KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/118 - 2026/689
- Dosya no
- 2023/118
- Karar no
- 2026/689
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... ESAS ... KARAR
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
671 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Av.... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... İLİŞKİLİ KİŞİ : ...
DAVANIN KONUSU
İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 31/03/2026
YAZIM TARİHİ : 31/03/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas, ... Kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, Saklama Sözleşmesinden kaynaklı İİK'nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından; davalı şirket depolarına koymuş oldukları ürünün depoda zarar gördüğü ileri sürülmüş, davalı ise; depolamanın davacının tavsiye ve talimatları ile yapıldığını, zarar var ise depolama sırasında meydana gelmediğini, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
Kısmen kabul kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Türk Borçlar Kanununun Genel Saklama Sözleşmesi Başlıklı 561. Maddesine göre; "(1) Saklama sözleşmesi, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir.
(2)Açıkça öngörüldüğü veya durum ve koşullar gerektirdiği takdirde, saklayan ücret isteyebilir."
Uygulamada saklama sözleşmesinin bir diğer türü olan ve ticari amaçlı olarak yapılan, geçerlilik şartına tabi olmayan, saklama işinin karşılığında para ödeme borcunun işin niteliği gereği üstlenilmiş olduğu diğer bir sözleşme türü ise ardiye sözleşmesi olup Türk Borçlar Kanununun 571 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Ardiye ücreti taraflar arasında yazılı sözleşmeyle belirlenebileceği gibi belirlenmemiş ise alışılmış olan ücret talep edilebilecektir.
TBK m. 571: "Saklamak üzere ticari mal kabul ettiğini açıkça kamuya bildiren ardiyeci, saklatılan malı temsil eden senet çıkarmaya izin verilmesini, yetkili makamdan isteyebilir."
TBK m.572- "Ardiyeci, kendisine bırakılan malları bir komisyoncu gibi özenle saklamak ve mallarda ayrıca önlem alınmasını gerektiren bir değişiklik olursa, durumu imkân ölçüsünde saklatana bildirmekle yükümlüdür.
Ardiyeci, saklatana, malların durumunu incelemesi ve örnek alması için, alışılmış iş zamanlarında; gerekli koruma önlemlerini alabilmesi için de her zaman izin vermek zorundadır.
"
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı; davacı şirketin üretmiş olduğu ürünleri ihraç edildiği zamana kadar saklamak üzere davalı şirketin depolarına koyduğu, davacı tarafından davalıya teslim edilen kalsit maddesinin 247.920,00 kilogramının hasar gördüğü, TBK'nun 572.
Maddesi kapsamında davalının ürünleri özenle saklama görevini yerine getirmediği, davalı tarafça malların teslim edilmesi öncesinde hasar gördüğü ileri sürülmüş ise de, bu iddiasını doğrulayan delil ve malların hasarlı olduğuna dair bir tespitin mevcut olmadığı, davalının ürünün niteliğine göre ne şekilde saklanması gerekiyorsa o şekilde muhafaza etmesi gerektiği, istiflenmenin nerede yapıldığının bu açıdan öneminin olmadığı, istiflemeyi hangi alanda yapıyorsa o alana uygun koşulları sağlama yükümlülüğünün olduğu,
zarar gören ürünün usulüne uygun ve karar vermeye ehil bilirkişi raporu kapsamında tespit edilen değeri olan 34.496,96 USD tazminatın davalı tarafından karşılanması gerektiğinden, davanın kısmen kabulüne dair mahkemece karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/118, K. 2026/689, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama