KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/161 - 2025/555
- Dosya no
- 2022/161
- Karar no
- 2025/555
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/09/2021
- Numarası
- ... ...
- Davacı
- ... ANONİM ŞİRKETİ
- Vekilleri
- Av.
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- 28/03/2025
- Karar yazım tarihi
- 28/03/2025
Karar Metni
1.417 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2021 tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ... arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında borçluya kredi kartı/ krediler açıldığı ve kullandırıldığı, davalının kefil olarak sorumlu olduğunu, kredi kartı ve kredi geri ödemelerinin sözleşme şartlarına ve yasalara uygun olarak ifa edilmemesi üzerine hesap kat ihtarı gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine icra takipleri başlatıldığını, bu defa takibe itiraz edildiği, itirazın haksız olduğunu, bu nedenle .... İcra Müdürlüğünün ... esas, ... esas, ... esas sayılı dosyalarına yapılan itirazın iptaline, takiplerin takip taleplerinde belirtilen şartlarla devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın, davalı borçlu tarafından yapılan itirazların iptali ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesi istemine ilişkin olduğunu, İcra İflas Kanunu 67/1 gereği “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak,
genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir” Söz konusu bir yıllık süre geçtikten sonra işbu davanın açıldığı için davacı taraf başvurma hakkını yitirdiğini, bu nedenle bu davanın açılmış olması usul hükümlerine aykırı olduğunu, usulden reddini talep ettiklerini, usule ilişkin itirazları kabul edilmediği takdirde de borcu kabul etmediklerini, davalının böyle bir borcu bulunmadığı, davacı tarafça ileri sürülen tüm alacak kalemlerinin zaman aşımına uğradığı,
izah edilen ve resen nazara alınacak nedenlerle davanın reddine davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2021 tarih, ...
Esas ve ...Karar sayılı kararında, dava dışı ... ile davacı banka arasında imzalanan 02/05/2016 tarihli genel kredi sözleşmesine ve ticari kredi kartı sözleşmesine davalının kefil olarak katıldığını, kefaletinin geçerli olduğunu, bu sözleşme gereğince kullanılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarnamenin tebliğine ilişkin belge sunulmadığından, borçlunun takip tarihinde temerrüde düştüğünü, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine süresinde yapılan itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, kredi borcunun ödendiği konusunda herhangi bir iddia ve delil getirilmediği,
temerrüt tarihi itibariyle akdi faiz ve BSMV ana paraya ilave edilmeden, bir başka anlatımla kapitalize işlemi yapılmadan akdi faiz oranları üzerinden 3 ayrı takip için hesaplanan ve denetime elverişli hükme esas alınan rapora göre davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının usule ilişkin tüm itirazlarının yersiz olduğunu, müvekkil banka ile asıl borçlu arasında imzalanan Genel Kredi ve Ticari Kart Sözleşmeleri ve eki Kefalet Sözleşmeleri gereği davalı-kefil-borçlu müşterek müteselsil kefil olarak kefalet limiti dahilinde borçtan sorumlu olduğunu, yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu ile dosyanın değerlendirildiğini, sözleşme ve eki kefaletnamelerin yasal şekil şartlarına uygun olduğunu,
davalı kefil ...'ün 02/05/2016 tarihli 100.000 TL tutarındaki Genel Kredi ve Ticari Kart Sözleşmesinden 6098 sayılı Borçlar Kanunu gereği sorumlu olduğu asıl borçlunun bu sözleşmeler kapsamında tarımsal destek kredileri kullandığının sabit olunduğunu, davalının hem Genel Kredi Sözleşmesine hem de Ticari Kart Sözleşmesine ekli Kefalet Sözleşmelerinde imzası olup;
bu yöndeki tüm itirazların yersiz olduğunu, asıl borçlu ...'ün kredilerine ilişkin banka lehine ... ve kefillerden ... ile ... tarafından verilmiş herhangi bir ipotek teminatınin bulunmadığını, kefil ... adına kayıtlı taşınmaz üzerinde icra takiplerinin kesinleşmesiyle işlenmiş haciz şerhinin bulunduğunu ancak davalının banka alacağını karşılamasının mümkün görülmediğini, davalı vekilinin iddia ettiği gibi banka alacağını teminat altına alan herhangi bir ipoteğin bulunmadığını, ....Asliye Ticaret Mahkemesi ...
E. - ... K. sayı ve 20/09/2021 tarihli kararının kısmen reddedilen takip taleplerinden farklılık arz eden eksik anapara ve faiz hesaplamalarını kabul etmediğini ve bu yönüyle kararın kısmen kaldırılarak davanın takip taleplerinde belirtilen şartlarda kabulüne karar verilmesini, davalı tarafın istinaf başvurusunda belirttiği tüm itirazlarının reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının süresi içerisinde bu itirazın iptal edilmesi için dava başvurusunda bulunmadığı halde davanın kısmen kabul edildiğini, borca yapılan itirazdan haberdar olmaları tebliğ niteliği taşıdığını, davacı ile müvekkili arasından gerçekleştirilen Kefalet Sözleşmesi akdedildiğinde, üretici kart olarak müvekkiline tahsis edilen kartın limiti olarak belirlenen limitin yalnızca 5.000,00 TL iken,
daha sonrasında ise ne sözleşmenin taraflarına ne de kefalet sözleşmesini imzalayan taraflara haber verilmeksizin bu üretici kartın limiti davacı tarafından resen ve bilgi verilmeksizin tek taraflı olarak arttırıldığı ve konu hakkında müvekkiline hiçbir açıklama yapılmadığı ayrıca, müvekkilinin kefil sıfatı ile dahil olduğu ve davacı taraf ile akdedilen genel kredi sözleşmesinin asıl tarafı davacı banka ile ... olsa da, sözleşmenin imzalandığı dönemde sözleşmenin tarafı ...'ün okuma - yazması olmaması ve buna rağmen sözleşmenin kendisine imzalatılmış olması, imzalanan Kredi Sözleşmesi'ni geçersiz hale getiren bir husus olduğu,
sözleşme imzalamaya ehliyeti olmayan bir kişi ile böyle bir sözleşmenin imzalanması, sözleşmeyi yok hükmünde kılmakta ve imzalayan ehliyetsizi bu konuda sorumsuz kıldığı, davacı tarafın iddiasından bulunduğu üç alacak kalemi olmasına rağmen, müvekkili ...'ün yalnızca bir kredi sözleşmesinde kefil olarak imzası bulunduğu, üretici kart ve genel kredi sözleşmelerinin ise müvekkilimin kefil olarak imzası bulunan sözleşmeye bağlanabilmesi mümkün olmadığı, diğer kefil sıfatı ile bulunan ...'un taşınmazına, ilgili borçtan dolayı ipotek konulduğu,
evveliyetle ipotekli taşınmazın paraya çevrilmesi ve dahi arta kalan borç olması durumunda bu borcun müvekkilden talep edilmesi gerektiği bu nedenlerle kararın kaldırılarak davacının davasının reddine ve yargılama gideri ile avukat vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2021 tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, banka ile dava dışı ... arasında imzalanan sözleşmelere istinaden kredi kartı ve krediler açılıp kullandırıldığı, davalının kefil olarak sorumlu olduğu, kredi kartı ve kredi ödemelerinin sözleşme şartlarına ve yasaya uygun olarak ifa edilmemesi üzerine hesap kat ihtarı gönderildiği, borcun ödenmemesi üzerine icra takipleri başlatıldığı, icra takiplerine haksız olarak itiraz edildiği ileri sürülerek icra takiplerine yapılan itirazların iptaline ve takiplerin devamına karar verilmesi talep edilmiş, davalı ise, davanın süresinde açılmadığı, borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve iş bu karara karşı davacı vekilince ve davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Her ne kadar davalı vekili tarafından ilk derece mahkeme kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de, mahkemece istinaf harçları ve masraflarının yatırılması için davalı vekiline muhtıra gönderildiği harç ve masrafların yatırılmaması üzerine mahkemece 02/12/2021 tarihli ek kararla davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği, ek kararın davalı vekiline tebliğ edilmesine rağmen ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşıldığından Dairemizce yalnızca davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden inceleme yapılmıştır.
Somut olayda, davacı banka ile dava dışı ... arasında 02.05.2016 tarihli 100.000 TL tutarında Ticari Kredi Kartı Sözleşmesi (Üretici Kart ) ve 100.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'ün sözleşmeleri müteselsil kefil olarak imzaladığı, imzalanan sözleşmeler kapsamında üretici kart verildiği ve taksitli krediler kullandırıldığı, kredi borçlarının ödememesi nedeniyle hesabın 18/12/2018 tarihinde kat edildiği,
mahkemece hükme esas alınan ve dairemizce de benimsenen bilirkişi raporuna göre, sözleşmelerde müteselsil kefil olan davalının, takip tarihleri itibariyle sorumlu olduğu miktarların her bir takip dosyası yönünden ayrı ayrı hesaplandığı, bilirkişi raporunda taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri dikkate alınarak, akdi ve temerrüt faiz oranlarının tespit edildiği ve davacı bankanın takip tarihi itibariyle talep edebileceği asıl alacağın, işlemiş faizin, temerüt faizi ve fer'ilerinin doğru hesaplandığı,
ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/161, K. 2025/555, 28 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama