KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2024
- Dosya no
- 2021/588
- Karar no
- 2024/32
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/10/2020
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... -
- Vekilleri
- Av. ...,
Karar Metni
1.109 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
Av. ...
DAVALI : ... -
VEKİLİ : Av. ...,
DAVANIN KONUSU
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 19/01/2024
YAZIM TARİHİ : 19/01/2024
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ile ... Un Gıda San Taş. ve Tic.
A.Ş. arasında 27.08.2014 tarihli 11.000.000,00.TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının kullanmış olduğu krediye kredi teminatı olarak ipotek veren sıfatıyla müvekkili şirketin sorumluğu olduğunu, davalının bir dönem düzenli ödeme yaparken ödemelerini aksattığını, bunun üzerine Hatay 1. Noterliği'nin 30.03.2018 tarih ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesini gönderildiğini ve müvekkili tarafından 06.04.2018 tarihinde tebliğ alındığını,
müvekkili şirketin itibar ve sicilinin bozulacağından endişe duyması ve taşınmazın icra kanalı ile satışı suretiyle elinden çıkması söz konusu olacağından haciz tehdidi altında kredi borcunun 44. taksitini bankaya ödediğini, asıl borçlu olan davalıya ödenen kredi borcunun ödenmesi amacıyla yapılan tüm başvuruların sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine İskenderun İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalı şirketin yaptığı itiraz sonucu icra takibinin durduğunu, asıl kredi borçlusunun davalı şirket olduğunu, "müteselsil kefilliği"nin söz konusu olmadığını,
sadece ipotek veren 3. şahıs olarak sorumlu olduğunu beyan ederek yapılan icra takibine itirazın reddine, takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap diekçesinde özetle; itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, kredi sözleşme akdinin bir bütün olduğunu, sözleşenin incelenmesinde davacının 11.000.000,00.TL'sine kadar sınırsız süre ile üst sınır ipotekli borca müteselsil kefil sıfatıyla borçlu olduğuna dair imzası bulunduğunu, bu nedenle davalıya rücu hakkı bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davacının davalıya ait olan borcu ödemesi nedeni ile ödeme tarihinden itibaren davalının ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düştüğünden ödeme tarihi olan 31/07/2018 tarihinden takip tarihi olan 08/08/2018 tarihine kadar işleyecek %19,50 ticari temerrüt faizi(35.530,00.TLx7x19,50.TL/36.500=132,87.TL) takiple uyumlu olduğu gerekçesi ile davanın tam kabulüne, likit ve belirlenebilir asıl alacak yönünden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kredi sözleşmesinin akdi bir bütün olduğunu, davacının da 11.000.000.TL'sine kadar sınırsız süre ile üst sınır ipotekli borca, müteselsil kefil ve müteselsil borçlu sıfatıyla borçlu olduğuna dair imzasının bulunduğunu bu nedenle müvekkiline rücu hakkının bulunmadığını, kefil asıl borçluya ait def’ilerin varlığını bilmeksizin ödemede bulunursa, rücu hakkı olacağını, buna karşılık asıl borçlunun, kefilin bu def’ileri bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat etmesi halinde kefilin, bunları ileri sürülmüş olsaydı ödemeden kurtulacağı ölçüde rücu hakkını kaybedeceğini, alacaklının müteselsil kefil,
alacaklı banka tarafından gönderilen ihtarnamelere, alacağın ipotekle temin edilmiş olduğuna, öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi gerektiğine, alacağın muaccel hale gelmediğine ilişkin hiç bir cevap veya itiraz definde de bulunmadığını, kefilin asıl borçluya ihbarda bulunduğunun ispat yükü altında olduğunu, ancak davacının iyi niyete aykırı olarak,
her hangi bir ihbarda bulunmadığını, alacağın bir kısmını temlik aldığını, iyi niyete aykırı olarak müvekkiline haber vermeksizin, her hangi bir ihbarda bulunmaksızın ödemede bulunup, ardından derhal müvekkiline karşı icra takibinde bulunduğunu, davacının kendi borcunu bankaya ödediğini ancak bu borcun müvekkilinin borcuymuş gibi müvekkili aleyhine icra takibine başvurduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, tanıklarının dinlenilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı şirket ile dava dışı ... TAŞ arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca davalı şirkete kredi kullandırıldığını, davacının da iş bu krediye ilişkin ipotek vererek ipotekli taşınmaz maliki olarak borçtan sorumlu olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ve haciz baskısı altında davacının söz konusu borcu 35.500,00.TL ödenerek kapattığı ve alacağı temlik aldığını,
borcun asıl sorumlusunun davalı kredi borçlusu olduğu için bankaya ödenen paranın davalıdan tahsili için dava konusu icra takibinin başlatıldığını ancak davalı tarafından haksız olarak borca itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalı davanın reddini savunmuş, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, iş bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Bilindiği gibi 4721 sayılı TMK'nın 884. maddesinde "Borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz maliki, borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebilir. Alacak, borcu ödeyen malike geçer" hükmü yer almaktadır.
Dava dışı ... TAŞ ile davalı şirket arasında imzalanan 27.08.2014 tarihli genel kredi sözleşmedinde ... ..., ... ..., ... Pamuk Yağ Küspe San. ve Tic. A.Ş. İle ... Petrol Ürün. İnş. Tur. Taş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin müteselsil kefil oldukları, söz konusu kredi sözleşmesi uyarınca davacı şirket tarafından Hatay İli, ... İlçesi, ... Mah., .. Ada, ...
Parsel sayılı taşınmazın ipotek olarak verildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine banka tarafından hesabın kat edildiği ve borçlulara ihtarname gönderildiği, davacı ipotekli taşınmaz maliki tarafından 31/07/2018 tarihinde 35.500,00.TL kredi borcu ödenerek borcun kapatıldığı ve alacağın temlik alındığı, akabinde ödenen kredi borcunun asıl borçlu olan davalı şirketten tahsili için dava konusu icra takibinin başlatıldığı, mahkemece alınan bilirkişi raporu ve incelenen kredi sözleşmesine göre davacının dava konusu kredi borcuna ilişkin kefaleti bulunmadığı, sadece ipotekli taşınmaz maliki olarak sorumlu olduğu,
bu nedenle bankaya ödediği kredi borcunun davalı asıl borçludan tahsilini isteyebileceği, yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, neticede ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/588, K. 2024/32, 19 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama