KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi İhtiyati Tedbir İsteyen
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/2001
- Karar no
- 2024/2117
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/08/2024
- Numarası
- ... ESAS
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - [16101-01573-91115] UETS
- Davalılar
- 1- ... - ...
Karar Metni
1.755 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
2- ... - ...
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/12/2024
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/08/2024 tarih ve ... Esas sayılı tensip kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, istinaf başvurusuna tabi bir karar olduğu, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından borçluları diğer davalı ... ve müvekkil ... olan keşide tarihi 07.08.2020, vade tarihi 07.10.2020 tarihli 230.000-USD meblağlı senede dayanılarak ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş ve .... D.iş Karar sayılı dosyası ile senet miktarının çok altında bir tutar olan 20.000-USD (541.422,00.TL) üzerinden ihtiyati haciz kararı alındığını, ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile icraya konulduğunu, bu dosyadan müvekkilin aracına, taşınmazlarına, kripto para ve banka hesaplarına haciz konulmasının talep edildiğini ve müvekkilin tüm araçlarına, taşınmazlarına, banka ve kripto para hesaplarına haciz konulduğunu, borca ve imzaya itiraz dilekçesinde müvekkilinin, senette alacaklı gözüken davalı ... ile davalı ...'i tanımadığını, aralarında hukuki-ticari hiçbir ilişki bulunmadığını, müvekkilin tanımadığı ve arasında hiçbir hukuki-ticari ilişki bulunmayan bir kişiye kefil olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu iddia edilerek borca ve imzaya itiraz edildiğini,
müvekkil aleyhine sahte olarak düzenlenen ve ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takibe konulan senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında HMK 293.
Maddesi uyarınca uzman görüşüne başvurulduğunu, müvekkil aleyhine düzenlenen senedin sahte olduğu delilleri ile somut olarak ortaya konulduğunu, ihtiyati tedbir yönünden kanunda aranan şartlar dosya açısından gerçekleştiğini, sahte senede dayanarak sözde alacaklının takibe devam etmesi durumunda müvekkilinin ciddi zararlarla karşılaşacağını, bu nedenle HMK 209 ve 389. maddeleri de dikkate alınarak müvekkil aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasının teminatsız tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davalılar bu tarz hileli takipleri kasten yüksek meblağla başlatmakta, borçlunun mallarına haczi koydurmakta, hesaplarını bloke ettirmekte ve neticede menfi tespit davalarının açılmasını zorlaştırdığını, bu yöntem ile davayı açanların teminatı yatırmayı dava harç ve masraflarını ödemekte zorlandığını, davacı müvekkil adına borcu karşılayacak miktarda mal icra dosyasınca haczedildiğini, bu nedenlerle davalıların kötü niyetli olduklarını, eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek müvekkil aleyhine sahte senet düzenlediklerini,
bu sahte senedi müvekkil aleyhine icraya koyduklarını, tüm mal varlığına haciz koydurduklarını, davalıların haksız ve kötü niyetli takibinden dolayı müvekkil ciddi zarara uğradığını, bu nedenle açtıkları dava ve taleplerinin kabulüyle; ...
İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından ve bu dosyaya konu senetten dolayı müvekkilin borçlu olmadığının ve senedin hükümsüzlüğünün tespitine ve takibe dayanak senet sahte olduğundan takibin iptaline, davalılar açıkça kötü niyetli olduğundan davalılar aleyhine %40’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasının teminatsız tedbiren durdurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARAR ÖZETİ
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/08/2024 tarih ve ... Esas sayılı ara kararı ile; İİK 72/3 md. Göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği gerekçesi ile tedbiren takibin durdurulması talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf talebi ile.
İlk derece mahkemesinin takibin durdurulmasına yönelik ihityati tedbir taleplerinin reddine dair kararı tüm dosya kapsamına, kanuni düzenlemelere ve usule aykırı olduğunu, Yargıtay içtihatlarında vurgulandığı üzere icra ve iflas hukukunun amacı bir yandan takip alacaklısının alacağına kavuşması için borçlu veya üçüncü kişilerin çıkarabilecekleri zorlukları ortadan kaldırmak, diğer yandan kötüniyetli takiplere karşı takip borçlusunun kendisini korumasını sağlayacak hukuki çareler bulmak, takip işlemlerinin yapılması sırasında insan hak ve hürriyetlerinin ihlal edilmesini önlemek olduğunu,
sahtecilik iddiası ile açılan davalarda HMK'nın 389 ve devamı maddelerine göre ihtiyati tedbir kararı verilerek takibin durdurulmasının mümkün olduğunu, HMK 389. maddesindeki koşulların gerçekleşmesine rağmen mahkemece takibin durdurulmasına yönelik tedbir kararının verilmemesi nedeniyle sahtecilik iddiası olan bir senede dayanılarak başlatılan takibin dava sonuna kadar devam etmesinin menfi tespit davasından beklenen sonucu tamamen ortadan kaldırabileceğini, başka bir ifadeyle, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceğini,
sahteciliğin somut delillerle ortaya konulması ve kanunda öngörülen tedbir koşullarının gerçekleşmesi durumlarında HMK 209, 389 ve İİK 72 maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilerek takibin durdurulmasına karar verilebileceğini, resmi bilirkişilik sıfatına haiz Adli Belge İnceleme/grafoloji Ve Sahtecilik Uzmanı Bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonucunda davaya konu senedin "Pencere Yöntemi Sahteciliği" sistemi kullanılarak hile yoluyla oluşturulduğu,
senette diğer bilgilerin senet üzerine sonradan yazılmak suretiyle davaya konu senedin sahte olarak oluşturulduğu rapor edildiğini, senette alacaklı gözüken davalı ... ve asıl borçlu gözüken davalı ..., fikir ve eylem birliği içerisinde dolandırıcılık ve sahtecilik kastı ile hareket ettiğini ve söz konusu senedi sahte olarak oluşturduğunu, gerek işbu dosyadaki dava dilekçesinde gerek icra hukuk mahkemesine borca ve imzaya itiraz dilekçelerinde gerekse savcılık dosyasında defaatle müvekkilinin her iki davalıyı da tanımadığını, adlarını dahi duymadığını, hiçbir şekilde iletişiminin olmadığını,
müvekkilin tanımadığı ve adlarını dahi bilmediği kişilere borçlanmasının veya kefil olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirttiklerini, senette alacaklı olarak gözüken davalı ..., senette asıl borçlu olarak gözüken ... yönünden kaydi haciz dışında hiçbir işlem yapmadığını, bu nedenlerle ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında 06.08.2024 tarihinde verilen "İhtiyati tedbir talebinin reddine" ilişkin ara karara karşı yapmış oldukları istinaf taleplerinin kabulü ile ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının teminatsız tedbiren durdurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin kaşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup, istinafa konu olan uyuşmazlık, mahkemece verilen, icra takiplerinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara ilişkindir.
Davacı tarafından, keşide tarihi 07.08.2020 vade tarihi 07.10.2020 olan 230.000 USD bedelli senede dayanılarak alınan ihtiyati haciz kararının ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icraya konulduğunu, davalı ... ile kendisini kefil olarak gösteren ...'i tanımadığını, davalıların fikir ve eylem birliği içerisinde hareken ederek sahte senet oluşturduklarını, senetteki imzanın ve yazıların kendisine ait olmadığını, ...
İcra Hukuk Mahkemesin'de senet üzerinde imza ile mukayese imzalar arasında farklılıklar olduğu gözlemlenerek buna ilişkin ara karar oluşturulduğunu, başvurdukları uzman bilirkişi raporunda senedin pencere yöntemi sahteciliği sistemi kullanılarak hile yolu ile oluşturulduğu, senedin sahte oluşturulduğunun rapor edildiği, dava konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince takibin durdurulması talebinin reddine karar verildiği ve iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Kural olarak. 2004 sayılı İİK'nın 72/3. fıkrasına göre, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın % 15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
Öte yandan takibe konu kambiyo senedinin soyut iddialarla sahteliğinin iddia edilmesi, HMK'nın 209. maddesi uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmaz. Anılan hüküm, genel mahkemelerde açılan davalarla ilgili olarak kambiyo senedinin hiç bir işleme esas alınamayacağını, başka bir anlatımla delil olarak kullanılamayacağını öngörmektedir. Ayrıca belirtmek gerekirse. İcra ve iflas hukuku, icra ve iflas takiplerinin usul hukuku niteliğindedir.
Bu hukuk dalının amacı, bir yandan takip alacaklısının alacağına kavuşması için borçlu veya üçüncü kişilerin çıkarabilecekleri zorlukları ortadan kaldırmak, diğer yandan kötüniyetli takiplere karşı takip borçlusunun kendisini korumasını sağlayacak hukuki çareler bulmak, bu arada takipten etkilenen üçüncü kişilerin menfaatlerini korumak, takip işlemlerinin yapılması sırasında insan hak ve hürriyetlerinin ihlal edilmesini önlemektir.
İcra iflas hukukunun en önemli kaynağı İcra ve İflas Kanunu olup, bu Kanun, icra ve iflas takibinden, tahsile kadar uygulanması gereken usul hükümlerini düzenlemektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ise, İcra ve İflas Kanunu'nda bir hüküm olmayan hallerde, ancak İcra ve İflas Kanunu'nda açıkça gönderme olması (İİK 50, 68/a-4 gibi) veya bu kanunun özel veya genel hükümlerine aykırı olmaması (zorunlu dava arkadaşlığı) hallerinde uygulanabilir. Bu ilkeler ışığında HMK'nın 209/1. maddesinin ilamsız icra takiplerine etkisi değerlendirilmelidir. Bu maddeye göre “adi bir senetteki yazı veya imza inkar edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.” Bu maddenin icra takiplerinde uygulanması gerektiğine ilişkin olarak İcra ve İflas Kanunun'da bir hüküm bulunmamaktadır.
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan takipte, takibe konu kambiyo senedi altındaki imzaya itiraz, İİK'nun 170. maddesinde özel olarak düzenlendiğinden, imza inkarı nedenine dayalı sahtelik iddiası hakkında, sonraki genel kanun olan HMK'nun 209. maddesi uygulanamaz. İmza itirazı, İİK'nun 170/1. maddesi uyarınca satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz. Ancak icra mahkemesi itirazla ilgili kararına kadar takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir (İİK. M. 170/2).
Borçlunun sahtelik nedenine dayalı olarak açtığı menfi tespit davası, İİK'nun 72. maddesi kapsamında bir dava olup, anılan maddedeki usule göre mahkemeden alınacak ihtiyati tedbir kararı ile icra takibi durdurulabilir. Sahtelik nedeniyle açılan menfi tespit davası, Cumhuriyet Savcılığı'na aynı nedenle yapılan şikayet ve ceza mahkemesinde açılan davada kendiliğinden icra takibini durdurmaz ve bekletici mesele yapılamaz. (HGK'nın 08/06/2016 tarih ve 2014/12-1128 Esas, 2016/774 Karar)
Somut olayda, davacının ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takip dosyasına konu senetten dolayı borcunun olmadığı, davalıları tanımadığı, senetteki imza ve yazıların eli ürünü olmadığı, davalıların fikir ve eylem birliği içerisinde sahte olarak senedi oluşturulduğunu bu nedenlerle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca takipten sonra açılan menfi tespit davalarında takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, davacının senetlerin sahte oluşturulduğu iddialarının yargılamaya gerektirdiği, davacı tarafından alınan uzman raporunun tek başına yeterli olmadığı,
sahtecilik iddialarına ilişkin olarak açılmış bir ceza davası sonucu verilmiş bir mahkumiyet kararı ve mahkemece alınmış senedin sahte olduğuna ilişkin bilirkişi raporu bulunmadığı, dosya kapsamı itibarı ile HMK 389 maddesi uyarınca yaklaşık ispat şartlarının bu aşamada gerçekleşmediği, anlaşılarak ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/2001, K. 2024/2117, 13 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama