KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Dosya no
- 2021/700
- Karar no
- 2024/286
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/11/2020
- Numarası
- ... ...
- Davacı
- ... - -...
Karar Metni
1.807 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - -... ... VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVANIN KONUSU
Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 27/02/2024
YAZIM TARİHİ : 27/02/2024
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/11/2020 tarih, ... Esas, ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... Yapı Denetim Ltd.
Şti.'nin %10 hissesinin eşi ... ...'in üzerindeyken, eşinin vefatı ile kendisi ve çocuklarına kaldığını, sonrasında davalının ısrarı üzerine çocuklarının hisselerini kendisine devrettiğini ve şirketteki toplam hissesinin % 10 olduğunu, daha sonra davalının, şirketin işleri için teminat mektubu ve ticari kredi gibi işlemlerin yapılamadığını gerekçe göstererek kendisine şirketteki %10 hissesini kendisine devretmiş göstermesini, işlemler tamamlandıktan, sorunlar ortadan kalktıktan sonra hissesini tekrar kendisine devredeceğini söylediğini,
bunun üzerine davalı ile aralarında açıkça inançlı işlem/taraf muvazaasını gösterir şekilde protokol yapıldığını ve tarafınca bu protokol gereğince hisse devri yapıldığını, davalı tarafça yapılan muvazaalı devir işleminin bir nevi teminatı mahiyetinde tarafına 20.000,00.TL meblağlı bir senet verildiğini, davalının uzun bir süre şirketi satacağını ve kendisinin de %10 hissesinin karşılığını vereceğini söyleyip kendisini oyaladığını, ... Yapı Denetim Ltd.
Şti.'nde bulunan %10 hissesinin inançlı işlem/taraf muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak davalı adına olan şirket hisse kaydının iptali ile adına yeniden ticaret siciline tescili ve şirketin kuruluşundan itibaren kendisine ödenmeyen kar paylarının geriye dönük olarak faizi ile birlikte tarafına ödenmesine, bu talebin kabul edilmemesi halinde şirketin tüm malvarlığı dikkate alınarak belirlenecek %10 şirket hisse bedelinin ve şirketin kuruluşundan itibaren tarafına ödenmeyen kar paylarının geriye dönük olarak faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının dava konusu şirket hisselerini müvekkiline inanç sözleşmesi gereği devretmiş olduğu iddiasının kesinlikle doğru olmadığını, davacının sahip olduğu hisseleri hisse devir sözleşmesi ile bedeli mukabilinde müvekkiline devrettiğini, taraflar arasında imzalanmış olan protokolun ise doğrudan hisse devrine dair bir protokol olduğunu, muvazaalı devrin tarafı olan kişinin daha sonra kendi muvazaasına dayanarak satışın iptalini talep etmesinin açıkça hakkın kötüye kullanılması olup bu durumun kanun tarafından korunmadığını,
bir an için davacının dava dilekçesinde anlatmış olduğu hususları ve beyanları kabul edecek olsak dahi davacının davasının temelinin inançlı bir işleme dayanıyor gibi gösterilmeye çalışılmışsa da muvazaalı bir devire dayanmış olduğundan ve kişi kendi muvazaasına dayanarak dava açamayacağından dolayı diğer hususların araştırmasına dahi gerek olmadan davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi gerektiğini, ayrıca davacının talep etmesi üzerine hisse bedelinin iadesi için tarafların görüşmeye başladığını ancak müvekkilinin protokolle teslim edilen teminat senedinin iadesiyle hisse devri teklifinin reddedildiğini,
davacının hissesinin iadesi talebini içerir 19.04.2018 tarihli ihtarına verilen 03.05.2018 tarih ihtara cevapta da belirtildiği üzere tarafların yapmış olduğu görüşmelerde aslında davacının artık hisse devrini istemediğini sadece hissesine düşen ve hisse devri ile ödenen bedele ek olarak tarafına ödeme yapılmasını talep ettiğini, bunun üzerine protokol gereğince verilen teminat senedi bedelinin ödenmesi ve bu haliyle senedin iadesi davacıdan talep edildiğinde ise davacının senet bedelinin çok daha üzerinde fahiş bedeller talep ettiğini, davacı ile müvekkilinin yapmış olduğu görüşmelerden bir sonuç alınamadığını,
bu anlaşmazlık neticesinde müvekkilinin davacı tarafından araya üçüncü kişileri dahil etmek suretiyle ölümle tehdit edildiğini, Müvekkilinin bu şahıslara davacıya ödenmek üzere 12.03.2018 5.500,00.TL ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin ölümle tehdit edilmesi sonrasında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümsüzlük noktasına geldiğini, müvekkilinin bu hususları ihtara cevabında açıkça belirttiğini ve protokolün son maddesinde de belirtildiği üzere hisse devrinin gerçekleşmemesi halinde ödenmesi senetle teminat altına alınan ve mutabık kalınan 20.000,00.TL’nin davacıya ödeneceğini bildirdiğini,
davacının müvekkilinin ihtara cevabına karşı bir cevap vermediğini ve bunun üzerine müvekkilinin mutabık kalınan 20.000,00.TL’yi 18.05.2018 tarihinde ... marifetiyle davacıya gönderdiğini ve bu gönderi sonrasında da hem ödemeyi bildirmek hem de teminat senedinin iadesini talep etmek için davacıya ihtarname gönderdiğini, ancak davacı tarafından ödeme ve ihtarname tebliğ alınmasına rağmen davacının teminat senedini de bugüne kadar müvekkiline veya müvekkilinin belirtmiş olduğu üçüncü kişilere iade etmediğini, şirketin kayıtlı sermayesinin sadece 50.000,00.TL olup davacının iddia etmiş olduğu gibi bir değeri bulunmadığını,
müvekkilinin davacı yanın hisselerine karşılık davacıya yapmış olduğu ödemenin ise hisse devir sözleşmesi sırasında yapmış olduğu 5.000,00.TL, üçüncü şahıslar aracılığıyla yapmış olduğu 5.500,00.TL ve teminat senedi karşılığı yapmış olduğu 20.000,00.TL olmak üzere toplam 30.500,00.TL olup bu bedelin davacının %10 hisse bedelinin çok daha üstünde olduğunu, hal böyle iken müvekkili tarafından davacıya hisse bedelinin karşılığının çok daha fazlasının ödendiğinin açıkça ortada olduğunu belirterek, davacının haksız ve kötü niyetli olarak açmış olduğu davasının reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; protokolde de sorunlar ortadan kalktıktan sonra davacının isterse %10 ortaklığı kendi adına tekrar geri alabileceği düzenlemesinin bulunduğu anlaşıldığından davacının hisse iptal ve tescil davasının kabulüne karar verildiğini, davacının kar payı alacak talebi yönünden ise.
Limited Şirketlerde şirketin kar elde etmiş olmasının, kendiliğinden Limited Şirket ortağına kar payı talep etme yetkisi vermeyeceği, kar payı dağıtılabilmesi için genel kurul kararının alınmasının gerektiği, TTK madde 616/1-e hükmü dikkate alındığında davacının geçmiş yıllar kar dağıtım talebinin dayanağının bulunmadığı ve kar payı talep edemeyeceği anlaşıldığından davacının hisse iptal ve tescil davasının kabulü ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 34383 sicil nolu ... ...
Yapı Denetim Limited Şirketi'nin 22/06/2016 tarihi itibariyle sermayesi 5.000,00.TL olan %10 paylı hissenin davalı ... adına olan kaydının iptali ile davacı ... ... adına tesciline, davacının kar payı alacak talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI/DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davacı müvekilinin 11 yıldır defalarca kar payı için genel kurul yapılarak tutanağa geçirilmesini talep etmesine rağmen davalının kendi aleyhine olan bu talebi tutanağa geçmediğini, Genel Kurul yapmadığını, bilirkişi raporunda kar payı dağıtılabilmesi için Genel Kurul kararı alınması gerektiği şeklinde tespitinin bulunduğunu, Genel Kurul'u davalının yapması gerektiğini, ancak davalının kötü niyetli olarak davrandığını, ortakların zararına yönelik hareket ettiğini, bilirkişi raporunu eksik düzenlediğini, karar ve zararı şirketin muhasebe kayıtlarına göre yaptığını,
ancak bu durumun gerçeği yansıtmadığını, davalının kar payı dağıtmadığı gibi sermaye artırımına da gitmediğini, müvekkilinin %10'luk hissesini hep düşük tuttuğunu, şirketin hali hazırda yüklü bir mal varlığının olduğunu, karlı iş yaptığını, gelirinin yüksek olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; yerel mahkemenin ödemenin davadan sonra yapıldığını ve bunun hisse devir bedelinin ödendiği sonucuna gelmediği temelini oluşturarak hüküm kurduğunu, ancak müvekkilinin ödemeyi 18/05/2018 tarihinde yaptığını, davacının 31/05/2018 tarihinde davayı açtığını, müvekkilinin protokole bağlı ödemiyi dava tarihinden önce yaptığını, yerel mahkemenin eksik inceleme yaptığını, davanın reddi gerektiğini, muvazaalı devirin tarafı olan kişinin daha sonra kendi muvazaasına dayanarak bir hak talep edemeyeceğini, davacı yanın dava tarihi itibariyle ... ...
Yapı Denetim Limited Şirketi'nde sigortalı olarak çalışmakta olduğunu ve çalışmasının da halen devam ettiğini, bu nedenle taraflar arasında inançlı işlem söz konusu olsa dahi inanılan işlemin halen gerçekleşmediğini, bu nedenle davanın hisse payı yönünden kabulünün bu sebepten hatalı ve isabetsiz olup bozmayı gerektiğini, müvekkilinin ölümle tehdit edilmesinden dolayı taraflar arasında ...
Cumhuriyet Başsavcılığı'nda soruşturma dosyası bulunduğunu, bu nedenle taraflar arasında yeniden ortaklık ilişkisi kurulmasının imkansız hale geldiğini, dava değerini oluşturan taleplerinin tamamının reddedildiğini, davacı yanın davasının değerinin 260.000,00.TL olduğunu, davacının yatırmış olduğu fazla harcın iadesine dahi karar verildiğini, bu hususa rağmen müvekkili lehine 260.000,00.TL üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken sadece maktu vekalet ücretine karar verilmiş olduğunu, kararın bu yönüyle da hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Ticari Şirket Hisse iptal ve tescil, kar payı alacak istemine ilişkindir.
Davacı yanın; kendisine devredileceği inancı ile davalıya muvazaalı olarak devredilmiş bulunan ... Yapı Denetim Ltd.
Şti nde bulunan %10 hissesinin inançlı işlem/taraf muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak davalı adına olan şirket hisse kaydının iptali ile adına yeniden ticaret siciline tescili ve şirketin kuruluşundan itibaren kendisine ödenmeyen kar paylarının geriye dönük olarak faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesini ileri sürmüş olduğu, davalı yanın ise;
dava konusu şirket hisselerinin davalıya inanç sözleşmesi gereği devredilmiş olduğu iddiasının kesinlikle doğru olmadığını, davacının sahip olduğu hisseleri hisse devir sözleşmesi ile bedeli mukabilinde davalıya devrettiğini, taraflar arasında imzalanmış olan protokolün ise doğrudan hisse devrine dair bir protokol olduğunu, haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davanın hisse devir açısından kısmen kabulüne, kar payı açısından ise davanın kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; dosyadaki ... makbuzu fotokopisinden davalı tarafından 18/05/2018 tarihinde davacıya 20.000,00.TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, protokolün davalının inkarında olmadığı, davacı tarafından dava açıldıktan sonra davalının ödediği 20.000,00.TL bedelin fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla kar payına mahsuben şeklinde yazılarak davacı tarafından alındığı,
bu kapsamda davalının davadan sonraki ödemesinin protokol kapsamında ödendiğinin kabul edilemeyeceği, taraflar arasında düzenlenen protokol dikkate alınarak davacı tarafından başka şantiye şefliği görevi olduğundan ve şirket ortaklığı yapı denetim sistemine kaydedilemediğinden bu işlemin yapılması ile bankalardan teminat mektubu ve ticari kredi taleplerinin reddedilmemesi açısından hissenin davalıya devredileceği belirtilerek taraflar arasında inanç anlaşması yapılmak suretiyle davacı hissesinin davalıya devredildiği,
protokoldeki belirlenen teminat senedi karşılığının davadan sonra ödenmiş olmasının davacının bu bedeli ihtirazi kayıtla kabul etmesi nedeniyle hisse devir bedelinin ödendiği sonucuna gelmediği, protokolde de sorunlar ortadan kalktıktan sonra davacının isterse %10 ortaklığı kendi adına tekrar geri alabileceği düzenlemesinin bulunduğu anlaşıldığından davacının hisse iptal ve tescil davasının kabulüne ve davacının kar payı alacak talebi yönünden ise.
Limited Şirketlerde şirketin kar elde etmiş olmasının, kendiliğinden Limited Şirket ortağına kar payı talep etme yetkisi vermeyeceği, kar payı dağıtılabilmesi için genel kurul kararının alınmasının gerektiği, TTK madde 616/1-e hükmü dikkate alındığında davacının geçmiş yıllar kar dağıtım talebinin dayanağının bulunmadığı ve kar payı talep edemeyeceğine ilişkin mahkemece isabetli şekilde değerlendirilme yapıldığı anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
... · Başkan · ... · e-imzalıdır. · ... · Üye · ... · e-imzalıdır. · ... · Üye · ... · e-imzalıdır. · ... · Katip · ... · e-imzalıdır.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/700, K. 2024/286, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama