KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1994
- Karar No
- 2024/44
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2024
- Dosya no
- 2021/528
- Karar no
- 2024/29
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/01/2021
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av. ..., ...
- Davalı
- ..., TCK NO:..., ...
- Vekili
- Av. ..., [... ] UETS
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 19/01/2024
- Yazım tarihi
- 19/01/2024
Karar Metni
1.181 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun ...faaliyet gösterdiğini, davalının da müvekkili şirkette işçi olarak çalıştığını, bundan mütevellit de müvekkilinin piyasadaki birçok ticari bağlantısıyla, müşteri ve çevresiyle temasta bulunduğunu, daha sonra bu iş yerinden ayrıldığını, ayrıldıktan sonra müvekkilinin yaptığı işi kendisinin dörtte biri fiyatına yapacağını ve hatta piyasa koşullarına göre fahiş fiyata yaptığı bu işler için fatura kesmeyeceğini, buna gerek olmadığını ifade ettiğini ve bunun sonucunda da müvekkilinin ticari kayba uğradığını,
bu kayıbın müvekkilinin müşterilerinin bir kısmının ... lehine müvekkili ile daha önceden sürdürmüş oldukları ticari işleri sonlandırmaları sonucu doğrudan kayıp olduğu gibi aynı zamanda piyasa içinde müvekkilinin işletmesiyle ilgili kafa karışıklıklarına sebep olarak dolaylı yoldan da kayıp meydana geldiğini, bu sebeplerle müvekkili aleyhine haksız rekabet şartları doğduğunu belirterek haksız rekabet nedeniyle 1.000,00.TL maddi ve 10.000,00.TL manevi tazminat olmak üzere toplam 11.000,00.TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirket nezdinde tamirci olarak çalıştığını, işyerinde meydana gelen kaza nedeniyle sağ gözünü kaybettiğini, bu nedenle davalı müvekkilinin işyerine karşı maddi-manevi tazminat davası açtığını, bu dava açıldıktan sonra davalı müvekkilinin işyerinden haksız ve hukuka aykırı olarak olarak iş akdi fesholduğu için fazla mesai ve diger yasal haklarını alabilmek amacıyla alacak davası açtığını, bu dava dosyalarından dolayı davacı şirket yetkililerinin davalı müvekkili aleyhine husumet beslediği için iş bu davayı açtığını,
müvekkilinin işyerinden çıkarıldıktan çok uzun bir süre sonra 31/01/2019 tarihinde kendi adına kayıtlı bir işyeri açtığını, 5 ay sonra verimsiz çalışma nedeni ile iş yerini kapattığını, 5 aylık süreçte sadece bir kaç fatura kestiğini, davacının haksız rekabet iddiasında bulunduğunu ancak buna dair yaptırdığı bir tespit olmadığını, savcılığa yapılan bir şikayet olmadığını, müvekkiline ödenen tazminatı geri almak istercesine haksız ve kötü niyetli olarak işyeri kapatıldıktan 7 ay sonra iş bu davanın açıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davacı tarafında dayanılan deliller ile davacı tanıklarının beyanlarına göre, öncelikli olarak taraflar arasında düzenlenmiş ve mahkemeye ibraz edilen TBK'nin 444. ve devamında hüküm altına alınan rekabet yasağı hükümlerini içeren bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığından ve yine TTK'nin 55 ve devamında düzenlenen maddelere göre dürüstlük kurallarına aykırılık iddialarının ise davacı tarafından yasal delilleri ile ortaya konulamadığı ve delillere nazaran davalının dürüstlük kurallarına aykırı hareket ederek, davacının zararına neden olduğunun ispatlanamamış olması gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının haksız rekabeti oluşturacak ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edecek hareketinin, aslında davalının daha işten ayrılmadığı yani kendi işini kurmadığı dönemde ve müvekkili firmada usta görevi ile çalışırken, müvekkilinin gönderdiği müşterilerine, müvekkilinin adını ve prestijini kullanarak kendini tanıtması ile başlamış olduğu ve daha sonra kendi işini kurar kurmaz müvekkilinin müşteri çevresini kullanmaya çalıştığını, tüm bu olaylara bizzat şahit olan tanık beyanı ile desteklendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalının müvekkiline ait iş yerinde forklift bakım ustası olarak çalıştığını, ancak işten ayrıldıktan sonra müvekkiline karşı rekabet yasağına aykırı eylemlerde bulunduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş, davalı ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İşçinin iş sözleşmesinin devamı süresince işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülüktür. Dürüstlük kuralı gereğince bu yükümlülük bazı durumlarda sözleşmenin sona ermesinden sonra da belli bir süre devam etmelidir. Zira işçinin çalışması esnasında elde ettiği bazı bilgileri iş akdinin sona ermesinden sonra kullanması işverenin haklı menfaatlerine zarar verebilir.
Buna karşılık, Anayasa’nın 48. maddesinde güvence altına alınan işçinin dilediği alanda “çalışma ve sözleşme özgürlüğü”, onun hayatını kazanması yanında yine Anayasa’da öngörülmüş olan maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkıyla (m. 5, 17) doğrudan ilgilidir. Dolayısıyla iş sözleşmelerinde sözleşme sonrası rekabet yasağı kapsamında işverenin rekabet nedeniyle ortaya çıkabilecek haklı menfaati ile işçinin çalışma ve sözleşme özgürlüğünün dengelenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle hem 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda (BK) hem de TBK’da bu dengeyi sağlamaya yönelik özel düzenlemeler yapılmıştır.
Bu dengenin sağlanması amacıyla kanunda öngörülen rekabet yasağı anlaşması, hizmet sözleşmesiyle bağıtlanan işçinin sözleşmenin sona ermesi sonrasında iş sahibiyle rekabet edeceği bir işi kendi adına yapmamasını ve rakip bir işyerinde çalışmamasını, böyle bir kuruluşta ortak ve başka sıfatlarla ilgili olmayacağını öngören anlaşma olarak tanımlanabilir (Türk Hukuk Kurumu: Türk Hukuk Lûgatı C. 1, Ankara 2021 s. 926).
Türk Borçlar Kanunu’nun 444/1. maddesi. “Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir” hükmünü haizdir.
Buna göre rekabet yasağı sözleşmesinden söz edilebilmesi için ilk olarak işçinin fiil ehliyetine sahip olması ve iş sözleşmesinin kurulması sırasında veya iş ilişkisi devam ederken işçinin sözleşmenin sona ermesinden sonra rekabet etmeyeceğine ilişkin bir hükmün yazılı olarak iş sözleşmesine konulması veya bu konuda ayrı bir sözleşmenin (rekabet yasağı sözleşmesi) yapılması gerekmektedir.(Bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/11-670 Esas, 2022/1544 Karar sayılı kararı)
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, taraflar arasında davalı işçinin sözleşmenin sona ermesinden sonra rekabet etmeyeceğine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/1994, K. 2024/44, 19 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama