/1108, K. 2024/561, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama