KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1265 - 2025/2618
- Dosya no
- 2025/1265
- Karar no
- 2025/2618
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/02/2025
- Numarası
- 2024/... Esas ve 2025/... Karar
- Davacı
- ... SANAYİİ ÜRÜNLERİ PAZARLAMA İTHALAT İHRACAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
- Davalı
- ...SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ [25949-82216-77112] UETS
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 08/12/2025
- Karar yazım tarihi
- 08/12/2025
Karar Metni
1.971 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2025 tarih, 2024/... Esas ve 2025/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı hakkında cari hesap borcu nedeniyle 18/07/2023 tarihinde Adana 1. Genel İcra Dairesi'nde 2023/...
Esas sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu firmanın ödeme emri kendisine tebliğ edildikten sonra müvekkil firmayla iletişime geçtiğini, borcunu vadeli bir evrakla ödeme istediğini, ancak bu önerinin müvekkil firma tarafından kabul edilmediğini, davalının icra takibine kötü niyetli bir şekilde haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, icra takibine yapılan itirazın iptaline, takip tarihi olan 18/07/2023 tarihinden itibaren icra alacağına merkez bankası avans faizi işletilmesine,
yapılan itirazın haksız, kötü niyetli ve mesnetsiz olduğundan merkez bankası enflasyon beklentisi olan %67,22'den az olmamak üzere davalı tarafından kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ticari ilişkinin 2020 yılından bu yana devam ettiğini, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmadığını, müvekkili şirketin davacı şirketten yaptığı alımların vadeli ödemeye tabi ve vadeli fiyatlar üzerinden yapılan alımlar olduğunu, davacı şirketin 2023 yılı Nisan, Mayıs, Haziran aylarına ait alımların faturalarının hemen kapatılmasını istediğini, taraflar arasında ticari teamül gereğince ve fiyatlarda belirlenen fiyatlar dikkate alındığında ödemenin 2024 yılı başlarından itibaren yapılması gerektiğini,
buna rağmen davacı şirketin kötü niyetli olarak 2024 temmuz ayında alacağı muaccel hale gelmeden icra takibi başlatıldığını, davacının o tarih itibariyle alacağı muaccel hale gelmediğinden icra takibi başlatma hakkının olmadığını, müvekkili şirketin davacı şirkete cari hesap nedeniyle 253.532,89.TL borcu olduğunu, bu borcu defaten ödemeye hazır olduklarını, ancak davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlatmış olduğundan işbu davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödenmesine, yargılama giderlerinin de davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2025 tarih, 2024/... Esas ve 2025/... Karar sayılı kararında, davacı şirket ve davalı şirket ile aralarında ticari ilişkiden doğan alacak bedelinin 253.532,89.TL olduğunu, borçludan ödeme alamadığını, Adana 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/...
Esas sayılı 256.241,87.TL toplam alacak ile ile icra dosyası ile başlatılan icra takibine vaki haksız ve itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin talep edildiği, yargılama sırasında icra takibine konu asıl alacağın davalı şirketçe ödendiğini, buna dair dekontun dosya arasına sunulduğu görülmekle davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının davaya açmakta haklı olduğu davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği bu sebeple likit alacak yönünden davacının icra inkar tazminat talebinin kabulüne, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. İtirazın iptali davamızın konusunu Adana 1. Genel İcra Dairesinin 2023/...
E. sayılı icra dosyasını oluşturduğunu, işbu icra dosyası incelendiğinde takip talebinde açık bir şekilde TBK 100. madde gereğince davalı-borçlu tarafından yapılacak ödemelerin öncelikle faiz, masraf ve fer'ilere mahsup edilmesini talep ettiğini, bu kapsamda icra müdürlüğü tarafından düzenlenen ve davalı-borçluya tebliğ edilen ödeme emri içeriğinin de aynı şekilde olduğunu, ilk derece mahkemesi huzurundaki dosyada mahkemece yapılan tahkikat neticesinde bilirkişiden rapor alınmış rapor neticesinde hem müvekkil firmanın defterlerinde hem de davalı tarafın defterlerinde müvekkil firmanın alacaklı olduğu tespiti yapıldığını,
ancak ilk derece mahkemesince hüküm kurulurken dava açıldıktan 1 ay sonra davalının esas borcu ödediği ifade edildiğini, yine bu sebeple kötü niyet tazminatına hükmedildiğini, ancak işlemiş faiz ve diğer alacak kalemleri bakımından bir karar verilmediğini, icra takibi tarafına 18/07/2023 tarihinde açılmış olup icra dosyasında takibin açılmasıyla birlikte işlemeye başlayan faiz alacağının sözkonusu olduğunu, bu konuda ilk derece mahkemesince bir karar verilmemesinin yasaya aykırı olduğunu, yine ilk derece mahkemesince icra dosyasında tahakkuk eden vekalet ücreti alacağı konusunda bir karar verilmemesinin yasaya aykırı olduğunu,
İlk derece mahkemesince dava vekalet ücretini de yanlış hesapladığını, Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.02.2025 tarih, 2024/... E. Ve 2025/... K. sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirkete olan faturalı borçlarıdan 2022 yılından devreden borcun bir kısmı 31.07.2023 tarihinde, 2023 Ocak-Şubat-Mart aylarında alınan faturaların bedeli de Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım 2023 aylarında ödendiğini, 2023 yılı Mart-Nisan-Mayıs aylarında yapılan alışveriş ve alınan faturalar ise 20/07/2023 tarihinde icra takibine konulduğunu, yani, 2022 yılından devreden borcun bir kısmı için verilen 31.07.2023 vadeli çekin ödeme günü dahi gelmeden Nisan-Mayıs 2023 faturaları icra takibine konulduğunu,
İcra dosyasına yapılan itiraz ve davaya verdiği cevapta da görüleceği üzere biz davacı şirkete borçlu olmadığını iddia ettiğini, davacı şirket ile arasında yazılı olmayan cari hesap/ticarete göre takip konusu faturaların ödeme günü takip tarihi değildir, önceki aylara ait faturalara dair verilen senetlerin ödeme günü 30 Kasım 2023 tarihinde sona ererken sonraki aylara ait faturaların 20.07.2023 tarihinde icra takibine konulmuş olmasının kötü niyetli olduğunu, davacı şirketin 20.07.2023 tarihinde icra takibi başlatmasına hakkı olmadığını, davacının muaccel hale gelmemiş olan bir borç için icra takibi başlatmış olması,
bu takibe itirazın üzerine huzurdaki davayı açmış olması ve bu nedenle inkar tazminatı, takip masrafları, vekalet ücreti talep etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, ayrıca borca itiraz edilmemiş olmasına rağmen inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, usul ve yasaya uygun olmayan yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2025 tarih, 2024/... Esas ve 2025/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından, davalı hakkında cari hesaptan kaynaklı alacak nedeniyle icra takibi başlatıldığı, davalının ödeme emri tebliğinden sonra borcunu vadeli evrakla ödemek istediği, davacı tarafından bu teklifin kabul edilmemesi üzerine takibe kötü niyetli olarak itiraz edildiği belirtilerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiş, davalı vekili taraflar arasında 2020 yılından beri devam eden ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişkide davacı şirketten yapılan alımların vadeli ödemeye tabi ve vadeli fiyatlar üzerinden yapılan alımlar olduğu, davalı şirketin cari hesap nedeniyle 253.532,89 TL alacağı olduğu ancak davacının alacağı muaccel hale gelmeden icra takibi başlattığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve işbu karara karşı davacı vekilince ve davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalar olup, icra takibine itiraz eden borçlunun takipten sonra, davadan önce borcu ödemesi halinde bu kısım yönünden itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Ancak davadan sonra ödeme yapıldığında ise, ödeme yapılan kısım yönünden de davacı davasında haklı ise itirazın iptali hükmü kurulmalı, fakat bu ödemelerin ödeme tarihi de belirtilerek infazda dikkate alınmasına dair hüküm kurulmalıdır.
Somut olayda; davacı tarafından davalı hakkında cari hesaptan kaynaklı alacak nedeniyle 253.532,89.TL asıl alacak 2.708,98.TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 256.241,87.TL için genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, taraflar arasında davacının cari hesaptan kaynaklı 253.532,89.TL alacağının bulunduğu yönünde ihtilaf olmayıp, cevap dilekçesi ile bu hususun davalı tarafından kabul edildiği, yargılama sırasında da asıl borç olan 253.532,89.TL nin davalı tarafından ödendiği,
davalı tarafça taraflar arasındaki ticari ilişkinin vadeli ödemeye tabi olduğu bu nedenle alacağın muaccel olmadığı ileri sürülmüş ise de davacı tarafından bu iddianın kabul edilmediği, davalının bu iddiasını ispatlar nitelikte herhangi bir delil sunulmadığı, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı,
her ne kadar mahkemece davanın konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de , dava açıldıktan sonra asıl alacağın tamamen ödenip, icra harç, faiz ve masrafların yatırılmaması halinde davacı tarafın dava dilekçesinde takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiz masraf ve vekalet ücreti yönünden itirazın iptalini de istediği nazara alındığında yapılan ödemenin infaz aşamasında nazara alınmasına şeklinde karar verilmesi gerektiği,
bu durumda mahkemece dava tarihinden sonra yapılan ödemenin infaz aşamasında nazara alınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasının yerinde olmadığı davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına, yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce HMK'nın 353/1-b maddesi uyarınca esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davacı tarafından takipten önce davalının temerrüdünün gerçekleştiğini ispatlayamadığından davacının takip tarihinden önceki dönem bakımından işlemiş faiz alacağının bulunmadığı gözetilerek davanın 253.532,89 TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne, alacak likid nitelikte olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
davanın kısmen reddine karar verilen kısmı yönünden davacının kötü niyetle takip yaptığı ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1265, K. 2025/2618, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama