KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2024
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/522 - 2024/23
- Dosya no
- 2021/522
- Karar no
- 2024/23
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/12/2020
- Numarası
- ... ESAS ... KARAR
- Davacılar
- 1-... PLASTİK GIDA YEM. SAN. TİC. LTD. ŞTİ
Karar Metni
1.579 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
2- ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... T.A.Ş
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : ALACAK
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 18/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/01/2024
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2014 yılında 3.000.000.TL ticari kredi kullandığını, taksitleri düzenli olarak ödediğini, son beş taksit kaldığında anaparanın kalanını ödemek istediğinde kalan borç tutarı 487.000,00.TL'si olmasına rağmen banka banka tarafından 513.000,00.TL üzerinden %5,23 oranında erken kapama bedelinin tahsil edildiğini, bu nedenlerle davacıdan fazla tahsil edilen bedelin bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkili ile imzalanan sözleşmelerde kredinin erken ödenerek kapatılması durumunda erken ödeme komisyonunun alınabileceğinin hüküm altına alındığını, davacının sözleşme hükümlerini kabul ettiğini, erken ödeme sebebiyle bankaların zarara uğradığını, bankanın makul oranda erken kapama komisyonu aldığını, davacının talep ve iddiasının yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Yerel mahkemece verilen karar ile; " banka tarafından dava konusu işlem tarihinden önce erken ödeme komisyonu olarak uygulanacak komisyon oranı hususunda sözleşmede açık bir düzenleme mevcut olmadığını ve T.C.
Merkez Bankasına bildirimde bulunulduğuna dair bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığından, kök rapor sonrası dosyaya sunulan banka cevaplarına göre emsal olabilecek %2 ve %5 oranları bildirilmiş olduğundan, önceki raporlarda bu oranlara göre ve bankaların dosyaya bildirdiği oranların ortalaması olan %3,5 oranına göre de ayrı ayrı hesaplamaların yapıldığını, tarafların itiraz dilekçeleri incelenerek kök raporda açıklanan gerekçelerle, 20/04/2017 tarihi itibari ile erken ödeme yapılan tutarın 486.111,18.TL'sinin %2 oranındaki kesintisinin 9.722,22.TL olmasının gerektiğini,
banka tarafından ise 15.798,61.TL fazladan tahsilat yapılarak toplam 25.520,83.TL'nin tahsil edildiğini, davalı bankanın fazladan 15.798,61.TL'sinin tahsil edilmiş olduğununun bildirildiği anlaşıldığından davanın kabulüne, 15.798,61.TL alacağın dava tarihi olan 07/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" şeklinde karar verilmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; müvekkil banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonu hukuka, kanuna, Yargıtay Kararlarına ve sözleşmeye uygun olduğunu, davacı taraf kullandığı kredinin faizinden kurtulmak için kendi menfaati doğrultusunda, müvekkili bankanın bildirdiği şartlar dahilinde erken ödeme komisyonu ödeyerek kredi borcunu kapatma yolunu tercih ettiğini, davacı tarafın ödediği tutar için haksız olduğundan bahisle iş bu davayı açması kötü niyetli olduğunu, alınan bilirkişi raporunda itirazlarının değerlendirilmediğini, kök raporda 17.433,10.TL,
ek raporda 1.341,01.TL ikinci ek raporda 9.387,05.TL hesaplama yapıldığını ve en son alınan 01/06/2020 tarihli raporda faiz işletilerek 17.433,10.TL hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporları arasında çelişkiler olduğunu, banka emsalleri % 5 olmasına rağmen ve kredi ticari kredi olması nedeniyle tüketici kredisi erken ödeme ücretinin üzerinden hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, eksik ve hatalı bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, Genel Kredi Sözleşmesi'ne dayalı olarak kullandırılan kredinin erken kapatılması sebebi ile tahsil edilen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalı banka tarafından, kredinin erken kapatılması sırasında %5,33 gibi fahiş bir oran üzerinden tahsilat yapıldığı iddia edilerek, fazla ödenen miktarın iadesi talep edilmiş, davalı ise, davacının, erken kapama komisyonunu ve oranını sözleşmede kabul ettiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan 17/05/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nin 2.8 ve 5.1.1.5 maddesinde erken ödemeye ilişkin düzenlemeler olduğu, bunu göre, kredinin erken ödenmesi halinde, % 3 oranında erken ödeme komisyonu ödeneceğinin belirtildiği, ancak, davalı banka tarafından, 486.111,18.TL anapara, 1.414,58.TL faiz, 70,73 BSMV olmak üzere, toplam 487.596,49.TL üzerinden % 5,33 oranı uygulanarak, 24.305,55.TL erken ödeme komisyonu tahsil edilerek kredinin kapatıldığı, ve alınan komisyona 1.215,28.TL BSMV ilave edilerek, toplam 25.520,83.TL erken ödeme komisyonu ile birlikte, sonuç olarak 513.117,32.TL'nın davacıdan tahsil edildiği,
İlk derece mahkemesince, diğer bankalarca bildirilen komisyon oranlarının celp edildiği ve bilirkişi tarafından %2 üzerinden yapılan hesaplama sonucu, davalı bankanın alması gereken komisyon oranının 9.722,22.TL olması gerekirken, 25.520,83.TL olarak yapılan kesintinin fahiş olup, fazladan tahsil edilen 15.798,61.TL'nın davacıya iadesi gerektiği tespit edildiği, davacı tarafından, davanın, bu miktar üzerinden ıslah edildiği ve mahkemece davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Tarafların tacir, kullanılan kredinin ticari kredi olması hasebiyle somut olaya mülga 4077 veya 6502 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. 6098 Sayılı TBK'nın 96. maddesinde (mülga BK'nın 80. maddesi) "Sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlu, edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebilir.
Ancak, kanun veya sözleşme ya da âdet gereği olmadıkça borçlu, erken ifada bulunması sebebiyle indirim yapamaz." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca kural olarak borcun erken ifasına engel bir durum bulunmamakla birlikte borcun erken ifası nedeniyle aksi sözleşme, kanun veya adet gereği olmadıkça indirim talep edilemeyecektir.
TBK'nın 20-25. maddelerinde de genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olup sözleşmelerde; taraflardan birinin üstün veya avantajlı konumunu kullanarak, karşı tarafa dayattığı, karşı taraf aleyhine düzenlemeler içeren ve iyi niyet kurullarına aykırı olan bölümlerin genel işlem koşulu olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dava konusu kredi sözleşmesinin 2.9. maddesinde "...
Erken ödeme bakiyesinin % 5'i (yüzde beş) oranında erken ödeme komisyonu tahsil edilecektir" denilmek suretiyle erken ödemeye dair düzenlemelere yer verilmiştir. Bankaların gelir kaynaklarından birisi de müşterilerine sunduğu krediler nedeniyle elde ettiği faizlerdir. Kredinin erken ödenmesi halinde bankanın faiz gelirinden mahrum olacağı, erken ifanın bankanın mali tablolarını olumsuz etkileyeceği de tartışmasızdır.
Bunun yanında ticari krediler bakımından erken ifa halinde indirim talep edilmesini gerekli kılan bir düzenleme veya adet bulunmadığından esasında erken ifa hali kredi borçlusunun lehine bir durumdur. Zira borçlu ödemek zorunda olduğu faizden kurtulacak veya daha düşük faizli veya daha uygun vadeli krediyle borcunu yeniden yapılandırabilecektir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 2.9 maddesi erken ifa halinde her iki tarafın menfaatlerini korumaya yönelik bir düzenleme olduğundan bu haliyle genel işlem sartı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. (Yargıtay 11. HD.'nin 25/01/2016 tarih ve 2015/9945 Esas, 2016/691 Karar)
Somut olayda, taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi'nde, kredinin erken ödenmesi halinde, % 3 oranında erken ödeme komisyonu ödeneceğinin belirtildiği, ancak davalı banka tarafından, bakiye bedel (486.111,18.TL) üzerinden, 14.583,33.TL komisyon alınması gerekirken, sözleşmeye aykırı olarak % 5,33 üzerinden 25.520,83.TL komisyon bedeli tahsil edildiği, davalı bankanın, fazladan tahsil ettiği tutarın 10.937,50.TL olup, ilk derece mahkemesince bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, %2 komisyon oranına göre hesaplanan 15.798,61.TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince, mahkemece kararda hata edilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulü ile 10.937,50.TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
18/01/2024 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/522, K. 2024/23, 18 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama