KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2022
- Dosya no
- 2021/2438
- Karar no
- 2022/116
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... ESAS- ... KARAR
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 21/02/2022
- Yazım tarihi
- ...
Karar Metni
847 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, yapılan ön inceleme sonucunda istinaf edilen miktarın istinaf kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı borçlu hakkında Mersin 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasından 29/10/2014 tarihli ... nolu, 27/11/2014 tarihli ... nolu, 06/11/2014 tarihli ... nolu, 09/11/2014 tarihli ... nolu boru tahrip tutanaklarında belirtilen hasarlar sebebiyle ilgili olarak 3.173,94TL asıl alacak, 1.081,31.TL işlemiş faiz, 496,55.TL KDV, 686,51.TL gecikme zammı, 2,50.TL dosya gideri ile birlikte toplam 5.440,81.TL ve ferilerinden dolayı ilamsız yolla icra takibi yapıldığı, borçlu davalı ödeme emrini 25/05/2017 tarihinde icra dosyasında itiraz ettiğini, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına, borçlunun %20 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Somut olayda, dava dilekçesinde dava değerinin 5.440,81.TL olarak gösterildiği, yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile Mersin 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 781,22.TL asıl alacak, 146,15.TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, şartlar oluşmadığından ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekilince red edilen 4.513,44.TL yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
02/12/2016 tarih ve 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 Sayılı HMK'nın 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı karar tarihi olan 2020 yılı için 5.390,00.TL'dir.
HMK'nun 341/4 maddesi uyarınca alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf istinaf yoluna başvuramaz.
Somut dosyamızda, dava değerinin dava dilekçesinde 5.440,81.TL olup, yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile takibin 781,22.TL asıl alacak, 146,15.TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, karar tarihi olan 2020 yılı için istinaf kesinlik sınırının 5.390,00.TL olduğu, davacı kurum yönünden red edilen dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı, bu nedenle iş bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı anlaşılmıştır.
İstinaf başvurusunun kesin nitelikte bir karara yönelik olup olmadığını denetleme görevi öncelikli olarak İlk Derece Mahkemesine aittir. Ancak İlk Derece Mahkemeleri'nin bu hususu gözetmeden dosyayı Bölge Adliye Mahkemesine göndermesi halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ne şekilde bir karar verileceği 6100 Sayılı HMK'nın 352. maddesinde gösterilmemiş, sadece gerekli kararın verileceği ifade edilmiştir.
Bu konuda kanunda bir açıklık bulunmamakla birlikte 01/06/1990 tarih ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın bu tür olaylarda kıyasen uygulanması mümkündür. Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı, İlk Derece Mahkemelerinden verilen bir kararın kesin nitelikte olmasına rağmen temyiz edilmesi ve İlk Derece Mahkemesi tarafından bu konuda bir karar verilmeksizin dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi halinde Yargıtay'ın, İlk Derece Mahkemesine bu konuda geri çevirme kararı verilmeksizin, temyiz talebinin reddine karar vermesinin mümkün olduğu yönündedir.
İlk Derece Mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunun Yönetmeliğinin 8/11 maddesi gereğince Kanun Yolu Formu hazırlanmak suretiyle istinaf dilekçesiyle birlikte dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesi halinde, İlk Derece Mahkemesi'nin istinaf kanun yoluna başvurulan kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşarak dosyayı Bölge Adliye Mahkemesine göndermiş olduğunu kabul etmek gerekir. Zira İlk Derece Mahkemesi'nce kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşılması halinde ayrı bir karar yazılmamaktadır. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesi'nin kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaştığı kabul edilerek, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 6100 Sayılı HMK'nın 352/1 maddesi gereğince gerekli kararın (usulden red kararının) verilmesi gerekecektir.
İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın istinaf talebinde bulunan davacı yönünden red edilen kısım 6100 Sayılı HMK'nun 341/2 maddesi uyarınca kesin niteliktedir. Davacı vekilince kesin nitelikte bir karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşıldığından, esasa ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan 6100 Sayılı HMK'nın 341/2 maddesi ve 352/1-b maddesi gereğince istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/2438, K. 2022/116, 21 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama