KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1466 - 2025/1760
- Dosya no
- 2025/1466
- Karar no
- 2025/1760
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/02/2025
- Numarası
- 2025/... Esas, 2025/... Karar
- Davalılar
- 1-... -TCK NO:
- 2-... sanayi ve ticaret limited şirketi, kiremithane mah. 4413. sok no
- 1 (EREN APT)/17 AKDENİZ MERSİN
- 3-... -tck no
- —
- Vekili
- Av.
- Davacı
- ... BANKASI ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz (Finans
- İstinaf kararının karar tarihi
- 19/09/2025
- Yazım tarihi
- 19/09/2025
Karar Metni
1.316 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... esas ve 2025/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava konusu Genel Kredi Sözleşmesine Dayanan İhtiyati Haciz kararının kaldırılmasına yönelik kararın kaldırılması talebine ilişkindir.
Alacaklı vekili ihtiyati haciz talep dilekçesinde, davalıların genel kredi sözleşmesine dayanılarak kullandırılan kredinin ödenmediğini ve hesabın kat edildiğini belirterek davalılar hakkında ihityati haciz kararı verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince 27.02.2025 tarihinde ihtiyati haciz talebinin tüm borçlular yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Borçlular vekili alacağın rehin ile teminat altına alındığından bahisle itiraz da bulunmuş, ilk derece mahkemesince itirazın kabulü ile 18.03.2025 tarihinde ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verildiği, iş bu karara karşı davacı/ihtiyati haciz talep eden ... A.Ş vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
2004 sayılı İİK'nun 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır. 2004 sayılı İİK'nun 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip yaklaşık ispat yeterli olduğu gibi, borçlunun gerçek kişi veya tüzel kişi olması şeklinde bir ayrım da söz konusu değildir.
İhtiyati haciz, HMK 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ise İİK 257. maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
“Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklindedir.
Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.
Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.
Madenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacize gerek yoktur.
Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyat haciz istenebilir. Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı (rehinle temin edilmiş olan alacağı için) ihtiyat haciz isteyebilir (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul 2004, s. 883).
Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.
Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; İİK.’nun 257 maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir. (HGK.'nın 20/12/2013 tarih ve 2013/... Karar aynı yöndedir)
İİK.'nın 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflâs veya haciz yolu ile takip edebilir.
Anılan hüküm, asıl borçlu ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğini düzenlemektedir. Buna göre, İİK'nun 45. maddesi asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, müteselsil kefiller hakkında uygulanmaz.
Rehin, müteselsil kefilin, kendi kefaletinin teminatı olarak verilmişse, müteselsil kefil asıl borçlu konumuna geleceğinden İİK. 45. maddesi artık müteselsil kefil hakkında da uygulama alanı bulacaktır.
Alacaklı vekili, kefiller ... ve...'ın tarafından verilmiş herhangi bir rehin olmadığını, asıl borçlu şirket için verilen rehinli araçların taraflarına teslim edilmediğini istinaf sebebi olarak belirtmiştir.
14/07/2023 tarihli Rehin Müşteri Uygunluk belgelerinin incelenmesinde; rehnin borçlu ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. 'nin borcuna karşılık olarak verildiğinin anlaşıldığı, talep eden bankanın rehin alacağının ... plakalı araç ve ... plakalı araç için toplam 25.000.000 TL tutarında olduğu, ancak talep eden banka alacağı olduğu iddia edilen miktar olan 1.038,922,95TL tutarın toplam rehin tutarının altında olduğu, dolayısıyla asıl borçlu davalı şirket hakkında ihtiyati haciz talebi yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu alacağın muaccel olduğu, davalılar ... ve...'ın sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, söz konusu rehnin asıl borçlunun borcunu teminen verildiği, davalılar ... ve...'ın borcu için verilmiş bir rehin bulunmadığı anlaşılmıştır. (Yargıtay 11. HD'sinin 2015/... EK sayılı ilamı benzer mahiyettedir.)
Tüm bu nedenlerle, alacaklı vekilinin borçlu ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'ne yönelik istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, borçlular ... ve...'a yönelik istinaf başvurusunun yerinde olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi tarafından 27/02/2025 tarihli ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itiraz üzerine verilen 18/03/2025 tarihli 2025/... Değişik İş sayılı ek kararının kaldırılmasına, borçlular ... ve... vekili tarafından yapılan itirazın reddine, borçlu ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından yapılan itirazın kabulü ile bu borçlu hakkında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür.
Başkan Üye Üye Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1466, K. 2025/1760, 19 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama