KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi : 2 -... Anonim Şirketi -
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2024
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1764 - 2024/1161
- Dosya no
- 2021/1764
- Karar no
- 2024/1161
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/11/2020
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- —
- Vekilleri
- Av.
- Davalılar
- 1 -... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekilleri
- Av.
- Vekilleri
- Av.
- Davanın konusu
- Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 05/07/2024
- Yazım tarihi
- 05/07/2024
Karar Metni
2.670 kelime·13 dk okuma·5 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi''nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına kayıtlı olan davalı sigorta şirketine sigortalı ... adlı yüzer balık lokantası tekne ile bu tekneye bordalanmış olan ... isimli yat, yüzer lokantada kullanılan davalı ...
Şirketi'ne ait LPG tüpünden çıkan gaz kaçağı sebebi ile demirlenmiş olduğu ... balıkçı barınağında 31/10/2014 tarihinde yandığını, iki teknenin de kullanılamaz hale geldiğini ve hasar aldıklarını, davalı sigorta şirketine müracaat edildiğini ve şirket eksperi ile hasar tespiti yapıldığını, yine ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasında tespit yapıldığını, 12/01/2015 tarihli bilirkişi raporunda oluşan yangının davalı ...
Şirketi'ne ait olan 12 kg'lık LPG tüpünden çıkan gaz kaçağı sonucu oluştuğu kanaatine varıldığını, ...
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası ile ceza takibatı yapıldığını, davalı sigorta şirketine hasar bedelinin ödenmesi için ... .Noterliği'nin 04/09/2015 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 50.000,00.TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan poliçe sorumlulukları dahilinde olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 23/09/2020 tarihli ıslah dilekçesinde dava değerini toplam 270.000,00.TL olarak ıslah ettiği görülmüştür.
Davalı ... A.Ş.vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu teknelerdeki yangının lpg tüpünden meydana geldiğinin sabit olmadığını, aynı gün tutulan kaza raporunda yangının çıkış sebebinin "elektrik ya da sabotaj" olarak belirtildiğini, tespit dosyasında da alınan rapor ile yangını biriken gazın bilinmeyen nedenlerle oluşan kıvılcım nedeniyle oluştuğu yönünde kanaatte bulunduğunu, olaya karışan lpg tüpünün müvekkil şirkete ait olduğunun sabit olmadığını, bu nedenlerle müvekilinin kusurunun olmaması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş.vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yokluğunda yapılan tespit ve alınan raporlarda aleyhe olan hususlara katılmadıklarını, İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nca tutulan raporda yangın sebebinin tespit edilemedeğini, davacı ve tekne sahibinin ifadelerinde kendisinin tekne satışı için bazı kişilere söz verdiği sonra ortağı tarafından başka kişilere satış yapıldığı bu nedenle arada çıkan ihtilaf nedeniyle ... isimli şahsın yangını çıkarmış olabileceği iddiasının yer aldığını, bu nedenlerle davacının haksız ve dayanaksız davasının reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davalı ... A.Ş'ye ait işyerinde kullanılan tüpte, gazın tüpten değil ocağın bağlantı yerinden sızdığı, bu nedenle yangının ve hasarın meydana gelmesinde ...
A.Ş.'nin her hangi bir kusurunun bulunmadığı, bu nedenle kendisine sorumluluk yüklenemeyeceği, fakat diğer davalı sigorta şirketinin ise, davacı iş yerinde tüpgazdan sızan gazın alev alması ile meydana gelen yangın ve patlama sonucunda oluşan hasarın tümünden davalı sigorta şirketinin Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerektiğini, her ne kadar davalı vekilleri tarafından ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de, davanın imalatçı hatasına dayalı olarak açılmadığı, bayileri aracılığı ile satım yapan sıfatı öne çıkarılarak açıldığı,
bu durumda, gerek satım sözleşmesi nedeniyle BK'nin 125'inci maddesinde yazılı 10 yıllık süre, gerekse uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde yapılan ıslaha konu istem bölümü zamanaşımına uğramadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı yönünden nispi olarak hesaplanan vekalet ücretinin yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre: Asliye Mahkemelerinde takip edilen işler için 4.080,00.Türk Lirasına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkil aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesini, ayrıca davalı ...'ın da meydana gelen zarardan sorumluluğu bulunduğunu, zararın tüpgazdan yahut tüpgazın bağlantılarından meydana gelmiş olduğunun açık olduğunu, tehlikeli maddelerle iştigal eden davalının böyle bir zararın meydana gelmesi için her türlü tedbiri alması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen yangınla ilgili ilk olarak ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası üzerinden aldırılan bilirkişi raporunda, oluşan yangının mutfak bölümünde bulunan 12Kg'lık lpg tüpünden veya bağlantılarından gaz kaçağı olması neticesinde içeride biriken gazın bilinmeyen nedenlerle oluşan kıvılcım nedeni ile oluştuğu şeklinde tespitlerde bulunulduğunu, esas dava dosyasında aldırılan heyet raporunda ise;
teknede meydana gelen yangının sabotaj olmadığını, yangının çıkış nedeninin mevcut dosya ve ekleri incelenmesi sonrasında tespit edilmesinin mümkün olmadığını, yangın çıkmasında birden fazla ihtimalin olduğunu, dosya içi ve ekinde yer alan evraklar incelendiğinde teknenin elektrik tesisatı ile ilgili herhangi bir tespitin bulunmadığını, 12/01/2015 tarihli bilirkişi raporunun aksine, görüntüler ve ifadeler incelendiğinde yangının LPG sızıntısından çıktığı yönünde herhangi bir bilimsel veya somut delilin olmadığını, olay yeri görüntüleri incelendiğinde meydana gelen yangının c sınıfı (gaz yangınlarının yanma,
parlama ve patlama) yangın olmadığını yani lpg sızıntısından kaynaklanan bir yangın olmadığının tespitinin yapıldığını, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için aldırılan bilirkişi raporunda ise dosyada tüplerle ilgili bilgi bulunmadığını, bu nedenle akıbeti belli olmayan tüplerle ilgili söylenebilecek bir şey olmadığını, yangının sabotaj olmadığını, CD incelendiğinde itfaiyenin o saatte olay yerine geç geldiğini, bilirkişi raporlarındaki çelişkinin kanun ve yönetmeliklerden bahsetmediklerini, gaz yangınlarının normal yangınlardan farklı olduğunu,
%2 ile %9 sınırları arasında kapalı alanlarda biriktiğinde patlamak ve yanmak için en ufak kıvılcımın yeterli olduğunu ortaya koymamış olmaları olduğunu, dosya mevcudunda teknenenin elektrik tesisatı ile ilgili herhangi bir bilginin yer almadığını, tesisatta kaçak akım rölesinin bulunup bulunmadığının bilinmediğini, tüp gaz mali mesuliyet sigortası çerçevesinde bu hasarın ödenmesinin uygun olacağı kanaatlerini bildirdiklerini, esas dosyada aldırılan her iki raporda tüplerle ilgili hiç bir bilgi bulunmadığını ve akıbeti belli olmayan tüplerle ilgili söylenebilecek bir şeyin olmadığının tespit edildiğini,
ikinci raporda itfaiyenin olay yerine geç geldiğinin tespit edildiğini, geç müdahalenin zararın büyümesine neden olduğunu gösterdiğini, teknenin elektrik tesisatı ile ilgili yeterli veri olmadığını, bu nedenle inceleme yapılamadığının tüm raporlarda belirlendiğini, tekne üzerinde ve yangının meydana geldiği kritik bölmelerde kalıcı değişiklikler yapıldığının gözlemlendiğinin belirlendiğini, delil tespiti için inceleme yapılmasına rağmen yangının ortaya çıkış sebebini belirleyecek en önemli unsurlardan birinin bilerek veya bilmeyerek ortadan kaldırıldığını,
aldırılan son raporda da yangının kesin olarak gaz kaçağında çıktığına ilişkin kanıt olmamasına rağmen başka bir sebep kalmadığından bahisle yangının gaz kaçağıyla ilişkilendirildiğini, bu tespitin objektiflikten ve bilimsellikten uzak olup kabul edilmesinin mümkün olmadığını, tüplerde gaç kaçağı olduğuna dair dosya içerisinde hiç bir delilin bulunmadığını, aksinin ispatının ise davacı taraaf üzerinde olduğunu, bu durumun ispatlanmadığını, müvekkili sigorta şirketinin meydana gelen hasardan sorumlu olmasının beklenemeyeceğini,
çünkü müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısına yüklenebilecek sorumluluktan daha fazla olmayacağını, mahkeme tarafından sigortalı ... yönünden davanın reddine karar verilirken müvekkili şirket açısından davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, poliçenin ve sözleşmenin varlığının meydana gelen hasarın her halükrda teminat kapsamında olacağı anlamına gelmeyeceğini, son raporda bu yönde yapılan tespitin sigorta ve ticaret Hukuku'nun genel ilkelerine de aykırı olduğunu, sigorta sözleşmesinden doğan bütün zararların iki yılda zaman aşımına uğrayacağının düzenlendiğini,
düzenlenen poliçede görüleceği üzere müvekkili sigorta şirketi poliçe limitleri dahilinde en yüksek 75.000,00.TL'den sorumlu tutulabileceğini, mahkemece 270.000,00.TL'nin müvekkili sigorta şirketinden tahsiline karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline ait balık lokantası olarak kullanılan tekne ve iş bu tekneye bağlı yatta çıkan yangın sonucu tekne ile yatın yandığını ve kullanılamaz hale geldiğini, yangının davalı ... firmasından alınan LPG tüpündeki gaz sızıntısından meydana geldiğini, yapılan başvuruya rağmen davalılar tarafından zararın karşılanmadığını belirterek belirlenecek zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalılar ise yangının çıkış sebebinin tespit edilemediğini ve bir sorumlulukları olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle ...
A.Ş.'ya karşı açılan davanın reddine, ... Sigorta A.Ş.'ye karşı açılan davanın ise ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davacı vekili ile davalı sigorta vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı vekilinin istinafı yönünden yapılan değerlendirmede;
Dava konusu yangının çıkış sebebinin tam olarak belirlenememesi, ayrıca alınan bilirkişi raporlarına göre davalı ... A.Ş.'nin davacıya satmış olduğu tüplerle ilgili her hangi bir kusur belirlemesi yapılmaması nazara alınarak ilk derece mahkemesi kararının bu yönüyle doğru olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinafı yerinde görülmemiştir.
Ancak karar tarihi olan 2020 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4 maddesinde "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur" hükmü yer almaktadır. İlk derece mahkemesince davalı ... A.Ş.'ye yönelik davanın tümden reddine karar verildiği halde adı geçen davalı yararına nispi avukatlık ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, davacı vekilinin bu sebeple istinafında haklı olduğu, kararın bu sebeple kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinafı yönünden yapılan değerlendirmede;
Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
'nın sigorta teminatının kapsamı başlıklı 1. maddesinde "Bu sigorta, Likit Petrol Gazı (LPG) tüpleyen firmaların, doldurdukları veya doldurttukları ve yetkili bayileri vasıtasıyla veya doğrudan doğruya tüketiciye intikal ettirdikleri tüplerin kullanılmak üzere bulundurdukları yerlerde infılaki, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucu (kusurları olsun veya olmasın) verecekleri bedeni ve maddi zararlara karşı sorumluluklarını, aşağıdaki şartlar dairesinde temin eder.
Bu sigortayı, Likit Petrol Gazını (LPG) depolayan, tüplere dolduran, nakleden, bayileri vasıtasıyla veya doğrudan doğruya tüketiciye satan LPG Dağıtım Şirketleri, yaptırmak zorunda oldukları Tehlikeli Maddeler Sorumluluk Sigortasına ek olarak yaptıracaklardır.
"Tehlikeli Maddeler Sorumluluk Sigortası" bulunan bir işyerinde, kullanılmak üzere bulundurulan LPG tüpünün infılaki, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucu verilecek zararlar, Tüpgaz Sorumluluk Sigortası limitleri dahilinde sigortacısı tarafından tazmin edilir.
Ancak, kullanılmak üzere bulundurulan tüpgazın neden olduğu kaza, işyerinde bulunan yanıcı, parlayıcı, patlayıcı maddelerin de zarar vermesine yol açarsa, tazminat ödemelerinde Tüpgaz Sorumluluk Sigortasına öncelik verilir; bu sigortanın limitlerinin yetersiz kalması halinde Tehlikeli Maddeler Sorumluluk Sigortası, limitleri dahilinde işlemeye başlar. Hasara yol açan kazanın çıkış nedeninin yanıcı, yakıcı, parlayıcı, patlayıcı maddeler olması halinde öncelikle Tehlikeli Maddeler Sorumluluk Sigortası işlemeye başlar.
Bu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı korunmasını temin eder. Ayrıca, bu sigorta ile ilgili olarak dava açılması halinde, sigorta poliçesinde kayıtlı limitlere kadar davanın takip ve idaresi sigorta ettirenle birlikte sigortacıya da ait olup, sigorta ettiren sigortacının göstereceği avukata gereken vekaletnameyi vermek zorundadır. Sigortacı dava masrafları ile avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlüdür. Şu kadar ki hükmolunan tazminat sigorta bedelini aşarsa, sigortacı bu masrafları, sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde öder.
Meydana gelen bir kazada zararın önlenmesi veya azaltılması amacıyla sigorta ettirenin yapacağı makul ve zaruri masraflar sigortacı tarafından karşılanır.
Zarar meydana geldiğinde sigorta ettirenin kusurlu olup olmadığına bakılmadan zarara uğrayan üçüncü şahısların tazminatı ödenir. Zararın LPG tüpünün takılması sırasında servis hatasından, kullanıcının kullanma hatasından, tüpün imalat hatasından, dolum hatasından, hortum, kelepçe, dedantör, cihaz, musluk hatalarından meydana gelmesi durumu değiştirmez." hükmü yer almaktadır.
Öte yandan aynı genel şartların 3. maddesinde de hangi hallerin sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığı tek tek sayılmıştır.
Yukarıda anılan düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya gelince, sigortalı işyerindeki patlama ve yangın olayına, 12 kg'lık LPG tüpü ve buna bağlı aksamda meydana gelen sızdırmanın neden olduğunun kabul edilmesi karşısında, mahkemece, LPG tüpü üreticisine izafe edilecek herhangi bir kusurun ve ayıplı imalatın olup olmamasının ve zararın tüpü yakıcı cihazlara bağlayan boru tesisatının sağlam olup olmamasının sonuca etkili olmadığı, davalı ...
Sigorta A.Ş.(... Sigorta A.Ş.) vekili tarafından yukarıda zikredilen Genel Şartların 3. maddesinde sayılan hallerden birinin varlığının iddia edilip kanıtlanamamasına göre iş bu davalının dava konusu zarardan ilke olarak sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, mahkemece, davalılardan ...
Sigorta AŞ.'nin dava konusu zarardan diğer davalıdan bağımsız olarak sorumlu olduğunun ilke olarak kabulü ile buna göre hüküm kurulması doğrudur.(bkz Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/7184 Esas, 2018/1247 Karar sayılı kararı)
Bununla birlikte adı geçen davalı, davacının zararından poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olup, dosyaya sunulan 01/01/2014 başlangıç tarihli ve ... numaralı Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigorta Poliçesine göre davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kaza başına 75.000,00.TL ile sınırlıdır. Ne varki mahkemece bu husus göz ardı edilerek ıslah dilekçesi doğrultusunda ve poliçe limitini aşacak şekilde 270.000,00.TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuş ve kararın bu sebeple de kaldırılması gerekmiştir.
Yine davacı vekilinin 23/09/2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini arttırarak 270.000,00.TL'ye yükselttiği, ancak davalı vekilinin iş bu dilekçeye karşı zamanaşımı savunmasında bulunduğu, her ne kadar mahkeme kararının gerekçesinde uzamış ceza zamanaşımı da dikkate alınarak iş bu alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olacağı belirtilmiş ise de, somut olayda ölen ya da yaralanan kimsenin olmadığı, davacının sadece teknede meydana gelen zarardan dolayı maddi tazminat talep ettiği, bu sebeple somut olaya uzamış ceza zamanaşımının uygulanamayacağı, yukarıda zikredilen Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
'nın 17. maddesi uyarınca söz konusu sigorta sözleşmesinden doğan ve uyuşmazlığa neden olan tüm hak ve menfaatlerin iki yılda zaman aşımına uğrayacağı, somut olayda da davanın kısmi dava olarak açıldığı ve olay tarihinden itibaren ıslah tarihine kadar genel şartlarda belirtilen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, bu sebeple dava dilekçesinde talep edilen 50.000,00.TL'yi aşan kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile davanın tümden kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, ancak yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşılmakla Dairemizce istinafa konu kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/1764, K. 2024/1161, 5 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama