KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Dosya no
- 2025/1469 Esas
- Karar no
- 2025/1338 Karar
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas no
- 2024/884 Esas - 2025/482 Karar
- Tarihi
- 07/05/2025
- Dava
- Şirketin İhyası
Karar Metni
1.284 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından dava konusu TASFİYE HALİNDE... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ aleyhine İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığı, iş bu takibe yapılan itiraz nedeniyle İstanbul 7. ATM'nin 2023/367 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığını, ancak yargılama sırasında dava konusu şirketin tasfiye sonucunda sicilden terkin edildiğini öğrendiklerini, bu nedenlerle şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;
tasfiye sürecinin, tasfiye memuru tarafından tamamlanıp terkin işleminin yapıldığını, davanın açılmasına müvekkili idarenin sebebiyet vermediğini, bu nedenlerle müvekkili yönünden davanın reddi ile yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması yönünden karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... adına duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edildiği halde, duruşmaya katılmamış, böylece yokluğunda yargılama yapılarak karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 07/05/2025 tarih ve 2024/884 Esas - 2025/482 Karar sayılı kararında;"...Davalı şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde; şirket merkezinin mahkememiz yargı sınırlari içinde bulunduğu, bu bağlamda davaya bakma görev ve yetkisinin mahkememize ait olduğu; şirketin 15/12/2021 tarihi itibariyle tasfiye sonucunda sicilden terkin edilmiş olduğu anlaşılmıştır.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından, dava konusu şirket aleyhine icra takibi ve itirazın iptali davası açıldığı, yargılmanın sürdürülebilmesi için sicilden terkin edilen şirketin ihyasını istemekte davacı tarafın hukuki menfaati bulunduğu,
bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, şirket hakkında 2016 tarihli icra takibi ve itirazın iptali davası bulunduğu halde şirketi tasfiye eden tasfiye memuru kusurlu olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutularak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile, ''1-Sabit görülen davacının davasının KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun 536789 sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE...
SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/367 Esas ve İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyalarına münhasır olmak üzere TTK 547.maddesi gereğince ihyasına, 2-Tasfiye Memuru olarak ...'ın görevlendirilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40-TL ilam harcından peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davalı ...'dan alınarak Hazine'ye irat kaydına,4-Davacı tarafından sarf edilen 380,00-TL posta masrafı, TL keşif harcı, 427,6 TL başvuru harcı,
427,60-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.235,20TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,6-Davalı İstanbul Ticaret Odası yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri hükmedilmesine yer olmadığına,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı tasfiye memuru ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı Tasfiye Memuru ... istinaf dilekçesinde özetle; taraflarına tebliğ edilen mahkeme kararında şirketin ihyasına yönelik açılan davanın reddine ve tasfiye memuru olarak tarafına haksız ve hukuken dayanaktan yoksun biçimde yargılama gideri, vekalet ücreti ve diğer masrafların yüklenmesine karar verildiğini, oysa ki şirketin fiilen herhangi bir malvarlığı ve geliri olmadığından İkitelli Vergi Dairesinin re'sen kapattığını, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün üyeliğini askıya aldığını,
şirketin faaliyetinin devamı mümkün olmadığından görülen lüzum üzerine şirketin tasfiye haline girdiğini ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden terkin edildiğini, tasfiye sürecinin yürütülmesi sürecinde şirket ortaklar kurulu kararı ile tarafına tasfiye memurluğu görevi verildiğini, tasfiye sürecinde tarafınca herhangi bir kusurlu ve usulsüz işlem yapılmadığını, sadece görev ifası kapsamında işlem yapıldığını, bu bağlamda şirketin tekrar ihyası kararının hukuki değerlendirme yönünden tartışmalı olduğunu,Tarafına yüklenen masrafların tasfiye memuruna yükletilmesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu,
görevli tasfiye memuruna bu şekilde yargılama giderlerinin yüklenmesinin tarafsız görev ifasını zedeleyici, caydırıcı ve hakkaniyetsiz bir sonuç doğuracağını, bu hususta mahkeme kararının kaldırılması ve masrafların tarafına yüklenmemesine karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak istinaf istemin doğrultusunda yeniden değerlendirilerek karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, ticaret sicilden tasfiye suretiyle terkin edilmiş şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için TTK 547. maddesine göre ihyası talebine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda TTK'nın 547.
Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Dairemizce çıkartılan ve dosya arasında bulunan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, ihyası talep edilen şirketin 15 Aralık 2021 tarihinde tasfiye suretiyle ticaret sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır.Davacıya alacağı temlik eden dava dışı ...
Bankası A.Ş. tarafından ticaret sicilden terkin edilen ihyası istenilen şirket hakkında terkin tarihinden önce İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ... (yenilemeden önce aynı müdürlüğün ...) Esas sayılı dosyası ile toplam: 72.928,37 TL alacağın tahsili talebiyle 08/03/2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ihyası istenilen borçlu şirket vekili 11/03/2016 tarihli dilekçe ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, temlik alan davacı vekilinin talebi üzerine icra dosyasının yenilendiği ve temlik alan davacı tarafından İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/367 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının açıldığı,
iş bu dosyalarda taraf teşkilinin sağlanabilmesi için ilgili şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğu, buna göre davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, ihyası istenilen şirketin tasfiye suretiyle ticaret sicilden terkin edilmeden önce hakkında açılan icra takibi olduğu halde, ticaret sicilden kaydı silinen şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlandığından söz edilemeyeceğinden, davalı tasfiye memuru eldeki davanın açılmasına sebep olmuştur.
İlanlar sırasında alacaklı tarafın başvuruda bulunmaması ihya talebine engel teşkil etmediği, bu durumda tasfiye işlemleri eksik bırakıldığından ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunlu olmakta ve kaydı silinen şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması bakımından ihyası gerekmektedir. Mahkemece ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Dosya kapsamı ve toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddesindeki ek tasfiye koşullarının gerçekleştiği gözetilerek, ihya karar verilmesi ve şirketin son tasfiye memuru olan ...'ın da tasfiye memuru olarak atanması TTK. 547/2 madde uyarınca yerindedir.
TTK.547/2 maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası koşullarının oluşması, davalı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olduğu ve davalı ticaret sicil memurluğunun yasal hasım olup tasfiye işlemlerinde her hangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, davanın açılmasına ticaret sicil müdürlüğünün sebep olmadığı, 6100 sayılı HMK' nın 326. maddesinde, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmesine göre, tasfiye memuru aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin gerekmesi,
hükmedilecek bu giderlerin tasfiye ek gideri olarak tasfiye edilen şirketten alınabilecek olması karşısında, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla, davalı tasfiye memurunun aleyhine yargılama gideri, vekalet ücretine hükmedildiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde değildir.
(Yargıtay 11 HD. 2014/7827 Esas- 2014/10350 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11 HD.nin 2019/5292 Esas- 2020/612 Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.)Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/1469, K. 2025/1338, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama