İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/2212 K.2024/1894

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/06/2021 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının…

Esas2021/2212Karar2024/1894Tarih12 Kasım 2024Okuma9 dk · 1.861 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Kasım 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2021/2212 - 2024/1894
Dosya no
2021/2212
Karar no
2024/1894
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
30/06/2021
Numarası
... ESAS ... KARAR
Davacı
... TÜRK ANONİM ŞİRKETİ -
Vekili
Av.
Davalı
... TEKSTİL İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -
Davanın konusu
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak
İstinaf kararının karar tarihi
12/11/2024
Yazım tarihi
12/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.861 kelime·9 dk okuma·4 bölüm

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/06/2021 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle. Dava dışı asıl borçlu ... ... ile müvekkili ... T.A.Ş. arasında. Ticari Nitelikte Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, işbu kredi sözleşmesine bağlı olarak 500.000,00.TL limitli kredi tahsisinin yapıldığını, tahsis edilen limite bağlı olarak ticari artı para kredisi kullanıldığını ve ... kredisi kullandığını, ancak borcun ödenmediğini, dava dışı borçlu ... ...’nin kullanmış olduğu krediye davalı ... Tekstil…Ltd.

Şti.'nin müşterek borçlu mütselsil kefil sıfatıyla kefil olduğunu, bu nedenle ödenmeyen kredi borcundan davalı firmanın sorumlu olduğunu, davalının kefil olduğu kredilerin geri ödemesi yapılmadığından tüm taraflara ....Noterliği’nin 26/06/2019 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek kredi hesabının kat’ı temin edildiğini, ancak verilen süre zarfında müvekkilinin alacağını alamadığını, tüm taraflar hakkında .... İcra Müdürlüğü’nün ...

Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yaptıkların, davalı borçlunun borca, faize ve fer’ilerine itiraz ettiğini, davalının itirazının haksız olup, haksız ve kötüniyetli itirazın iptalini, takibin devamına ve asıl alacağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesine talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Yerel mahkemece verilen karar ile; hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre,... sayılı KMH kredisinden dolayı 7.954,95.TL asıl alacak, 685,19.TL işlemiş faiz, 34,26.TL BSMV olmak üzere toplam 8.674,40.TL nakdi kredi borcu bulunduğunu, sözleşmede davalı kefilin kefalet kapsamı sözleşme kapsamında kullandırılan kredilere hasredilmiş olması ve sözleşmede kredinin kredi kartı tahsisi suretiyle kullandırılabileceği yönünde hüküm bulunmaması karşısında, kredi kartı üyelik sözleşmesi veya bankacılık hizmet sözleşmesinde kefalet imzası bulunmaması koşuluyla kredi kartı borcundan sorumlu tutulamayacağını,

bu nedenle davanın kısmen kabulüne karar verilerek, itirazın kredili mevduat hesap borçları yönünden toplam 8.674,40.TL üzerinden iptaline karar verildiği, kredi kartı alacağına ilişkin talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, Genel Kredi Sözleşmesinde bulunan maddelerde "Banka bu krediyi.....veya diğer şekillerde ve her türlü bankacılık işleminde kullandırabilecektir." ibaresi bulunduğunu, GKS'de bulunan bu maddeler gereği kefilin dava konusu kredi kartı borcundan sorumlu tutulmasına dayanak sağladığını, kredi kartı tahsisinin de bir kredi niteliğinde olduğunu,

ayrıca borçluya gönderilen 28.06.2019 tarihli ihtarnamenin 4. Maddesinde ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde ihtarname tarihinden ödeme tarihinde kadar geçecek günlere ait temerrüt faizi ve banka muamele vergisi ve bilcümle masraflarıyla birlikte tahsilini teminen haklarında yasal takibe geçileceğinin ihbar ve ihtar edildiğini, bu nedenle temerrüt tarihi olarak ihtarname tarihi olan 28.06.2019 tarihi kabul edilmesi gerektiğini, Mahkemenin temerrüt tarihi olarak 11.07.2019'u kabul ederek karara varmasının hatılı olduğunu, beyan ederek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava "Bankacılık işleminden kaynaklanan takibe yönelik itirazın iptali" talebine ilişkindir.

Davacı yanın, dava dışı asıl borçlu ... ... ile davacı ... T.A.Ş arasında; Ticari Nitelikte Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu kredi sözleşmesine bağlı olarak 500.000,00.TL limitli kredi tahsisinin yapıldığı, tahsis edilen limite bağlı olarak ticari artı para kredisi kullanıldığı, ... kredisi kullandığı ve borcun ödenmediği, dava dışı borçlu ... ...’nin kullanmış olduğu krediye davalı şirketin müşterek borçlu mütselsil kefil sıfatıyla kefil olduğu, bu nedenle ödenmeyen kredi borcundan davalı firma sorumlu olduğunu ileri sürdüğü ancak davalının davaya cevap vermediği anlaşılmış, mahkemece yazılı gerekçe davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Mahkemece; sözleşmede davalı kefilin kefalet kapsamı sözleşme kapsamında kullandırılan kredilere hasredilmiş olması ve sözleşmede kredinin kredi kartı tahsisi suretiyle kullandırılabileceği yönünde hüküm bulunmaması karşısında, kredi kartı üyelik sözleşmesi veya bankacılık hizmet sözleşmesinde kefalet imzası bulunmaması koşuluyla kredi kartı borcundan sorumlu tutulamayacağından, davanın kısmen kabulüne, itirazın kredili mevduat hesap borçları yönünden toplam 8.674,40.TL üzerinden iptaline, kredi kartı alacağına ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.

Davacı yanca yapılan istinafın mahiyeti verilen kararın kefalet açısından sorumluluğa ilişkindir.

Kefalet, TBK'nın 581. maddesinde “Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Kefalet sözleşmesiyle kefil, asıl borçlunun borcunu ödememesi durumda, söz konusu borçtan şahsen sorumlu olacağını taahhüt etmektedir. Kefaletin türleri ise TBK’nın 585 vd. maddelerinde düzenlenmiş ve uyuşmazlık konusu müteselsil kefaletle ilgili olarak da 586. maddesi.

“Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir” hükmünü içermektedir.

TBK’nın 583. Maddesi gereğince. “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.

Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz” hükmünü içermektedir.

Kefalet sözleşmesi için Kanun’da öngörülen bu şekil kuralı, bir ispat şekli olmayıp, geçerlilik şekli niteliği taşır. Bu nedenle, kefalet sözleşmesi Kanun’da öngörülen bu şekle uygun yapılmazsa, sözleşme TBK’nın 12/2. maddesi gereğince hükümsüz olacaktır. Zira.

12.4.1944 tarihli ve 1943/14 E., 1944/13 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu Kararında; sözleşmede kefilin ödeyeceği muayyen bir miktarın gösterilmiş olup olmadığının ve sözleşme içeriğinden böyle muayyen bir miktarın anlaşılmasına olanak bulunup bulunmadığının hâkim tarafından re’sen gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Somut olayda; davalının müteselsil kefil sıfatıyla kefalet limiti kapsamında kalan ve sözleşme kapsamında kullandırılan kredili mevduat hesabı kredisinden sorumlu olduğu, kefaletin sözleşme kapsamında kullandırılan kredilere hasredilmiş olması ve sözleşmede kredinin kredi kartı tahsisi suretiyle kullandırılabileceği yönünde hüküm bulunmaması karşısında,

kredi kartı üyelik sözleşmesi veya bankacılık hizmet sözleşmesinde kefalet imzası bulunmaması koşuluyla kredi kartı borcundan sorumlu tutulamayacağı şeklinde yapılan yorum doğrultusunda kredi kartı sözleşmesinde kefalet sorumluluğu bulunmaması nedeniyle davanın bu açıdan reddinin hatalı olduğu, imzalanan GKS'nin 3.5.Kredinin Kefalet karşılığı kullandırılması ve Kefillerin sorumluluğu, 3.5.1.Banka ile müteselsil kefiller başlıklı maddesinde "TBK'nın 582.

Maddesi gereği müteselsil kefaletin nakdi ve gayri nakdi kredi riskleri başta olmak üzere Sözleşme sebebiyle doğmuş her türlü borcu kapsadığı gibi, aynı mahiyette ileride doğması muhtemel borçları da kapsayacağının yer aldığı gibi yine aynı sözleşmenin 5.1.1 nolu maddesinin son satırında ise.

Banka bu kredi veyahut diğer şekillerde ve her türlü bankacılık işleminde kullandırabilecektir ibaresi bulunması karşısında yorumun daha geniş yapılması gerektiği, taraflar arasında -özellikle tacirler arasında- imzalanan sözleşmelerin "signalleşme teorisi" kapsamında yine o taraflar arasındaki işe dair anayasa mahiyetinde oluşu da beraber değerlendirildiğinde;

genel kredi sözleşmeleri çerçeve nitelikte sözleşmeler olup, esas olarak kredi lehdarına, bu sözleşmede tanımlanan limit dahilinde ve sözleşmedeki koşullarla müstakil nakdi veya gayrınakdi krediler kullandırılmasını talep hakkı, bankaya da talep halinde bu krediyi kullandırma borcu yükler.

Bu niteliğinden dolayı, bir genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredinin geri ödenmiş olması, yalnızca kullandırılan müstakil kredi borcunu sona erdirir, yoksa çerçeve nitelikteki sözleşme tüm hak ve yükümlülükleri ile taraflarca sona erdirilinceye yahut feshedilinceye dek devam eder. Genel kredi sözleşmesine istinaden müşteriye limit dahilinde kullandırılan müstakil herhangi bir kredi geri ödendiğinde ise azalan limit geri ödenen tutar kadar açılacaktır.

Dolayısıyla bir genel kredi sözleşmesi devam ettiği sürece bu sözleşme limiti dahilinde kredi müşterisinin kredi talep hakkı, başka sebeplerle sona ermediği takdirde kefilin de bu sözleşmeye verdiği kefalet devam edecektir.

(Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 02.12.2019 tarih, 2018/3312 Esas ve 2019/536 Karar sayılı kararı da aynı yöndedir.) Bu itibarla bu kredi kapsamında kullandırılan kredilerden ve kredi kartlarından kaynaklanan borçtan sorumluluğu sadece kefalet limiti ile sınırlıdır.

Bu kredi sözleşmesi bir çerçeve sözleşme olup bu sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin bir an için ödenerek borç bakiyesinin sıfır olması kefillerin kefaletini sona erdirmez ve tekrar kullandırılan kredilerde yine kefalet miktarı ile sorumlu olmaya devam ederler, bu yönlerden kararın kredi kartı yönünden reddi doğru olmamıştır.

Ancak, kararda hata edilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına ve bilirkişi tarafından ilk derece mahkemesine sunulan ve dairemizce de aynen benimsenen 11.01.2021 tarihli rapor doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,

Kredili Mevduat Hesabından kaynaklı 7.954,95.TL ve Kredi Kartından kaynaklı 19.999,48.TL olmak üzere 27.954.43.TL asıl alacak, 2.141,19.TL işlemiş faiz, 107,06.TL BSMV ve 421,33.TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 30.624,01.TL yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa TCMB tebliği doğrultusunda %28,80 temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebinde reddine, alacak likit itiraz da haksız olmakla hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,

4-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile;

5-Davalının .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın; Kredili Mevduat Hesabından kaynaklı 7.954,95.TL ve Kredi Kartından kaynaklı 19.999,48.TL olmak üzere 27.954.43.TL asıl alacak, 2.141,19.TL işlemiş faiz, 107,06.TL BSMV ve 421,33.TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 30.624,01.TL yönünden itirazın İPTALİ ile takibin DEVAMINA,

-Asıl alacağa TCMB tebliği doğrultusunda %28,80 temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV UYGULANMASINA,

6- Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE

7-Alacak likit olduğundan, hükmolunan alacağın %20’si oranında hesaplanan 6.124,80.TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

8-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 2.091,93.TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 382,23.TL harcın mahsubu ile bakiye 1.709,70.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

9- Davacı tarafından yatırılan 382,23.TL harcın dalıdan alınarak davacıya verilmesine,

10-6100 Sayılı HMK'nin 326/2 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 122,50.TL tebligat gideri, 10,75.TL müzekkere gideri, 550,00.TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 683,25.TL yargılama giderinin kabul red oranına göre (%94,93) 648,62.TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

Bakiye yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

11-6100 Sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 30.000,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

İstinaf incelemesi yönünden,

1)-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan 59,30.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,

2)-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 162,10.TL istinaf başvurma harcı, 87,20.TL tebligat ve dosya gönderme ücreti olan toplam 249,30.TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

3)-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

4)-6100 sayılı HMK.333 maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince taraflara İADESİNE,

5)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,

Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 12/11/2024 tarihinde karar verildi.

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/2212, K. 2024/1894, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunlarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Karar Özeti
  5. Davacı Vekili Tarafından İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Deliller İle İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2212
Karar No
2024/1894
Tarih
12 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/2238 K.2024/1915
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2021/2239 K.2024/1264
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/2241 K.2024/1060
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/2245 K.2024/1953
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi E.2021/2250 K.2024/1896
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/2250 K.2024/1914

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.