KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2023
- Dosya no
- 2022/2734
- Karar no
- 2023/579
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/10/2022
- Numarası
- 2022/... ESAS
- Davacı
- ... -...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... -...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 19/09/2023
- Karar yazım tarihi
- —
Karar Metni
814 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... esas sayılı dosyasından verilen 24/10/2022 tarihli ara karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Erdemli İcra Müdürlüğü eli ile davalı-borçlu ... aleyhine başlattıkları 2022/... esas numaralı takibe davalının itiraz ettiğini, davalı tarafın itirazında borçlu olmadığını kanıtlar nitelikte bir belge sunamadığını, takibe dayanak 01.01.2016 - 31.12.2022 tarihli hesap ekstresinde davalının çeşitli tarihlerde kısmi ödemeler yaptığını, bu durumun borçlunun borcunu kabul ettiği anlamına geldiğini belirterek davanın kabulü ile Erdemli İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasında davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı-borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 24/10/2022 tarihli ara kararında özetle; davacı vekilinin belirtmiş olduğu sevk irsaliyesi, teslim fişleri, faturaların dosya kapsamında bulunmadığı, hal böyle olunca 2004 sayılı İİK madde 257 vd. Maddelerinde belirtilen şartların, muaccel bir alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı ve uyuşmazlık konusunun yargılamayı gerektirdiği nazara alınarak ihtiyati haciz şartlarının mevcut olmadığı göz önünde bulundurularak davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine şeklinde karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasındaki borç ilişkisinin varlığının açık olduğunu davalının itirazının yersiz, kötü niyetli ve sırf icra takibini durdurmak amaçlı yaptığının aşikar olduğunu, ihtiyati haczin şartlarının oluştuğunu, ilk derece mahkemesince şartların oluşmadığından bahisle red kararı verildiğini, davalının haksız itirazı neticesinde icra takibinin kesinleşmediğini, müvekkilinin hak ve alacaklarının güvence altına alınması için ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Tarafların beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava hukuki niteliği itibariyle "İhtiyati Haciz" talebine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında ticari ilişki dolayısıyla davalı tarafça ödemelerin yapıldığını, bunun ticari ilişkiyi kabul anlamına geldiğini, sonrasında toplam 287.462,17.TL mablağındaki faturalarda yer alan malların teslim edilmesine rağmen alacağın ödenmediğini belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş olup, ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verildiği ve iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İhtiyati haciz, İİK'nun 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, İİK'nun 257. maddesinde.
"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyatî haciz istenebileceği," 258. maddesinde.
"Alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeğe mecbur olduğu, ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabileceği," hükmüne yer verilmiş, 265.maddesinde ise ihtiyati haciz kararına karşı itiraz ve kanun yollarına başvuru düzenlenmiştir.
Somut olayda; ihtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından, talebe dayanak olan faturalarda teslim alan imzasının bulunmadığı gibi, fatura içeriğindeki mal ve/veya hizmetin, teslim yada ifa edildiği veya faturanın tebliğ edildiği hususlarında imzalı bir belgenin ibraz edilmediği, faturanın, tek başına malın teslim edildiğinin kabulü için yeterli bir belge olmadığı ve tek başına İİK'nun 258. md. kapsamında alacak ve ihtiyati haciz sebepleri bakımından kanaat verici bulunmadığı, bu nedenle, ilk derece mahkemesince, faturaya dayalı olarak talep edilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin olarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin, ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 md. gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/2734, K. 2023/579, 19 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama