KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/705
- Karar No
- 2024/96
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
Karar Metni
1.202 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/705 Esas
KARAR NO: 2024/96
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/09/2014
KARAR TARİHİ: 08/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Borçlu aleyhine-------- E. sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, borçlunun kendisine gönderilen ilamsız takipte ödeme emrine karşı borca haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkili ile borçlu davalı şirket arasında ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap ilişkisi mevcut olduğunu, cari hesap dolayısıyla müvekkili şirketin davalıdan 45.878,42 TL alacaklı olduğunu, davalı borçlunun haksız ve kötüniyetli olarak zaman kazanmak,
borcun tahsil sürecini uzatmak kastıyla borca itiraz ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kaymak kaydıyla davalının-------- E. sayılı dosyasına yapmış olduğu borca haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, borçlunun alacak likit olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın haksız gerekçelerle açıldığını, davacının kendisinin çalıştığı firmalara aleyhinde çeşitli konuşmalar yaparak ticareti aksattığını, bu nedenle işletmenin durumunun zorlaştığını ve ticari işletmesini kapatmak zorunluluğu doğduğunu, davalı firmaya verilen bütün ödemelerin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, bunu mahkemeye sunacağını ve delil olarak ibraz edeceğini, davacıya borcu olmadığı gibi 48.870,53 TL alacaklı olduğunun ticari kayıtlarında gözüktüğünü belirterek yasal faizle ödenmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafından davalı hakkında başlatılan ilamsız takibe davalının itirazı üzerine İİK 67. md. uyarınca açılmış itirazın iptali davasından ibarettir.
Davacı dava dilekçesini tekrarlamış delillerini bildirmiş, davalı davayı kabul etmediğini beyan etmiş, ------- E. sayılı takip dosyası getirtilmiş, davacının davalı hakkında 45.878,42 TL cari hesap alacağından dolayı ilamsız takibe geçtiği, davalı borçlunun yapılan ödeme emri tebliğine karşı yasal süre içerisinde itirazı üzerine takibin durduğu, davanın yasal süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Eldeki dava, Mahkememizin ------- esas ------- karar sayılı kararının temyiz incelemesi sonucunda ------- sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine mahkememizin ------- Esas ------- Karar sayılı kararı ile direnme kararı verilmiş, -------- sayılı kararı ile direnme kararı bozularak dosya mahkememize gönderilerek yukarıdaki esasa kaydedilmiştir.Taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, ilgili vergi dairesine müzekkere yazılarak davalının BA formları celp edilmiş, mahkememiz 15/02/2022 tarihli 5 nolu ara kararı gereği, dosyanın rapor sunan bilirkişiye tevdine karar verilerek, mal tesliminin yapılıp yapılmadığı,
yapılmış ise hangi miktarda alacağının bulunduğu, ödeme yapılıp yapılmadığı, davacının cari hesaba dayalı alacağının ne kadar olacağı hususunda yargıtay hukuk genel kurulu kararı da dikkate alınarak ek rapor düzenlenmesi istenilmiş, dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, 10/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..incelenen davalı tarafın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran davacı yandan 31/12/2011 tarihi itibariyle 48.870,53 TL, 31/12/2012 tarihi itibarıyla da 48.870,53 TL alacaklı olduğu,
rapor içerisinde yer verilen tespitler ışığında tarafların ticari defter kayıtları arasında 31/12/2011 ve 31/12/2012 tarihleri itibarıyla 94.750,03 TL fark bulunduğu, söz konusu farklılıkların ve buna dayalı olarak da taraflar arasındaki gerçek borç/alacak durumunun tespit edilebilmesi ve sonrasında farklılığa neden olan muhasebe hareketlerinin ,taraflarca belge ile ispatı gerekeceği, ancak bu yönde bir tespit yapılabilmesi için davalı yanın 2010-2011-2012-2013 yıllarında davacı yan ile aralarındaki ticari ilişkiyi gösteren muavin hesap ekstrelerini incelemeye ibraz etmesi gerektiğini,
zira incelemeye sunulan davalı kebir defterlerinde yer alan satıcılar, verilen sipariş avansları hesaplarında tespitler yapılmak istenmiş ise de bu defa havuz şeklinde tutuldukları görüldüğünden bu hesaplamalar içerisinde münhasıran davacı yana ait muhasebe hareketlerinin tespitinin mümkün olmadığını, bu nedenle de Yargıtay Genel Hukuk Kurulu ilamı kapsamında dosyaya davacı tarafından sunulan faturalar ile davalı tarafından sunulan ödeme belgelerinin yukarıda yer verilen karşılaştırma yapılmaksızın incelenmesi ve değerlendirilmesinin bu aşamada mümkün olmayacağı, farklılıklar tespit edildikten sonra,
münhasıran farklılıklara neden olan kayıtlara konu belgelerin incelenmesinin sonuca esas teşkil edeceği, kaldı ki davalı yanın, davacı yanın sunmuş olduğu tüm belgelerdeki imzalara itiraz ettiğinin de ortada olduğu.." şeklinde rapor sunulmuştur.Rapor taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sundukları, mahkememiz 12/10/2023 tarihli 1 nolu ara kararı gereği, tarafların 2011 yıllarına ilişkin BA BS formları ve davalının isticvap beyanı, davalının yapmış olduğu belgeler dikkate alınarak bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verildiği, 04/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"..
Yargıtay'ın her iki tarafa teslim ve ödeme yönünden ispat külfeti yüklediği dikkate alındığında, davalı yanın 2010 ve 2011 yılında davacı yan ile aralarındaki ticari ilişkiye ait tüm işlemleri ticari defterlerinden tespit ederek, 31.12.2011 tarihli yevmiye defteri kapanış maddesindeki davacı borcunu doğrulayan bir muavin hesap ekstresi oluşturması ve mahkemeye ibraz etmesi gerektiği değerlendirildiği, tarafların kendi vergi dairelerine yaptıkları BA ve BS bildirimlerinin 2011 yılında bire bir uyumlu oldukları gözetildiğinde, taraflar arasındaki cari hesap farklılıklarının tahsilat/ödeme kayıtlarından kaynaklandığı,
bu anlamda da davalı yanın ödemelerini muavin hesap ekstresi ile izlenecek hale getirerek belge ile ispat etmesi gerektiği, nitekim davalı yan 28.04.2022 tarihli dilekçesinde aşağıdaki beyana yer vermiş olup, kendisinin dahi tamamına ulaşamadığını beyan ettiği ödemelerin hangi ödemeler olduklarının, muavin hesap ekstresi olmaksızın havuz şeklinde tutulan hesaplar içerisinden tespiti olanaklı olmadığı.." şeklinde rapor sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; --------- sayılı kararında bahsedildiği üzere; davacıya mal teslimine ilişkin belgelerini sunması için, davalıya ise ödeme belgelerini sunması için süre verilmiş, taraflarca bir kısım belgeler sunulmuştur.
HMK 222/1 maddesi gereğince mahkeme resen ticari defter incelemesi kararı verebileceği için davalının ticari defterleri üzerinde ve taraflarca sunulan belgeler üzerinde inceleme yapılmak üzere dosya bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmıştır.
Yukarıda da detaylı belirtildiği üzere 10/09/2022 bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerinde davacıya borcunun değil 48.870,53 TL alacaklı olduğu, taraf defter kayıtları arasında 94.750,03 TL fark bulunduğu, bu farkın neyden kaynaklandığının belirlenebilmesi için 2010-2011-2012-2013 yıllarında davacı yan ile aralarındaki ticari ilişkiyi gösteren muavin hesap ekstrelerini incelemeye ibraz etmesi gerektiği, zira bilirkişi incelemesine sunulan davalı kebir defterlerinde yer alan satıcılar,
verilen sipariş avansları hesaplarında tespitler yapılmak istenmiş ise de bu defa havuz şeklinde tutuldukları görüldüğünden bu hesaplamalar içerisinde münhasıran davacı yana ait muhasebe hareketlerinin tespitinin mümkün olmadığı, bu nedenle de Yargıtay Genel Hukuk Kurulu ilamı kapsamında dosyaya davacı tarafından sunulan faturalar ile davalı tarafından sunulan ödeme belgelerinin karşılaştırma yapılmaksızın incelenmesi ve değerlendirilmesinin bu aşamada mümkün olmayacağı anlaşılmıştır.
İlgili vergi dairelerinden taraflara ait BA BS formlarının celp edilerek dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor alınmıştır. 04/12/2023 tarihli ikinci ek raporda belirtildiği üzere, tarafların BA - BS formlarında ki kayıtların örtüştüğü anlaşılmıştır. Davacı taraf BS formları ile satış yaptığı miktarı ve davalı ise BA formları ile davacıdan satın aldığı miktarı vergi dairesine bildirmiştir.
O halde taraflar arasındaki cari hesap farklılıklarının tahsilat/ödeme kayıtlarından kaynaklandığı, bu anlamda da davalı yanın ödemelerini muavin hesap ekstresi ile izlenecek hale getirerek belge ile ispat etmesi gerektiği, davalı tarafından ödeme yapıldığının ispat edilemediği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/705, K. 2024/96, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama