KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2024
- Dosya no
- 2023/1946
- Karar no
- 2024/38
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/11/2023
- Numarası
- ... Esas, Ara Karar
- Davacı
- ... -TCK NO:..., ...
- Vekili
- Av. ..., [... ] UETS
- Davalı
- ... - TCK NO:..., ...
- Vekili
- Av. ..., [... ] UETS
- Davanın konusu
- Sözleşmenin Uyarlanması
- İstinaf kararının karar tarihi
- 19/01/2024
- Yazım tarihi
- 19/01/2024
Karar Metni
792 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/11/2023 tarihli ve ... esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile babası arasında 10/05/2021 tarihinde imzalanan ayrılık protokolünde TBK'nın 28. maddesi gereğince müvekkili ile davalının edimleri arasında aşırı oransızlık bulunduğunu belirterek müvekkilinin ayrılık protokolünün 7. maddesinde yer alan her ay 14.000,00.TL ve her yıl yılda bir defa 84.000,00.TL ödemesi borcunun ifasının dava sonuna kadar durdurulması ya da davalıya ödenmeksizin mahkemece belirlenen banka hesabına depo edilmesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ayrılık protokolünün 7. maddesinde düzenlenen edimlerden başlanarak oransızlığın giderilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; dosyaya sunulan bilgi ve belgeler itibariyle yaklaşık ispat koşulunun bulunmadığı, tedbir talebinde talep edilen hususların yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece yaklaşık ispatın sağlanamadığı hususunun iddianın yargılamayı gerektirmesi biçiminde ifade edildiğini, her davadaki talebin yargılamayı gerektirdiğini, yargılamayı gerektirmeyen bir hususun mahkeme önüne getirlemisi durumunda hukuki yarar olmadığının kabul edildiğini, yaklaşık olarak haklılığın dava dilekçesi ve ekleri ile kanıtlanmış durumunda olduğunu, davanın temelinin gabine dayalı edim dengesizliği olduğunu, dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde edimler arasında aşırı oransızlık bulunduğunu,
müvekkilinin davalı olan babasına vermeyi taahhüt ettiği edimlerinin sözleşmenin imza tarihindeki bedellerinin davalının vermeyi taahhüt ettiği ... ... ...
A.Ş.'nin %50 hissesinin toplam bedelinin en az 10 kat üzerinde olduğunun görüldüğünü, davacı müvekkili ile davalının edimleri arasında aşırı oransızlık bulunduğunu, sözleşmenin 7. maddesinin tek başına ahlaka ve kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, aşırı yararlanma şartlarını taşıdığının bir göstergesi olduğunu, hiç kimsenin ne kadar yaşayacağının belli olmadığını, müvekkilinin kaç yıl ödeme taahhüdü altında olduğunun belli olmadığını, bu düzenlemeyi sözleşme özgürlüğü ilkesi içinde yorumlamanın mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, aşırı yararlanma nedeniyle edimler arasında aşırı oransızlığın tespiti istemine ilişkin olup, istinafa konu uyuşmazlık ise taraflar arasındaki protokolde davacı tarafından davalıya yapılan aylık ve yıllık ödemelerin yapılmasının dava sonuna kadar durdurulmasına dair ihtiyati tedbir talebinin mahkemece reddine dair ara kararın kaldırılması istemine yöneliktir.
Ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Geçici hukuki koruma türlerinden olan ihtiyati tedbir 6100 sayılı HMK’nın 389 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyatin tedbirin şartları, 390. maddesinde ihtiyati tedbir talebi, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir.
HMK'nın 389. maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi olarak açıklanmıştır. Ayrıca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği belirtilmiştir.
Dava, aşırı yararlanma nedeniyle edimler arasında aşırı oransızlığın tespiti istemine ilişkin olup, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin, yargılama sonucu davanın kabulü ile elde edilebilecek hakkın, tedbir yoluyla elde edilmesi sonucunu doğuracak nitelikte olması ve HMK'nın 390/3 maddesinin yaklaşık ispata yönelik koşullarının, dosyada bulunan mevcut delil durumuna göre bu aşamada sağlanamaması nedeniyle, ilk derece mahkemesince davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/1946, K. 2024/38, 19 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama