KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2-... ... Şirketi
- Karar tarihi
- 12 Mart 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1221 - 2025/434
- Dosya no
- 2024/1221
- Karar no
- 2025/434
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/02/2024
- Numarası
- 2023/... Esas ve 2024/... Karar
- Davacı
- ... -
- Davalılar
- 1-... ... ŞİRKETİ
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.153 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Av.
DAVANIN KONUSU
Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
YAZIM TARİHİ : 12/03/2025
Adana 1. AsliyeTicaret Mahkemesi'nin 23/02/2024 tarih, 2023/... Esas ve 2024/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu;
GEREKÇE
Dava, Ticari Şirket Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılma talebine İlişkindir
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ... ... Şirketi'nin %11 oranında, ... ... Şirketi'ne müvekkilinin %17 oranında hissedarı olduğunu, müvekkilinin ... ... Şirket ortaklığından paylarını hissedarlara devrederek veya payı oranında bir tutarla üçüncü bir kişiye satarak ayrılmak istemekte bu hususu da diğer ortaklara noter aracılığı ile çekilmiş olan ihtarnamelerle bildirdiğini, keza yine davalı ... ...
Şirketi ortaklığı yönünden de çıkmak istediğini, yapılan müzakerelerde özellikle birkaç hususta anlaşılamadığını, bunun neticesinde toplantıların ilerleyemediğini, yapılan müzakerelerin anlaşamama ile sonuçlandırıldığını, anlaşma sağlanamadığından,
davalı her iki şirket için öncelikle anonim şirket yönünden, TTK md. 531 uygulanması ve limited şirket yönünden de TTK md. 638/2 uygulanması bağlamında ortaklıktan çıkma ve yine ayrılık akçesi ile kazanılmış kâr paylarının dağıtımına ilişkin bu davayı açma gereğinin hasıl olduğunu, öncelikle davalı şirketlerin temsil ve ilzama ilişkin tüm yetkilerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına ve her iki şirkete de TTK md. 235, ve sair maddeleri kapsamında ihtiyati tedbir olarak yönetim organlarının görev yapmaması nedeniyle Yönetim Kayyımı Atanmasını, bu talebimizin kabul edilmemesi durumunda, Denetim Kayyımı Atanmasını, davalı ... ...
Şirketi ve davalı ... ...
Şirketi ile tüm şubelerinin son 6 Yıllık ticari banka dökümlerinin istenmesini ve tespit edilen hesaplara ihtiyati tedbir kapsamında, üçüncü kişilere para transferinin önüne geçmek amacıyla hiç kimseye ödeme yapılmaması bakımında ihtiyati tedbir konulmasını, şirket ortakları ... ..., ... ..., ... ... ve bu ortakların bir ve ikinci derece kan ve kayın hısımları dahil olmak üzere son 5 yıl içinde ki mal varlıklarının, tespit edilen hesaplara davalı şirketten para kaçırılmasının önüne geçmekle, ihtiyati tedbir kapsamında üçüncü kişilere para transferini önlemek amacıyla hiç kimseye ödeme yapılmaması bakımında ihtiyati tedbir konulmasını, ...
Şirketi'nin son 5 Yıllık ticari banka dökümlerinin istenmesini, ilk etapta şirket ortaklarından para kaçırmaya yönelik bir izlenim bulunması durumunda tespit edilen banka hesaplara üçüncü kişilere para transferinin önüne geçmek amacıyla hiç kimseye ödeme yapılmaması bakımında ihtiyati tedbir konulmasını, Davalı Şirketler; ... ... Şirketi ve ... ... Şirketi ile tüm şubelerinin şirket ortakları tarafından para kaçırıldığını düşündüğümüz; ...
Şirketi üzerine tescilli ve kayıtlı araçların üçüncü kişilere rızai devir ve temlikleri önler mahiyette HMK 389 vd. maddeleri uyarınca satılamaz, devredilemez ihtiyati tedbir şerhi konulmasını, davalı şirketler ... ... Şirketi ve ... ...
Şirketi ile tüm şubelerinin taşınır ve taşınmazların bulunduğu ilgili tapu müdürlüklerine müzekkere yazılarak HMK 389 vd. maddeleri uyarınca üçüncü kişilere rızai devir ve temlikleri önler mahiyette taşınmazların tapularına satılamaz, devredilemez ihtiyati tedbir şerhi konulmasını, ...
Şirketi için, davalı şirket ortaklarının sahibi olduğu taşınmaz üzerine üçüncü kişilere rızai devir ve temlikleri önler mahiyette taşınmazların tapularına, satılamaz, devredilemez ihtiyati tedbir şerhi konulmasını, davanın kabulünü, davalı şirketlerden müvekkilinin ayrı ayrı tespit edilecek uygun bir ayrılık akçesi ile çıkmasını, müvekkiline düşen 2016 yılı dahil olmak üzere geçmiş yılların tüm kârlarının kâr payının tespitini, müvekkiline verilmeyen kâr paylarının mahkeme yolu ile tahsilini,
sermayenin tenziline ve varsa batıl sermaye arttırım kararından dolayı 2016 yılından bu yana yoksul kalınan tüm kâr paylarının sayın mahkemenizce veyahut bilirkişi marifetiyle faizi ile birlikte tespiti ve tahsilini, müvekkilinin davalı şirketlere ait maddi kazançların başka şirkete (...
Şirketine) aktarılması nedeniyle ayrılık akçesi ve kar payı değeri üzerinden zararı oluştuğundan bu zararın mahkemece veya bilirkişi marifetiyle tespitinin ve ayrılık akçesine faizi ile birlikte eklenmek suretiyle tazminini, ayrıca yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 23/02/2024 tarih, 2023/... Esas ve 2024/... Karar sayılı kararı ile, davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Karara karşı davalı ve davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, istinaf aşamasında iken davacı vekilinin ilk derece mahkemesine sunduğu 04/03/2025 havale tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini ve feragat beyanı doğrultusunda hüküm kurulmasını talep etmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Feragat, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307. maddesinde, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 310. maddesinde ise hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebileceği açıklanmıştır.
Somut olay bakımından, davacı vekili dosya istinaf aşamasında iken ilk derece mahkemesine sunduğu 04/03/2025 havale tarihli dilekçe ile davadan feragat etmiştir. Davacı vekili, davadan feragat ettiğini bildirdiğinden, bu beyan çerçevesinde işlem yapılması zorunludur.
Hükümden sonra ortaya çıkan ve istinaf incelenmesine usulen engel oluşturan bu durumun "Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari İşleri ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin", "Karar Verilmiş Dosyalara İlişkin İşlemler" başlıklı 215/1 maddesinde düzenlenen "Hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh hâlinde, hâkim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir.
Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu nedenlerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez." hükmü gereğince davadan feragatin dosyanın istinaf aşamasında ve Dairemizde iken yapılması nedeniyle ilk derece mahkemesince karar verilmesi mümkün bulunmadığından 6100 sayılı HMK.'nın 307. maddesi delaletiyle 353. maddesi kapsamında Dairemizce değerlendirilip karara bağlanması gerekmektedir.
Bu nedenle, davacı ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun davadan feragat nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafça davadan feragat edildiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın 6100 sayılı HMK.'nın 307. maddesi gereğince feragat nedeni ile reddine, karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/1221, K. 2025/434, 12 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama