KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2023
- Dosya no
- 2023/242
- Karar no
- 2023/726
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/12/2022
- Numarası
- 2022/... Esas, Ara Karar
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av. ...,
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...,
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Alım Satım
- İstinaf kararının karar tarihi
- 04/10/2023
- Yazım tarihi
- —
Karar Metni
1.172 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2022 tarihli ve 2022/... esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı firma arasında alım satım ilişkisi nedeni ile düzenlenen faturaların toplam 378.810,60.TL olduğunu, iş bu borcun 50.000,00.TL'sinin nakden ödediğini, bakiye 300.000,00.TL için ... lehtarlı ve ... Tarım Ürünleri Gıda Dış Tic. San. Ltd.
Şti. cirosu ile çekin müvekkili şirket tarafından ciro edilerek davalı şirketin yetkilisi olan ...'ya teslim edildiğini, buna rağmen davalı şirketin kendilerine ihtarname göndererek toplam borçları olan 328.810,60.TL'nin 3 gün içerisinde ödenmesi gerektiğini bildirdiklerini, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak teslim aldığı 300.000,00.TL meblağlı çeki yok saydıklarını belirterek davalı şirketin talep ettiği bakiye 328.810,60.TL alacağın 300.000,00.TL'lik kısmının icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nin 14/11/2022 tarihli tensip kararında özetle; davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili 11/11/2022 tarihli talep dilekçesinde özetle; müvekkili firmaya ihtarname keşide edilmesi nedeniyle ayrıca ihtiyati haciz kararı alınarak icra takibi başlatılması durumunda davalı firmanın amacına ulaşmış olacağından işbu davayı ihtiyati tedbir talepli olarak açmak zorunda kaldıklarını, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının "davalı firma tarafından düzenlenen 21.09.2022 tarih ... Sayılı ve 37.612,40.TL meblağlı, 25.09.2022 tarih ... sayılı ve 313.483,80.TL meblağlı ve yine 23.09.2022 Tarih ... sayılı ve 27.714,40.TL meblağlı faturalara dayalı olarak takip yapılmaması yönünde" şeklinde tashihini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 07/12/2022 tarihli ara kararında özetle; 300.000,00.TL olan dava değeri üzerinden kabul edilen ve takibin başlatılmamasına yönelik ihtiyati tedbirin 21.09.2022 tarih ... Sayılı ve 37.612,40.TL, 25.09.2022 Tarih ... Sayılı ve 313.483,80.TL, ve yine 23.09.2022 Tarih ... Sayılı ve 27.714,40.TL meblağlı faturalara istinaden uygulanması ve 3 faturanın toplam bedeli dava değerini geçtiğinden icra ve infaz aşamasında bu hususun gözetilerek tedbirin uygulanmasına dair tashih talebinin kabulüne karar verilmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çekin davacı tarafından faturalara karşılık verildiğine ilişkin hiçbir bilgi ve belge mevcut değilken faturalardaki alacağa ilişkin müvekkilinin tahsil kabiliyetinin engellenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, ...'nun çeki şirket adına teslim aldığına ilişkin bir bilginin mevcut olmadığını, adı geçenin imzasının şirket unvanı ya da kaşesi altında olmadığından müvekkili şirketi bağlamadığını, davacının davayı ikame etmekte hukuki yararının olmadığını, %15 oranındaki teminatın müvekkilinin muhtemel zararını karşılayabilecek düzeyde olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, istinaf konusu uyuşmazlık, mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir.
Davacı taraf, dava dilekçesinde belirtilen 3 adet fatura karşılığında davalıdan mal satın aldığını, buna karşılık 50.000,00-TL nakit ödeme yaptığını, ayrıca dava dilekçesinde belirtilen 300.000,00.TL bedelli çekin de iş bu borca mahsuben davalı şirket yetkilisi ...'ya verildiğini, ancak verilen çekin borçtan mahsup edilmediğini ve davalı tarafından kendisine gönderilen ihtarla toplam 328.810,86-TL alacak talep edildiğini, talebin haksız olduğunu belirterek verilen çek bedeli kadar borçlu olmadığının tespitini, ayrıca İİK 72/2 maddesi uyarınca ödemeye konu miktar kadar ihtiyati tedir kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece tedbir talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nun 394/4 maddesinde "İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir" hükmü, 394/5 maddesinde ise "İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir” şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesince 14/11/2023 tarihli tensip 11 nolu ara kararı ile, dava konusu çek yönünden davalı tarafından başlatılacak icra takibinin dava sonuna kadar durdurulmasına karar vermiş olup, iş bu ara karara ilişkin davacı vekilinin tashih talebi üzerine verilen 07/12/2022 tarihli ara karar ile dava konusu 3 adet faturadan kaynaklı davalı tarafından başlatılacak icra takibinin 300.000,00.TL ye kadar miktarla sınırlı olmak üzere dava sonuna kadar durdurulmasına karar verilmiş ve iş bu 07/12/2022 tarihli ara kararına karşı davalı vekilince 23/12/2020 tarihli dilekçesiyle doğrudan istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
6100 sayılı HMK’nın 33. maddesine göre hâkim, Türk hukukunu resen uygulayacaktır. Maddedeki “Türk Hukuku” terimi kanunların yanı sıra mevzuat ile örf ve adet hukukunu ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeleri de kapsamaktadır. Davacı, dava nedenini yani dayandığı olayları bildirmekle yetinir. Bu olaylara uygulanacak hukuk kurallarını bulmak ve uygulamak, başka bir söyleyişle bu olayların hukuksal niteliğini ve nedenini tayin etmek Türk yasalarını kendiliğinden (re’sen) uygulamakla yükümlü olan (HMK.33) hakime aittir. (HGK'nın 20/12/2013 tarih ve 2013/21-1791 Esas, 2013/1676 Karar).
Her ne kadar davalı vekilince 23/12/2022 tarihli dilekçesiyle ilk derece mahkemesinin 07/12/2022 tarihli "ihtiyati tedbir talebinin kabulü" ara kararına karşı doğrudan istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de; 6100 sayılı HMK'nın 341/1 maddesi gereğince "ihtiyati tedbir talebinin kabulüne" ilişkin ara kararlara doğrudan istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün olmadığından mahkemece 6100 Sayılı HMK'nın 33. maddesi delaletiyle aynı yasanın 394/4 maddesi gereğince davalı vekilinin 23/12/2022 tarihli dilekçenin "ihtiyati tedbire itiraz dilekçesi" olarak değerlendirilmesi ve 6100 Sayılı HMK'nun 394/4 maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken mahkemece taleple ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadan dosya Dairemize gönderilmiştir.
Buna göre, mahkemece 6100 Sayılı HMK'nun 394/4 maddesi gereğince davalının 23/12/2023 tarihli dilekçesinin "ihtiyati tedbire itiraz dilekçesi" olarak değerlendirilmesi ve duruşma açılarak tarafların duruşmaya meşruhatlı çağrı kağıdıyla davet edilmesi,
akabinde meşruhatlı çağrı kağıdı tebliğine rağmen duruşmaya gelmeseler bile itirazla ilgili bir karar verilmesi ve itiraz üzerine verilecek karara karşı ancak istinaf kanun yoluna başvurulması halinde dosyanın istinaf incelemesi yönünden dairemize gönderilmesi gerekirken itirazla ilgili değerlendirilme yapılmadan ve duruşma açılmadan dosyanın dairemize gönderilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin "Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi" nedeniyle 6100 Sayılı HMK' nun 352/1-ç maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/242, K. 2023/726, 4 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama