KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Mart 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1227 - 2025/268
- Esas no
- 2024/1227 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2025/268 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/11/2018
- Esas no
- 2015/436 E 2018/755 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 04/04/2025
Karar Metni
2.644 kelime·13 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
23/02/2013 tarihinde sipariş formu, sözleşme özel şartları ve sözleşme onayı düzenlenip taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulduğunu, bu doğrultuda müvekkilinin üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, davalının 111.000,00 İngiliz Sterlini bakiye ürün bedeli ile 240.000,00 İngiliz Sterlini hizmet bedelini ödemediğini, iki yıllık oyalama süreci sonucunda başlatılan icra takibinde vakit kazanmak veya davalının Botaş'dan hak ediş alacağının haczini engellemek amacıyla takibe itiraz edildiğini, talep edilip gümrükten çekilen ve proje sahasına getirilip kurulan bedelin kısmi ödemesi yapıldığını,
sözleşmeye göre geciken ödemelere bu ödeme tutarının %5'ini aşmamak üzere cezai şart öngörüldüğünden davalının toplam borcu olan 351.000 İngiliz Sterlininin %5'i olan 17.550 İngiliz Sterlininin de talep edildiğini, yapılan yazışmalara rağmen borcun kabul edilip ikrar edilmesine karşın herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıdan hizmet alınmış ise de uyarılara rağmen davacının işin mahiyetine uygun nitelikte bakımlı makina ve ekipmanları kullanmadığını, projenin yapım ve bitim süresinin geciktiğini, planlanan Temmuz 2014 yerine Kasım 2014'de gecikmeli olarak işin bitirildiğini, bu durumun diğer işlerin de gecikmesine dolayısıyla müvekkilinin Botaş'tan istihkaklarını zamanında alamamasına ve zarara uğramasına neden olduğunu, alınacak hizmet karşılığında avans mahiyeti niteliğinde 28/08/2014 vadeli 243.000 Euro bedelli çek verildiğini, ürün bedeli karşılığı olarak 28/12/2014 vadeli 13.865 Euro bedelli çek verildiğini, dolayısıyla davacının taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, 23/02/2015 tarihli sipariş formu ile, sipariş formunda yazılı mal ve hizmetlerin davalı tarafından sipariş edildiği, 25/03/2015 tarihinde sipariş konusunun yazılı sözleşmeye bağlandığı, tarafların siparişin konusu, fiyatlar, ödeme koşulları ve gecikme halinde uygulanacak cezai şart konusunda mutabık kaldıkları, 23/02/2013 tarihli sözleşmede servis işleri (montaj, hizmet bedeli) bedelinin 269.000 İngiliz Sterlini götürü bedel olarak kararlaştırıldığı,
davacı tarafından davalıya 30/11/2013 tarihinde 211.000 İngiliz Sterlini bedelli, 18/12/2014 tarihinde 240.000 İngiliz Sterlini bedelli fatura düzenlendiği, sözleşmeye göre 30/10/2013 tarihli 211.000 İngiliz Sterlini faturanın ürün yüklemesi ile peşin ödeneceği, hizmet bedelini içeren 18/12/2014 tarihli 240.000 İngiliz Sterlini faturanın ise fatura tarihinden itibaren 35 gün içinde yani 22/01/2015 tarihinde ödeneceği, hizmet bedelinin operasyon süresi 41 gün olarak kabul edilerek 41 gün karşılığı olduğu ve 269.000 İngiliz Sterlinine tekabül ettiği, davaya konu fatura konusu içeriğinin 2014 yıl başı itibariyle teslim alındığı,
davalı tarafından davacı taraf lehine 4 ayrı teminat mektubunun bankalardan alınarak verildiği, davacıdan satın alınan ürünlerin 2014 yılının Haziran ayından itibaren yıl sonuna kadar çeşitli tarihlerde montaj ve diğer işlerinin yapıldığını gösteren saha hizmet görev belgelerinin düzenlendiği, bu hali ile 2014 yılı sonu itibariyle hizmetin ifa edildiği, yapılan yazışmalardan ve dosyadaki ticari kayıtlardan davalının teslim edilen ürün bedeli olarak 100.000 İngiliz Sterlini karşılığını ödediği, 111.000 İngiliz Sterlinii karşılığını ödenmediği,
dosya içinde mevcut Botaş'ın 07/01/2016 tarihli 827 nolu "malzemelerden sadece pallet 3 of 6 ve pallet 4 of 6 kapsamındaki malzemelerin yapılacak lime stop operasyonunda geçici baypas hattına ihtiyaç duyulmadığından boru hattı üzerine montajının yapılmadığı, kullanılmayan ancak Botaş'a ait malzemelerin hali hazırda idare tarafından teslim alındığı,
stop hasasında muhafaza edildiği yönündeki yazısı ve taraflar arasında gönderilen iletilerin incelenmesinde montajın yapılacağı hatta sürekli bir gaz akışının bulunmaması nedeniyle geçici baybas hattına gereksinim bulunmadığına yönelik belirlemeler nedeniyle baypas hattının yapımının gerekmemesi sonucunda kararlaştırılan montaj işinde iş azalması meydana geldiği, yapılmayacak iki set geçici baypas tesisatının malzeme bedellerinin toplamı 95.520 İngiliz Sterlini tutarında olup bu imalatın 211.000 İngiliz Sterlini tutarının yaklaşık %45,27'lik kısmına ilişkin olduğu,
taraflar arasındaki sözleşme götürü bedelle kararlaştırıldığından azalan iş nispetinde ücretin azaltılması konusunda tarafların karşılıklı anlaştıkları ancak herhangi bir mutabakata varılamadığı, davacının azalan iş miktarı için düzenlediği faturasına göre 29.000 İngiliz Sterlini tutarında iş azalması olduğunu belirtirken davacı tarafın iletilerinde davalı tarafından başka bir işte (Erciş işi) bir adet baypas işinin 45.000 İngiliz Sterlini ile yapıldığını, anılması gereken işte iki adet baypas olduğu bunun sonucunda 269.000 İngiliz Sterlini iş bedelinin 187.000 İngiliz Sterlini olacağının davacıya belirtildiği,
tarafların yazışmalarında tam olarak mutabakat sağlanmadığı, bu durumda itibar olunan bilirkişi hesaplamaları ışığında 9,5 günlük iş azalması bulunduğu, bu iş karşılığının 62.614,31 İngiliz Sterlini olduğu, hizmet bedeli 269.000 İngiliz Sterlininde bu azalan kısım düşüldüğünde davacı alacağının 206.385,69 İngiliz Sterlini olacağı, davalı yanın davacı adına tanzim olunan 28/07/2014 vadeli 134.865 Euro bedelli çekinin 111.000 İngiliz Sterlini ürün bedeli tediyesi amacıyla davacıya verilmiş ise de çekin karşılıksız olması sebebiyle davacıya ödenmediği,
yine davalı yanca davacı adına verilen 28/08/2014 vadeli 200.000 İngiliz Sterlini bedeli için 243.000 Euro bedelli verilen çekin davalı hesabının müsait olmaması nedeniyle davacıya ödenmediği, davacının her iki çeki de mahkeme veznesine tevdi ettiği, bu hali ile davalının hizmet ve ürün bedelini ödediğine ilişkin iddialarının yersiz olduğu, davacının davalıdan 111.000 İngiliz Sterlini ürün bedeli ve 206.385,69 İngiliz Sterlini hizmet bedeli alacağının mevcut olduğu, cezai şarta ilişkin talep yönünde yapılan incelemede sözleşmenin 6.maddesinde 6.1 "uygulanacaktır" tutarın %1 işin geciktiği her hafta başına gecikme cezası olarak uygulanacaktır.
6.2 maddesinde "toplam gecikme cezası geciken kısmın %5'ini geçemeyecektir" denilmek suretiyle düzenlenmiş olan hükmün yapılan işin gecikmesine ilişkin olduğu, parasal ödemenin gecikmesi ile ilgili olmadığı, nitekim ödeme koşullarını düzenleyen 5.maddesinde alacağın vadeye bağlanarak vadenin belirlendiği ödemenin vade tarihinde yerine getirilmemesi halinde davalı tarafından davacıya verilen banka teminat mektubundan temin edileceğinin kararlaştırıldığı, ödemenin gecikmesi halinde 5.madde çerçevesinde düzenleme yapıldığı açık olduğundan 6.maddedeki gecikme şartına ilişkin düzenlemenin işin yapımının gecikmesine ilişkin olduğu,
bu nedenle davacının davalıdan gecikme cezası isteme hakkının bulunmadığı, ürün bedeline ilişkin alacak likit olduğundan kabul edilen kısım üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili gerektiği, ancak hizmet bedeline ilişkin alacak likit olmadığından yargılamayı gerektirdiğinden bu yöndeki bedel üzerinden icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; takibe konu hizmet bedelinin tamamı yönünden kabul kararı verilmesi gerekirken ikinci heyet raporunda belirtilen azalan iş nedeniyle hizmet bedelinde indirim yapılmasının doğru olmadığını, bu yönde davalının iddiasının bulunmadığını, hizmet sunumunun 31/11/2014 tarihinde tamamlandıktan sonra düzenlenen ve zaten 29.000,00 İngiliz Sterlini indirimli olarak düzenlenen 18/12/2014 tarihli 240.000,00 İngiliz Sterlini bedelli hizmet faturasına süresinde itiraz edilmediğini ve faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, faturanın tekrar indirime tabi tutulması yönünde görüşme,
yazışma, talep olmadığını, BK 480/3 maddesi uyarınca götürü bedelde öngörülenden az emek ve masraf gerektirmiş olması halinde dahi belirlenen bedelin ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin hizmetleri ayıpsız, tam ve eksiksiz sağladığını, hizmet sunumunun kış aylarına kayması,
kalifiye olmayan elemanlarca kötü makinelerle hizmet sağlanması yüzünden Botaş hakedişlerinin gecikmeli ödendiği ve zarara uğradığı iddiaların somut iddia ve belgeye dayanmadığını, Botaş ile davalının müvekkiline hizmet sunumuna Mayıs 2014 sonunda başlanması yönünde yazılı talimat verdiğini, iş azalmasının olmadığını, aksine işin çoğaldığını, tali hat çekilmemesinin davalı ve Botaş talimatı ile olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, cezai şart talebinin reddi yönündeki kararın da yerinde olmadığını, sözleşmenin 6.maddesinin işin gecikmesi değil ücretin/ödemenin gecikmesinin cezası olarak düzenlendiğini,
sözleşmenin yanlış yorumlandığını, davalı tarafından düzenlenerek müvekkiline verilen teminat mektubu bulunmadığını, kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini, hizmet bedeli faturasında indirim yapılması hizmet alacağının likid olmadığını göstermeyeceğini, davanın red edilen bölümü üzerinden vekalet ücretinin 19.051,54 TL yerine 22.952,00 TL olarak hatalı hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, hizmet bedeli faturasından indirim yapılmasının doğru olup olmadığı, cezai şart talebinin yerinde olup olmadığı ve icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti miktarının doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Ankara 15.İcra Müdürlüğünün 2015/13300 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 23/06/2015 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 111.000 İngiliz Sterlini ürün bedeli, 240.000 İngiliz Sterlini hizmet bedeli, 17.550 İngiliz Sterlini cezai şart olmak üzere toplam 368.550 İngiliz Sterlini alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki 23/02/2013 tarihli sipariş formunda, Botaş-Eskişehir Kopresör İstasyonu projesinde İki Pozisyonlu Hat Durdurma Operasyonunun Teçhizat Tedarik ve Servis işlerinin ürünler için 211.000 İngiliz Sterlini, servis işleri için 269.000 İngiliz Sterlini olmak üzere toplam 480.000 İngiliz Sterlini olarak bedelin kararlaştırılarak ödeme koşulları bölümünde, 5.1. Maddesinde Hat durdurma teçhizatının tedarik edilmesi için yükleme yapılmadan önce %/100 nakit, 5.2.
Maddesinde Servis İçin ödeme Furmanite'nin fatura tarihinden itibaren 35 gün içinde Servis işlerinin fatura çizelgesi tam mobilizasyon sağlanması üzerine başlayacağı, (teknisyen ve donanım da dahil) Toplam operasyon süresi 41 gün olduğu, 41 günlük operasyon değeri 269.000 İngiliz Sterlini olduğu, bu nedenle operasyon için günlük ücret 6.590,98 İngiliz Sterlini olduğu,
bu ücretin operasyon faturalarına dayanak oluşturacağı, faturalar her takvim ayının sonunda hazırlanacağı, donanımın nakliye için yüklenmesinden önce alıcı tarafından 269.000,00 İngiliz Sterlini değerinde bir banka teminat akreditifi temine edileceği, bunun da bir ödeme garantisi olacak ve ödemenin 35 gün içerisinde yerine getirilmemesi durumunda kullanılacağı, Maktu Zarar ve Ziyan başlığı altında 6.1. maddesinde Tutarın %1'i işin geciktiği her bir hafta başına Gecikme Cezası olarak uygulanacağı, 6.2.maddesinde toplam Gecikme Cezası geciken kısmın değerinin %5 ini geçmeyeceği düzenlenmiştir.
Hükme esas alınan 10/10/2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; taraflar arasında 23/02/2013 tarihli sipariş sözleşmesinde davacı tarafından davalıya satılacak 5 kalem Hat Durdurma Teçhizatının (boru hattı bağlantı parçaları) birim fiyatlarına göre toplam bedelin 211.000 İngiliz Sterlini olduğu, bu teçhizatın davacı tarafından davalıya sevk ve teslim edildiği, davalının toplam 100.000 İngiliz Sterlini ödeme yaptığı, ürün bedeli yönünden davacının alacağının 111.000 İngiliz Sterlini olduğu, sözleşmede servis işleri-montaj-hizmet bedelinin 269.000 İngiliz Sterlini götürü bedel olarak kararlaştırıldığı,
bu bedelin davacı tarafından davalıya satılan hat durdurma işine ait tüm teçhizatın-malzemenin yerlerine montajı için işçilik, sarf malzemeleri ve ekipmanların da davacı tarafından temin edilerek davacı tarafından gönderilecek iki teknisyen marifetiyle yerlerine montajı için kararlaştırıldığının belirgin olduğu, Botaş'ın davacıya yönelik 07/01/2016 tarihli cevabi yazısı ve davalının davacıya yönelik iletilerindeki belirtildiği üzere bypass hattının (geçici bir hattın yapımının) yapımının gerekmemesi sonucunda kararlaştırılan montaj işinde iş azalması meydana geldiği,
yapılmayacak iki set geçici bypass teçhizatının malzeme bedelleri toplamı 95.520 İngiliz Sterlini tutarında olduğu, buna göre imalatta 211.000 İngiliz Sterlini tutarlı teçhizatın yaklaşık %47,27 lik kısmının kullanılmayacağı, taraflar arasındaki sözleşmede montaj işlerinin götürü bedelle kararlaştırılmış olması sonucunda iş nispetinde ödenecek ücretin azaltılmasının gerektiğinin tarafların kabulünde olduğu, ancak azaltma miktarı konusunda taraflar arasında mutabakatın bulunmadığı, sözleşmede hizmet bedelinden yapılacak her imalat için birim fiyatın kararlaştırılmadığı, yapılacak imalatların tamamı için götürü bedelin belirlendiği,
bu götürü bedelin azalan iş nispetinde indirilmesi-ki tarafların iradesinin de bu yönde olduğu- gerektiği, yapılan değerlendirmede 211.000 İngiliz Sterlini tutarlı malzemenin 221 günde davacı tarafından montajının yapılacağı kararlaştırıldığından ve 95.520 İngiliz Sterlini tutarındaki malzemenin kullanılmadığı belirgin olmakla kullanılmayan malzemeye isabet eden çalışılması gerekmeyen günün 9,5 gün olduğu, azalan imalatın yapımı için indirilmesi gereken ücretin 62.614,31 İngiliz Sterlini olduğu, bu miktarın 269.000 İngiliz Sterlininden mahsubu ile hizmet bedeli alacağının 206.385,69 İngiliz Sterlini olduğu,
cezai şart konusunda sözleşmenin 5.maddesinde ödeme koşullarının belirlendiği, ilgili maddede tarafların ürün bedelinin %100'ünün peşin ödeneceği konusunda mutabakatı olduğu gibi hizmet bedeli konusunda da alıcının yüklemeden önce davalıya toplam iş tutarı kadar akreditif temini edeceği, bununla ödemenin garanti olacağı, ödemenin 35 gün içinde yerine getirilmemesi durumunda kullanılacağı, sözleşmede ödemelerin gecikmeyeceği kabul edildiğinden bedel ödemede gecikme halinde cezai şart düzenlenmesine ihtiyaç duyulmadığı, ilgili maddenin açıkça yazılı olduğu üzere cezai şartın işin yapımının gecikmesi halinde uygulanacak cezai şartı düzenlediği,
işin yapımının-montajının davacı tarafından gerçekleştirileceği dikkate alındığında maddedeki cezai şartın davacı lehine ödemelerin gecikmesi halinde kararlaştırılan bir cezai şart olmadığı, bu nedenle cezai şart talebinin yerinde olmadığı, davacının talep edebileceği alacağın 111.000 İngiliz Sterlini ürün-teçhizat-bakiye satış bedeli ve 206.385,69 İngiliz Sterlini hizmet-montaj bedeli olmak üzere toplam 317.385,69 İngiliz Sterlini olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına,
ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı ve denetime açık olup ihtilaf konusu hizmet bedeline ilişkin fatura yönünden iş azalmasının olması nedeniyle tarafların indirim konusunda mutabık olup miktar konusunda anlaşamadığının yazışmalarla tespit edilerek iş azalması karşılığının hesaplanarak fatura bedelinden indirilmesinin tarafların mahsup iradelerine uygun olmasına, hizmet bedeli faturasının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğuna dair rapor içeriğindeki defter görüntüsünde bilgi bulunmamasına,
servis ve montajı konu alan hizmet bedeli faturasının likid olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olmasına, sipariş formunda 6.1 maddesinde işin gecikmesinden bahsedilip ödemenin gecikmesi halinde cezai şartın öngörülmemiş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Red edilen miktar üzerinden davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden, mahkemece 317.385,69 İngiliz Sterlini alacağın kabul edildiği, 51.164,31 İngiliz Sterlini alacağının red edildiği, red edilen miktarın dava tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru (4.1131 TL) üzerinden hesaplanan 210.443,92 TL red edilen alacak için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre 18.576,64 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 22.952,00 TL ye hükmedilmesi yerinde olmayıp davacının bu yöne değinen istinaf itirazlarının kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/1227, K. 2025/268, 7 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama