KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Dosya no
- 2025/1474
- Karar no
- 2025/1388
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/06/2025 Tarihli ek karar
- Numarası
- 2025/862 D. İş - 2025/836 Karar
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
Karar Metni
1.821 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen 12.06.2025 tarihli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ... çerçeve sözleşmesinden kaynaklanan 11.04.2025 vade tarihli 58.452.403,75 TL alacağın ödenmediğini, vadesi gelen ve herhangi bir rehinle teminat altına alınmayan alacak için ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiğini, borçlu hakkında İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, takibin henüz kesinleşmediğini, borçlunun mal kaçırma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek, borçlunun yeterli mal varlığını ihtiyatiyaten haczine kararı verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 21.04.2025 tarihli değişik iş kararında.
İİK'nın 257/1.maddesindeki ihtiyati haciz koşulları oluştuğundan, takdiren %15 oranında 8.767.860,56 TL teminat karşılığında, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının İİK'da gösterilen tahditler dairesinde İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve bu dosyadan ihtiyaten haczine karar verilmiştir.Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir.İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, itiraz dilekçesinde özetle;
... ... nezdinde müvekkilinin 99.160.320,00 TL değerinde hisse senedi bulunduğunu, 12.02.2025 tarihi itibarıyla müvekkilinin ... ... nezdinde 99.160.320,00 TL değerinde ... ...
Üretim A.Ş.(...) hissesi bulunduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden şirket nezdinde böyle bir malvarlığı bulunmasına rağmen, müvekkilinin mal kaçırdığı iddiasıyla ihtiyati haciz yoluna başvurmasının hukuka aykırı olduğunu, alacaklının iddia ettiği tutarın çok üstünde hisse senedi bulunduğunu, müvekkilinin alacaklıya karşı herhangi bir borcu olmadığını, müvekkilinin Sermaye Piyasası Araçlarının Kredili Alımına ilişkin 08.03.2023 tarihli Çerçeve Sözleşmesi kapsamında tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, alacaklının hukuka aykırı işlemler neticesinde alacak iddiasında bulunarak ihtiyati haciz kararı aldığını,
müvekkilinin ticari hayatının sekteye uğratılarak ekonomik yönden mağduriyetine yol açan ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, teminatın da en az % 40'a çıkarılması gerektiğini, alacaklının sözleşme uyarınca keyfi şekilde hesabı kat yetkisi bulunmadığını, sözleşmenin 7.2.maddesindeki faiz kısmının boş bırakıldığını, alacaklının günlük %105 gibi fahiş oranda faiz talep yetkisi bulunmadığını, ihtiyati haciz kararının SPK'nın ilke kararlarına aykırı olduğunu, alacaklının 21.04.2025 tarihinde İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/214 D.
İş sayılı dosyasıyla ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, dosyanın tevzi sonrası İstanbul 10. ATM tarafından İstanbul 6. ATM'ye gönderilerek mahkemenin 2025/888 D.
İş Esas sırasına kayıt edildiğini, alacaklının ihtiyati haciz talebinden feragat ettiğini, ihtiyati hacizden feragat ettikten çok kısa bir süre sonra tekrar ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, bu anlamda yeniden ihtiyati haciz talep edilmesinde hukuki yararı bulunmadığını, bu durumun aynı zamanda hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek, teminat bedelinin en az %40'a yükseltilmesini, ihtiyati haciz kararına karşı itirazın kabulü ile 21.04.2025 tarihli ve 2025/862-836 Değişik İş sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi, itirazı değerlendirdiği 12.06.2025 tarihli ek kararıyla; "...Mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararına karşı itiraz edilmesi üzerine İİK 265/4. maddesi gereğince itirazın duruşmalı olarak değerlendirilmesine karar verilmiş, 22/05/2025 tarihinde murafaa duruşması yapılmış, duruşmaya taraf vekilleri katılmıştır.İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/888 Değişik İş dosyasının uyap kayıtları celp edilmiştir.
Talep, takibe konu Sermaye Piyasası Araçlarının Kredili Alımına İlişkin Çerçeve Sözleşmesinden kaynaklı alacağa istinaden verilen ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir.İİK. 265/1. maddesine göre.
Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine, teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracatla itiraz edilebilir.İİK'nın 265/1 maddesinde ihtiyati hacze itiraz düzenlenmiş olup, itiraz sebepleri mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin sebebine ilişkin olarak sınırlandırılmıştır.
Bu kapsamda yapılan değerledirmede; ihtiyati haciz talep eden tarafından dosyaya sunulan Sermaye Piyasası Araçlarının Kredili Alımına İlişkin Çerçeve Sözleşmesi ve ekleri, Beyoğlu 60. Noterliği'nin 11/04/2025 tarih ve ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi ve tebliğine ilişkin belgeler, alacaklının borçludan ihtarnamede belirtilen miktar kadar alacaklı olabileceği hususunda kanaat verecek nitelikte olduğu, itiraz edenin alacağın rehinle teminat altına alındığına dair itirazına karşın dilekçesinde somut delil sunulmadığı, alacağın muaccel olmadığına yönelik itirazın borcun kat ihtarnamesi ile tebliği nedeniyle yerinde olmadığı,
bu anlamda 2004 Sayılı İİK'nun 257 ve devamı maddelerinde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öngörülen şartların oluştuğu, ihtiyati hacze itiraz edenin diğer itiraz sebeplerinin İİK 265. maddesinde açıklanan tahdidi itiraz sebepleri arasında yer almadığı, teminatın miktarının Mahkemenin takdirinde olup, teminat miktarının yükseltilmesini gerektirecek bir nedenin bulunmadığı, ihtiyati haciz kararı verilen miktardan daha fazla malvarlığı üzerine haciz konulduğu,
taşkın haciz yapıldığına ilişkin itirazların kararın infazı ile ilgili olup, Mahkememizce değerlendirilemeyecek olduğu..." gerekçesiyle borçlunun ihtiyati hacze yönelik itirazının reddine, karar verilmiştir.
Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, istinaf başvuru dilekçesinde;Mahkemece müvekkiline ait hisse senetlerinin dökümünün incelenmeden ve alacak teminat altında olmasına rağmen hukuka aykırı şekilde itirazın reddine karar verildiğini, itiraz dilekçesi ekinde müvekkilinin alacaklı şirket nezdindeki hesabında 99.160.320,00 TL değerinde ... hissesinin bulunduğuna dair delil sunulduğunu, talep dilekçesinde müvekkilinin bu miktarda hisse senedi bulunduğundan söz edilmediğini ve mahkemece bu nedenle ihtiyati haciz kararı verildiğini, talebin çok üstünde hisse senedi bulunmasına rağmen ihtiyati haciz kararı verilmesinin hatalı olduğunu,
22.05.2025 tarihli mürafaada ihtiyati haciz talep eden vekilinin de, müvekkilinin alacaklı nezdinde hisselerinin bulunduğunu doğruladığını, ancak blokaj bulunduğu için hisselerde hapis hakkı bulunmadığının bildirildiğini, alacaklı nezdinde bulunan hisse senetleri üzerinde teminat işlevinin kullanılabileceğini, hisseler üzerinde blokaj olsa dahi hisselerin, ... ... nezdinde bulunduğunu, önce rehine müracaat kuralı gereğince ihtiyati haczin kaldırılması gerektiğini, esasen alacaklı nezdinde bulunan senetler üzerinde kanuni rehin hakkı bulunduğundan ihtiyati haciz şartlarının bulunmadığını,
alacaklının 21.04.2025 günü saat 10:16'da İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/214 D.
İş sayılı dosyasıyla ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, mahkemenin dosyayı İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderdiğini, mahkemenin 2025/888 D.iş sayısına kaydedilen dosyadan feragat edildikten sonra aynı gün saat 13:20'de ihtiyati haciz talebinden feragat ettiğini, aynı gün saat 13:30'da yeniden ihtiyati haciz talep edildiğini, ihtiyati haciz talebinden feragat edilmesinin hakkın özüne ilişkin olduğundan tekrar aynı talepte bulunulamayacağını, kaldı ki bu durumun dürüstlük kuralana aykırı olduğunu, yaklaşık ispat kuralının gerçekleşmediğini,
alacaklının sözleşmeye aykırı şekilde günlük % 105 gibi fahiş oranda faiz tahakkuk ettirdiğini, ihtiyati haciz kararının SPK'nın ilke kararlarına da aykırı olduğunu, anılan kurallara göre bu şekilde faiz talep edilemeyeceğini, müvekkilinin farklı aracı kurumlarda yaklaşık 3.000.000.000,00 TL civarında hisse senedi bulunduğunu, sabit ikamet sahibi müvekkilinin mal kaçırma durumu bulunmadığını, kararın müvekkilinin ticari hayatını kesintiye uğratacak nitelikte olduğunu Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına,
itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf ise ihtiyati hacze borçlu tarafın yaptığı itirazın reddi ek kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, borçlu vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi,
HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, taraflar arasında sermaye piyasası araçları kredili alımına ilişkin yatırımcı çerçeve sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede borçlunun müşteri, alacaklının ise aracı kurum olarak yer aldığı, borçlunun şirketten kullandığı kredi ile sermaye piyasası işlemleri gerçekleştirildiği, alacaklının Beyoğlu 60.Noterliğinin 11.04.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile hesabı kat ederek, kredi ile alınan ... hisseleri üzerindeki blokajın kaldırılmaması nedeniyle kredinin geri alınamadığı,
bunedenle senetler üzerindeki blokajın kaldırılmasıaksi halde 08.04.2025 tarihi itibariyle kullandırılan krediden kaynaklanan 58.452.403,75 TL'nin günlük %105 faiziyle tahsili için takip yapılacağı ihtar edilmiştir. Borçlunun, alacaklıdan aldığı kredi ile ... hisseleri aldığı ve hisseler üzerinden borçludan kaynaklı blokaj oludğu tarafların kabulündedir.
Borçlu blokoj bulunsa bile hisselerin teminat fonksiyonu bulunduğunu ve öncelikle rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiğini savunmaktadır. Oysa taraflar arasında, hisse rehin sözleşmesi bulunduğu ve bu kapsamda borçlunun, alacaklı nezdinde bulunan ... paylarının rehinli olduğuna ilişkin bir iddia veya kanıt bulunmamaktadır. Bu nedenle talepte İİK'nın 45 ve 257.maddesine açık bir aykırılık görülmemiştir.
Kat ihtarının tebliği üzerine borcun ödenmemesi nedeniyle ihtiyati haciz talep edilmiştir.
İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması,
borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir.
Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.
Bu bilgiler sonucunda somut olayın incelenmesinde; talep eden tarafça ihtiyati haciz talebinin dayanağı olarak, taraflar arasında düzenlenen çerçeve kredi sözleşmesi, borçlunun kredi kullanımına ilişkin açık bir çıkmasının bulunmaması, kat ihtarı gibi belgeler İİK'nın 258. maddesi gereğince mahkemeye kanaat getirecek deliller niteliğindedir. Kat ihtarına göre alacağın hesabında uygulanan faiz oranına ilişkin bir açıklık bulunmamaktadır.
Faize ilişkin talep, belirlenen asıl alacağın temerrüt tarihinden sonraki dönemine ilişkindir. Kaldı ki faiz hususu İİK'nın 265.maddesinde sınırlı olarak düzenlenen ihtiyati haciz nedenlerinden değildir, ilk derece mahkemesince, borçlunun uğrayacağı zararlar karşılığında yeterli teminat takdir edilmiş olup, bu teminat miktarının artırılmasını gerektirir somut bir neden bulunmamaktadır.
Alacaklının önce ihtiyati haciz talep edip, bu talepten feragat etmesi kesin hükmün sonucunu doğurmaz. Zira, geçici hukuki koruma talebi, durum ve koşulların değişmesine göre her zaman talep edilebilir. Yapılmış bir geçici hukuki koruma talebinden feragat edilmesi, hakkın özünden feragat anlamına gelmez ve bu tür bir feragat kesin hükmün sonucunu doğurmaz.
Koşulların oluşması halinde davadan önce veya dava sırasında her zaman geçici hukuki koruma tedbirine karar verilmesi istenebilir. Mahkemece, tarafların delilleri İİK'nın 45, 257 ve devamı maddelerine uygun olarak değerlendirilmiştir.
Mahkemenin, ihtiyati haczin koşulları ve yaklaşık ispat hususunda vardığı sonuç yerinde olup, borçlu vekilinin diğer itiraz nedenlerinin ise İİK'nın 265.maddesine göre ihtiyati haciz nedeni olmadığı, bu taleplerin ancak açılacak bir menfi tespit veya itirazın iptali davasında ileri sürülebileceği anlaşılmakla, borçlu vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KANUN YOLU
HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/1474, K. 2025/1388, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama